Kayıhan Keskinok sergi açmayı sürdürüyor
Reklam
  • Reklam
SAVAŞ SÖNMEZ

SAVAŞ SÖNMEZ

Geçmişe Özlem

Kayıhan Keskinok sergi açmayı sürdürüyor

25 Nisan 2016 - 18:04

18 Nisan 2015’de Ankara’da 92 yaşında(d.26.1.1923 İzmir) yitirdiğimiz “sanat adamı” Kayıhan Keskinok’un sergileri yaşamındaki temposunu aratmayacak biçimde sürüyor. Bilindiği gibi Kayıhan Hoca yaşarken son sergisini, Nazım Hikmet’in Kuvayı Milliye Destanı’ndan esinlenerek yarattığı resimleriyle Gezi Direnişi resimlerini birleştirerek Gezi’ye ithaf edip, kutladığı son doğum günü olan 26 Ocak 2015’de “Diriliş” adıyla açmıştı.

O yaşında öylesine yoğun çalışıyordu ki, ölümünden 20 dakika öncesinde bile Çanakkale eskizleri tasarlıyordu. Hayatta iken tasarlanıp tarihi de belirlenen “Benim Gerçeklerim” adlı sergisi ise ölümünden sonra 1-12 Haziran 2015 arasında İstanbul Tünel Sanat Galerisi’nde açılabilmişti.

Hocanın 1. Ölüm Yıldönümü’nde bu kez Ankara’daki iki sergisinin açılışlarında ben de bulundum. İlk sergi, 2 Haziran 1982’den 2012 yılının sonlarına değin adını taşıyan atölye de dersler verdiği Galeri Sanat Yapım’da 15 Nisan 2016’da başladı ve de 29 Nisan’a dek sürecek. Galeri Sanat Yapım, her yılın 15 Nisan’ında olmak üzere beşincisini kutladığı bu yılın Dünya Sanat Günü’nü “Kayıhan Keskinok’a Saygı” olarak adlandırmıştı. Sergide galeri sahibi fotoğraf sanatçısı İbrahim Demirel’in koleksiyonundan 27 Kayıhan Keskinok yapıtı yer alıyordu.

Hocayı, küçüklüğünde resimle uğraşan kızım Evren’in 1985-1992 arasında aynı atölyenin minikler grubunda Nesrin Demirel ve Zahide Yükseler’den aldığı resim eğitimi sırasında tanımıştım. Hatta hoca, Evren’in “suluboya bir sandalye”sine övgüler yağdırmıştı. Demirel’in koleksiyonundaki Nazım ve Kuvayı Milliye, çıplak kadın figürleri, Karadeniz Düğünleri tablolarının özellikle ikisinden çok etkilendim. İlki “Fındık Toplayanlar” adlı 1959 tarihli Picassovari tablosu. İkincisi ise, kimi yazılarla “İbo”ya armağan ettiği, birbirine bitişik üç çıplak kadınlı ve 2006 tarihli “üçleme” diyebileceğimiz eskizleri.

Galeri Sanat Yapım sergi açılışında, editörlüğünü Önder Şenyapılı’nın yaptığı “Kayıhan Keskinok’a Saygı” adlı bir kitap da çıkardı. Kitap, dostları ve sanatçı öğrencileri ile atölyesinin “melekleri”nin duygu ve anılarının yanı sıra, “Galeri Sanat Yapım Aile Albümü”nden fotoğrafları ve Demirel koleksiyonundaki kimi Keskinok tablolarını kapsıyor.

Kitapta yer alan yazı ve anılardan, hocanın bir elinde fırça bir elinde şarap kadehi ile resim yaptığını, İşçi (Vatan) Partisi üyesi olduğunu, devlet sanatçılığını, Trabzon Lisesi’nde öğrencilerine önce klasik müzik dinletip sonra da bunun resmini yapmalarını istediğini, ders sırasında çeşitli konulardaki sorularını bilenlere “akide şekeri”(ders sırasında çizdiği eskizler) hediye ettiğini öğreniyorum. Ve de “iyi yaşadığı-çok yaşadığı” vurgulanan hocanın en çok çocukluğunu geçirdiği Uşak’daki , kendi deyimiyle “Türkiye Cumhuriyeti’nin ışık dolu, aydınlık dolu, umut dolu olduğu yıllar” dönemine imreniyor, gıpta ediyorum.

İkinci sergi ise hocanın 1.Ölüm Yıldönümü’nde 18 Nisan 2016’da “Kayıhan Keskinok Vakfı” ile birlikte açılışı yapılan ve 18 Mayıs 2016’ya değin gezilebilecek “Acılardan Umut ve Güvene ve Geleceğe Kayıhan Keskinok 2016 Sergisi ( Vakıf, Cinnah Caddesi 19/2’de, Nejat Ersin’in yapıtı olan binanın alt katında). Sergide Keskinok’un, aile ve vakıf koleksiyonundan, “Karadeniz Düğünleri-gelinler-balık etli ve dolgun kadınlar-mutlu insanlar-işçiler-madenciler-emekçiler-Kuvayı Milliye ve Nazım Hikmet-Gezi Olayları-mitolojiden öyküler” konulu bir çok tablo sergileniyor. Kendini bir müze olduğu kadar bir okul ve önemli bir sanat mekanı olarak da geliştirmek savında olan Kayıhan Keskinok Vakfı,” Keskinok’un eserlerini basım-yayın yoluyla çoğaltmayı, sergilemek yoluyla kuşaktan kuşağa taşımayı, toplumun her kesimine sanat sevgisini aşılayarak sanat yoluyla toplumu eğitmeyi ve Çağdaş Türk Sanatının yurtiçinde ve yurt dışında tanıtılmasına katkıda bulunmayı, güzel sanatların yanı sıra mimarlık ve şehircilik gibi güzel sanatlarla ilişkili alanlarda eğitime katkıda bulunmayı ve çalışmaları özendirmeyi” amaçlıyor.

29’undan önce hocayla birlikte Galeri Sanat Yapım’ı gezip, kaldıysa kitaptan da edinin. Sonra, 18 Mayıs’a kadar Vakıf’a ulaşın. Hem bu mekana alışın, hem sergiyi dolaşın, hem de vakfa katkıda bulunmak için anmalıklardan edinin”derim.

Bu yazı 2904 defa okunmuştur .

Son Yazılar