Mithat Cemal Kuntay üzerinde yeterince durulmamış usta yazarımız. Aynı zamanda yetkin ozan. Bir dizesi bile belleklerde, dillerde kalmak büyük başarıyken Kuntay’ın dizeleri belleklerden ötedir.
2026 yılı Mithat Cemal Kuntay’ın ölümünün yetmişinci yılı. 30 Mart 1956. Kuntay kararlı, bilinçli, yürekli yurtsever. Ve Türk yazınında bir öncü. Neyin öncüsü? Tek ve üstün romanı Üç İstanbul denli kalabalık kişiliklerini dengeli, soylulukları ve soysuzluklarıyla, tin yapılarıyla kalıcılaştırmış etkili yapıt çok azdır. Meşrutiyet, işgal, direniş!.. Üç İstanbul Türk yazınının Ecinniler'idir. Olağaüstü yapıttır. Romanın aksayan yanlarının çok da yakıcı olmadığı kanısındayım. Çürüme ve doğuş ancak bu denli etkili anlatılabilir.
İttihat ve Terakkici Adnan epey de duyarsız, duygusuz biri. Anlatıcı zaman zaman gözlerinin dolduğunu, ağladığını sahte, alay anlamında yazar. Çok sayıda kişinin dengesi ustaca kurulmuş. Belkıs’a, Raşel'e, Moiz'e, soysuz Cevat'a kadar. Ve diğerleri... Bu "insan manzaraları"nın tümü ayrı öykü. Rus Prens bile kareye giriyor... L. Aragon’un yazdığı gibi, bazı kitapları anlatmak olanaksızdır. Hep çok eksik dillendirirsiniz. Bu engel belki yapıta haksızlığa bile yol açabilir.
Şair Raif erdemli adamdır. Romanın çok az yerinde görünse de sonunda Adnan’ın tabutunu izleyen az sayıda insandan biridir. Ya Süheyla?.. Sağduyulu, yurtsever, olan biteni acıyla yaşayan, kültürlü kadın, paşa kızı...
Güzel Belkıs’ın büyük babası Rumdan dönme bir saraylı. Acımasız, duyarsız. Adnan yalıda özel ders veren öğretmenken Belkıs’a sevdalandığını sanmaktaysa da gün gelip Belkıs, ailesi yoksul düşüp Adnan onunla evlendiğinde ortada aşk falan da yoktur. Belkıs, Rus Prensle sefillik döneminin ardından gittiği New York’ta canına kıyar...
İstanbul tam bir Sodom-Gomorra’dır. Ateş, ihanet, soysuzluk... Adnan neyine güvenirse, bir Kuvayımilliye kalpağı alıp, kitaplığında gizler, Ankara’dan, Mustafa Kemal Paşadan davet bekler. Gülünç.
Varlığını bilmediği ama avukatlığı gereği idamını istediği hizmetçi oğlunun cinayetten suçlu bulunması – ki cinayetin nedeni oğulun Raşel’e aşkıdır – gerçeği çok geç öğrenmesiyle Adnan’ı belki de yaşamında ilk kez yıkar.
Bir zamanlar TRT dizisi de yayımlanan Üç İstanbul başyapıtlardandır.
Mithat Cemal Kuntay’ın Atatürk için şu dizeleri nasıl güzeldir:
...
Ölümün bitmeyen ufkunda yatarken gene sağ;
Bir avuç toprak olurken gene yüksek, gene dağ.
...
Mithat Cemal Kuntay’ı sevgiyle, saygıyla anıyorum.
Toprak incitmesin.
Günay Güner
17 Şubat 2026, Ankara
Yorumlar
Kalan Karakter: