İzmir'in genç solistleri umut veriyor...


İlkbahar ve yaza geçiş süreci, müzik okullarının kendilerini gösterdikleri yıl sonu konserleriyle bezeli.

Bir konservatuvarda son yıllarda hangi öğrenciler hangi düzeye gelmiş, bu yıl sonu konserlerinde görülebilir. Geçtiğimiz günlerdeki İzmir Yaşar Üniversitesi ziyaretim sırasında Dokuz Eylül Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Orkestrası'nın “Genç Solistler Konseri”ni de izleme olanağı buldum.

Doğrusu orkestranın 82 kişilik geniş kadro listesini gördüğümde biraz şaşırdım. Bu liste, bir senfoni orkestrasının her grubu için, topluluk içinde çalabilecek nitelikte yeterli öğrenci bulunduğunu gösteriyordu.

Şef Nesrin Bayramoğlları yönetimindeki orkestra, 8 farklı konçerto bölümünde ve 4 arya-düette solistlere eşlik etti, ayrıca bir senfoninin final bölümünün de ilk seslendirmesini yaptı. Bu yüklü program için şef Bayramoğulları orkestrayı iyi hazırlamıştı. Üflemelilerde zaman zaman sıkıntı başgösterse de, yaylı grupları konseri iyi taşıdılar.

Çalgı solistlerini burada saymak benim için bir görev: Aygül Yenievli (Flüt-7. Sınıf), Deniz Esen (Arp-Lise 4), Asilkan Çelik( Keman-Lise 3), Yusuf Çelik (Viyolonsel- Lisans 2), Can Kiracı (Korno-Lisans), İlkhan Aydoğmuş (Kontrabas-Lisans).

En küçük solist Aygül Yeniev'i bu konserden sadece bir gün önce tanınmış flüt solisti ve pedagogumuz Gülşen Tatü'nün Yaşar Üniversitesi Müzik Bölümünde verdiği ustalık sınıfının konserinde piyano eşlikli olarak Stamitz Flüt Konçertosunu seslendirirken dinlemiştim. Bu kez orkestra eşliğinde eseri, hayli profesyonel bir görünümde seslendirdi. İlerisi için umut veren bir öğrenci.

Öncesini bildiğim için, büyük ilerleme kaydettiğini gördüğüm kemancı Asilkan Çelik ile ağabeyi çellist Yusuf Çelik, Vivaldi Si bemol majör Konçertoda mükemmel bir seslendirme çıkardılar. Yusuf zaten KODA'nın sınavını kazanıp başrahleye oturma başarısı göstermiş bir genç, küçüğü Asilkan'ın adını da ilerde hayli duyacağımızı sanıyorum, çünkü lisansa iki kala, yaşınının ilerisinde bir düzey sergiliyor.

     

Piyanistler Gizem Batur Mendelssohn, Ege Emlek Saint-Saens konçertolardan birer bölüm seslendirdiler. Orkestrayla uyum açısından büyük dikkat gerektiren Saint-Saens ikinci konçertonun ilk bölümünde Ege Emlek daha yetkin göründü.

  

DEÜDK'nın şan öğrencileri soprano Güldal Seda Saraç ile tenor Erşah Gülerbaşlı Şen Dul'dan bir düet, soprano Elifnaz Urşan İtalya'da Bir Türk operasından arya, basbariton Doğukan Özkan Carmen operasından arya, tenor Burak Dabakoğlu No Puede Ser operasından arya söylediler. Soprano Güldal Seda Saraç ile tenor Burak Dabakoğlu'nu ses rengi ve teknik bakımdan çok beğendim. Biri düetinde, diğeri aryasında, sahneye çıkmaya hazır birer profesyonel görüntüsü sergilediler. Doğukan Özkan'ı da dikkati çekici buldum.

Konserin esas sürprizi, bestecilik lisans öğrencisi Yiğitcan Gözoğlu'nun “Çanakkale Senfonisi”nin final bölümünün ilk seslendirilişiydi. Savaşın sonununu simgelediğini düşündüğümüz bu bölüm, hızlı tempoda, renkli anlatımıyla bir film müziğinı andırıyordu. Belli ki besteci Çanakkale Utkusu'nun 100. yılılda savaşın tümünü anlatan programlı bir senfoni yazmıştı. Keşke tamamını dinleyebilseydik. Bu orkestra elbet bir başka konserinde eserin tamamını daha çok prova yapıp özümseyerek seslendirir.