6 Aralık 2025 tarihinde, Ankara Modern Dans Topluluğu başarılarından başarılarına birini daha ekleyerek, çok bilinen bir Dede Korkut masalı Deli Dumrul’u modern dans diliyle Opera Binası’nda izleyicilere sundu. 2 Perdelik modern dans gösterisinin koreografı yine bir AnkaraMDT eseri 1 Perdelik Payidar balesini de 17 Şubat 2024 tarihinde yaratmış olan Bürge Kayacan.
Bu ünlü koreograf Bürge Kayacan kim? Türk Bale sanatçılarından Üstün Öztürk’ün kızı olan Bürge Kayacan ile Ankara Devlet Opera Balesi’nin 1984 yılındaki bir temsiline gidilirse, o dönem sahnelenen bir balenin dansçılar listesinde (20 Ekim 1984 Cumartesi Matine Temsli) “Oba Çocukları” arasında (çocuk dansçılar Arzu Dirin, Müge Göktan, Aylin Aydın, Gaye Tüzer, Zeynep Ungan, Evren Alganatay, Ekin Ege, Bürge Öztürk, Gizem Koyuncu) Bürge Öztürk’ün de adının olduğu görülüyor. (Deli Dumrul, 20 Ekim 1984 temsili dansçılar listesi).
Temsil, ilk defa Ankara Devlet Opera ve Balesi tarafından 1982 -83 Sezonu’nda sahnelenmiş olan 3 Perdelik Deli Dumrul balesinin temsili. Koreograf, Türk Balesi’nin ünlü koreograflarından ve ilk bale sanatçılarından çok değerli Güloya Aruoba (Gürelli)(1942 – 2017). Besteci ise Bülent Tarcan (1914 – 1991). Bülent Tarcan bu eser üzerinde 1975 -1977 yılları arasında çalışmış. Orkestrayı Sabahattin Kalender (1919 – 2012) yönetmiş (Deli Dumrul 1982-83 Sezonu Program Kitapçığı, 1 – 11).
Deli Dumrul’un filmleri, operası da (Sabahattin Kalender’in 2 Perdelik Deli Dumrul operası) yapılmış, belirtildiği gibi klasik bale olarak da izleyicilere sunulmuş ama 6 Aralık 2025 tarihinde AnkaraMDT ilk olarak modern dans dili ile bu çok bilinen masalı ilginç bir yorumla tekrardan görüntüye getirmiş oluyor.
Koreograf ve Eser Sorumlusu Bürge Kayacan, Emre Kesim’in müziğini kullanmış, sahneye Hüsnü Kızılgöz’ün çaldığı kopuzu da getirmiş. Koreograf Asistanı/Repetitör Aslı Güneş Sümer. Sahne Tasarımı/Kostüm Tasarımı Aydan Çınar’a ait. Işık Uzmanı Bülent Arslan. Video Prodüksüyon’u Berke Saraçoğlu yapmış. Prodüksüyon Asistanı A.Pelin Köken, Sahne Amiri de Mert Okutan olarak bu eserde çalışmışlar (Deli Dumrul 6 Aralık 2025 Sanatçı Listesi).
Dansçılar ise: Asya Cabulat, Başak Selen, Deniz Uzuner, Doğa Çetin, Gülşah Koşukçu, İlke Sayıner, Serra Yazıcı, Sevgül Eylül Atak, Şeyma Akbay, Eren Çelebi Kutlu, Göktürk Arıkan, Hakan Özenalp, Mustafa Özçelik, Sercenk Yücel, Şuayip Efe Uzun, Zeynel Can Soylu (Deli Dumrul 6 Aralık 2025 Sanatçı Listesi).
Eser bütünüyle bir takım çalışmasını yansıtıyordu. Belki de bu nedenle hangi dansçının hangi rolü canlandırdığı belirtilmemişti. Sahne kullanımı, sahne dekoru, ışık tasarımı, video prodüksüyon, kostüm tasarımı, müzik ve dansçılık ancak bu kadar biribiriyleriyle iç içe, birbirlerini tamamlayarak etkileyici bir şekilde sunulur. 2 Perdelik eserin kurgusu, dans ve beden diliyle bu kurgunun canlanması, eserdeki akıcılık, tutarlılık hemen dikkati çekiyordu. Koreografik çalışmada da, bir hareketten öbürüne geçiş, beden dilinin kullanımı, dansçıların sahnede sıralanması, toplanması, biribirlerinden ayrılması, yürümeleri, yerde oturmaları, yuvarlanmaları, birbirlerinin bedenlerinin üzerlerinde yükselmeleri, sahnede koşmaları bir halı tezgahında halı dokunur gibi (eserde hayat ağacı motifli bir halı projeksiyonu da var) sunulmuştu. Sahne ögeleri parçalı bulmacalarda parçaların birbirine kenetlenip ortaya bir motif çıkarır gibi kullanılmış, her bir öge diğer bir ögeyi tamamlamıştı.

6 Aralık 2025 temsili, Bale Baş Koregrafı Ebru Gökalp’ın kısa bir açıklamasıyla başladıktan sonra perde açılınca projeksiyonla ön perdede Kızıl Kanatlı Ölüm Meleği’nin karşında Deli Dumrul görülmektedir. Eser başladığı zaman, dansçılar bir küme halinde (masalın oba sakinleri) hareketsiz birbirlerine kenetlenmiş şekilde dururlarken bir dansçı bu durağan durumun dışında hareketler sergilemektedir. Elleri, kolları ani hareketler yaparken dansçı bu kümenin bir arkasında belirir bir yanına kaçar. Bir anda sahnenin de ön kısmına gelerek bedenini şaşırtıcı bir şekilde kullanarak hareketten harekete geçer. Beden dimdik dururken birdenbire yerdeki hareketler görüntüye gelir. Dansçı bu hareketsiz küme içinde kalamaz, içi içine sığmamaktadır. Kümedeki dansçılar birbirlerinden ayrıldıkları zaman bile bir sıralama bir düzen içindedirler. Yerde oturdukları zaman bile hareketlerde bir devamlılık vardır. Sırt hareketleri kuvvetlidir.
Bedenin gücünü, özellikle kuvvetli sırt hareketlerini vurgulayan ünlü çağdaş dans öncüsü ve bir ekol yaratmış olan koreograf Martha Graham ((1894 – 1991) böyle sıralamalar kullanmıştır ve en güçlü hareketlerin hep birlikte yapıldığını vurgulamıştır. Ancak, Masal kahramanı Deli Dumrul bu gücün üstüne çıkmak istemektedir. En güçlü, en aykırı kendisidir. Modern dans dili de bu aykırılığı iyice belirtmektedir. Deli Dumrul, deliliğinden büyük bir zevk alarak kuru bir dere yatağındaki (eserde bu kurak çatlamış toprak projeksiyonla yandaki panolarda görüntüye geliyor) köprüsünden geçenden de geçmeyenden de akçeleri alır. Belki de bu delilik ve aykırı davranışlar ancak modern dans diliye anlatılabiliyor. O rahatlıkla dansçıların ceketlerini sırtlarından çıkartabilir. Eserin etkileyici tablolarından biri olan bu “ceket çıkartma” çok anlamlı bir şekilde Deli Dumrul’un “altın akçeler”i ele geçirişini gösteriyor. Ceketlerin iç astarları pırıl pırıl altındandır. Dansçı bu topladığı ceketleri sahnenin bir kenarına yığarken yüzündeki gülümseme bu işten nasıl zevk aldığını belirtiyor.

Diğer dansçılar şimdilik onun egemenliğinde hareket etmektedirler. Görünüşte Deli Dumrul, ele avuca sığmayan, kendi bildiğini okuyan, etrafındakilere de gayet baskıcı davranan biridir. Ancak, obadaki bir yiğidin ölümü, ve o ölüm nedeniyle acı çekenler Deli Dumrul’u iyice delirtir. Bu yorumda, Deli Dumrul çok acı çekiyor. Hem yiğidin ölümü onun duyarsız biri olmadığını, diğer ağıt yakanlar gibi acı çektiğini hem de ölüme karşı nasıl meydan okuyacağının kaygısını çektiğini dansçı beden diliyle görüntüye getiriyor. Ölüm Meleği, Ölüm Meleklerinin omuzlarında iyice yükselmiş olarak kırmızı şeritleriyle ve kostümünün sırtındaki kırmızı şeritle kendini yalın bir şekilde belirterek sahneye geldiği zaman panolarda kırmızı çizgiler, sahneye döülen kırmızı parçacıklar da yine yalın bir şekilde bu acı sahneyi belirtiyor. Herkese yükseklerden bakan Deli Dumrul’a birdenbire bir başka kuvvet tepeden bakıyor.
Eserin yine çok etkileyici bir tablosu olan bu Ölüm ile Deli Dumrul karşılaşması sahnesi en yalın ama bir o kadar da en belleklerden silinmeyecek bir şekilde sunulmuş. Ölüm’ün de kontrollü vücut hareketleri, diğer dansçıların omuzlarında yükselişi, dengede duruşu ve Deli Dumrul ile pazarlığa girişi yine modern dans diliyle görüntüye geliyor.
1.Perde bu etkileyici sahne ile sona ererken, Deli Dumrul’un da “dönüşüm yolculuğu” başlıyor.

2.Perde’de Ölüm ile pazarlık iyice önem kazanıyor. Deli Dumrul’un da hareketleri artık diğer dansçılarla birlikte görüntüye geliyor. Ölüm ona tepeden bakarken o iyice eziliyor. Burada, Deli Dumrul iyice sınanıyor. O da bir “dönüşüm” geçiriyor. Ölümle pazarlık yapsa da kendi gücünün üstünde bir güçle karşı karşıya kaldığını görüyor. Dans adımları da değişiyor. Yerle teması daha fazlalaşıyor. Anası ve babası Deli Dumrul için canlarını vermiyorlar. Ceketlerini giyip (Deli Dumrul herkesin ceketlerini sırtlarından alıveriyordu) gidiyorlar. Deli Dumrul karısıyla helalleşmek üzere onun yanına geldiği zaman beyazlar içersindeki dansçı ile çok anlamlı bir ikili dans yapıyorlar. Bu da eserin etkileyici bir sahnesi. Nerdeyse “klasik bir pas de deux” gibi sunulan bu ikili dans sırasında sahnede “kopuz” çalan müzisyen onlara eşlik ederken modern dans adımları daha da anlam kazanarak bu ikilinin dayanışmasını görüntüye getiriyorlar. Yine bu sahnede Deli Dumrul’un çok yüce bir yönü görülüyor. Deli Dumrul ona canını bağışlayan karısının ölmesini kesinlikle istemiyor ve onunla birilikte ölmek üzere hazılanıyor. Bencilliğinden, aykırı davranışlarından, meydan okuyan hareketlerinden arınmış artık yalın ve duru bir Deli Dumrul ölüme karşı geliyor. Daha doğrusu, ölüm bu yüceliğin karşısında diğer dansçıların omuzlarında yükselirken yere inmek zorunda kalıyor. Eser sonunda, dansçılar bir halka halinde canla başla dans ederlerken, Deli Dumrul da projeksiyonla bütün salona yansıtılmış pırıltılar arasında bu yeni Deli Dumrul’u gülümseyerek görüntüye getiriyor.

Bir Dede Korkut Masalı, modern dans diliyle görüntüye gelirken etkileyici bir anlam kazanarak izleyicilerle buluşuyor. Sade kostümler, müzik kullanımı masaldaki “Oba Halkı”nı yansıtırlarken, yine sade kostümleriyle, kırmızı şeritleriyle “Ölüm” ve “Ölüm Melekleri” de çok anlamlı bir şekilde sunuluyorlar. Sahnede yer alan panolar ve onların üzerlerine yansıtılan görüntüler de her dans bölümünde dansçıların danslarını tamamlıyorlar. Dansçıların hareketleri, bir araya gelişleri, kümeler oluşturmaları, kümelerden çıkıp bağımsız kalarak ama tekrar diğer dansçıların harketlerine katılarak uyumlu bir kaynaşma yaratmaları koreografik çalışmanın ne kadar başarılı olduğunu kanıtlıyor.

Çok bilinen bir masal, başarılı bir koreografik modern dans düzenlemesiyle ve sahne ögelerinin etkileyici bir şekilde eserle kaynaşmasıyla anlamlı bir yorum kazanarak izleyicileri hem düşündürüyor hem de etkiliyor.
Necla Çıkıgil
Ankara, 14 Aralık 2025
KAYNAKLAR
Deli Dumrul Program Kitapçığı: Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğü Yayınları, 1982 – 83 Sezonu, No.: 3.
Deli Dumrul, 20 Ekim 1984, Cumartesi Matine Temsili Dansçılar Listesi.
Deli Dumrul, 6 Aralık 2025, Ankara MDT Temsili Sanatçı Listesi
GÖRSELLER
Deli Dumrul afişi
Candan, Fatma Nur,
“Deli Dumrul, çağdaş yorumuyla Devlet Opera ve Balesi’nde seyirciyle buluşacak”,
AA, 5 Aralık 2025
https://www.aa.com.tr/tr/kultur/deli-dumrul-cagdas-dans-yorumuyla-devlet-opera-ve-balesinde-seyirciyle-bulusacak/3762787 (Fotoğraf: Didem Mente)
Ankara MDT Deli Dumrul web sitesi
Sahne arkasında dansçılar: Foto: Prof.Dr. Fulya Tezok


























