Bu yazı aklıma düştüğünde günlerden 9 Eylül 2024 Pazartesi, eski söyleyişimizle “ilk ve orta dereceli okullar” yeni ders yılına giriyorlardı. Yeni Maarif Modeli’ne ilişkin olarak “gün boyunca” görüp-duyup-okuyup-öğrendiklerimle, bakın günümüze nasıl kalktım?

Tüm okullar öğretim yılına, bahçelerinde hep birlikte söyledikleri İstiklal Marşı’nı izleyen And İçme töreniyle başlıyorlar. Kız-erkek ayrımsız tüm ilkokul öğrencileri, siyah saten önlüklerini giymişler, bembeyaz kolalanmış, dairemsi yaka(lık)larını takmışlar. Herkesi ayakkabısı pırıl-pırıl boyalı. Okullar 4x4x4 değil, 5(ilk)x3(orta)x4(lise,1950’lerde bir ara uygulandığı gibi) yıllık eğitimleriyle tanımlanıyor. Okullarda Köy Enstitülerinden esinlenen “iş eğitimi-iş başında eğitim” ilkeleri uygulanıyor (Bir zamanlar orta dereceli okullarımızdaki Tabiat Bilgisi-Tarım-Ticaret-İş Bilgisi-Müzik-Ev Ekonomisi derslerimizi anımsayanlar olacaktır), sorgulamaya ve iş başında iken öğret(n)meye büyük önem veriliyor. Sayıları ve başarı oranları yıllar boyunca artmış bulunan Köy ve Yüksek Köy Enstitüleri ile Sanat Enstitüleri varlıklarını sürdürüyorlar. Bunların yanı sıra, benzer eğitim programları olan Kent Enstitüleri de kurulmuş. Okulların tümünün tam donanımlı laboratuvarları var. Fizik-Kimya-Biyoloji(Botanik) gibi dersler, türlü deneyler eşliğinde büyük ölçüde laboratuvarlarda işleniyor.

Eğitimin temelinde “eleştirel düşünmeyi, uygar tartışmayı, herkesin fikrine saygılı olup dayatmamayı ve sorgulamayı öğret(n)mek” yatıyor. Tüm öğretiler bilimsellikten kaynaklanıyor. Tarım dersleri, uygulamalı olarak açık havada yapılıyor. Orta okul süresince işlenen Din dersleri “ezberci-yasakçı-korkutucu-tabusal” değil. Tüm dinlerden bilgilendirici, tarafsız ve de güncellenmiş. Laiklik temel kural.

İlkokullarda öğrenebilecekleri yaşlardan başlayıp ortaokul sonlarına kadar sürdürülmek üzere öğrencilere, özümsenip öğrenilecek haftalık saatler süresiyle; Sağlıklı Beslenme ve Diyet – Hijyen – İlaç Kullanımı – İlk Yardım – Vücut Sağlığı ve Temizliği – Diş Sağlığı (İlkokullarımızdaki Temizlik ve Diş Koruma derslerimizi ve aldığımız notları hatırlayınız) – Çevre Temizliği ve Sağlığı – Trafik (Trafik Parklarında ve mutlaka uygulamalı olarak) – Ufak Tefek Tamirat – Cinsiyet ve Yaradılış Bilgileri – Bilgisayar ve Cep Telefonu Bağımlılığı- Uyuşturucu ve Diğer Kötü Alışkanlıklar gibi “hayata dönük-yararlı-pratik-uygulamalı” ders ve bilgiler veriliyor.
Türkçe’nin doğru öğrenilip, doğru telaffuzu (inceltme ve kalınlaştırma imleri ve sesleri gibi) ve kullanılması, büyük bir önem ve anlayışla ele alınmış. Bilgisayarlar ile cep telefonlarının yaşamımıza girmesiyle, kalem ile kağıdın kullanımdan kalkmaları, neredeyse söz konusu iken olayın farkına varılmış. Düşünmeyi, kendini düzgün ve anlaşılır ifade etmeyi amaçlayan Kompozisyon dersleri yeniden konulmuş. Yabancı Dil, orta öğretim boyunca yasak-savar bir şekilde değil, süre sonunda gerçekten öğrenilecekmiş gibi bir yaklaşımla öğretiliyor. Bireylerin kültürel gelişimlerine büyük katkı sağlayacak Sanat Tarihi-Edebiyat-Müzik-Resim gibi dersler, programlarda ağırlık kazanmış. Öğrencilerin tiyatroya-konsere-kütüphaneye-galeriye-geziye götürülmelerine, okul yönetimlerince önderlik ediliyor. Jimnastik (Beden Eğitimi), vücut sağlığına yararlı egzersizlerin ve sağlıklı beslenmenin öğretildiği, yürüme ile yüzmenin önemlerinin vurgulandığı ve hatta öğretildiği bir derse dönüştürülmüş.
İlkokulun küçük sınıflarından başlanıp, kavrayıp öğrenecekleri yeterli sürece öğrencilere; sınıf ve mahalle arkadaşlarıyla dostça geçinmek–birbirleriyle kavga ve alay etmemek (akran tacizi)– paylaşmak; naylon torba-poşet-pipet kullanımını dikkatle sınırlandırmak, kullanılanları yollara ve açık alanlara değil çöp kutularına atmak, seyir halindeki araba pencerelerinden çöp fırlatmamak; geri dönüşüm konusu olabilecek nesneleri (plastik, cam şişeler ve teneke kutular) özel birikim kutularına atmak; izmaritleri-kabak ve ay çiçeği çekirdeklerini ortalığa savurmamak, torbalayarak çöp kutularına yerleştirmek; evsel atıkların ağızlarını bağlayarak torbalayıp sokaklardaki çöp kutularına atmak ve bu kutuların kapaklarını kapalı tutmak (En Güzel Temizlik Kirletmemektir); kalabalık ve kapalı ortamlarda hapşırıp öksürürken ağzını kapatmak-uluorta sümkürmemek-burun mendilleri kullanmak-hastalıklı iken maske takmak; okulların temiz tutulmasına özen göstermek; su başta olmak üzere elektrik ve doğalgazın tüketimine ve tasarrufuna dikkat etmek; toplu yerlerde yemek yerken “sofra adabı”na uymak; hayvanların ve bitkilerin haklarına saygılı olmak; yeşili ve ormanı korumak-ağaçları kesmemek-boş alanlara, floraya uygun ağaç tohum ve fideleri dikilmesine rehberlik etmek; kontrolsüz olarak anız ya da piknik ateşi yakanlara müdahale etmek, ilgililere haber vermek; denize ve akarsulara kanalizasyonun ve kimyasal atıkların salıverildiğine tanık olunduğunda ilgili birimleri haberdar etmek; denizlere ve akarsulara poşet-kağıt-şişe-yemek atığı-çöp atmamak, bunların nice uzun sürelerde yok oldukları konusunda çevreyi bilgilendirmek… gibi konularda “elzem ve de hayati” bilgiler verilmeye başlanmış.
İlk ve orta öğretim kurumları tamamen ücretsiz. Köy ilkokulları ve öğretmen lojmanları yeniden açılmış, çok gerektirmeyen yerlerde “taşımalı eğitim”e son verilmiş. Keza Açık Öğretim, MESEM, ÇEDES gibi uygulamalar da kaldırılmış. Okulların temizlenmesi ve ısıtılması velilerce değil devlet tarafından karşılanıyor. Orta dereceli okullara yönelik tarikat yurtlarının tamamı kapatılıp devletleştirilerek MEB’e devredilmiş. Tüm okulların kantinleri, kar amacı güdülmeksizin MEB tarafından maliyetine çalıştırılıyor.
“Dağlarına bahar gelmiş memleketimin!”, derken ne yazık ki bunların bir 9 Eylül gecesi düşü olduğuyla uyanıyorum. Ama bu rüyada gördüklerim, aynen 9 Eylül 1922’de İzmir’in kurtarılması gibi, yakın bir gelecekte neden yeniden gerçekleşmesin…
SAVAŞ SÖNMEZ
Ankara/ Çayyolu, 10 Eylül 2024



























