Yeşilköy'den Geleceğe Türk Balesi
Reklam
  • Reklam
PINAR AYDIN O'DWYER

PINAR AYDIN O'DWYER

Sahne Gözlemleri

Yeşilköy'den Geleceğe Türk Balesi

28 Nisan 2018 - 11:49

 

Ankara Devlet Konservatuvarı Bale bölümü öğrencileri” Yeşilköy’den Günümüze” adlı sene sonu gösterisini 19 ve 20 Nisan 2018’de Leyla Gencer Sahnesinde sundu.

İki perdelik gösterinin “Class Concert” adlı birinci bölümünde küçük sınıflar değişik bestecilerin bale müzikleri eşliğinde adeta okulda yaptıkları bale derslerini anlatan hem klasik, hem de modern danslar yaptılar. Onlara piyanoda Banu Manap ve perküsyonda Serkan Ayıtkan eşlik etti.

 

İkinci perdede Aram Haçaturyan’ın Spartacus balesinden Uran Sarbagişev ve Yuri Grigorovich’in koreografisiyle önemli bölümleri sundular. Eseri sahneye Sabina Ganioğlu koymuştu. Roma imparatoruna karşı ayaklanan köle Spartacus rolünde Alp Yazganarıkan, Spartacus’ün karısı köle Friga rolünde Deniz Nurten Derelioğlu, Roma konsülü Crassus rolünde Ömer Tulgahan Alnıaçık, konsülün cariyesi Aegina rolünde Gaye Tutuş ve varyasyonda Hira Albayrak dans ediyordu. Eserde ayrıca köleler, saraylılar ve askerlerden oluşan geniş bir corps de ballet (kor dö bale ya da bale korosu) yer alıyordu.

Esasında hiçbiri mezun olmamış, hatta bazısı daha ilk senesini bile tamamlamamış sanatçı adaylarının sunduğu bir gösteri hakkında değil olumsuz, olumlu bir eleştiri bile yapmak doğru olmayabilir. Kanımca onları sadece alkışlama ve cesaretlendirmek gerekli ve yeterlidir. Ancak 20 Nisan’da seyrettiğim gösteri öylesine güzel, öylesine başarılıydı ki mutlaka hakkında yazı yazılmalıydı. Birinci sınıflardan itibaren başrol oynayan tüm sanatçı adayları ve sanatçılar dansı severek, rollerini ciddiye alarak, tam konsantrasyonla ve son derece estetik biçimde ve hatasız dans ettiler. Her biri bu gösteride gruba karşı kendilerinin sorumluluğu olduğunun bilincindeydi. Grup da tam Carl Orff öğretisinde (1) olduğu gibi, her bir bireyin vazgeçilmez olduğunu anlamış durumdaydı. Sahne deneyimleri bunca az çocukların ve gençlerin böylesine birliktelik içinde dans edebilmeleri çok şaşırtıcı ve heyecan vericiydi. Ne sahneye giriş çıkışta, ne birlikte ne de solo yapılan dans bölümlerinde ne ufak bir hata olmadığı gibi, bir sonraki adımı düşünme anı bile yansımadı. Oysa az çalışılmış eserlerde sahnede sanatçıların anlık tereddüttü gözden kaçmaz. Zaten severek, benimseyerek ve güvenle çalışılmış eserlerde danslar heceler ya da adımlardan değil bir bütünden ibarettir; dans kekelemesi olmaz.

Bir eser hakkındaki duyguları kaleme alırken kıyaslama yapmaya kalkmak genellikle haksızlığa yol açabilir. Yine de Ankara Konservatuvarı bale öğrencilerinin sunduğu Class Concert bile 2014’te Amsterdam Hollanda Ulusal Operasında izlediğim “The Ballerina” adlı öğrenci temsilinin aklıma gelmesini engelleyemiyor. Sonuna kadar seyretmenin tarif edilmez bir sıkıntı verdiği The Ballerina’nın dağınık, düzensiz, özensiz, sevgisiz; üstelik de teknik ve artistik açıdan yetersiz olduğunu söyleyeyim, daha da söylemeden Class Concert’in saf güzelliğini anlayın. Hatta daha da ısrar edip bir de Sadler’s Wells Tiyatrosunda 2016’da seyrettiğim Mixed Bill adlı modern dans tiyatrosunun temsilinden söz edeyim (3). Bu temsilde Netherlands Dans Theater 2 (NDT-2) sanatçıları dans etmişlerdi. NDT-2 dans ile anlatım dilini geliştirmeyi amaçlayan dünyanın farklı ülkelerinden gelen 18-23 yaş arasındaki dansçılardan oluşan ve dünyayı dolaşan bir topluluk. Bu nedenle adı NDT-2, gençlerden oluşuyor. NDT-1 ise büyüklerden oluşan esas grup. Diğer bir deyişle The Ballerina’dakiler büyüyüp de okuldan mezun olunca seçilirlerse NDT-2’ye dâhil olabiliyorlar. İşte bizim Ankara Devlet Konservatuvarı Class Concert dansçıları böyle devam ederlerse çok kalmaz, NDT-2’ye kesin seçilirler ve dans düzeyini de kat kat yükseltirler, modern dansları teknik ve artistik açıdan o denli iyiydi.

Hadi maden başladım, yüzüm kızararak da olsa bir kıyaslamaya daha girişeyim. Bu sefer yer Paris, ulu Palais Garnier, dünyanın belki en ünlü balerini Nureyev’in dans ettiği sahne. Eser Jules Massenet’nin Manon adlı operasının müzikleri üzerine efsanevi koreograf Kenneth Macmillan’ın yorumladığı L’Histoire de Manon (Manon’un Öyküsü) balesi (4). Müzik de, koreografi de, dansçılar da harika, dekor ve kostümler de şaşaalıydı. Ama yine de tüm bunlar heyecan verecek düzeyi yakalayamamıştı ve ben dayanamayıp terk ettiğimi ikinci perdeyi ertesi hafta Mezzo TV’de seyretmiştim. Inanın Ankara Konservatuvarının Spartacus dansçıları en az L’Histoire de Manon dansçıları kadar başarılıydı. Ama ek olarak bir de duygu vardı. “Duygu”, sonuçta beş harfli basit bir kelime olmakla beraber etkisi tüm yaşamımızı anlamlı kılan ve yönlendiren bir varlık! Dekorsuz ama yalın bir sahnede, abartısız estetik kostüm ve etkileyici ışık tasarımıyla, iyi seçilmiş müziklerin eşliğinde yaratıcı bir koreografiyle, severek özenli çalışmanın sonucu olarak salt bedenleriyle değil, içten duygularıyla dans eden bu gençler, harikalar yaratıp o beş harfli basit kelimeyi “duygu”ları harekete geçirebildi. Bunun şahitiyim, size anlatmak boynumun borcuydu.

Başta Bale Dansçılığı Sanat Dalı Başkanı San. Öğr. El. Özlem Mert olmak üzere tek tek tüm hocaları, velileri ve tabii genç dansçıları yüreğimde umut ve heyecan duygularıyla kutluyorum.

Not: “Hacettepe Üniversitesi Ankara Devlet Konservatuvarı, Bale Anasanat Dalı, Bale Dansçılığı Sanat Dalı”, uzun ismiyle mütenasip köklü bir geçmişe sahip olan bir okul ve bir bölüm. Ülkemizde 1947 yılında Türk Balesinin manevi annesi Dame Ninette de Valois’nın Yeşilköy Bale Okulunda başlattığı bale eğitimi 1950’de Ankara Devlet Konservatuvarı bünyesine taşınmış. 1982’de Hacettepe Üniversitesine bağlanan konservatuvarda yukarıda saydığım uzun isimli bölümde Bale Dansçılığı Sanat Dalının yanı sıra “Modern Dans Sanat Dalı” ve “Koreoloji (dans yazısı notasyon ile kayıt bilgisi) –Koreografi” Sanat Dalı programları ile eğitimlerine devam ediyor.

PINAR AYDIN O'DWYER

28 Nisan 2018

 Fotoğraflar: Elif Buzlupınar, İnan Mert, Gökhan Yolcu ve Güven Süslü

 

Kaynakça

  1. Avrupa Opera-Bale Sahnelerinde Gezintiler ve Alınabilecek Dersler, Sahne Dergisi, Sayı 69, Temmuz-Ağustos 2015

  2. Aydın O’Dwyer P: Hollanda Dans Tiyatrosu ile Dans Karaokesi, Sahne Dergisi, Sayı 75, Temmuz-Ağustos 2016

  3. http://www.orff.de/en.html. Erişim: 22.04.2018

  4. Toksoy AC: Orff Yaklaşımı Nedir? http://www.musikidergisi.net/?p=1099. Erişim: 22.04.2018


 

Reklam
Bu yazı 1640 defa okunmuştur .

Son Yazılar