Bugünlerde bir görkemli romanın yeniden basımı yapıldı: Robert Sabatier’in (1923-2012) İsveç Kibritleri adlı kitabı (Çev. Yasemin Çalıkır, Eriken Yay., 2025). Sabatier aynı zamanda Fransız şiir tarihini de yazmış usta şair. Aslında İsveç Kibritleri romanının kaynaklık ettiği üçleme sözkonusudur. İkinci kitap Nane Şekerler, üçüncüsü ise Yaban Fındıkları’dır. Başka söylersek, bu eşsiz güzellikteki yapıtların Türkçeye çevrilirkenki adları.
Üçleme Sabatier’in yaşamöyküsüne dayanır. Okuru esrikleştiren bir duyarlık, bir anlatım ustalığı. İçtenliksiz, yapay tek tümce yok.
Çocuk Olivier Paris’in yoksul Labat Sokağında yaşar. 1930’lu yıllar. Babası Birinci Dünya Savaşında ağır yaralanmış, izleyen zamanlarda ise bu darbenin etkilerinden kurtulamamış, ölmüştür. Dünya iyisi, anne güzel Virjinya tuhafiye dükkanı işleten, sevilen biridir. Olivier’in her şeyidir. Virjinya, verem yüzünden, genç yaşta ölünce Olivier kimsesiz kalır, yıkılır. Yine aynı sokakta yaşayan, yeni evli akraba çift, Jean ile Elodi yanlarına alırlar ama işsizdirler. Olivier ‘yi sevmelerine karşın gerçek budur.
Labat Sokağında insanlar çok içtenlikli, dayanışmacı, sevgili, dostça bir ilişki içindedirler. Mado, Bugras, Mac, Madam Papa, Radyo onarımcısı, ve tabii çocuklar... En önemli iletişim kurduğu kişi, nitelikli insan Bugras ve onun kadar olmasa da Örümcek takma adlı sakat adamdır. İkisi de yitip giderler. İbrahim Berksoy’un da belirttiği gibi Labat’ta çizilen atmosfer ortak insan duyarlığıdır (İsveç Kibritleri).
Olivier’yi bir süre sonra varsıl yengesi Victorya ve dayısı evlatlık edinir, yanlarına alırlar. Ailenin iki oğlu vardır, ufaklık Jimi ile yetişkin Marsi. Verem hastasıdır Marsi. Daha birçok olay su gibi akar. Okula ara vermiş Olivier yeniden okula başlar. Tiyatro sevdalısı dayı ile eşi destek olurlar ve Olivier okuma tutkusu içinde bulur kendini. Kimler, ne olaylar girmez ki yaşamına (Nane Şekerleri).
Üçüncü kitapta, alımlı, güzel Victorya’nın da köklerinin bulunduğu Suges’teyiz. Suges köyle kasaba arası, doğası bozulmamış, insanlarının yaşam biçimi yüzyıllardır değişmemiş bir güzel yerdir. Olivier tanıması için gönderilmiştir. Büyükbaba Papa bilge insandır. Kavrayışı geniş, “kitapsız bilendir.” Duygusunu hemen gösteremeyen Büyükanne Mama, dost Amca Nalbant Victor, adlarıyla üç inek, köpek Beyaz Ayak...
Suges Güney Fransa’dadır ve burada Fransızcanın bir lehçesi konuşulmakta, bu lehçeyle yayınlar yapılmaktadır. Ne ki yayın yönü çok sınırlıdır. Lou patoues yerel ağız, köylü dili demektir. Bu sözcükle Oksitanca kastedilir. Oksitanca Fransızcanın köklerindendir ama egemen anlayış güneyi değil Kuzey Fransa Fransızcasını temel almıştır. Kitap tümüyle Oksitancanın savunusunu, korunmasını, kırsal yaşamın duru, yalın yapısını, halkbilimsel özellik ve inançları yansıtır (Yaban Fındıkları).
Robert Sabatier hayranlık uyandırır üstünlükte, sinematografik görsellik sergiler anlatımında. Her öznenin ne yaptığını, göze çarpan yerleri, durumları canlılıkla sıralar.
Nane Şekerleri ve Yaban Fındıkları da mutlaka yeniden basılmalı.
Sabatier’i okumak diye bir iş kesin var; şölen!
Günay Güner
13 Eylül 2025 , Ankara





























