7 – 8 Kasım 2025 tarihlerinde, Zorlu PSM Turkcell Sahnesi’nde bir erteleme, iptal olmaz ise Scottish Ballet, bale tarihinin ünlü balesi Coppélia’yı yeni bir yaklaşımla (yapay zeka kullanımı, teknolojinin dansla buluşması) izleyicilere sunacak (Milliyet, 23 Temmuz 2025).
Yapay zeka kullanımı iyice yaygınlaşmakta. Sahne sanatlarında da yapay zeka kullanımının örnekleri çoğalmakta. Bale eserlerine yeni yaklaşımlarda da yapay zeka kullanımı görülmekte.
Belki de Coppélia balesi, yapay zeka, teknoloji, dijital ortamlar, robotlar ile yeniden yaratılmaya elverişli bir bale. Coppélia balesinde de Coppelius adlı karakter otomatik bebekleriye, sanki bir laboratuvarda deney yapar gibi onlarla yenilikler dener. Bu bebekler arasında Coppélia bebek gözdesidir ve Coppelius bu mekanik bebeği gerçek insana dönüştürmek ister.
Coppélia balesi ilk olarak 25 Mayıs 1870 tarihinde Paris Operası’nda sahnelenmiş. Balenin bestecisi Léo Delibes (1836 –1891). Koreograf Arthur Saint-Léon (1821 –1870) aynı zamanda Charles-Lois-Etienne Nuitter (1828 –1899) ile balenin librettosunu da hazırlamış. Librettoda kaynak olarak Ernst Theodor Amadeus Hoffmann’ın (1776 -1822) Der Sandmann (Kum Adam) hikayesi kullanılmış, ancak bale için bu gerçek ile gerçek-dışı durumlar arasında okuyucuyu sürükleyen tüyler ürpertici öykü daha sevimli yapılmış (Koegler 131 – 132).
Mekanik nesneler (otomatlar: gerekli yazılımlar yüklendiktem sonra kendiliğinden çalışabilen, hatta insan gibi olabilen makinalar) insanları hep ilgilendirmiştir. Antik Yunan’da, M.Ö. 750 – 650 yıllarında yaşamış Yunan ozanları Hesiodos ve Homeros’un eserlerinde bir çeşit “yapay zeka”, “robot” fikirleri görülmektedir. M.Ö.700’lerde Hesiodos tarafından anlatılan dev bronz heykel Talos hikayelerinde en erken “robot” kavramına rastlanır (Margaryan 1).
Yüzyıllar boyunca çeşitli otomatlar, insanların ilgisini çekmiş, kendi kendine hareket eden cisimler hayranlık uyandırmıştır. Bunların içinde en ilginç olanı da “Mekanik Türk” veya “Satranç oynayan otomattır”. 1770 yılında, Wolfgang von Kempelen (1734 – 1804), Avusturya İmparatoriçesi Maria Theresa’yı (1770 –1804) etkilemek için bu otomatı oluşturur (Mechanical Turk, wikipedia).
Coppélia balesinde de Coppelius’un atölyesinde çeşitli otomat bebekler kuruldukları zaman kendi kendilerine hareket etmekte. Ancak, Coppelius’un en büyük arzusu, bu otomatlar arasında en çok sevdiği Coppélia bebeği canlandırmak, onu “insan” yapmak.
Bu “cansız bir nesneden canlı yaratma dürtüsü” de yine Antik devirlere kadar gidiyor. Yunan mitolojisindeki efsanevi karakter Pygmalion, Romalı şair Ovid’in Metamorphoses (Dönüşümler) adlı anlatı şiirinde bir heykeltraştır ve yarattığı ideal kadın heykeline aşıktır ve en büyük arzusu bu heykelin canlanmasıdır. Aşk tanrıçası Afrodit, Pygmalion’un isteğini kabul eder ve heykel canlanır (Pygmalion, wikipedia).
Bale sanatı da bu öyküden etkilemiştir ve Pygmalion baleleri yaratılmıştır. Bunlar arasında 1734 yılında Marie Sallé’in (1707 – 1756) Pygmalion balesinde Sallé, alışılmış barok kostümleri yerine müslin bir tünik giyerek sahneye çıkmıştır (Koegler 429, 461).
18. ve 19. Yüzyıllarda Pygmalion baleleri yaygınlaşırken, yüzyıllar boyunca ilgi çekmiş olan otomatlar da, 18. Ve 19. Yüzyıllarda “Altın Çağ” larını yaşarlarken yeni otomatlar oluşturuluyor. Endüstrideki buluşlar, teknolojinin gelişmesi bu otomatların daha da işlevsel olmalarını sağlıyor (Grazioli, Violette 1).
Bale tarihinde ise,19. Yüzyılın ikinci yarısında, bale izleyicisi artık Romantik Bale’ye ilgi duymamaktadır, sahnede başka türlü hareketlilik beklemektedir. Bale yapımcıları da sahnede çeşitli görsel ögeler kullanırlar. Sahneye canlı hayvanlar bile gelir, yöresel halk danslarının da koreografilere katılmasıyla çeşitlilik yaratılır (Lawson 69). Coppélia balesinin koreografı Arthur Saint-Léon da girişimci yapısı, değişkenliği ile bale sanatındaki yeniliklere katkıda bulanabilecek bir sanatçıdır.
O dönemde otomatlara ilgi artmıştır, cansız bir cismi canlı yapma dürtüsü zaten yeni değildir, bir bale eserinde halk danslarına da yer verilebilecektir. Arthur Sait-Léon bütün bu özellikleri 1870 yılında Coppélia balesi ile izleyicilere sunar. Bale, bale tarihinde yerini alırken çeşitli koreografları da etkilemektedir.
Coppélia balesinden sonra, canlanan kuklaları, bebekleri konu alan baleler de repertuvarlarda yerlerini alırlar. Bunlar arasında Arlequinade (1900), Die Puppenfee (Peri Bebek) (1903), Petrouchka (1911) baleleri 1870 Coppélia balesini hatırlatmaktadır (Austin 65).
Türk Bale Tarihi’nde de Coppélia balesinin önemli bir yeri vardır. 28 Ocak 1961 tarihinde, Ankara Opera Binası’da sahnelendiği zaman Devlet Tiyatrosu Bale Bölümü’nün (AnkaraDOB’un o zamanki adı) ilk 3 Perdelik balesi izleyicilerle buluşmuş olur (Çıkıgil 37).
Baledeki, Coppelius karakterinin atölyesindeki bebekler ve onun gözdesi bebek Coppélia hareketsiz oldukları zaman cansız cansız öylece yerlerinde dururlar. Coppelius bunları kurarak canlandırmaktadır. Coppélia bebeği ise iyice canlı bir insana çevirmek istemektedir. Atölyesinde, cansız cisimler hareketsiz iken heykellere benzerler. Bu cisimler hareketlenince sanki canlanmaktadırlar ama gerçekten canlanabilirler mi? Coppélia bebek canlandığı zaman aslında Coppelius’un atölyesine gizlice girmiş olan Swanilda onun yerine geçmiştir ve nişanlısı Franz’a da bir bebeğe aşık olduğunu göstermek istemektedir. Coppelius ise büyük bir heyecanla çok sevdiği bebeğine hayat verebildiğini sanmaktadır. Swanilda, Coppélia bebek olunca önceleri bir otomat gibi hareket eder ama sonra bütün atölyeyi dağıtır, kaprisleri, merakları olan bir insana dönüşür ve Coppelius’a kostümleri çıkarılmış cansız bir bebek kalır (Austin 73).
Bazı koreograflar Coppélia balesine yeni yaklaşımlar getirirlerken bu mekanik bebeklerle yeni bir ortam yaratmak istemişlerdir. Alışılmış klasik baleye başka bir boyut getirmek isterlerken eserin ünlü bestecisi Delibes’in müziğinde de değişiklikler yapmışlardır.
2006 yılında, Victor Ullate Bale Topluluğu için ödüllü koreograf Eduardo Lao’nun 23 dansçı için yarattığı Coppélia balesi, Sibernetik (Güdümbilim) Laboratuvarı’nda geçer.
Bu geleceğe ait (fütüristik, gelecekçi) laboratuvarda, Doktor Coppelius yapay zekadan yararlanarak bir android (insansı robot) yaratmak ister. Hatta bu yarattığı robot, bir “robo-wife” (robo-eş) olacaktır. Bu balenin Sonia Paramo tarafından 2013 yılnda filmi de yapılmış (Euroarts.com). Doktor Coppelius belli ki tamamen kendine hizmet edecek olan ideal kadını yaratmak için laboratuvarında en üst düzey teknolojileri kullanacaktır.
2008 yılında ise, Dutch National Ballet (Holanda Ulusal Bale Topluluğu) için koreograf Ted Brandsen’ın yarattığı Coppélia balesinde, Doktor Coppelius bir kosmetik cerrahıdır. Bir sürü bilgisayar kontrollü bebekler arasında Coppelia da bir robottur. Balenin müziğini Maurizio Malagnini bestelemiştir (Mead 1).
27 Aralık 2019 tarihinde Monte-Carlo Bale Topluluğu (Les Ballets de Monte-Carlo) için Jean-Christophe Maillot, Coppél-i-A adlı yepyeni bir Coppélia balesi yaratır. Bale hakkında yaptığı açıklamalarda bu baleyi güncelleme fikrinin 2016 yılında kafasını kurcaladığını belirtir. Bu güncelleme için hiç istemese de Delibes’in bestesiyle de oynaması gerekmiştir.

Genç bir adamın mekanik bir bebeğe aşık olması, Maillot’nun çok ilgisini çekmiştir. Onun güncellediği balede iki nişanlının aşkı, yapay zeka karşısında çetin bir sınavdan geçecektir. Yapay zeka işin içine girince, özgün beste özgün olarak kalmayınca, Maillot, 1870 Coppélia balesinin “genetiği” ile oynadığını kabul eder.
Belki ilerde, bale stüdyolarında yapay dansçılar algoritmlerle yaratılmış koreografik çalışmalarda yer alabileceklerdir ama Maillot buna pek inanmak istemez. Ona göre, duyguları inandırıcı bir şekilde yansıtabilmek için bir koreografik çalışmada ruh, etten kemikten oluşan beden, ter olmalıdır (Monte-Carlo Balesi web sitesi).
Bale sanatında (hatta bütün sanatlarda) yapay zeka kullanımı, algoritmler yaygınlaşmakta olabilir. Ama yaratıcılık, algoritmlerin yok edebileceği bir durum değildir. Özellikle, bale sanatında insan beyni, vücudu, duyguları, belleği, enerjisi tek tek çalışmaz, bir sıralamaya da girmez. Hepsi aynı anda birbirlerini tamamlayarak ve dalgalanan (yükselen alçalan) bir ritm yaratarak sanatçının sanatını görüntüye getirirler.

Maillot’nun güncellediği Coppélia ve yeniden yarattığı Coppél-i-A da yapay zeka, algoritmler kullanılmış ama Maillot’nun yaratıcılığı öne çıkmış ve bale etkileyici bir 21. yüzyıl balesi olmuş. Balenin güncellenmesindeki takım çalışmasında Müzik Yapımı ve Düzenleme Maillot’nun erkek kardeşi Bertrand Maillot’ya ait. Geleceğe ait (fütüristik,gelecekçi) Sahne Tasarımı ve Kostümler, moda tasarımcısı Aimée Moreni tarafından hazırlanmış. Işık Tasarımı, Jean-Christophe Maillot ve Samuel Thery tarafından yapılmış. Dramaturji çalışmasını, Jean-Christophe Maillot ve Geoffrey Staquet hazırlamışlar (Monte-Carlo Balesi web sitesi).
Maillot, kışkırtıcı, sorgulayıcı, bir bale yaratmış. Yapay zeka, et-kemik-kaslar- deri-hareket, ne varsa ortaya çıkarsa bile, mükemmel bir yapay dansçı belirse bile bu dansçının canlı bir dansçı kadar duyguları olabilir mi diye bir soru kafaları kurcalıyor. Maillot’ya göre bu o kadar kolay değil. Maillot, dansçılarıyla duygusal bir alış-verişe giriyor, onlarla beraber bir eser yaratıyor. Dansçıların her birinin katkısı ayrı oluyor, değişik zamanlarda değişik fikirler üretiliyor. Değişkenlikler yaşanıyor. Maillot, yapay zeka ikilemini de görüntüye getiriyor. Balede, bilim insanı Coppelius mükkemel bir kadın yaratmak istiyor (ama bu kadın mekanik). Koroegraf Maillot ise ideal dansçı yaratmak istiyor (bu dansçı etten kemikten bir insan) (Lafuente de Lavotha 1).

İstanbul’a gelecek olan Scottish Bale’nin Coppelia’sı 2022 yılında ilk defa sahnelenmiş.
Topluluk, Christopher Hampson’un yönetiminde bale sanatına yeni boyutlar getirerek çalışmalarını sürdürmekte. 2012 yılından beri Scottish Ballet’nin sanat yönetmeni olan Christopher Hampson, aynı zamanda topluluğun CEO’su da. Çok sayıda topluluklar için ödüllü baleler sahnelemiş olan Hampson, özellikle 2015 yılında Scottish Ballet’nin CEO’su da olunca, topluluk için yaratıcı çalışmalar yapmış, ünlü dans sanatçıları (Crystal Pite, David Dawson, Helen Pickett, ve Matthew Bourne) ile çalışmış, onların yenilikçi fikirlerinden yararlanmış, topluluk içindeki yetenekli dansçıları da değerlendirmiştir. Dansçıların Eğitim Grubu’nu kurmuş ve dansçıların devamlı gelişebilmeleri için yoğun çalışmalar yapmış. Dans sanatına olan yenilikçi katkıları nedeniyle 2023 yılnda CBE nişanını almış (Scottish Ballet web sitesi).
Coppélia balesinin ortaya çıkmasındaki yaratıcı kadro elemanları:
Koreografi: Morgann Runacre-Temple, Jessica Wright,
Dramaturji ve Yazılı Metin: Jeff James,
Müzik: Léo Delibes, Mikael Karlsson, Michael P. Atkinson,
Dekor ve Işık: Bengt Gomér,
Projeksiyon ve Video: Will Duke,
Kostümler: Annemarie Woods,
Yardımcı Projeksiyon ve Video: Hayley Egan,
Sanat Yönetmeni: Sami Fendall (Scottish Ballet web sitesi)
Bu yeni Coppélia’da,1870 Coppélia’sının ana hatları eskisi gibi korunmuş ama bu modern yaklaşımda bale Silikon Vadisi’ne taşınmış. D.r Coppelius ise, Vadi’nin en çığır açıcı yaratıcısıdır ve “NuLife” ın kurucusu ve CEO’sudur. En son yarattığı parça ise bir Yapay Zeka ürünü Coppélia’dır. Swanilda bir gazetecidir ve Dr.Coppelius ile bu en son buluşu hakkında bir röportaj yapacaktır. Vadi’ye gelirken nişanlısı Franz’ı da getirmiştir.
Swanilda, bu değişik teknoloji ortamında arayışa çıkar. “NuLife” da deneyler yapılmaktadır, ortalıkta çeşitli mekanik yaratıklar dolaşmaktadır. Bu arada, Franz Coppélia’nın etkisine kapılır. Swanhilda, Coppélia’nın tekniğini anlayınca onun yerine geçer. Hem Dr. Coppelius hem Franz bu “Yapay Zeka” ürününden çok etkilenirler ama izledikleri bu “ürün” aslında Swanilda’dır. Bir yerde, “insan” Swanilda hem nişanlısını hem Dr. Coppelius’u şaşırtmaktadır. “Güç” ona geçmiştir.
Balenin sahnelenmesinde de teknoloji devreye girmiştir. Sinematik projeksiyonlarla donatılmış sahnede, Dr. Coppelius’un robotları ve klonları (Star Wars askerlerini hatırlatıyorlar) yerlerini alacaklar ve solo danslar, ikili danslar, toplu danslar devam ederken, sahne tasarımı, kostümler izleyicileri başka bir boyuta götüreceklerdir (Scottish Ballet web sitesi).
Burada kafaları kurcalayan sorular yine ortaya çıkıyor. Mekanik yaratık mı etkileyici? Gerçek insan mı etkileyici? Franz mekanik yaratıktan etkilenirken onu sahici zannediyor. Bu mekanik yaratıklar ne kadar gerçeğe yakın olabiliyorlar? Onlara aşık olunabiliyor mu?
İlginç olan bu sorular ilk 1870 Coppélia’sı sahnelendiği zaman da kafaları kurcalamış.
Hatta “gerçek nedir” sorusu insanların çağlar boyunca sorduğu bir soru. Acaba bu soruya Yapay Zeka cevap verebilir mi? Bu da başka bir soru.
Koreograflar da bu soruyu bale dili ile tekrar sorarak izleyicileri de sınava sokuyorlar. Böylece, eski baleler yeni bir yaklaşımla sahnelerde yerlerini alıyorlar. Sorular da hala kafaları kurcalıyorlar.
Necla Çıkıgil
2 Ağustos 2025, Ankara
KAYNAKLAR
Austin, Linda M.,
“Elaborations of the Machine: The Automata Ballets”, Modernism/Modernity, 23(1), 2016, 65 -87.
https://modernismmodernity.org/articles/elaborations-machine-automata-ballets
(Kullanım tarihi: 2 Ağustos 2025)
Çıkıgil. Necla,
“Arthur Sain-Léon ve Coppélia Balesi”, Sahne:Tiyatro,Opera Bale Dergisi, Mayıs-Haziran, 2014, 34 – 39.
EuroArts, “Delibes: Coppelia”
https://www.euroarts.com/tv-license/5972-delibes-coppelia (Kullanım tarihi: 2 Ağustos 2025)
Grazioli, Cristina ve Marcel Violette (2010), Çeviri: Claudia Orenstein ve Kathy Foley (2015),
“Automata, Androids and Robots”, World Encylopedia of Puppetry Arts, 1.
https://wepa.unima.org/en/automata-androids-and-robots/ (Kullanım tarihi: 2 Ağustos 2025)
Koegler, Horst,
The Concise Oxford Dictionary of Ballet, London: Oxford University Press, 1977.
Lafuente de Lavotha, Celina,
“Jean-Christophe Maillot exposes A.I. dilemma through his futuristic creation of
Coppél-i.A.”, Monaco Reporter, 28 Aralık 2019,1.
https://monacoreporter.com/2019/12/28/jean-christophe-maillot-exposes-a-i-dilemma-through-his-futuristic-creation-of-coppel-i-a/ (Kullanım tarihi: 2 Ağustos 2025)
Lawson, Joan,
A History of Ballet and its Makers, Dance Books, 1976.
Margaryan, Perrin,
“Antik Yunan Mitlerinde Yapay Zeka”, Arkeofili, 25 Mart 2019, 1.
https://arkeofili.com/antik-yunan-mitlerinde-yapay-zeka/#google_vignette (Kullanım tarihi: 2 Ağustos 2025)
Mead, David,
“Computer-controlled mannequins, a rock-star homage and a bubble-blonde Coppélia”,
Seeing Dance, 28 Aralık 2016, 1.
https://www.seeingdance.com/dutch-national-ballet-coppelia-27122016/ (Kullanım tarihi: 2 Ağustos 2025)
Mechanical Turk, wikipedia,
https://en.wikipedia.org/wiki/Mechanical_Turk (Kullanım tarihi: 2 Ağustos 2025)
Les Ballets de Monte Carlo (Monte-Carlo Bale Topluluğu) web sitesi.
https://www.balletsdemontecarlo.com/en/repertoire-maillot-coppel-ia
Pygmalion (mythology) wikipedia
https://en.wikipedia.org/wiki/Pygmalion_(mythology) (Kullanım tarihi: 2 Ağustos 2025)
“Yapay Zekȃnın Dansı”, Milliyet, 23 Temmuz 2025,
https://www.milliyet.com.tr/kultur-sanat/yapay-zekanin-dansi-7412401 (Kullanım tarihi: 2 Ağustos 2025)
FOTO KAYNAKLARI
Scottish Ballet: Coppélia (2 foto)
https://scottishballet.co.uk/discover/our-repertoire/coppelia/
Monte-Carlo Bale Topluluğu: Coppél-i-A Fotolar: Alice Blangero (3 foto)
Victor Ullate Ballet: Coppélia (1 foto)
https://www.euroarts.com/tv-license/5972-delibes-coppelia




























