Bizde opera besteciliği


 

-Şu sıra bir opera besteleyen dostum Can Aksel Akın’a-

Aslında sözü, en büyük toplumsal dertlerimizden biri olan “Aydınlanma” sorununa getirmek istiyorum. Opera besteciliği ile “aydınlanma” olgusu arasındaki bağlar, iç içedir. Şöyle de diyebiliriz: Opera, “Rönesans Aydınlanması”nın insanlığa armağan ettiği müzikli bir sahne sanatıdır; dolayısıyla bu sanat ile aydınlanma arasında doğrudan bir ilişki vardır.

*

On yıl kadar önceydi, Ankara’daki “Opera Solistleri Derneği”nden arkadaşlarla sohbet ederken, bizde opera besteciliğinin neden gelişmediğini konuşuyorduk.

Geç Allahını severseniz” dedim, “kala kala opera besteciliğimiz mi geri kalmış?”

Sözü şöyle sürdürdüm:

Herhalde ilk neden, “opera kültürü”nü geliştiren geleneğin bizde bulunmayışıdır. Geleneği bırakın, halkımızın büyük çoğunluğu, opera sanatını tanımaz, bilmez bile… Oysa her sanat geleneği, tohumlarının atıldığı yerde yeşerir. Avrupa’da opera sanatının doğuşu, bütünüyle Rönesans aydınlanmasının ürünüdür. Rönesans öncesinde opera yoktu, olamazdı: Çünkü Ortaçağ’da kültür adına, sadece bağnaz inanç vardı. Rönesans ise yeni bir insanı, yeni bir toplumu, yeni bir hukuku, yeni bir din anlayışını ve yeni bir sanatsal yükselişi temsil etti. Opera sanatını insanlığa armağan eden, işte bu aydınlık ortamdır…”

*

Çağımızın ünlü müzikbilimcisi Curt Sachs, operanın doğuşunu hazırlayan ortamı şu somut gelişmelerle açıklar:

Paris’te Şiir ve Müzik Akademisi’nin kurulması; Floransa’da ressam Angelo Bronzino’nun klasikçiliği; İtalyan ve Fransız mimarisinde, özellikle Palladio’nun eserlerinde tam klasik stile bağlılık…”

Curt Sachs’ın burada “tam klasik” olarak nitelendirdiği stil, doğa felsefesinin sanata yansımasıdır. Şöyle de diyebiliriz: Rönesans’ın geliştirdiği dünya görüşü, her şeyden önce “yeni bir yaşam duygusu”dur; bu yeni duygu temelinde, antik çağ kültüründen alıntılanan yardımla “yeni bir insan” anlayışına varılmış, yeni bir din görüşü ortaya konmuş, yeni bir devlet ve hukuk düşüncesi gelişmiş, asıl önemlisi, “doğa bilimi” doğmuştur.

Rönesans’ın doğa felsefesi, antik çağın doğa felsefesini yeniden ele alıp geliştirmekle kalmamış, antik çağın klasik sanatını da Yeniçağ’a taşımıştır.

Curt Sachs’ın deyişiyle, “Klasikçilik, aydınlık arar.”