Bodrum'da Kakava Ateşi'nde tanıdık simalar...
Reklam
  • Reklam
MONAD BALKAN

MONAD BALKAN

İzlenimler

Bodrum'da Kakava Ateşi'nde tanıdık simalar...

19 Temmuz 2017 - 15:59

Bodrum Art, karma sergi, 17 - 28 temmuz 2017

Vefa Sanat Galerisi, Atatürk Caddesi, N0: 299 Karaincir Akyarlar, Bodrum


Bodrum tepeleri her yaz yandığı gibi ben de bu eşsiz beldeye gelir gelmez kendimi ‘Kakava Ateşi’ ortasında buldum. Yandım.

Bu ateş öyle bir ateş ki tüm Bodrum Art üyesi sanatçılarını yakıp kavuruyor. Naif ressam Gülfidan Hitit Biçer kendisini de kakava ateşi etrafında dans eden Romanların içerisinde kıvrak dansını yaparken gösteren ve hepimizi büyüleyen ünlü tablosuyla baş başa bırakıyor. Kaç kişiyiz o tabloda; aşağı yukarı yüze yakın… Bodrum’u sürekli ya da geçici mekan etmiş sanatçılar. Ressam, heykeltıraş, ebrucu, mozaik, çini, seramik… vs ; bizler. Öyle bizler ki kendi ruhumuzun içini bize ayna yapan bizler. Biçer, acaip bir gözlemci. Herkesin gerçek iç yapısını anında keşfediyor. Kimseye bakmıyor gibi gözüküyor ama bakıyor. Nasıl mı; gözleri belki de saklamaya çalıştığımız doğrudan içimizde geziniyor. Yüzlerdeki ifade, vücut dili, duruş, bacak ve ayakların pozisyon alan şekli… İnanılmaz.

Bu tabloya şimdilik giremeyenler için ikinci bir tablo yapmayı düşünüyor. Hafif mizah, hafif karikatürize ama tam bir vukuf… O nasıl bir hafıza öyle; resmi aynen resmediyor. Ama kendi gözlemlerinin filtresinden geçirerek; kişiyi ayna gibi kendisine de tanıtarak Gülfidan Hitit Biçer.

Neyse bu kadar yeter. O tablonun görselini burada veriyorum zaten. Bakalım beni ve eşimi seçebilecek misiniz tablodakilerin arasından?

Bu tablonun hemen yanında akrep ile zehirli bir yılan var. Başka bir fenomen sanatçının fenomen iki eseri. Biçer’in tablosunun en sağında bir yerde yer alan bu sanatçı sola doğru bir hamle yapsa akrebiyle kendi kendisini sokabilir. Aman dikkat!

Tuncay Yurtseven’den bahsediyorum. Hani şu toplu iğnelerle resimler yapan akla zarar sanatçı. Bundan önceki tek eserli sergisine Ankara’lardan gelip yetişememiştim. Bir halı yapmış. Resmen bir halı. Kocaman… Halı katlanarak büklümler yapar vaziyette sergilenmiş. Kimbilir kaç ton çekti bu halının ağırlığı?

Toplu iğneleri çeşitli renk ve tonlarda boyuyor; sonra hiç taslak falan çizmeden iğneleri batırarak resmini yapıyor. Tek bir resmini şöyle bir kaldırayım dedim; kolum kopuyordu… Halı nasıl taşındı bilmem. Mısır piramitlerini yapanları düşündüm; her bir blok taş ki tonlarca ağırlıkları vardı, bunları taşıyarak göklere tırmanan piramitleri yaptılar. Acaba bu kadim işçiler mezarlarından kalkıp Tuncay Yurtseven’in tablolarını mı taşıyorlar bizim bilmediğimiz bir teknolojiyle; geceyarısı, gizlice?

İşte sergideki tablolarından yılan olanı, tablodan dışarı başını uzatıyor; yaklaşırsanız elinizi kapabilir gibi nalet bakışları var. Korkuyorum.

Bodrum Art sanatçıları iyi çalışmışlar iyi eserler ortaya çıkarmışlar. VEFA SANAT EVİ’nin hemen önünde masalarla donanmış bir bahçesi var. Tam sohbetlik ve şaraplık. Resimlerin tadından sonra hazım molası.

 

Galerinin sahipleri çini sanatçısı Fatma Nişancı ile Vecaat Özkan hanımlar. Galeriyi ilk İstanbul’un Bakırköy’ünde kurmuşlar. Bakırköy benim de sevgili memleketim. Doğduğum, büyüdüğüm yer. O bakımdan da sanırım bana pek sıcak ve samimi geldi. 2010 yılında galeriyi Bodrum’a taşımışlar. Çini kursları da veriyorlar. Keza sergide onların eserlerini de görüyoruz. Fatma Nişancı’nın mavi tonlardaki çinileri pek zarif ve pek ince ve klas.

Çinilerin yanında Şükran Zaim’in üçlü soyutlamalarını görüyorum. Özellikle espasların yerindeliği resimlerini özel yapıyor.

Bu sergiden önce özel bir Bodrum sayısı çıkaran SANATIM dergisi Tuncay Yurtsever’in Mor Sanat Galerisinde açılan tek eserlik halı sergisinde özel bir dağıtım yapmış. Ve özel bir ek düzenlemiş Bodrum Art üzerine. Üyelerin bir kısmının kapsamlı bir tanıtımı da yer alıyor.

SANATIM temmuz ayı başında üçüncü sayısını çıkardı. Benim de köşe yazılarımın yer aldığı bu dergi özelikle fotoğraf sanatçısı Recep Peker Tanıtkan’ın üstün gayret ve çalışmalarıyla tiraj ve ismini kat be kat artırarak İstanbul’u basan sel gibi gürül gürül her yeri önüne katıp serüvenine devam ediyor.

 

Monad Balkan,

18 Temmuz 2017 Bodrum Yalıkavak

 

 

Bu yazı 1032 defa okunmuştur .

Son Yazılar