Brezilya’da Piyano / 4
Reklam
  • Reklam

Brezilya'da Piyano / 4

Piyanonun Köleleri Kırlangıçlar ve Endüstri : Altı kişilik bir ekip salonlara piyano taşırken, fabrikaların da sayısı artıyordu.

30 Haziran 2020 - 00:06 - Güncelleme: 30 Haziran 2020 - 15:39

                                      4

Piyanonun Köleleri Kırlangıçlar ve Endüstri

Ancak XIX. yüzyıl Brezilya’sında piyano sahibi olmak zahmetli bir işti. Yalnızca muhafaza ve bakım şartları değil, bu tropikal şehirlerde piyanoların kısa mesafelerde taşınması da başlı başına bir problemdi. Zenci kölelerin başları üzerinde çok da düzgün olmayan yollarda hantal piyanoları taşımaları hem onlar hem de piyanolar için hoş bir durum değildi. Carlos Wehrs Junior, anılarında tropik ormanlar arasında piyanoları taşımaya çalışan kölelerin acı dolu çığlıklarından da bahsetmektedir.1

XIX. yüzyıl başlarında Brezilya’da piyano taşıyıcıları (F.Biard)

Her yönü ile insanlıktan ve emniyetten uzak bu durum Coimbra adında bir Portekizlinin Kırlangıç adını verdiği, tek işleri piyano taşımak olan profesyonel bir grup ile yavaş yavaş düzelmeye başladı. Kırlangıçlar, Rio de Janeiro’nun en bilinen ve ünlenmiş piyano taşıma ekibi olarak çok iyi iş yaptılar. Halk içinde oldukça ünlü olan Kırlangıçlar, dönemin fotoğraf albümlerinde ve ülke tarihinin sayfalarındaki yerlerini aldılar.

1889 yılında Cumhuriyetin ilan edilmesinin ardından Brezilya’ya gelen profesyonel piyano taşıyıcıları arasında bulunan İspanyollar bu alanda çığır açtılar. Dayanıklı kapitone kumaştan yapılmış ve üzerine piyanonun konulduğu, bir nevi sedyeyi andıran taşıma aletinin saplarını şeflerinin buyruğuyla nasırlı avuçlarına tükürdükten sonra hep birlikte tutarak ses-sizce taşıyan İspanyollar, kısa süre içinde bu ilkel sistemlerini geliştirdiler. Piyanolar artık güçlü sığırların çektiği arabaların üzerinde taşınır olmuştu.

Bu yıllarda piyanonun Brezilya’da bir modaya dönüştüğü söylemek mümkündür. Neredeyse orta gelirli her ailenin evinde bulunan piyanolarda evin çocukları özel müzik dersleri alıyor; misafirliklerde, toplantılarda bu çocukların sergiledikleri sevimli performanslar ile aileler gurur duyuyordu. Piyanonun toplum içindeki popülerliği, profesyonel eğitimin de çok gecik-meden gündeme alınacağının bir habercisiydi aslında.

1938 yılında Recife şehrindeki piyano taşıyıcıları (Oneyda Alvarenga, São Paulo Belediyesi Diskografik Tarih Koleksiyonu)

Piyano Endüstrisi

Güney Brezilya’nın Curitiba şehrinde 1911 yılında açılan Essenfelder Fabrikası ülkenin en iyi performansa sahip piyanolarını üretti. Prusya asıllı olan Florian Essenfelder (1855-?) Berlin’deki C. Bechstein fabrikasında ustalaştıktan sonra 1889 yılında Arjantin’e göç etti. Burada Essenfelder fabrikasının temellerini attı. Fakat Arjantin’deki ağaçlardan piyano yapımında istediği verimi alamayan Essenfelder şansını Brezilya’da denemeye karar verdi. Aradığı kalite ve sağlamlığı bulduğu araucária ağacını kullandığı fabrikasını 1911 yılında açtı. Ancak piyanoların üstünde 1890 olarak yazılan kuruluş tarihi, fabrikanın Arjantin’deki geçmişine istinadendir.

 

 

 

 

 

 

 

XX. yüzyıl ortaları Essenfelder Piyano Fabrikası Paraná Eyaleti, Curitiba

XIX. yüzyıl sonları Essenfelder Ailesi

Fabrikanın tüm üretimleri değerlendirildiğinde, 1930-1965 yılları arasında yapılmış olan piyanoların performans olarak diğerlerinden çok daha yüksek bir kaliteye sahip oldukları görülür. Bu yıllarda 300 ustanın çalıştığı fabrikada aylık 120 piyano üretiliyordu. Tüm aile bireyleri piyano yapım ustası olan Essenfelder’in üretimde ulaştığı yüksek kalite kısa sürede piyanolarına Avrupa kapılarının açılmasını sağladı. Brezilya’nın en pahalı ve kaliteli markalarından biri olan Essenfelder, başarılı üretimine rağmen 1996 yılında politik ve sendikal problemler sebebiyle kapanma kararı aldı.

1920’li yıllarda Avrupa’dan çok sayıda piyanonun Brezilya’ya ihraç edildiğini görüyoruz. Bunlar içinde Fransa’dan Pleyel, Henri Herz, Pape et Fils, Büyük Britanya’dan Towns & Packer, Brinsmead, Broadwood & Sons, Almanya’dan J. Doll, Metzler markalarını saymak mümkün. 1910-1930 yılları arası Avrupa’daki piyano fabrikalarında en ufak detaylara bile büyük önem verildiği, işçilik kalitesinin en üst seviyeye ulaştığı bir dönemdi. Bu sebeple dönemin piyanolarını fabrikasyon kavramının dışında, zanaatkâr işi ürünler olarak nitelemek gerekir. Günümüze ulaşmış olan o dönem piyanolarının halen iyi durumda olmaları ve usta onarımcıların çalışmalarına cevap verebilmeleri bu kalitenin bir göstergesidir.

1960’lı yıllarda Avrupa’ya ihraç edilen Essenfelder marka piyanolar iskelede

Bu yıllarda piyano, tercih edilme açısından gitarla başa baş bir seviyeye gelmişti. Tabi ki bu kadar ilgi ve talep gören bir çalgının ülkeye sokulmasında yasa dışı yolların devreye girmesi de çok uzun sürmedi. Carlos Rezende 1950’li yıllarda açık arttırma usulüyle satılan kaçak piyanoların el ilanlarında yer alan Çekiçli Piyano ibaresindeki ironiye dikkat çekmiştir. O dönem gemilerinin kargo taşıma olanaklarını, koşullarını ve uzun yolculuk sürelerini göz önüne aldığımızda zaten iyi kalitede olmadığı düşünülen bu çalgıların ne kadar kötü bir durumda halk huzuruna çıktığını tahmin etmek çok zor olmasa gerek.

Rio de Janeiro dışında, güneyde São Paulo, kuzeyde Recife ve Salvador, piyanonun gördüğü rağbetin gün geçtikçe arttığı diğer şehirlerdi. Talepteki artışın sürdüğü bu yıllarda ülkedeki piyano markalarına Stodart, Debain, Erard, Graff, Ibach, Kalkbrenner, Clementi, Collard & Collard, Schiedmayer, Steinway, Bechstein, Chickering ve Bosendorfer’in de katıldığını görüyoruz.2

Bu dönemde kurulan Brasil Nardelli fabrikası 85 tuşlu olarak imal ettiği piyanolarında montaja dayalı eski yapım tekniklerini kullanmaktaydı. Mekanizma ile tuş takımlarını Amerika (Elephant) ve Almanya’dan (Renner) ithal ediyorlardı. Ancak Brasil Nardelli São Paulo’da kurulan Brasil Fabrikası’nın üretime geçmesiyle 1970’li yıllarda faaliyetlerine son verdi.

Piyano fabrikalarının Brezilya’da hemen hemen bir asırlık, yani çok da uzun sayılmayacak bir geçmişinin olmasına rağmen elimizde bu kuruluşlara ait ciddi kayıtların bulunmaması başka bir ilginç noktadır. Ancak XX. yüzyılda yaşanılan dünya savaşlarının ülkeye getirdiği düzensizliklerin bu sonuç üzerinde önemli etkisi olduğu düşünülmektedir. Mesela Albert Schmolz Fabrikası hakkında 1926 yılında kurulduğu dışında elimizde bir bilgi bulunmamaktadır. Kapandığı kesin olmakla birlikte, ne zaman kapandığına ilişkin bir bilgi veya belgeye de ulaşılamamıştır. Kurulduğu tarih hakkında elimizde bilgi bulunmayan bir diğer kuruluş olan Schneider Fabrikası’nın, yalnızca Essenfelder’den ayrılmış bir usta olan Caetano Primo Trevisan tarafından işletildiğini biliyoruz. Trevisan’ın daha önceleri birlikte çalıştığı Alman piyano yapımcısı Oscar Schneider’e ithafen Schneider adını verdiği bu fabrika 1980’li yıllara kadar varlığını sürdürebildi.

XX. yüzyıl başlarında Schneider Fabrikası

São Paulo’da 1950’li yıllarda M. Schwartzmann tarafından kurulan Schwartzmann Fabrikası sonraları Mogi das Cruzes şehrine taşındı. Ancak bu fabrika da 1980’li yılları göremedi.

Fritz Dobbert piyanolarının ihracatları ile ilgili fotoğraf ve haberlerden bir kaçı

Fritz Dobbert Fabrikası 1950 yılında Bottura kardeşler ve Alman yapımcı Otto Halben tarafından São Paulo’da kuruldu. 1956 yılında yalnızca Bottura kardeşlerin denetimine geçen fabrika, Brezilya’nın halen üretimine devam eden tek piyano fabrikasıdır. Fransa, Hollanda, Belçika, Almanya, Portekiz, Yunanistan, İsrail, Japonya, Kanada, Kolombiya, Arjantin ve daha birçok ülkeye ihraç edilen Fritz Dobbert Piyano Fabrikası’nın Ceo’su olan Célio Bottura Jr.’ın verdiği bilgiye göre Brezilya’nın yıllık yedi bin civarında olan piyano satış piyasası 1990’lı yıllardan itibaren yılda bin piyanoya kadar gerilemiştir.3 Bottura, rakamlardaki bu düşüşü yalnızca gelişen teknoloji ile daha ucuza alınabilen ve bakımı çok daha kolay olan dijital piyanoların üretilmiş olmasına bağlamıyor. Ona göre insanların parmaklarını kullanarak yapabilecekleri çok daha basit uğraşıları var artık. Mesela: sosyal medya.

Yarın:

Müzikte Gelişen Kentler

1 Wehrs, a.g.e., s. 103.

2 Rezende, a.g.e., s. 34.

3 22.09.2016 tarihli özel görüşme.

Bu haber 969 defa okunmuştur.
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Biletler, canlı konserlere göre daha ucuz olacak
Biletler, canlı konserlere göre daha ucuz olacak
Classical Music in the Post-Pandemic At Rome
Classical Music in the Post-Pandemic At Rome