Evlilik Senedi: Genç şancılar umut veriyor


İlkbahar müzik ve sahne sanatları açısından yoğun mevsim. Yapılan çalışmaların sonuçları Nisan-Mayıs aylarında sergilenmeye çalışılıyor. Hacettepe Üniversitesi Ankara Devlet Konservatuvarı Sahne Sanatları Bölümü Opera Anasanat Dalı da, Gioacchino. Rossini’nin ( 1792 - 1868) “La Cambiale di Matrimonio / Evlilik Senedi” adlı komik operasını 18 Nisan 2016 akşamı, Leyla Gencer Sahnesi’ne taşıdı.

Kadrosunun kalabalık olmaması, süresinin uygunluğu, konunun hafifliği ile konservatuvarların şan öğrencileri açısından uygun bir eserdir bu. Rossini’nin 18 yaşında bestelediği ilk operadır. Kaynaklar bestecinin eseri üç günde tamamladığına yer veriyor. Normal, çünkü eserin ilk yazılışında eşlik sadece çembalo için. ..Sonra buna birer viyolonsel ve kontrabas ekleniyor, sonra da bazı üflemeliler. Eserin yaylı gruplarının dahil olarak küçük bir orkestrayla seslendirilmeye başlaması çok sonraları. Rossini’nin ilk profesyonel operası olan “Evlilik Senedi” Ankara Devlet Opera ve Balesi tarafından da geçtiğimiz yıllarda sahneye taşınmıştı.

Bir tüccar babanın çıkar beklentisiyle imzaladığı bir evlilik senedi sonrasında işlerin sarpa sarıp, sonradan herkesin gönlüne göre mutlu sonla biten bir öykü. 18. yüzyılda, Avrupa’nın orta halli ve yoksulları arasında yeşeren Amerika’ya göç hayalinin izlerini de taşıyan, Amerikalı-Avrupalı ayrımcılığının yapılıp sonra tatlıya bağlandığı bir libretto sözkonusu.

Proje sorumluluğu ve korepetitörlüğü Anasanat Dalı’nın Başkanı piyanist Aylin İpekçioğlu’nun yaptığı Evlilik Senedi’ni okulun araştırma görevlilerinden Ayşe Dağıstanlı Parlar sahneye koymuş. Ders sorumlusu, Ankara DOB’un yardımcı rejisörlerinden Zeynep Çelen Tamer.

Müziği şef Burak Tüzün yönetiminde Hacettepe Senfoni Orkestrası seslendirdi, çembaloda Dengin Ceyhan vardı. Eserde bol miktarda reçitatif (müzikal konuşma) olduğu için, çembalo eşlikte önem taşıyor. HSO, 13 Nisan’da 33. Festival’de verdiği konserde biri atonal olmak üzere hayli zor parçalar seslendirmişti. Doğrusu, Rossini’nin müziğine hayli kolay dönüş yapmış olduklarını gördük. Leyla Gencer Sahnesi’nin kuyu gibi çok derin orkestra çukurundan temiz bir eşlik ulaştı kulağımıza.

 

Başlıca rolleri paylaşanlara gelince, hemen hepsi profesyonel sahne hayatına hazır gözüktü.

Sopranolardan başlayalım: Hizmetçi kız Clarina’da Melis Balcı hem okuyuşu ve artikülasyonu, hem de sahnesiyle bir şan öğrencisi olarak dört dörtlüktü. Evin kızı Fanny’de Özlem Kılıç sesiyle iyi bir etkinlik gösterdi ancak sahnesini biraz daha geliştirmesi lazım.

Tenor Dağhan Ergün, evin kızına aşık delikanlı Eduardo’da, ses ve sahne olarak gayet hazır ve başarılıydı. Amerika kıtasından gelmiş iş adamı Slook’ta bariton Erdi Can Aybaş sesi ve sahnesiyle profesyonel bir görüntü verdi. Uşak Norton’da M. Boran Savran’ın şansına çoğunluğu reçitatif olan bir rol düşmüştü, sahneyi kullandı ama artikülasyonu reçitatiflerde pek verimli olamadı.

Avrupalı ev sahibi iş adamı Tobia Mill olarak bas Oğulcan Yılmaz , opera sahnelerine ne denli hazır olduğunu bir kez daha gösterdi. Metnin, operanın özgün adından da anlaşılacağı üzere İtalyanca olduğunu hatırlatalım.

Bu gençlerin tümünün de dikkat etmesi gereken bir konu var, o da çukurdaki orkestra şefini iyi kollamaları ve girişlerini buna göre ayarlamaları. Doğaldır ki, çoğunlukla piyano eşlikli çalışan genç şancılar için bu durum, sahne deneyimiyle giderilebilir.

Sonucu yazının başlığına aldım: Genç şancılar umut veriyor...