Bazı gösterimler vardır; üzerinden aylar geçse de etkisinden çıkamazsınız. Mayıs’ın son günü İstanbul Atatürk Kültür Merkezi’nde (AKM) izlediğimiz St. Petersburg Eifman Balesi’nin Anna Karenina performansı işte böyle bir deneyimdi.
31 Mayıs gecesi AKM’ye ulaşmak kolay olmadı. Beklenen LGBT gösterileri nedeniyle güvenlik önlemleri sıkıydı; M2 metrosunun Taksim durağı kapalı, meydan polis bariyerleriyle çevrilmişti. Osmanbey’den yürüyerek, Divan ve Intercontinental otellerinin arasından yaklaşık bir saatte AKM’ye vardık. Tüm zorluklara rağmen salon neredeyse tamamen doluydu.

Tchaikovsky ve Eifman Uyumu
Gösteride müzik canlı değil, banttan verildi. Bu küçük ayrıntı, izleyicilerin dikkatinden kaçmamış olabilir. Boris Eifman’ın koreografisi, klasik balenin zarafetini modern dansın özgür anlatımıyla buluşturuyor. Sahnedeki her hareket, izleyiciyi duygusal bir yolculuğa çıkarıyor. Pyotr Ilyich Tchaikovsky’nin Senfoni No. 6 (Pathétique), Romeo ve Juliet Uvertürü, Yevgeni Onegin ve Fındıkkıran eserlerinden seçilen bölümler, dramatik anlatımı destekleyen güçlü bir müzik altyapısı oluşturuyor.

Özellikle Pathétique Senfonisinin hüzünlü finali, Anna’nın içsel çöküşünü sahneye adeta ağıt gibi taşıyor. Romeo ve Juliet Uvertürü ise Anna ile Vronsky arasındaki tutkulu ama trajik aşkı çarpıcı biçimde yansıtıyor.

Yoğun Duygular ve Tarihsel Atmosfer
Bale gösterilerinde başroller değişebiliyor; 1 Haziran’daki temsilinde Dmitry Fisher, Karenin rolündeydi. Anna’nın içsel çelişkilerini ve dönüşümünü yansıtan koreografi, Vronsky ile ilişkisiyle derinleşiyor. Koro sahneleri, 19. yüzyıl Rus toplumunun baskıcı yapısını etkili bir biçimde aktarıyor. Prodüksiyonda bazı karakterler, örneğin Stiva Oblonsky, yer almıyor.
Rus sanat eleştirmenleri, Anna Karenina’yı Eifman’ın dramatik koreografisinin doruk noktalarından biri olarak görüyor. Tolstoy’un psikolojik çözümlemeleri, Eifman’ın sahne dilinde fiziksel bir ifadeye dönüşüyor. Rusya Kültür Bakanlığı destekli bu prodüksiyon, uluslararası turnelerde modern Rus sahne sanatlarının önemli bir temsilcisi olarak kabul ediliyor.
Ukrayna savaşı nedeniyle Batı’da sahne bulmakta zorlanan Eifman Balesi, Türkiye’de izleyiciyle rahatça buluşabildi. İstanbul izleyicisi, dünya çapında bir bale başyapıtını canlı izleme ayrıcalığı yaşadı böylece.
İstanbul Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürü Tan Sağtürk’e, ara verildiğinde fuayede sorum üzerine, eserin repertuvara girip giremeyeceği konusunda Tchaikovsky müziklerinden kolaj yapılarak yeni koreografiler üretilebileceğini; ancak Eifman’ın özgün eserinin yalnızca topluluğa ait kalacağını belirtti. Türkiye’de yeniden sahnelenmesi yalnızca konuk gösteriler aracılığıyla mümkün olacak.

Bale iki saat sürdü; kısa bir ara verildi. Final sahnesi ayakta alkışlandı. Ancak eve dönüş yine zordu; Taksim’in gece boyunca kapalı kalması nedeniyle uzun bir yürüyüş yapmak zorunda kaldık.
HALUK DİRESKENELİ
5 Eylül 2025, Ankara




























