Tuncer Uçarol – İncelik Anıtı Bir Eleştirmen
Reklam
  • Reklam
GÜNAY GÜNER

GÜNAY GÜNER

İnceyazın

Tuncer Uçarol – İncelik Anıtı Bir Eleştirmen

30 Aralık 2015 - 11:57 - Güncelleme: 30 Aralık 2015 - 13:03

Yazar-Eleştirmen-Araştırmacı Tuncer Uçarol’u yitireli (25 Ekim 2013) iki yıl olmuş. Ardından da yine aynı sayrılık yüzünden eşi Sevgili Aytül Hanımı da yitirmiştik.

Tuncer Uçarol Adanalıydı. Herkese içten saygı gösteren, dingin, kendisiyle, çevresiyle barışık, çok incelikli, ölçülü, iyilik dolu bir insandı. Türkiye’nin en eski belli başlı süreli yayınlarında, onyıllar öncesinden başlayarak (1956’dan bu yana) yazılarını yayımladı. Varlık, Papirüs, Türk Dili, Yazko Somut, Soyut, Yazko Edebiyat, Hakimiyet Sanat, Saçak, Oluşum, Somut, Dost, Çağdaş Türk Dili, Edebiyat ve Eleştiri, Patika, Şiiri Özlüyorum, Yeni Biçem, Bahçe, Şiir Odası, Sincan İstasyonu, Mühür, Kurgu, Deliler Teknesi, Tersakan Toros bu dergilerden ilk belleğe gelenler.

Tuncer Uçarol izleksel incelemelerin yararına inanırdı. Dergilerin sayılamasal (istatistiksel) tarihinin yanı sıra, yazarların doğum yerleri, şiirimizde noktalama imlerinin durumu, siyasal dönemler boyunca resmi yazışmalardaki dilsel değişim, işçi yazını gibi konularda özgün incelemeler yaptı. Onun yaklaşımının az çok bilinenleri, alışkın olunanları yinelemek yerine yeni bilgi ortaya koymak olduğu açıklıkla görülmektedir. Bu anlayışla yapılan çalışmaların ise diğer her tür işten daha yararlı olduğu söylenebilir. Uçarol’da somutlaşan bu tutum aynı zamanda ekin yaşamımızın bilgi çöllüğüne de bir tepkidir, bilinçli bir çabadır.

Tuncer Uçarol aramızdan ayrılana dek, (yaşanan seçici kurul sorunlarına karşın) on yıl, büyük bir başarıyla yaptığı “Abdullah Baştürk İşçi Öyküleri Yarışması”yla, köklü bir insanlık durumu olarak emek yazınına yeniden canlılık, saygınlık kazandırdı.

Türk yazınının, güçlü dayanaklarından olan emek izlekli yazın birikimiyle yeniden bağ kurmasını, buluşmasını sağladı. Bu öyküleri her yıl Genel İş Sendikası Yayınları arasında kitaplaştırdı. Sözkonusu Ödül, Uçarol’un büyük emekle hazırladığı Timsahın Ağzındaki Usta (2006), Kadın İşçiler (2007), Çocuk İşçiler (2007), Hüzün Dolu İşçi Öyküleri (2008), Sonu Mutlu Biten İşçi Öyküleri (2009)…ve diğer kitaplarla kalıcılaştı, geleceğe ulaştı.

Uçarol, günce yazınına da emek verdi. Türk yazınında oldukça sınırlı olan günce yazınının gelişmesine düzenli yazılarıyla önemli katkıda bulundu. Giderek günce eleştirileri, diğer deyimle günceler üzerine eleştiri yazıları, ayrıca şiir yapıtlarını odağa aldığı şiir eleştiri günceleri de yazdı.

Uçarol, Ramazan Teknikel’le söyleşisinde günce anlayışı üzerine bilgiler verir:

Benim şiir güncelerinde ise yaşamın sıcaklığı var. Örneğin Aytül’e (eşime) o sırada bir şey okumuşsam, o da ilginç bir şey söylemişse, onun sözleri de girebilir bu eleştirilere; ek bir yorum getirir… Gezilerimde hangi kente gidiyorsam oranın bir şairini okumak isterim. Otobüsten görünen doğa, otelden çıkıp dolaştığım kent sokakları da yorumlara yorum katar. Örneğin Azer Yaran’ın şiirlerini bir Karadeniz kıyıları gezisinde okumalısınız. O şiirleri orada daha orman, daha deniz görürsünüz. Gülten Akın’ın Sessiz Arka Bahçeleri’ni bir de İç Anadolu gezisinde okumalısınız. Nihat Ziyalan’ın son şiir kitaplarını mutlaka Adana’da, varsa Adana anılarınızla incelemeli, siz de Adanalı iseniz ışımalısınız.

Ben “günce eleştiri” adını taktım bu çalışmalara.” (Teknikel, 2011)

Ekmeğini kazandığı kamu denetçiliği (müfettiş) görevinden edindiği yeteneğin de etkisiyle yazın yaşamımıza onyıllarca örnek oldu, düzen getirdi. Çalakalem, dayanaksız yazılamayacağını gösterdi. Onun başarısının altında “Bunu ancak Tuncer Uçarol yapabilirdi” dedirten çalışma disiplini yatar.

Ayrıca dergiler Uçarol’un en önemli inceleme konularından birini de oluşturdu. Bu konuda da kalıcı incelemeleri Uçarol yaptı, yayımladı. Edebiyat Eleştiri dergisindeki incelemesinde, süreli yayınlar üzerine araştırmaların yazıntoplumbilim (edebiyat sosyolojisi) yönünden yararlarına değindikten sonra saptadığına göre: 2 Mart 2002 tarihine kadar saptanan günümüz edebiyat dergilerinin sayısı 178’dir. Bunların Şubat 2002’de yaşamakta olanlarının sayısı ise 130’dur. Çıkmakta olan dergilerde, bir anda yaklaşık 3.120; bir yılda 18.720 imza yazmaktadır. 14 tanesinin alt başlıklarında yalnızca “şiir” sözcüğü geçiyor. Yaklaşık 50 dergide şiir en başlarda. (Uçarol, 2003: 94-113) Uçarol’un anılan çalışması bu alanda temel kaynak niteliğindedir.

Uçarol gerçek bir aydınlanmacıdır. Neyin yanında neyin karşısında olacağını iyi bilir. Deyim yerindeyse orta malı yaklaşımlara, moda anlayışlara pabuç bırakmaz. Düşüncelerinin dayanaklarını iyi kurmuştur. Bu anlayışının yansımalarını Türkçeyle, dille ilgili düşüncelerinde de bulmak olanaklıdır. Yine aynı güzel söyleşide arı Türkçe konusunda şunları söyler:

Yazılarımda Türkçe sözcük kullanmaya ise elbette özen gösteriyorum. Her Türk edebiyatçısının ilk ev ödevi o.

 1957-59’da (lise çağımızda) edebiyatçı arkadaşlarla Ataç’ı, onun Türkçedeki özleşme ataklarını, büyük sevgi, saygıyla izlerdik. Dilimize de büyük emekleri geçen sevgili Atatürk’ün kurduğu Türk Dil Kurumunun çabalarını da izler, arı Türkçeyle yazmaya çabalardık. Adana’da, sonra işte TDK’nin Türk Dili dergisinde öyle metinler yazdım hep. Şimdi TDK Osmanlılaştırılınca, gevşemek, bir edebiyatçı olarak Osmanlıca-İngilizce kırması yazılar yazmak utandırır beni… Türkçemizin XX. yüzyılda yeniden kuruluş döneminde, büyüdük biz…” (Teknikel, 2011).

Uçarol’u anlatmak, onun gibi özenli bir kaleme sahip olmayı gerektiriyor. Dil Derneği’ne, Çağdaş Türk Dili dergisine gelişleri, o hiçbir zaman yükseltmediği sesiyle güzel söyleşilerimiz dün gibi belleğimde, gözümün önünde.

Çok alçakgönüllüydü. Bu yüzden öne çıkmayı hiç istemedi. Anılarıyla, özgün incelemeleriyle her zaman aramızda olacak.

Yazar Tuncer Uçarol’u derin saygıyla, sevgiyle anıyorum; anısına yazdığım şiirimi sunuyorum. Işıklar içinde yatsın.

 

Uçarol

Az idik, daha da azaldık gidişinle

uğurluyoruz ustaları hemen her gün

Uçarol Ağabey, sen de vardın uçmağa

Neylersin

karanfilce yanmayıp da neylersin

ipektendi yüreğin

isterim herkes bilsin

Konuşman kitaptı

sesin nasıl silinsin.

 

Evindeyim, ellerin değmiş,

kitapların

Aytül Yenge, Şiir Öğretmen,

Remzi Ağabey…

Evindeyim, dostlarla ekmeğin yedim

dergilerce derin

gönlümdesin.

 

Kaynaklar

Teknikel, Ramazan, “Tuncer Uçarol’la Ayrıntı, Kentsoyluluk ve Özgünlük Üzerine Konuşma”, Sincan İstasyonu der. S. 47, Temmuz 2011 (Ayrıca www.gercekedebiyat.com

Uçarol, Tuncer “Günümüzdeki Edebiyat Dergileri (Genel Görünüm)”, Edebiyat ve Eleştiri derg., S. 67, 2003

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu yazı 2244 defa okunmuştur .

Son Yazılar