Fazıl Say'ın Gitar Konçertosuna Prömiyer...


 

10. TGB, Fazıl Say'ın Op.5e Gitar Konçertosu'nun Türkiye, Çetin Bilgin'in Gitar İçin Konertosu'nun Dünya prömiyerlerine ev sahipliği yaptı. Gökhan B. Somel'in Gitar Konçertosu da Türkiye'de ikinci kez seslendirilerek beğeni kazandı.

***

Bir tartışmaya dayanak oluşturan soru, 10. Türkiye Gitar Buluşması'nda cevabını buldu.

Fazıl Say'ın kendisinin resmen kabul ettiği kaç gitar konçertosu vardır?”

Sorunun yanıtı “Bir tane”dir. O da Fazıl'ın resmi web sitesinde aynen şöyle belirtilmektedir:

Guitar Concerto Opus 5e / 1996 / 20 minutes WP: Baltimore, Jason Vieaux.”

İşte bu konçertonun Türkiye prömiyeri, şef Alessandro Cedrone yönetimindeki Orkestra Ankara eşliğinde, günümüzün yetkin gitaristlerinden Sinan Kurşun tarafından 1 Temmuz 2016 gecesi, 10. TGB'nda “Türk Gitar Konçertoları” dizisinde yapıldı.

Fazıl bu konçertoyu 20 yıl önce yazdığında 26 yaşındaydı. Dünya prömiyerini Amerika'da, Baltimore'da genç bir gitarist olarak yapan Jason Vieaux (d.1973), günümüzde özellikle Amerika kıtasının önde gelen gitaristlerinden biri. Geçen yıl “Play” başlıklı albümü ( Azica Records,) Grammy Ödüllerinde “En iyi klasik solo albüm” seçildi.

Fazıl'ın, 16 yaşında, henüz ADK öğrenciliği sırasında yazıp Ahmet Kanneci'ye ithaf ettiği, “ilk konçerto denemesi”, bugün bestecinin eser listesinde görünmüyor. Belki de hocası İlhan Baran'ın verdiği bir kompozisyon ödeviydi. Ama Kanneci o konçertoyu hiç seslendirmedi, aradan 28 yıl geçtikten sonra, 2015'de bir öğrencisine mezuniyet projesi olarak verdi. Fazıl'ın ADK'dan dönem arkadaşı piyanist Sanem Berkalp, piyano indirgemesini yaptı , Dorukhan Ersin de 2015'de bunu konservatuvar salonunda değil, bir özel müzik kursunun salonunda yaklaşık 25 kişiye seslendirdi. Bu seslendirmeye, kadim dostum, Fazıl'ın babası Ahmet Say'la birlikte tanıklık etmiştik. Bu kez, Fazıl'ın10. TGB'nda çalınması için gerekli izni verdiği Op.5e konçertosununun Türkiye Prömiyeri'ni gene birlikte izledik.

İki yıl önce mezuniyet resitalinde dinlediğim Dorukhan Ersin, 10. TGB'na kayıt yaptıran tek Hacettepe'liydi. Nedense, Türkiye'nin dörtbir köşesinden gelip buluşan gitaristlerin arasında başka Hacettepe'li yoktu! Koridorda Dorukhan'a kimin ustalık sınıfına katıldığını sorduğumda, “ Ben sadece gitar bakmaya geldim” yanıtını aldım. Sinan Kurşun'un seslendirmesini o da dinledi.

TİPİK BİR FAZIL BESTESİ

Şimdi gelelim dört bölümlük konçertoya. Fazıl, yaylı çalgılara flüt, obua ve fagot eklemiş, kendi özgün romantik temalarıyla bu toprakların folklorik malzemesinden esintileri harmanlayarak , ortaya dinleyiciyi tatmin eden, anlaşılır, tipik bir “Fazıl bestesi” çıkartmış. Çello ve kontrbasları yer yer birer ritm saz gibi değerlendirmiş, üç üflemeliyle de yaylıların oluşturduğu zemine çiçekler eklemiş. Hızlı, renkli, sevimli bir giriş, kısa ve lirik bir ağır bölüm, ardından obuanın şenlendirerek başladığı Anadolu danslarından esintili renkli, şakacı bölüm ve ağır tempodaki bitiş.

Aynı yıllarda yazdığı, Baladlar, İlk Şarkılar gibi öteki eserlerde de sıksık karşımıza çıkan temaları, ton ve çeşitleme farklılıklarıyla ve bütünü oluşturan parça ögeler olarak hissetmek mümkün. O yıllar yılı seslendirilmemiş ilk öğrencilik denemesini dinlediğimde “içinde geleceğin habercisi bazı temaların işitildiğini” yazmıştım. Şimdi dinleyince “geleceğin çoktan gelmiş olduğunu” , yazılışından 20 yıl sonra işittik.

Sürekli konser dinleyicisi olan Şermin Savaşçı'nın eser bitimindeki “Fazıl'ın eserine bayıldım. Müthiş güzel” şeklindeki olumlu tepkisi, salondaki büyük alkış, genel beğeninin ifadesiydi.

Orkestra Ankara ve Sinan Kurşun kaliteli bir icra ile bestenin ruha hitap gücünü perçinledi.

Yedi keman,ikişer viyola, viyolonsel ve kontrbas ile birer flüt, obua, fagottan oluşan, koordinasyonunu Emel Özer'in yaptığı, birinci kemanda Aslı Özsoy Körner'in yer aldığı orkestra, yenilenmiş haliyle göz doldurdu. Daimi şef Alessandro Cedrone'nin ulaşılan icra düzeyindeki önemli payını göz ardı etmemek gerek.

Lisansını Dokuz Eylül'de Kadircan Özdemir'le tamamlayıp, yüksek lisansını Yaşar'da Kürşad Terci ile yapan hayli ödül sahibi Sinan Kurşun, günümüzün etkin klasik gitaristlerinden biri olduğu bir kez daha gösterdi. Virtüozitesi, tını kalitesi ve eserin ruhuna nüfuz yeteneğiyle, âdeta ülkemizdeki oda orkestralarına “Bakın böyle bir eser ve böyle bir solist var, ne duruyorsunuz?” mesajını verdi.

Konser sonrası Fazıl'ın babası, SANATTAN YANSIMALAR Portalimizin yazarı Ahmet Say da, Sinan Gümüş'ü özel olarak kutladı, teşekkür etti.

SOMEL'İN DOYURUCU ÇAĞDAŞ ESERİ

Yazıya konserin sonundan başladık, gene aynı sırayla devam edelim. “Türk Gitar Konçertoları” dizisinin 7. eseri, HÜ Ankara Devlet Konservatuvarı Caz Bölümü Başkanı Bülent Gökhan Somel'in Gitar Konçertosu No:1 idi. Somel, on parmağında on marifet bir müzisyendir. ADK'dan mezuniyeti çello bölümündendir. Kompozisyon öğrenimini Amerika'da Memphis Üniversitesi'nde lisansüstü ve doktora derecelerini alırken, kontrabas, caz piyano ve orkestra şefliği de çalıştı. 1. Gitar Konçertosu'nu da Somel Memphis'te 2005'de “doktora tezi” olarak sundu.

Gitar camiamızın duayen isimlerinden Bekir Küçükay'ın gitar için bestelediği kısa parçalardan esinlenerek yazdığı üç bölümlük konçertoda Memphis kompozisyon ekolünün izleri hemen hissediliyor. Özellikle gitara eşlik bölümlerindeki bazı minimalist yaklaşımlar, küçük epik ögeler, eserin tümündeki çağdaş yazı stili, çalınması güç ama kompozisyon anlamında doyurucu.

Eseri , bitirdiği Dokuz Eylül Üniversitesi öğretim görevlisi, hayli ödül sahibi iyi gitarist Güray Alyörük seslendirdi. Bence, sadece barok-rönesans-klasik dönem müzikleriyle uğraşmayan çağdaş konçertolarda da iddia sahibi olmak isteyen her klasik gitarcının zorluklarına karşı uğraşıp üstesinden gelmek, seslendirmek isteyeceği bir eser ortaya çıkmış. Salonda, hem gitar camiası mensupları, hem de kentten gelenlerden oluşan dinleyici, benim gibi bu doyurucu ve güzel eseri gönülden alkışladı. İlk seslendirmesini esin kaynağı Bekir Küçükay'ın yaptığı bu beste için Gökhan Somel'i kutluyor, “Darısı Konçerto No:2'nin başına” diyorum. Çünkü bu gitar camiası, yeni eserlere kavuşmayı hak ediyor.

Konserin ilk eseri, bugüne kadar adını pek duymadığım, fizik öğrenimi görmüş, gitarı ise dışardan aldığı derslerle öğrenip ilerletmiş olduğunu kitapçıktaki özgeçmişinden anladığımız Çetin Bilgin'in Dünya Prömiyeri yapılan Gitar İçin Konçerto'suydu.

Üç bölümlü konçertonun solisti, kadın gitaristlerimiz arasında hem akademik çalışmaları, hem de icracılığıyla kendine seçkin bir yer edinen Hande Cangökçe'ydi. Romantik bir film müziği gibi rahat dinlenen eserde Cangökçe temiz cümleleme ve iyi tınısıyla kendini gösterirken, yükseltme ve kayıt mikrofonunun gitarından kurtulmasıyla yaşadığı küçek telaşı da konsantrasyonunu bozmadan atlatmayı başardı.

10.TGB'nda üç konserde sekiz Türk Gitar Konçertosu, meraklı, ilgili bir camia ve dinleyici huzurunda tamamlandı. Bu arada genç ve bu yılın mezunu gitaristlerin sahneye çıktığı konserler de başladı. Onları da bir başka yazıda anlatacağım sizlere..