Hârika Bir Değerbilirlik Gecesi


Doğaçlama bir akış içinde, içtenlikli, sıcacık, bazen neşe, bazen hüznün egemen olduğu, kahkahalar atılırken hemen ardından gözlerin nemlendiği, duyguların açıklıkla ifade edildiği, hârika bir değerbilirlik gecesiydi, Erdener Şarkıları... Bu geceleri özveriyle düzenlediği için, öncelikle TOBAV Başkanı, opera şarkıcısı ve oyuncusu, rejisör Mehmet Yılmaz'a, evsahipliği yaptığı için de Çankaya Belediyesi'ne teşekkür etmek boynumuzun borcu.

TOBAV ( Devlet Tiyatroları Opera ve Balesi Çalışanları Yardımlaşma Vakfı) yaratıcı sanatçılarımızın değerini yaşarlarken bilmeye ve toplumla paylaşmaya yönelik etkinliklerinin üçüncüsünü besteci Turgay Erdener (d. 1957) için 11 Şubat 2020 akşamı düzenledi. Öncekiler besteci Muammer Sun (d. 1932) ve tiyatro insanı Özdemir Nutku (1931-2019) içindi. Bir sonraki de 14 Nisan 2020'da Yalçın Tura (d.1934) için olacak.

Turgay Erdener şarkıları ile besteciyle sohbetin saçörgüsü gibi içiçe ilerlediği gecenin sohbetçileri, saf tiyatrodan ibaret kişiliğiyle rejisör Murat Atak, dramaturg Gülümden Alev Karaman ve Mehmet Yılmaz, şarkıcıları sopranolar Görkem Ezgi Yıldırım, Tuğba Mankal Dekak, mezzosoprano Ezgi Karakaya, tenor Barış Yanç, bariton Arda Aktar ve doğal olarak bas Mehmet Yılmaz'dı. Dinleyiciler arasında oturup da, bir noktada sahneye davet edilen soprano Selva Erdener'i, böyle bir toplantının “olmazsa olmazı” diye nitelendirmemi kimse yadırgamayacaktır. Çünkü o bestecinin biricik aşkı, eşi, yaşam arkadaşı.

Müzisyenlere gelince, orkestra şefi, piyanist, Erdener ailesinin yakın dostu İbrahim Yazıcı, Erdener'in bazı şarkılarını yazarken özellikle dikkate aldığı Onur Şenler, İbrahim Aydoğdu, Yiğit Tan ve Yaz Irmak'tan oluşan CSO Çello Quartet, konservatuvardan kontrbasta Alper Müfettişoğlu, klarnette Ekrem Öztan, vurmalılarda Burak Çakır ve kanunda Ahmet Baran, söylenen şarkıya göre müziğin içinde oldular. Kimileri sahne müziklerinde yer alan tüm şarkıları dinledikten sonra, daha çok şarkıcı, özelllikle de erkek sesler Erdener şarkılarını daha çok söylemeli, resitallerinde yer vermeli diye düşündüm.

Espriler, Erdener'in kimi soru ya da hatırlatmalara içten yanıtları, fazla konuşmayı sevmeyen, ortalıkda olmaktan hoşlanmayan, duvar dibinden yürümeyi yeğleyen, devrimci anlayışını günün koşullarına uydurma becerisi gösteren, yazdığı eseri son dakikada teslim etmesiyle bilinen kişiliğini ortaya koydu. Bu doğaçlama gösteriye dinleyiciler arasından da özellikle Murat Atak'ın keskin gözlerinden kaçamayarak oturdukları yerden katılanlar oldu. Yaşça daha büyük olmasına karşın, Erdener'in “kâdim dostu” orkestra şefi Rengim Gökmen' in, özellikle Erdener'in yazdıkları konusunda dürüstlüğünü, ünlü şarkısı “Sen-Sen-Sen”in Afife balesinde de kullanılması teklifine “Ama onu tekrar nasıl koyarız?” diye karşı çıkıp, sonra sadece müziğiyle koymaya razı oluşuna dair anısı, bestecinin kişiliğini göstermesi bakımından önemliydi.

Gülümden Alev Karaman ile Murat Atak'ın soruları, kendi tanıklıklarının ötesinde, Serhan Yedig tarafından, Onur Ödülü Altın Madalyası sunumu dolayisiyle SCAMV tarafından ısmarlanıp yayımlanan “Şosta” başlıklı kitabı iyi okuduklarını gösteriyordu. Ama doğaçlama söyleşide, Turgay'ın kitapta yer almayan kimi küçük ayrıntıları da itiraf ettiğini gördük.

Sesler ve seçilen şarkılar mükemmeldi. Peki, kötü bir şey yok muydu? diye sorarsanız, belediyenin Or-An'daki Nazım Hikmet Kültür Merkezi salonunda seslendirmeyi emanet ettiği firmanın uygulaması olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. Kumanda masasında kim vardıysa, ses dengeleri tutturulamadı, bazı enstrümanların sesi çok fazla açıldı, kimse çalmaz konuşmazken bile yükselticilerden gelen vınlama-çınlama sesleri, bu işin ehilce yapılmadığını gösteriyordu.

Erdener'in sadece bir “uyarlaması” vardı programda, kalan 17 şarkı da özgündü. Sevgili Murat Atak'ın, bir ara “Sözlerinize dikkat edin, Şefik Kahramankaptan burada, yazar bunları sonra” uyarısına kulak veren varsa, tüm etkinliği burada anlatacağımı hiç beklemesin. Çünkü 2.5 saati aştı. Bir ayrıntıyı ise mutlak vurgulamak gerek. “Sen-Sen-Sen” başlıklı şarkıyı dinlerken çoğu kişinin Atatürk'ü algıladığı, andığı ve düşündüğü ortaya çıktı.

Ama bir muştu verebilirim. Bu gösterinin tümü, üç ayrı kamerayla kaydedildi. Bu kayıt montajlandıktan sonra TOBAV'a teslim edilecek, ve Turgay Erdener tarafından you-tube kanalında yayımlanacak. Ben de bu yayını bekleyeceğim, bu keyifli 2.5 saati Ali Karaköse'nin gözünden bir kez daha izleyebilmek için...

ŞEFİK KAHRAMANKAPTAN

12 Şubat 2020, Ankara