En kalıcı birlikler dil ve kültür birlikleridir
Reklam
  • Reklam

En kalıcı birlikler dil ve kültür birlikleridir

Prof. Ali Uçan'ın Türk Dünyası Müzik Eğitimcileri Birliği'nin kuruluş toplantısındaki açılış konuşmasının tam metni:

07 Nisan 2015 - 00:36 - Güncelleme: 07 Nisan 2015 - 00:49
Reklam

TÜRKSOY MÜZİK EĞİTİMİ YÜKSEK KURUM YÖNETİCİLERİ TOPLANTISI

(TÜRK DÜNYASI MÜZİK EĞİTİMİ BİRLİĞİ KURULUŞ TOPLANTISI)

AÇILIŞ KONUŞMASI

Prof. Dr. Ali UÇAN

Türk Dünyası’nın Değerli Türksoy Genel Sekreteri ve Değerli Rektörleri,

Değerli Öğretim Üyeleri ve Sevgili Konuklar,

Müzik Eğitimcileri Derneği-MÜZED kurucu üyesi olarak Türkiye Müzik Eğitimcileri adına hepinizi saygıyla ve sevgiyle selamlıyorum. Etkin ve seçkin katılımınızla bu tarihî toplantımızı onurlandırdığınız için tüm Türk Dünyası Müzik Eğitimcileri adına hepinize şükranlarımı sunuyorum. Sağ olun, var olun!

Toplantımızın ana konusu Türk Dünyası Müzik Eğitimi Birliği’nin kurulmasıdır. Bu konu toplantımıza tarihî bir anlam ve işlev yüklemektedir. Çünkü bugün burada oluşmakta olan Türk Dünyası Müzik Eğitimi Birliği (TDMEB) ile Türk Dünyası’nın müzik eğitiminde yepyeni bir ortak doğum yaşanmaktadır. Bu doğumun gerçekleşmekte olduğu toplantımızın başlamasıyla birlikte Türk Dünyası müzik eğitiminin yeni ortak nabzı atmaya başlamış bulunmaktadır.

Başlangıcı tarih öncesi çağların dip derinliklerine dayanan Ön-Türkler olgusunu bir yana bırakırsak, bu toplantıyla tarih çağlarında Türk olgusunun başladığı 6 000 yıl öncesinden günümüze uzanan Türk müzik eğitiminin tarihsel akış sürecinde yeni bir ortak sayfa açılmaktadır. Bu yeni ortak sayfayı en içten duygularımızla, en yapıcı düşüncelerimizle ve en iyi dileklerimizle doldurmak durumundayız. Bu, binlerce yıllık ortak tarihimizin, ortak kültürümüzün, ortak varlığımızın bizlere yüklediği tarihsel bir görevdir. Bu görev bilinciyle Toplantının sonunda alacağımız ortak karar, okuyacağımız ortak sonuç bildirgesi ve böylece sağlayacağımız ortak doğum ile birlikte Türk Dünyasının müzik eğitimi ufkunda yeni bir güneş doğacaktır.

Bilindiği gibi İnsanlığın en başta gelen kültür ve eğitim alanlarından biri müziktir. Dünyanın tüm kıtalarına dağılmış olan insanlığın yarattığı müzik kültürü ve müzik eğitimi, tarih öncesi çağlardan günümüze çok çeşitli oluşum, gelişim, değişim ve dönüşümler geçirmiştir. Bütün bunlar insanlık tarihi kadar eski bir ulus olan Türkler ve Türk Dünyası için de geçerlidir. Türkler var oluşlarından bu yana gerçekleştirip paylaştıkları müziksel dil, kültür ve eğitim varlıklarıyla tüm İnsanlık Ailesinin saygın, etkin ve seçkin bir üyesidir.

İnsanlık tarihinde en köklü, en güçlü ve en kalıcı birlikler dil ve kültür birlikleridir. Öteden beri dil ve kültür birlikleri eğitim birliğiyle bütünleştirildiğinde daha kalıcı olmaktadır. Bu birlikler ilke ve ülkü birliğiyle taçlandırıldığında çok daha uzun ömürlü olmaktadır. Bu olgu müzik dili, müzik kültürü ve müzik eğitimi birliklerinin söz konusu olduğu durumlarda kuşkusuz çok daha geçerlidir.

Bunun farkında ve bilincinde olan toplumlar ve ülkeler müzik kültürü ve müzik eğitimi alanında önce ulusal örgütlenmelerini gerçekleştirmeye başladılar. Sonra bununla yetinmeyerek yakın çevreye açılımla bölgesel örgütlenmelere yöneldiler. Daha sonra bununla da yetinmeyerek daha geniş bir açılımla uluslararası örgütlenme çabalarına giriştiler. En sonunda ise bütün bunları da aşarak kıtasal örgütlenme, kıtalararası örgütlenme ve küresel örgütlenme diyebileceğimiz en büyük ve en geniş ölçekli örgütlenmelere koyuldular. Böylece günümüz dünyasında görüyoruz ki ulusal, bölgesel, uluslararası, kıtasal, kıtalararası ve küresel ölçeklerde müzik eğitimi birliklerinin kurulmasına, geliştirilmesine ve etkin üyeleri olunmasına çok büyük önem verilmektedir.

Dünyada müzik kültürü ve müzik eğitimi alanında ilk ulusal örgütlenme girişimleri 18’inci yüzyılın sonlarında, uluslararası örgütlenme girişimleri ise 19’uncu yüzyılda başladı. Bu tür girişimler 20’nci yüzyılın ilk yarısında dikkate değer bir duruma geldikten sonra ikinci yarısında arttı. Bu konuda Avrupa ve Kuzey Amerika öncü oldu, son derece etkili ve verimli örgütlenmeler gerçekleştirdi. Örneğin daha çok Avrupalıların öncülüğünde 1953’te Dünya ölçeğinde etkinlik göstermek üzere Uluslararası Müzik Eğitimi Birliği (ISME-International Society for Music Education) kuruldu. Bu kuruluş giderek Küresel ölçekli bir kuruluşa evrildi. Ondan yaklaşık otuz yıl sonra 1990’da bu kez Avrupa ölçeğinde etkinlik göstermek üzere Avrupa Okul Müzik Eğitimi Birliği (EAS-European Association for Music in Schools) kuruldu.

Eylül 1990’da Almanya’nın Lübeck kentinde Türkiye adına çağrılı olarak katıldığım Avrupa Müzik Eğitimi Forumu toplandı. Toplantı sonunda Avrupa Okul Müzik Eğitimi Birliği (EAS-European Association for Music in Schools) kuruldu. Türkiye 18 kurucu üye ülkeden biridir. Avrupa Dünyası Müzik Eğitimi Birliği kurulurken, yüzölçümü bakımından Avrupa büyüklüğünde olan Türk Dünyası’nda da benzer bir örgütlenmeye gidilebilir diye düşünmüştüm. EAS Kuruluş Belgesi’ni ülkemiz adına imzalarken bir an içimden böyle bir düşünce geçivermişti, TDMEB içime doğmuştu.

Bu düşüncem ve içime doğum ertesi yıl 1991’de Sovyetler Birliği’nin çözülüp dağılması ve Türk Cumhuriyetlerinin bağımsızlığa kavuşmalarından sonra daha da belirginleşti. Bağımsızlıklarına kavuşan Türk Cumhuriyetleriyle birlikte Türk Dünyası yeniden yaşama geçirdiği ilke ve ülkü birliğiyle yeni bir geleceğe doğru hızla yol almaya yöneldi. Bu yolda çeyrek yüzyıldır yaşanan gelişmelerin akışı içinde böyle bir örgütlenme adım adım olanaklı duruma gelmeye başladı.

Her oluşumun kendi ortamında kendine özgü bir öyküsü vardır. Türk Dünyası Müzik Eğitimi Birliği (TDMEB) oluşumunun öyküsü daha bir kendine özgüdür. İzninizle 1990’da içime doğarak başlamış olan bu öyküden, bu öykünün başlıca adımlarından ve evrelerinden kısaca söz edeyim.

1993’te Ankara’da Gazi Üniversitesi’nde Türk Müzik Eğitimi Araştırma ve Geliştirme Merkezi (TÜMARGEM) kuruldu. Bu kuruluş Türkiye’dekiyle birlikte Türk Dünyası ülkelerindeki müzik eğitiminin araştırılmasını, incelenmesini ve geliştirilmesini de amaçlıyordu. Ne ilginç bir rastlantıdır ki bu merkezin kuruluşu TÜRKSOY’un kuruluşuyla aynı yıla rastlar. Bu rastlantı çok önemliydi. Ancak ne yazık ki o yıllarda bu iki kuruluş arasında doğrudan ilişki kurulması her nedense pek düşünülemedi ve gündeme gelemedi. Gelseydi kuşkusuz çok iyi olurdu. Çünkü iki yıldır birlikte gerçekleştirmekte olduğumuz ortak etkinlikler daha o yıllarda tasarlanma ve gerçekleşme olanağı bulurdu. Bu bağlamda TDMEB günümüzden en az yirmi yıl önce kurulup yaşama geçirilmiş olurdu.

Ertesi yıl 1994’te Millî Eğitimi Bakanlığınca hazırlanan İlköğretim Kurumları Müzik Dersi Öğretim Programı’nda “Ülkemizde ve Türk Cumhuriyetlerinde Müzik” konusu çok önemli bir Ünite olarak yer aldı. Bu program 1995-96 öğretim yılında yürürlüğe girdi.

Bu arada TÜMARGEM’in öncülüğünde 2’si Türkmenistan’dan, 1’i Doğu Türkistan’dan (Çin’in Sincan-Uygur Özerk Bölgesinden) olmak üzere 3 besteci müzik eğitimcisi Gazi Üniversitesi Müzik Eğitimi Bölümü’nde belli aralıklarla görevlendirildi. Çok yararlı çalışmalar yapıldı.

Öbür yandan yine TÜMARGEM’in öncülüğünde 1994-1995 yıllarında “Türk Dünyasında Müzik Kültürü ve Müzik Eğitimi” konulu bir uluslararası sempozyum düzenlenmesi düşünüldü. Ön tasarı oluşturulup hazırlıklara girişildi. Bu girişim “Türk Dünyası Müzik Eğitimcileri Birliği” kurulmasını da öngörüyordu. Ama bu tasarı ne yazık ki 1999 Depremi nedeniyle 2000’li yıllara sarkmak zorunda kaldı.

2002 yılında Gazi Üniversitesi’nin ev sahipliğinde uluslararası düzeyde Avrupa’da ve Türk Cumhuriyetlerinde Müzik Kültürü ve Müzik Eğitimi Kongresi düzenlendi. Bu kongreye Azerbaycan, Kazakistan ve KKTC-Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nden müzik eğitimci bilim insanları katıldı.

Bu arada 1999 yılında Müzik Eğitimcileri Derneği’miz (MÜZED) kuruldu. Bu derneğimiz kuruluş yıllarının ardından ulusal çalışmalarının yanı sıra uluslararası çalışmalara da yöneldi. Adım adım ilerleyen bu uluslararası açılım sürecinde MÜZED 2010 yılında Bolu’da Abant İzzet Baysal Üniversitesi’nin (AİBÜ) ev sahipliğinde düzenlenen Avrupa Okul Müzik Eğitimi Birliği (EAS) 18. Kongresi’ne katıldı. Ardından Uluslararası Müzik Eğitimi Birliği’ne (ISME’ye) ulusal temsilci statüsünde üye oldu. Bu üyelikle birlikte yeni bir döneme girildi.

Bu yeni dönemde TÜRKSOY ile ilişki kurulup yeni etkinlikler için sıkı işbirliği ve ortak çalışma olanakları sağlandı. Bu çerçevede TÜRKSOY ile işbirliği içinde ISME ile İTÜ ve Marmara Üniversitelerinin ortak etkinliği olarak 2014’te İstanbul’da “İpek Yolu’nda Müzik Kültürü ve Eğitimi” konulu MÜZED Bölgesel Konferansı gerçekleştirildi. Ardından TÜRKSOY ile bu çok verimli işbirliğinin artarak sürdürülmesi ve daha ileri aşamalara eriştirilmesi kararlaştırıldı. Bu doğrultudaki işbirliğinin olağanüstü bir ürünü olarak 2018 yılında İstanbul’da kıtalararası katılımlı, küresel ölçekli 33. ISME Dünya Konferansı gerçekleştirilecektir.

MÜZED-TÜRKSOY işbirliği 2015 yılında yeni bir evreye erişti. Bugün burada TÜRKSOY, AİBÜ ve MÜZED işbirliğinde Türksoy Müzik Eğitimi Yüksek Kurum Yöneticileri Toplantısı ile Türk Dünyası Müzik Eğitimi Birliği Kuruluş Toplantısı birlikte iç içe gerçekleştirilmektedir. Görülüyor ki bu ikili görkemli toplantı her yönüyle tarihsel bir önem ve değer taşımaktadır. Bu toplantıyla Türk Dünyası, böyle bir kuruluşa ortak gereksinim duyduğunu ve bu gereksinimi gidermeye kararlı olduğunu göstermektedir.

Türk Dünyası Müzik Eğitimi Birliği (TDMEB) müzik eğitiminin üç ana kolu/türü olan Genel Müzik Eğitimi, Özengen Müzik Eğitimi ve Mesleksel Müzik Eğitimi’nin her üçünü de kapsayan bütünlükte bir yapıdan oluşmaktadır. Bu üçlü yapısal bütünlüğüyle özgün bir çatı kuruluş ve örgütlenme modelidir. Bu özelliğiyle Türk cumhuriyetleri, toplum ve topluluklarının yanı sıra öbür uluslararası, kıtalararası ve küresel dünyaya da örnek olabilir bir nitelik taşımaktadır.

Türk Dünyası Müzik Eğitimi Birliği’nin (TDMEB) kurulup etkinliğe geçmesiyle Türk Dünyası ülkeleri, toplum ve toplulukları arasındaki müzik eğitimi ilişkileri daha sağlıklı işleyen bir yapıya ve düzenli çalışmalar yapılan bir ortama kavuşacaktır.

Türk Dünyası Müzik Eğitimi Birliği’nin (TDMEB) Kuruluş Amaçları

(1) Türk Dünyası ülkeleri, toplum ve topluluklarının birbirlerinin müzik kültürlerini ve müzik eğitimlerini çok daha yakından ve içten tanımalarına fırsat ve olanak sağlamak.

(2) Türk Dünyası ülkeleri, toplum ve topluluklarının müzik kültürü ve müzik eğitimine ilişkin donanım, birikim ve deneyimlerini birbirleriyle paylaşmalarına fırsat ve olanak sağlamak.

(3) Türk Dünyası ülkeleri, toplum ve toplulukları müzik eğitimcileri arasında;

(a) sağlıklı ve düzenli bir iletişim-etkileşim ve kalıcı bir mesleksel birliktelik sağlamak,

(b) etkili ve verimli bir dayanışma, işbirliği ve ortak çalışma fırsat ve olanakları yaratmak,

(c) ortak çalışmalar yapmak, ortak etkinlikler düzenlemek ve ortak yayımlar gerçekleştirmek.

(4) Türk dünyası ülkeleri, toplum ve toplulukları müzik eğitimcilerini belli aralıklarla buluşturup

(a) ulusal, bölgesel ve uluslararası müzik eğitimi sorunlarını saptamak, görüşmek, tartışmak,

(b) olası çözüm önerileri geliştirmek ve paylaşmak;

(c) yeni tasarım ve gerçekleştirimler için uygun ortam oluşturmak.

(5) Türk Dünyası ülkeleri, toplum ve topluluklarının müzik kültürü ve müzik eğitimi alanında sahip oldukları çeşitli fırsat, olanak ve seçeneklerden birbirlerini daha etkili ve verimli yararlandırmak.

(6) Türk Dünyası ülkeleri, toplum ve toplulukları arasında müzik kültürü ve müzik eğitimi alanında gerçekleştirilecek düzenli buluşma, ortak çalışma, etkinlikler ve yayımlar yoluyla kardeşlik, dildaşlık, kültürdaşlık, ulusdaşlık ve ülküdaşlık bilincinin ve duyuncunun daha da güçlenmesine katkıda bulunmak.

(7) Türk Dünyası ülkeleri, toplum ve toplulukları müzik kültürü ve müzik eğitimi varlıklarının taranması, korunması ve daha da geliştirilmesi yönünde çeşitli öneri ve etkinliklerde bulunmak.

(8) Türk Dünyası ülkeleri, toplum ve topluluklarının müzik kültürü ve müzik eğitimi donanım, birikim ve deneyimlerini öbür dünya ülkeleri, toplum ve topluluklarına tanıtmak ve onlarla paylaşmak.

(9) Türk Dünyası ülkeleri, toplum ve topluluklarının müzik eğitimiyle ilgili ulusal sivil toplum örgütlerini Uluslararası Müzik Eğitimi Birliği (ISME-International Society for Music Education) ve Avrupa Okul Müzik Eğitimi Birliği (EAS-European Association for Music in Schools) gibi kıtasal ve küresel ölçekli örgütlere tanıtmak, üye olmalarını sağlamak ve onların etkinliklerine katılmalarını olanaklı kılmak.

Türk Dünyası Müzik Eğitimi Birliği’ne Üyelikler

Türk Dünyası Müzik Eğitimi Birliği’ne (TDMEB) Türk Dünyası ülkeleri, toplum ve topluluklarının, genel, özengen, mesleksel müzik eğitimi birlikleri, müzik eğitimi kurumları, müzik eğitimcileri ve müzik eğitim kurum temsilcileri üye olabilir. Bu bağlamda: (a) önokul, ilkokul, ortaokul, lise ve dengi okullardaki müzik eğitmenleri/öğretmenleri ile serbest çalışan özengen müzik eğitimcilerinin üye olmaları beklenir. (b) müzik alanında eğitimci/öğretmen, sanatçı, bilimci, teknikçi, felsefeci ve yönetici yetiştiren kamusal, vakıfsal ve özel üniversite, akademi, fakülte, enstitü, konservatuvar ve yüksekokullarda görev yapmış ve yapmakta olan öğretim elemanlarının üye olmaları özendirilir, desteklenir ve sağlanır.

Türk Dünyası’nın Çok Değerli Müzik Eğitimcileri

Türk Dünyası Müzik Eğitimi Birliğimizin (TDMEB) kuruluş amaçları doğrultusunda kısa, orta ve uzun erimli çeşitli hedefleri olacaktır. TDMEB bu hedeflerine erişe erişe yol alıp ilerleyecektir.

Türk Dünyası Müzik Eğitimi Birliğimizin (TDMEB) kurulması ve etkinliğe geçmesi kendi öz dünyamız için olduğu kadar Avrasya, Afro-Avrasya ve tüm Dünya müzik eğitimi açısından da çok büyük bir kazanım olacaktır.

Türk Dünyasını oluşturan ülkeler, toplum ve topluluklar var oluşlarından bu yana binlerce yıldır hem kendi içlerinde, hem birbirleriyle, hem de çevre ülkeler, toplum ve topluluklarla iletişim ve etkileşimde bulundular. Bunun sonucunda genel ortak temel üzerinde donanım, birikim ve deneyim olarak çok zengin müzik kültürü ve müzik eğitimi çeşitliliğine sahip oldular. Bu zengin çeşitlilik Türk Dünyası Müzik Eğitimi Birliği yoluyla yeniden ele alınıp değerlendirilerek dünyayla da paylaşılacaktır.

Türk Dünyası Müzik Eğitimi Birliğimiz kurulup etkinliğe geçtikten sonra onun öncülüğünde birtakım ortak yapılanmaları daha sağlıklı bir biçimde tasarlamak ve gerçekleştirmek için uygun bir ortam oluşacaktır. Öncelikle ele alınmasını öngördüğüm başlıca ortak yapılanmalar şunlardır:

(1) Türk Dünyası Müzik Eğitimi Vakfı,

(2) Türk Dünyası Müzik Eğitimi Yayınları,

(3) Türk Dünyası Müzik Eğitimi Araştırma ve Geliştirme Merkezi,

(4) Türk Dünyası Müzik Eğitimi Üniversitesi.

Bu tarihî Toplantıda Türk Dünyası Müzik Eğitimi Birliğimizin doğuşunu ve kuruluşunu candan yürekten kutluyorum.

Bu doğuş ve kuruluşla bugün müzik eğitimciliği yaşamımın en mutlu günlerinden birini, hatta en mutlu gününü yaşamakta olduğumu sizlerle tüm içtenliğimle paylaşmak istiyorum.

Bu görkemli birliğin öncelikle Türk Dünyası ülkeleri, toplum ve toplulukları için çok yararlı hizmetler vermesini gönülden diliyorum. Bu hizmetlerin çok geçmeden Türk Dünyası’nın dışına taşarak tüm İnsanlık Dünyasına yepyeni olumlu yansımaları olacağına yürekten inanıyorum.

Konuşmama son verirken hepinizi bir kez daha saygıyla ve sevgiyle selamlıyorum.

Sözlerimi bağlarken tüm Türk Dünyası Müzik Eğitimcileri adına diyorum ki:

Türk Dünyası Müzik Eğitimi Birliğimizin doğuşu/kuruluşu Türk Dünyamıza ve onunla birlikte tüm İnsanlık Dünyamıza kutlu olsun!

Tüm müzik eğitimi varlığımız Türk Dünyası müzik eğitimi varlığına armağan olsun!

Ne mutlu TÜRKSOY Müzik Eğitimi Yüksek Kurum Yöneticilerine! Ne mutlu Türk Dünyası Müzik Eğitimcilerine!

Ankara, 03 Nisan 2015

Bu haber 5150 defa okunmuştur.
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Milli Eğitim Bakanına açık mektup yayınladı
Milli Eğitim Bakanına açık mektup yayınladı
Müzik Dersime Dokunma!
Müzik Dersime Dokunma!