Bir Rossini özeti olarak Stabat Mater
Reklam
  • Reklam
İSMAİL HAKKI AKSU

İSMAİL HAKKI AKSU

İstanbul'da Sanat

Bir Rossini özeti olarak Stabat Mater

11 Mart 2018 - 20:41

İstanbul Devlet Opera ve Balesi’nin, 8 Mart 2018 Perşembe akşamı, Kadıköy Süreyya Operası’nda Rossini'nin Stabat Mater’i ile yine bir İstanbul prömiyeri vardı. Zdravko Lazarov yönetimindeki İstanbul Devlet Opera ve Balesi Orkestra ve Paolo Villa’nın hazırladığı Korosu, solistler soprano Otilya İpek, mezzosoprano Aylin Ateş, tenor Erdem Erdoğan ve bas Suat Arıkan’a eşlik etti.

G.Rossini, herkesçe çok beğenilen tüm operalarını sadece 37 yaşında iken tamamlayarak, bundan sonra emekliye ayrılmaya karar verdi. Belki de 19 yıl boyunca 30 opera yazmış olmanın olağanüstü başarısı, kendine olan güveni, birçoğu da popüler olmuş eserleri ile artık yeter demişti. Onun sözüne göre, asla başka bir opera yazmamıştı. Ancak, çok fazla baskıcı olmayan ruhu, 1841'de arkadaşı tarafından tamamlanan muhteşem Stabat Mater'dan daha fazlasını yapmaya da devam etmiş oluyordu. Kalpten cömertlik ve teatral drama ile neşeli melodilere olan bağlılığı ile büyülü eserini, bazı müzik yazarları hayli tartıştılar. Eser Rossini'nin sanatının özetini temsil ediyor. Birçok yerinde Rossini operalarının izleri var.

Eserin birinci bölüm olan Stabat Mater doloroso, açılış korosu, dramatik patlamalar ile noktalanan sanki bir opera temsili atmosferiyle, sizi koltuğunuza bağlayan müthiş bir yoğunluğun koro şarkılarını sergiliyor gibidir. Sertlikten uzak bir orkestra tanıtımından sonra güneş, bulutların arkasından ilk defa, bu eserin en çok tanınan ikinci bölümü olan tenor aryası olan Cujus animam gementem'de ortaya çıkıyor. Tenor Erdem Erdoğan, görkemli ve açık olmayan İtalyan melodisinin asaletini yakalıyor. Soprano Otilya İpek ve mezzosoprano Aylin Ateş zaman zaman bir şekilde tatlı sesler duyuyor, görkemli düet olan Quis est homo, yüceltilmiş özlem dolu bir şekilde icra ediliyor. 

Eserin dördüncü parçası olan Pro peccatis suae gentis bölümünü de bas Suat Arıkan, koyu renkli, stentorian tonları, aynı zamanda harika bir incelik sergileyen güzel bir etki yaratıyor. 5. Bölüm olan Eja Mater fons amoris basların kısa bir ezgisinden sonra bas solo ve koro ile icra edilen güzel bir bölümdür. Sancta Mater istud agas tüm solistlerin yer aldığı, opera temsilini andıran oldukça neşeli melodileri olan bir kuartettir.

7. Bölümde ise mezzosoprano solosu olan Fac ut portem Christi mortem de nefeslilerin güzel bir ezgi ile girişinden sonra, solistin yine opera aryasını andıran güzel bir şarkısı vardır. Inflammatus et accensus bölümü koro eşlikli bir soprano aryasıdır ve melodik yapısı bakımından farklılıklar göstermektedir. Anıtsal bir yapısı olan bu bölüm, kilise ezgilerine daha yakındır. 9. bölüm olan Quando corpus morietur koro eşlikli bir kuatettir ve çok güzel bir a capella örneğidir. Benim en çok beğendiğim bölüm olmuştur, belki de solistlerdeki ansambl birlikteliğinin güzelliğinden böyle düşünüyorum. 10. ve son bölüm ise bir koro parçası olan Amen, in sempiterna seacula yapısal olarak fanfarlı bir kilise müziği havasında başlar, kısa bir tempo yavaşlaması ardından, yine bakır nefesliler ve tüm orkestra – koro birlikteliği ile yine fanfarlı bir şekilde sona erer.

Rossini'nin solistleri için yazdığı vokal çizgileri, rahat bir şekilde icra edilmeleri için mükemmel bir şekilde eğitilmiş şarkıcılar gerektirir ve yıldız solistler tarafından icra edilmeleri gerekmektedir. Birçok sanat insanının bir litürjik (Hırıstıyan dini âdetleri ve şekiller bütünü) opera olarak değerlendirdiği Rossini Stabat Mater, en ünlü operalarında duyduğu müzik tarzına ve duygusal yoğunluğa sahip bir eserdir.

Konserin dört solisti de (soprano Otilya İpek, mezzosoprano Aylin Ateş, tenor Erdem Erdoğan ve bas Suat Arıkan) son derece başarılı bir icra gösterdiler. Paolo Villa’nın hazırladığı koro da benden tam not aldı. Orkestra şefi Zdravko Lazarov ise başarılı bageti ile bu birlikteliğin en önemli mimarlarının başında geliyordu.

Genel provayı, prömiyeri ve 10 Mart 2018 Cumartesi günü tekrar icra edilen konseri izlediğim zaman, bende daha kapsamlı bir fikir oluştu, son konserin daha başarılı olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. Rossini Satabat Mater son derece güzel bir eser. Bunun kurum repertuvarına kazandırılmış olması bir başarıdır. Bu yüzden, bu konuda emek verenleri kutlamak gerekiyor.

 İsmail Hakkı Aksu

11 Mart 2018

Bu yazı 868 defa okunmuştur .

Son Yazılar