Sırp piyanist Vavic, Scriabin’le göz doldurdu...
Reklam
  • Reklam

Sırp piyanist Vavic, Scriabin'le göz doldurdu...

Hep “yükselen genç yıldız” imajıyla bilinen, Bilkent'in program kitapçığında olduğu gibi genellikle o döneme ait fotoğrafları kullanılan Vavic, artık olgunluk çağına giren bir piyanist olarak karşımızdaydı...

31 Mayıs 2014 - 23:51 - Güncelleme: 01 Haziran 2014 - 00:04
Reklam

Sezon kapandı, artık festivaller gündemde... Ama Bilkent Senfoni Orkestrası, 20 yıldır gittiği Mersin'de bu yıl festivalde çalmayacağı için önceden Ankara'da kendi salonunda bir “özel konser” planlamıştı. Şef Antonio Pirolli yönetiminde, Sırp piyanist Anika Vavic ( d.1975), Rus besteci Aleksander N. Scriabin'in Op. 20 Piyano Konçertosu'nu seslendirecekti.

Hep “yükselen genç yıldız” imajıyla bilinen, Bilkent'in program kitapçığında olduğu gibi genellikle o döneme ait fotoğrafları kullanılan Vavic, artık olgunluk çağına giren bir piyanist olarak karşımızdaydı. İstanbul dahil pek çok festivalin listesinde yer alan,sınanmış, ödüllü ve Rus müziği konusunda da hayli uzmanlaşmış Vavic, artık yükseleceği yere yükselmişti. Geçtiğimiz Mart Münih Filarmoni'yle Scriabin seslendirmişti. Bilkent'te fa diyez minör konçertoyu bellekten seslendirirken, zaman zaman anımsama bağlamında kendi çevirdiği, piyano tahtasına yerleştirdiği notadan yararlandı.

Scriabin'in 20. yüzyıl bestecileri arasında önemli yer edindiği dönem 1905 sonrası. Bu konçerto ise “Şopenesk” olarak nitelendirilebilecek, romantik arayışlar içinde olduğu 1896-97 yıllarında yazılmış bir erken dönem bestesi. Piyanonun çoğu süre orkestrayla birlikte çaldığı konçertoda, şef Pirolli, solisti kollayarak ona yardımcı olacak dikkatli bir yönetim gösterdi. Vavic, cümlelemeleri temiz, müziği uzun pedallarla boğmayan, teknik ve müzikal yeterliliğe sahip bir piyanist olarak dinleyicinin alkışını haketti.

Konserin ikinci yarısında, Fransız besteci Debussy'nin simgeci/ izlenimci yaklaşımını somutlaştırmaya başladığı, programlı müziğin güzel örneklerinden biri olan üç bölümlük “La Mer /Deniz” başlıklı eseri seslendirildi. Pirolli'nin özenli yönetimi, BSO tüm üflemeli gruplarının ve solocularının bu renkli-tını cümbüşünü başarıyla yansıtması ile, önce sâkin bir denizdeki duyguları, sonra dalgaların dansını, ardından rüzgârın denizde ses vermesini duyumsadık.

BSO'nun 20 yıllık geçmişinde ilk kez bu sezon iki kez davet alan Pirolli'nin orkestrayla ölçülü ama sıcak bir ilişki kurduğunu gözledik. Pirolli 7 Haziran'da da Mersin Festivali'nde CSO'yu yönetecek. Uluslararası piyasanın gözde şeflerinden olan, ancak ailesiyle merkez olarak Ankara'yı kullanan Pirolli'yi bakalım önümüzdeki sezon kaç kez Bilkent'te göreceğiz?

BSO'nun Haziran'da iki Odeon konseri var. 12 Haziran'da Işın Metin'le film müzikleri, 20 Haziran'da Gürer Aykal'la Çaykovski Gecesi ile sezonu gerçek anlamda kapatacaklar.

Şefik Kahramankaptan // Yansımalar

 

 

Bu haber 3745 defa okunmuştur.
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
İsmail Sezen'in Teremin Süitine dünya prömiyeri
İsmail Sezen'in Teremin Süitine dünya prömiyeri
Bariton Umut Kosman, Bişkek'te Scarpia söylüyor
Bariton Umut Kosman, Bişkek'te Scarpia söylüyor