Toplumların aklı-belleği insanlar vardır. Yaşam tarzları, çabaları, çok yönlü kimlikleriyle her toplumun temel dayanakları, örnekleri, idolleri. Elbette bunlar uzun yılların yoğun yaşam deneyimlerine bağlı birikimlerle. Bir insanda nitelik kavramı pozitif anlamda saydığımız özelliklerin topluma, her yaştan insana aktarımı da çok önemli toplumsal birikim demektir. Değer bilir insanların kendilerine sağlıklı bir birey, sağlıklı ve yaşamı anlayan, özümlemiş başarılı insan, modellerini örnek alması nitelikli insan modeli zincirinin devamlılığını sağlar.
Toplumsal devamlılık tarihin ve çağdaş toplumların ana sorunlarındandır. Özellikle insani değerler alanında her geçen gün erozyonlar yaşayan ilerlediği sanılan ya da geri kalmış sayılan her toplumun akil insanları çözümler aradığı neden, niçinleri sorgulamaya çabaladığı bir genel sorun.
Elbette bütün bunlar toplumu yönetmeyi ele geçiren insanların tarihi, akli ve insani birikim sahibi olup olmadıklarıyla ve akilleri dinleyip dinlemedikleriyle sıkı sıkıya ilişkili. Şu gerçek tarihin her döneminde erklerin kendi kontrollerinde olması beklenen ve buna göre tasarımlanan yönetim istedikleri bir başka gerçek. Kendi güdümleri pek çok değerin üzerinde seyrederken insan kalitesinin de çokça değer kaybetmesi onların sorunu değildir. Bütün mesele budur zaten. Erklerin nasıl bir insan ve toplum modeli istediği.
Üzerinde duracağımız konu işte burada daha da anlam kazanmaktadır. Toplumun yetiştirdiği deneyimli, zamanı ve yaşamı özümlemiş, insani değerleri yüce insanların yaşam sitillerinin, düşüncelerinin bilinmesi, günümüzün hay*huyu içinde yeniden tanınırlığı ve geniş yelpazede örnekliği.
Ali Naili Erdem (İzmir.1927), Siyasetçi - Bakan
Adalet Partisine katılarak gençlik yıllarında başladığı siyasi faaliyetlerini aynı çizgide devam ettirir. 1961 Türkiye Genel Seçimleri sonucu Adalet Partisi sıralarından 1.(XII) dönem milletvekili.
Suat Hayri Ürgüplü başkanlığında kurulan 29. Türkiye Hükûmetinde Sanayi Bakanı. Bu dönemde Almanya'ya gidip sanayi faaliyetlerini inceler. 1965 Türkiye Genel Seçimleri sonucu 2. (XIII) dönem milletvekili olarak mecliste yerini alır. Süleyman Demirel başkanlığında kurulan 30. Türkiye Hükûmetinde Çalışma Bakanı. 1969 Seçimleri sonucu 3. (XIV) dönem milletvekili.
Naim Talu başkanlığında kurulan 36. Türkiye Hükûmetinde ikinci defa Çalışma Bakanı olarak görev alır. 1973 Seçimleri ile birlikte 4. (XV) dönem milletvekili olarak yeniden meclise girer. 39. Türkiye Hükûmetinde Milli Eğitim Bakanı. Milli Eğitime bağlı bir "Türk Musikisi Konservatuarı" bu dönemde kurulur. 1977 Türkiye Genel Seçimlerinde son kez meclise girer. Siyasal yaşamı sona erdikten sonra konferanslar vermeye başlar ve çeşitli kitaplar yazar.
Siyasetçiliğin yanı sıra şairlikle de ilgilenir. Fikirler, Töre, Kemalist Ülkü, Çınar, Türk Edebiyatı, Ajans Türk, Gülpınar, İlk Yaz, Çaba, Şiir Defteri ve Çağrı gibi birçok dergide şiirleri yayınlanır. Şiirlerinde genellikle Anadolu insanını işler.
Ali Naili Erdem’in söyleşilerden alınan bazı sözleri. “Atatürk’süz bir Türkiye olamaz. İslam gönül hazinem, devrimler akıl dünyamın hazinesidir. Ne İslam’dan vazgeçeceğiz, ne Atatürk’ten.”

Her gün en az bir saatini Milli Eğitim’le ilgili yayınlara ayırıyormuş. Güncelle ilgili tespiti şu: “ ‘Yaşamak, yenileşmektir’ tarzında bir anlayış Türkiye’ye de intikal etmiştir. Gazi’nin dediği gibi ancak okuyan milletler medeni olabilir, yaşama hakkına sahip olabilir. Okumayan bir millet müstemleke olur. Bu beyin bir et parçası değil evladım! Ne kadar bilirsen o kadar başarılısın, o kadar özgürsün.
”https://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/zeynep-bilgehan/demokrasi-tarihinin-97-yillik-tanigi-ali-naili-erdem-turk-siyasetinin-yasayan-hafizasi-42467738
“Kişilikli İnsan” olmak çok zor... Ama...O kadar da erdemlidir.
Memduh Bayraktaroğlu..https://www.korkusuz.com.tr/ali-naili-erdem-ve-insan-ve-politika-wp-277438
Ali Naili Erdem’in yayınlanan kitapları. Bu Toprağın İnsanları (1972), Sevda Kuşatması (2002),
Siyasetin Yollarında (2004), Bir Sevgidir Yaşamak (2014)
Prof. Dr. Ruşen Keleş (Trabzon 1932), Kent bilimci, araştırmacı-yazar.
İlk-Orta öğrenimi Trabzon’da. Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi (1954), Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi (1955) ve New York Üniversitesi Masochusettes Teknoloji Enstitüsü (1960) mezunu. 1957 yılında AÜ Siyasal Bilgiler Fakültesine asistan olarak girdi. Burada doktorasını verip (1961), doçentliğe (1965) ve profesörlüğe (1971) yükseldi. SBF, ODTÜ, Gazi Üniversitesi, Hacettepe Ün. Güzel Sanatlar Fakültesi ve KTTC Doğu Akdeniz Üniversitelerinde öğretim üyeliği; SBF’de dekanlık (1971-75), İskân ve Şehircilik Enstitüsü Müdürlüğü (1982), Ankara Büyükşehir Belediyesinde danışmanlık görevlerinde bulundu. Bölge planlaması ve şehircilik üzerine yaptığı araştırmalar ile bu alanda yazdığı kitaplarıyla ve çok sayıda konferanslarıyla tanındı.

Makaleleri Siyasal Bilgiler Fakültesi, Amme İdaresi, İller ve Belediyeler Dergileri ile Cumhuriyet Gazetesinde yayımlandı. Otuz kadar Türkçe ve İngilizce telif eseri vardır. 1993’te Abdi İpekçi Özel Barış Ödülü ile Japon İmparatorluk Nişanı’nı aldı. Mülkiyeliler Birliği, Birleşmiş Milletler Türk Derneği ve Türk Dil Kurumu (eski) üyesidir. https://www.biyografya.com/tr/biographies/rusen-keles
Pulat Tacar (İstanbul.1931, Diplomat-Yazar
Kabataş Lisesi (1950) ve Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi mezunu. Cakarta’da (Endonezya, 1981-84), Avrupa Topluluğu nezdinde (Brüksel, 1984-87) ve UNESCO (Paris, 1989-95) nezdinde büyükelçilik, daimi temsilcilik; merkezde ise Kültür İşleri Genel Müdürlüğü (1987-89) görevleri yaptı.
Bu değerli diplomatımızı Dışişlerinde Genel Müdürlüğü sırasında yurt dışında dağıtılmak üzere Hikmet Şimşek Beyin şefliğinde icra edilen uzunçalar plağın hazırlığı sırasında tanıma olanağı bulmuştum. Ayrıca görev döneminde Dışişlerinin sanat koleksiyonuna çok değerli resimlerin dahil edildiğini de biliyorum.
Pulat Tacar 1960 yılında Viyanalı Silviya Hanımla evlenir. Bu evlenme konusunu gazeteci Birol Kılıç’ın kendileriyle yaptığı söyleşisinden alıyorum. ‘’Aileniz ve çevreniz ne dedi? Türklere karşı önyargı yok muydu?” diye yönelttiğim soruma Silviya hanım dikkat çekici bir cevap verdi: “Yoktu. Ne ailemin, ne benim, ne de çevremin. Kimse zorluk çıkarmadı çevremden. Tam tersine Pulat´ı herkes sevdi. Bir de bu Türk gençleri, Türk Dışişleri Bakanlığı’nın Atatürk Türkiye´sinin yetiştirdiği çok bilgili, görgülü, çok dil bilen insanlardı. Sadece Pulat değil. Pulat’ın tüm çevresinde olan Türklerin hepsi böyle idi. Ortalama bir Avrupalı veya Avusturyalının çok üstünden entelektüel, çalışkan, disiplinli ve çağa ayak uydurmuş örnek gençlerdi.”

Türkiye’de ve yurtdışında yayımlanmış İslâmda hoşgörü, Türkiye-Avrupa Birliği ilişkileri konularında çeşitli incelemeleri ve makaleleri bulunmaktadır.
“Pulat Y. Tacar, Terör ve Demokrasi adlı kitabında bu konuyu çok yönlü olarak incelemiş ve değerlendirmiştir. Kitabın önsözünde, araştırmanın amacı şöyle belirtilmiştir: ‘...terör ve ona akraba olan şiddet kullanımı ve gerilla savaşı gibi kavramların içerdikleri öğeleri incelemek; farklı kullanımlardan doğan anlaşmazlıklara ışık tutmak, teröre başvuranların ve onlara arka çıkanların, ardına sığınmak istedikleri ve destek aradıkları kendi kaderini tayin hakkı, azınlık hakları gibi gerekçelere ve bu konudaki tartışmalara değinmek; uluslararası ve bölgesel örgütlerin terör konusundaki tutumlarını ele almak; Türkiye’nin terörle mücadelesinin ülkemizin Avrupa’ya entegrasyonunu ne şekilde etkilemekte bulunduğuna değinmek ve bazı önerilerde bulunmaktır.’” (Muzaffer Uyguner-Terör ve Demokrasi hakkında)
ESERLERİ: Kültürel Haklar, Dünyadaki Uygulamalar ve Türkiye İçin Bir Model Önerisi (1996), Siyasetin Finansmanı (1997), Terör ve Demokrasi (1999).
***
Bu başlık altında kısa anlatılarla ele almaya çalıştığımız çok başarılı yaşam örnekliği gösteren değerlerimiz ve tümünü yetiştiren bir Cumhuriyet var. Bilimde, sanatta, kültürde silinmez izler bırakan bir Cumhuriyet kuşağı. Tümüne minnet duygularımızla
( Yazılarımız devam edecek. )
Hasan Pekmezci
4 Ağustos 2025, Anamur


























