Grammy ödüllü mezzosoprano: Ana Ibarra


İlk yarısı Alman, ikinci yarısı İspanyol bestecinin eserlerinden oluşan bir program. Ama mezzo-soprano da, şef de İspanyol. Sonuç parlak bir başarı. Bilkent Senfoni Orkestrası'nın 2 Mart 2019 geceki konserini kısaca böyle özetleyebiliriz.

Konserin ilk yarısı Alman besteci Robert Schumann'ın (1810-1856) eserlerine ayrılmıştı. Bestecinin İngiliz şair Lord Byron'un Manfred adlı uzun dramatik şiirine yazdığı sahne eserinin uvertürüyle açıldı konser. Ardından bestecinin sayıları yüzlerle ifade edilen “lied”lerinden sekiz parçalık bir dizi oluşturan, özgün hali piyano eşlikli olarak yazılmış olan “Frauenliebe und Leben” geldi. “Kadın aşkı ve yaşamı” diye çevirebileceğimiz eser, mezzo-sopranoların, özellikle lied çalışanların gözdeleri arasındadır.

Falstaff kaydıyla kazandığı Grammy, ödül koleksiyonunda seçkin bir kaplayan İspanyol mezzo-soprano Ana Ibarra, bağırmadan şarkı söyleme sanatını özümsemiş, kendine özgü ses rengiyle Schumann liedlerini zevkle dinletti. Ama esas kendi ülkesinin müziği, M. de Falla'nın (1876-1946) 7 İspanyol Halk Şarkısı seslendirmesinde kendini gösterdi, çünkü daha içtenlikle, içinden geldiğince, kendi dilinin avantajını kullanarak söyledi. Schumann şarkılarındaki siyah giysisinin üzerine, bu kez siyah bir şal almıştı. İspanyol kadınının vazgeçilmezleri arasında değil midir, şal?

Abartısız sahnesi, koyuluk derecesi yerli yerinde, zengin ve geniş sesiyle Ana Ibarra, dinleyiciden aldığı yoğun alkışla sahneden mutlu ayrıldı.

Konserin son eseri M. de Falla'nın pek tanınmış ve Türk orkestralarının da repertuarlarında bulunan Üç Köşeli Şapka Süiti'ydi. Bestecinin bale süiti, geniş vurma çalgı takımının yer aldığı renkli orkestrasyonu ve neredeyse tüm geleneksel İspanyol danslarından alıntılarla neşeli, canlı, parlak bir müziğe sahiptir. İspanyol şef Miguel Ortega, orkestrayı elinden kaçırmayan sağlam vuruşlu bir şef ve kendi öz müziğinin en iyi biçimde seslendirilmesini sağladı. Tahta ve bakır üflemeli çalgıların, vurmalılarla birlikte olumlu etkinlikleri, eserin başırılı seslendirilişine önemli katkıda bulundu.

ŞEFİK KAHRAMANKAPTAN

3 Mart 2019, Ankara