Gülsin Onay’dan Olgunluk Dönemi Albümü
Reklam

Gülsin Onay'dan Olgunluk Dönemi Albümü

Gülsin Onay'ın özenli, duyarlı, özgün yazıma bağlı icrası, bestecinin müziğine yakışmış.

21 Ağustos 2020 - 16:34 - Güncelleme: 21 Ağustos 2020 - 16:51

Salgın yaşayanların ötesinde ölüleri de etkiledi. Büyük besteci Ludwig van Beethoven'i doğumunun 250. yılında anmak üzere dünyanın büyük bölümünde planlanmış nice program, konser, salgın nedeniyle ertelenmek zorunda kaldı. Neyse ki, Beethoven için kalıcı çalışma planlamış sanatçılar, bunları yaşama geçirme olanağı buldular. Uluslararası piyanist, Devlet Sanatçısı Gülsin Onay da, ilk saf Beethoven CD kaydını tamamlayarak klasik müzik dünyasına sundu.

Gülsin Onay'ın (d. 1954) diskografisinde şimdiye kadar sadece bir Beethoven sonatı vardı, “Night Music” adı altında beş bestecinin eserlerini seslendirdiği sadece internetten ulaşılabilen digital albümde Beethoven'in “Moonlight / Ayışığı” adıyla tanınan ‎Op. 27, No. 2 Do diyez minör 14. sonatına yer vermişti. Bugüne kadar değişik etiketler altında yayımlanmış albümlerinde konçerto olarak da Beethoven eseri bulunmuyordu.

Onay, bu dev bestecinin eserleriyle ilgili ilk albüm hamlesini Lila Müzik etiketi altında yayımlanan “Gülsin Onay / Ludwig Van Beethoven” başlıklı üç sonat kaydıyla yaptı. Beethoven'in beste veriminin başlıca üç döneminden birer örnek olarak üç tanınmış sonatı seçmişti: No. 8 Pathetiuque, No.21Waldstein ve 32 sonatın sonuncusu Op. 111. Do tonlarındaki bu üç sonatın arasına, bestecinin az çalınan opus numarası bulunmayan Fa tonundaki “Andante Favori” başlıklı eseri de katılmıştı.

Albümün tamamını dikkatle iki kez dinledim. Gülsin Onay'ın özenli, duyarlı icrası, bestecinin müziğine yakışmış. Çünkü belki küçük birkaç nüans dışında, “ben kafama göre çalarım” çizgisinden uzak durarak, bestecinin özgün yaratısını esas almış. Bu yaklaşımı özellikle önemsiyorum çünkü Gülsin Hanım “genç ruhlu” bir insandır, pekala içinden Beethoven icrasına kimilerinin yaptığı gibi normal temposundan hızlı çalmak türünden farklılık getirmek geçebilirdi. Ama olgunluğun ağırbaşlılığını yeğlemesi çok yerinde olmuş.

İcracılığının en olgun döneminde Beethoven'a eğilen Gülsin Onay'ın bu stüdyo kaydını, bu alanda kendini neredeyse kemancılığı kadar geliştiren oğlu Erkin Onay yapmış. Günümüz teknolojik ve yazılımsal olanaklarıyla artık kaydın “nerede” yapıldığından çok “nasıl” yapıldığı önemli. Kullanılan mikrofonlar ve yazılımlar... Bu yönüyle Erkin'in gelişmiş bir parkı olduğunu biliyoruz. Ancak CD'nin herhangi bir yerinde kaydın ne zaman, nerede, hangi salonda, hangi piyanoda yapıldığına dair bir not bulamadım. Özellikle stüdyo kay bir albüm için, bunun merak uyandırıcı bir eksiklik olduğunu belirtmeliyim. Elime ulaşan albümdeki bilgilerden yola çıkarak bir tahminde bulundum ama bunu piyanist ya da firma sakladığına göre, benim de tahminimi açıklamam uygun olmaz.

Albümün kitapçığında yer alan Aydın Büke'nin “Beethoven'in Üç Döneminden Üç Piyano Sonatı” başlıklı yazısı, mutlaka okunmalı. Müziğin dinlenmeden önce okunmasını öneririm. Flütist, müzik yazarı, çevirmen Aydın Büke, hiç “edebiyat paralamaya” kalkışmadan, her zamanki yalın ve anlaşılır Türkçesiyle, Beethoven ve eserlerini tarihsel gerçekler ortamında anlatan bütüncül bir yazı hazırlamış. Dönem ve besteci hakkında yeterince bilgi sahibi olmayanların hem çok şey öğrenecekleri, hem de aksini kim iddia ederse etsin, bestecilerin yaşadıkları dönemin siyasal, toplumsal ve ekonomik gerçeklerinden kopuk değerlendirilemeyeceğini anlayacakları bu yazısı için Büke'yi kutlarım.

Lila Müzik, çok özenli, pahalı malzeme ile ve kendine özgü kıldığı bir standartta yapımlarını geliştiren bir firma. Gülsin Onay'ın bu ilk Beethoven albümünü de aynı özenli standartta rafa çıkarmış durumda. Onay'ın daha önce de bir kez çalıştığını anımsadığım Lila Müzik'e dönmüş olması sevindirici. Çünkü bundan hemen önceki Rahmaninov 2. Piyano Konçertosu ile Grieg'in La minör Piyano Konçertosu'nun bulunduğu albümü, daha çok metal müzik yapımlarıyla tanınan bir firmadan kötü bir tasarımla çıkmış, ne düzgün tanıtımı yapılabilmiş, ne de büyük plakçı raflarında bulunabilmişti. Bu kez albümün kitapçığında belirtildiği üzere “eşi Tony Scholl'un katkılarıyla” Lila ile çalışması olumlu bir gelişme.

Onay'ı Beethoven çalışması için kutlarken, bu vesileyle Haçaturyan ve Erkin konçertoların yer alacağını öğrendiğimiz bir dahaki albümünde de aynı yaklaşımı göstermesini dilerim.

ŞEFİK KAHRAMANKAPTAN

21 Ağustos 2020, Kaş


 

Bu haber 4946 defa okunmuştur.
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
İzDOB 18 ve 21 Eylül'de Açıkhavada...
İzDOB 18 ve 21 Eylül'de Açıkhavada...
Opera ile Oda Müziği Gecesi 17 Eylül'de
Opera ile Oda Müziği Gecesi 17 Eylül'de