İki genç ve iyi ses Stabat Mater'de buluştu


Klasik Keyifler’den geçtiğimiz sezon sıklıkla söz etmiştik (Bkz. Tarihi Mekânlarda yılın ilk konserleri, yazısı). “Müze Konserleri” kapsamında Erimtan Müzesi’nde başlattıkları oda müziği konserleri yetenekli, genç müzisyenleri tanımamıza; onların da Ankaralı dinleyicilere kendilerini tanıtma fırsat vermişti. KK, Müze Konserleri serisini 2018/2019 sezonunda, kapılarını 2016 yılında sanatseverlere açan, zengin bir modern ve çağdaş sanat koleksiyonuna ev sahipliği yapan Müze Evliyagil’de sürdürmeyi kararlaştırmış.

Bu yıl konserlerin üst başlığı “Barok ve Modern”. Ayda bir kez olmak üzere, yedi konser plânlanmış. Doğrudan bir eserin adını vermemişlerse, konserlerin her biri için ayrı bir başlık düşünmüş genç organizatörler.

Açılış, İtalyan besteci Giovanni Battista Pergolesi’nin Stabat Mater adlı son eserinin seslendirilmesiyle yapıldı. Eserin icrasına başlanılmadan, KK’in sanat yönetmeni Gökhan Bağcı sezon etkinlikleri hakkında kısaca açıklamalarda bulundu; hemen ardından Ankara Gençlik Senfoni Orkestrasının müzik direktörü, yetenekli orkestra şefi Orhun Orhon Stabat Mater hakkında öz ve aydınlatıcı bilgiler verdi. Müzisyenler iki kadın sesi (soprano ve alto), yaylı çalgılar ve sürekli bas (klâvsen) için bestelenen eseri burada çalgı adedi azaltılmış olarak icra ettiler. İki keman (Lale Dişdiş, Irmak Acar), bir viyola (Dinç Nayan), bir viyolonsel (Gökhan Bağcı), bir kontrbas (Gizem Sözeri), theorbe (Cem Çeliksırt) ve klâvsen (İklim Tamkan), İrem Kırgız (soprano) ile Elif Canbazoğlu’na (mezzosoprano) eşlik etti. Bestecinin genç yaşta, ölümünden az önce bestelediği ve tüm dünyada en sevilen Stabat Mater’lerden biri olarak sıklıkla seslendirilen; iki solistin yer yer düet, yer yer solo olarak çalgılar eşliğinde söyledikleri bu özel, etkileyici eseri gerek solistler, gerekse KK Barok adı altında bir araya gelmiş olan müzisyenler ruhunu vererek icra ettiler. Elif Canbazoğlu tatlı bir koyuluktaki mezzo sesi, uzun nefesi; İrem Kırgız parlak, düzgün çizgisiyle dikkat çekti; özenle hazırlandıkları belli oluyordu. Onlara eşlik eden müzisyenler arasında theorbonun ve orijinal partisyondakine uygun olarak klâvsenin bulunması yapılan işe gösterilen özen ve verilen önemin göstergesiydi.

Müze Evliyagil’de Pergolesi’nin Stabat Mater’i güzel çınladı; mekânın oldukça geniş, girintili çıkıntılı, ayrıca yüksek bir tavana sahip olmasıyla hayli parlak tınılar yansıdı kulaklara. Konser serisinin başlığının Barok ve Modern olduğu dikkate alınırsa, müze konserlerinden 17 Kasım tarihindeki ikinci etkinliğin çağdaş müzik olması şaşırtmamalı. Flütçü Cem Önertürk o günkü (17 Kasım günü) resitalinin başlığına Çağdaş Flüt Retrospektifi adını vermiş. Keşfedilmeğe değer.

Bu güzel etkinliklerle Ankaralıları buluşturan herkesi kutlamalı. Merak edenlere de bir kolaylık tanımalı, önceden tetkik imkânı vermeli : https://www.kk-music.org/