Lerzan Tuncer: "Marimbacının Adı Yok" mu?
Reklam
  • Reklam

Lerzan Tuncer: "Marimbacının Adı Yok" mu?

Müzisyenler bazı çalgı dallarında hangi güçlükleri çekiyorlar?

15 Mart 2020 - 17:45 - Güncelleme: 15 Mart 2020 - 18:08

Bazı çalgı dallarında müzisyenlerin işi, enstrümanın büyüklüğü ve taşınma güçlüğü nedeniyle zordur. Öğrenim dönemlerinde, kendilerine çalışma sırası gelmesi için okulda geceleyenlerin, yurtdışında özel müzik evlerinde saat ücretiyle piyano veya büyük vurmalı çalgıları kiralayarak çalışanlar olduğu bilinir.

Vurmalı çalgılardan, son yıllarda özellikle çağdaş bestecilerin giderek orkestra yazılarında daha fazla kullandığı ya da küçük topluluk için eserlerinde başrole oturttuğu çalgılardan biri de “marimba”dır.

Vurmalı çalgı eğitimi gören müzisyenlerin solo çalgısı olan marimba ülkemizdeki pek çok oda müziği salonunda yoktur, tıpkı barok çalgı klavsen gibi... Büyük orkestralarda ise enstrüman envanteri içinde bulunmaktadır. Vurmalı çalgı ailesine dahil çok çeşitli enstrümanı envanterinde bulunduran, bu anlamda sıkıntı çekmeyen orkestraların başında öncelikle Bilkent'in yer aldığını belirtebilirim.

Herhangi bir orkestranın daimi kadrosunda bulunmayan, ya da büyük bir konservatuvarın öğretim kadrosunda daimi olarak yer almayan, serbest çalışan vurmalı çalgıcılar için önemli bir sorundur bu durum.

Bir müzisyenin kendi marimbasının sahibi olması da kolay değildir. Profesyonel anlamda kullanılabilecek 5 oktavlık iyi bir marimbanın yurtdışından getirtilmesi günümüz kurlarıyla yaklaşık 120 bin liraya mal olmaktadır. Yetişen gençlere ustalık çalışması yaptırabilmek, küçük salonlarda solo ya da topluluk konserleri düzenleyebilmek için yanıp tutuşan, mesleğini ve dalını çok seven ama mülkiyeti kendine ait bir marimba sahibi olabilmek için yeterli kaynağı bulunmayan müzisyenlere bir örnek olarak, İzmir merkezli çalışan, yılın belirli bir bölümünü İsviçre'de çalışarak ve konser vererek geçiren, Avrupa'da çeşitli festivallere davet alarak katılan Lerzan Tuncer'i (d. 1985) gösterebiliriz. Çukurova Üniversitesi Devlet Konservatuvarı'nda başladığı lise eğitiminden sonra lisansı İzmir Dokuz Eylül Üniversitesi Devlet konservatuvarı'nda İzmir Opera Orkestrası sanatçısısı Kaya Demircan'ın öğrencisi olarak tamamladı, hemen ardından Torino Tudarache, Dinçer Özer gibi isimlerle marimba, diğer klavyeli çalgılar ve çoklu vurmalı çalgılar çalışmaları yaparak yüksek lisans derecesini de aldı.

Lerzan Tuncer'in uluslararası alanda tanınırlığının artmasında İsviçre'deki çalışmalarının önemli payı var. 2011'de İsviçre'nin başkenti Bern'de; Tonhalle Senfoni Orkestrası'nın timpanisti Chiristian Hartmann'ın ustalık çalışmalarında yer aldı ve Zurih Opera Orkestrası perküsyonisti Michael Meinen ile düet konusunda çalıştı. Zürih Sanat Üniversitesi ve Lozan Konservatuvarı'nda marimba profesörü Raphael Christien ile marimba, Jeannine ve Morgan Maddox ile diğer vurmalı çalgılar çalıştı. Bu çabalar Maddox'larla birlikte Three Friens Drumming adlı üçlünün doğmasına yol açtı ve 2012'de İsviçre'nin çeşitli kentlerinde konserler verdiler.

Artık İsviçre kapısı açılmıştı Lerzan Tuncer için. 2015'te Amerika'da yaşayan İsviçreli saksofoncu ve besteci ile tanışması yeni marimba parçaları seslendirmesini sağladı. Daniel Schyneider, geçtiğimiz Kasım ayında Türk-İsviçre Dostluk Haftası'nda İzmir Devlet Senfoni Orkestrası ile solist olarak kendi bestelerini çalmak üzere davet aldığında, konseri marimba solisti Lerzan Tuncer ile birlikte yapmak istediğini bildirdi. Oriental Suit başlıklı eserini saksofon ve marimba için yeniden düzenleyen Schyneider, Kazak asıllı Kanadalı şef Ariat Ichmuratov şefliğindeki İzDSO eşliğinde Lerzan Tuncer'le birlikte sahneye çıktı. Eser bu şekliyle dünyada ilk kez seslendirildi. Bu konseri TRT-2' Pazar Konseri program dizisinde yayımlamak üzere kayda aldı. Bu, Lerzan Tuncer'in kariyerinin kayıt altına alınıp kendi ülkesinin devlet TV'sinin ekranlarında dinleyiciyle buluşması için önemli bir fırsattı.

Ama TRT'nin özensizliği, bu yayını Duygu Asena'nın romanına ad olarak kullandığı “Kadının Adı Yok” saptamasına çevirdi! Yayında “Marimbacının adı yok”tu. İzmirDSO'nun afişlerinde, program kitapçığında adları “Solist” olarak yanyana yazılırken, TRT 2 Pazar Konseri yayınında Lerzan Tuncer'in adını vermiyor, anonsunda “az rastlanan bir enstrüman” diye nitelendirerek sadece saksofondan bahsediliyordu. Artık saksofon mu, yoksa marimba mı “az rastlanan” enstrüman okuyucunun takdirine bırakıyorum! TRT 2, You Tube kanalında da sadece orkestra, şef ve saksofoncunun adını etikeletlemişti: #izmirdevletsenfoniorkestrası #airatichmouratov #danielschnyder

Dileyenler bu konseri https://youtu.be/7j7AopmdKB8 linkini tıklayarak izleyebilirler.

Lerzan Tuncer, geçtiğimiz yaz Temmuz ayında da Zürih'te "Solo am Mittag" adlı konser dizisi kapsamında bir resital vermiş, Ney Rosauro ve Johann Sebastian Bach'tan eserler seslendirmişti. Güncel marimba, çağdaş müzik eserleri ve barok müzikten seçme eserlerin yanı sıra İlyas Mirzayev'in Tuncer'e ithafen yazdığı eser de ilk kez Zürih'te bu konserde seslendirilmişti.

Dönem dönem Yaşar Üniversitesi Müzik Bölümü'nde ve Dokuz Eylül'de ders de veren Lerzan Tuncer, 2020 yazında da gene İsviçre ve Avrupa'nın başka ülkelerinden aldığı davetleri değerlendirecek. Kendi enstrümanına sahip olmasına yardım edecek bir destek bulabilirse, bu kadın marimbacımızın adını daha sık duyabileceğiz.

ŞEFİK KAHRAMANKAPTAN

Bu yazı Andante Dergisinin 1 Mart 2020 tarihli sayısında yayımlanmıştır.


 

 

 

Bu haber 3097 defa okunmuştur.
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Ürkütücü Belirsizlikte Yol Almanın Zorluğu
Ürkütücü Belirsizlikte Yol Almanın Zorluğu
Hiç bir zaman rütbeli makamlara çıkmak içimden gelmedi.
Hiç bir zaman rütbeli makamlara çıkmak içimden gelmedi.