Sanattan Yansımalar portalinde 17 Ocak 2021 de“Tiyatronun Duayeni Erhan Gökgücü başlığıyla yazdığım yazıda “Öğretmen, Yazar, Yönetmen; tiyatronun Duayeni Erhan Gökgücü” diye sözetmiştim ondan. Ve şöyle yazmıştım:
“Erhan Gökgücü, birçok oyuncunun, tasarımcının tanınmasına neden olan oyunların yönetmeni, bazılarının da yazarı, birçok başarılı oyuncunun öğretmeni olarak adını yazdırdı tiyatro tarihimize. Hepsi bir yana yazıp yönettiği Giordano Bruno ve yönettiği Getto gibi birçok oyunu başlı başına değerlendirmelere, üzerine tartışmalar açılmasına değer tiyatro olaylarıdır. “
Erhan’ı kaybettikten sonra eşi Funda Gökgücü ,“Erhan Gökgücü Sanat Derneği”ni kurarak; oyun yazarlığı, onur ve emek ödülleri vermek üzere Türk Tiyatrosu’nun değerli isimlerinden oluşan seçici kurullarla bir organizasyon başlattı. Erhan Gökgücü Derneği’nce bu birkaç yılda birçok yeni yazarı tiyatromuza kazandırdı. Tiyatromuzun bazı değerlerine Onur ve Emek ödülleri sunuldu.

2025 yılının kazanan oyun yazarlarının ödülleri için düzenlenen ödül gecesinde bu yılın Onur Ödülünün sahibi Seçkin Selvi ve Emek Ödülünün sahibi Cengiz Özek’e anmalıkları sunuldu. Cengiz Özek ülkemizin yüz akı sanatçılarından, yurt içinde ve yurt dışında gölge tiyatrosu uzmanlığı ve yeteneğiyle tanınıyor.
Bu yıl ödüllerin arasına bir de Lucifer isimli kedi adına verilen ödüller katıldı. Lucifer Funda’yla Erhan’ın sevgili kedilerinden biriydi. Erhan, Sadri Alışık Ankara Akademi’de ders aralarında sıklıkla Lucifer’den söz ederdi, hastaydi kedicik. Lucifer’i ve hastanede onu yalnız bırakmayan Funda’nın vefasını anlatırdı Erhan. Lucifer öldü daha sonra da Erhan’ı kaybettik. Ne hoş değil mi? Bir ödüle isim veren başkaca bir kedi olduğunu sanmıyorum.
Eleştirmenlik… Seçkin Selvi
Tiyatro, kalıcılık konusunda en şanssız sanat dallarından biri. Tek oyunculu bir oyun bile kalabalık bir kadroyla, yoğun bir yaratıcılık-tasarım-uygulama süreci ve genel olarak uzun bir ön çalışma sonucu ortaya çıkıyor. İlk oyun; başlıyor. Son oyun; bitiyor. Sonrası seyircilerin ve oyunda görev alanların belleğinde ne kadar yer alabildiyse. Oyundan somut olarak geriye kalansa birkaç fotoğraf ve basında yer alan eleştiriler.
Eleştirmenler ve onların yorumları, oyunları geleceğe taşıyan birer tiyatro elemanı. Bir oyunun yazılmasından sahneye çıkışı ve son oyuna dek yaşadığı o çok sancılı, zor ve bir o denli cazip sürecin bir parçası da eleştirmenler. Ülkemizde eleştirmenin, oyunun gişesini olumlu ya da olumsuz etkileyebilme gücü yok. Eleştirmen ne yazarsa yazsın seyirci bildiğini okuyor. Tiyatrocu da belki bu nedenle pek önemsemiyor eleştirmeni.
Onur ödülü sunulan Seçkin Selvi tiyatromuzun başka bir duayeni.
Çevirmen, tiyatro eleştirmeni, yazar, sahne ve kostüm tasarımcısı, gazeteci, eğitmen. Seçkin Selvi yüzlerce çevirisiyle, yıllardır sürdürdüğü eleştirmenliğiyle Türk tiyatrosunun değerli isimlerinden. Katılamadığı için bir metinle selamladı törene katılan konukları. Ödülünü kendisine iletmek üzere ben aldım, onur duyarak.
“Bu değerli ödülün Erhan Gökgücü adını taşıması çok önemli. Kitaplarını severek okuduğum usta yazar, İstanbul’da izleme fırsatını bularak hayran oluğum “Getto” oyununun eşsiz yönetmeni, tiyatronun yeri doldurulamayan sanatçısı, yaşıtım Erhan Gökgücü ile yeni bir buluşma oluyor bu.
Ödülün bir başka anlamı da, çocukluğumun ve ilk gençliğimin geçtiği Ankara kökenli olması; çünkü bugün tiyatro alanında ödül almamı, Ankara’da önceleri Büyük Sinemaya ve Halkevine gelen İstanbul tiyatro topluluklarının, sonra da Küçük Tiyatro’nun 1947’deki açılış oyunu “Köşebaşı” ile başlayıp seyrettiğim bütün Devlet Tiyatrosu ve Operası yapıtlarının 80 yıllık izleyicisi olmama borçluyum.
Ödülün çok önemli bir üçüncü anlamı da eleştirinin tiyatronun doğal bir parçası olduğunu vurgulaması; çünkü eleştiri, bütün sanat dallarının olduğu kadar tiyatro sanatının, sanatçılarının ve emekçilerinin de destekleyicisi, yoldaşı, omuzdaşı, öncelikle de kışkırtıcısıdır.
Beni duygulandıran ve onurlandıran bu ödül için Erhan Gökgücü Sanat Derneğine ve seçiciler kuruluna içtenlikle teşekkür ediyorum.”
Güzel insanlarla paylaşılan güzel bir törendi.
GÜLŞEN KARAKADIOĞLU
9 Aralık 2025, Ankara


























