Ülkemizin yaşadığı en büyük deprem felaketinin yıldönümü nedeniyle ve sanat dünyası açısından acıların yoğun yaşandığı, duyguların sahnelere ve salonlara yansıdığı bir haftayı geride bıraktık.
Antalya Devlet Senfoni Orkestrası(ADSO), programında yer alan Cemal Reşit Rey’in Bebek Efsanesi adlı yapıtının “Ağıt” başlıklı bölümünü, 6 Şubat 2023’te yaşadığımız deprem felaketinde yitirdiklerimize ve son günlerde orkestralarımızın kaybı olan sanatçılarımıza adadı.
Antalya Devlet Opera ve Balesi’(AntDOB)de 2017 Şubat’ında yitirdiğimiz değerli başkemancısı Zeynep Işık’ı düzenlediği özel bir konserle andı.

PETAR PEJCİC VE BEBEK EFSANESİ
ADSO bu hafta “en yetenekli ve gelecek vadeden genç çellistlerden biri” olarak görülen Petar Pejcic’i konuk etti. Orkestrayı şef Hasan Niyazi Tura yönetirken, başkemancı olarak Olgu Kızılay görev aldı.

Orkestra ilk olarak Sırp çellist Petar Pejcic’e eşlik etti ve D.Şostakoviç (1906-1975)’in enfes 1 No. Viyolonsel Konçertosu’nu seslendirdiler. Besteci bu konçertoyu Mstislav Rostropoviç’e adamış, ilk seslendirilişi de bu büyük çellist tarafından 4 Ekim 1959’da Leningrad’da yapılmış. Rostropoviç’in eseri sadece dört günde ezberlediği ve besteciyi şaşkına çevirdiği kayıtlara geçen bir bilgi olarak yer almaktadır.

Bir anekdot; Viyolonsel dağarının gelmiş geçmiş en büyük icracılarından kabul edilen M.Rostropoviç’in vefat haberi, 27 Nisan 2007 tarihindeki ADSO’nun benim de dinlediğim bir konser öncesinde AKM Aspendos Salonu’nda duyurulmuştu.(*)
Müzik incelemecileri, Şostakoviç’in, yine Rostropoviç için yedi yıl sonra yazdığı 2. Viyolonsel Konçertosu’nu daha başarılı buldukları görüşü dikkat çekicidir, bu bilgiyi eklemeliyim. Bizim dinlediğimiz 1.Viyolonsel Konçetosu; Allegretto/Moderato /Cadenza ve Allegro con moto başlıklarından oluşan dört bölümlü bir yapıt. Birinci bölüm sonrası verilen ara sonrası birbirine bağlı olarak çalınıyor. Orkestrada bir tek korno bulunması ve viyolonselle atışmaları muhtemelen herkesin zihninde yer etti. Bir çelistin çalabileceği en zor yapıtlardan birinin muhteşem bir icrasını dinledik o akşam.
Konuk sanatçı, “bir daha”(bis) parçası olarak Bach 1 No. Çello süit’in “sarabande" bölümüyle teşekkür etti dinleyicilere.
Aradan sonra Cemal Reşit Rey (1904-1985)’in “Bebek Efsanesi” başlıklı senfonik şiirini dinledik. Rey, Türk halk kültüründe yer alan bir "bebek efsanesi"nden esinlenmiştir. Türk halk müziği unsurlarını klasik batı orkestra diliyle harmanlayan erken Cumhuriyet dönemi örneklerinden biridir. Eser, bir yörük annenin bebeğinin vahşi hayvanlar (kurtlar vs.) tarafından kaçırılması ve parçalanmasıyla sonuçlanan trajik bir halk hikâyesini anlatır. Rivayet pek çoktur, onlardan bir tanesine göre annenin acısını yansıtan dramatik gelişmeler yer alır:
Bebeğin kayboluşu annenin fark etmesiyle başlar (korkudan kocasına söyleyemez).
İzleri takip ederek ormana gider.
Akbabaların çığlıkları arasında parçalanmış bebeğini görür.
Çıldırırcasına bebeği bağrına basar ve ormanın derinliklerinde kaybolur.
Rey, bu eserde Türk halk türkülerini (özellikle "Bebek Ninni" veya benzeri ninni/bebek türkülerini) kullanmış ve işlemiştir. Özellikle III. bölüm, halk türküsü "Bebek Ninni" ile karşılaştırmalı olarak akademik çalışmalarda sıkça analiz edilir. Eser, halk müziği motiflerini senfonik dokuya entegre etmesiyle dikkat çeker.
Eserde, fagot, kontrafagot ve viyola soloların etkileyici tınıları hafızalarımızda yer etti.
ADSO konser öncesi Bebek Efsanesi için şu açıklamayı yapmıştı: “6 Şubat tarihinin taşıdığı ağır ve ortak hafıza nedeniyle bu konser, üç yıl önce yaşanan depremde hayatını kaybeden vatandaşlarımızın ve yakın dönemde sanat camiamızda yitirdiğimiz değerli sanatçılarımız; İzmir Devlet Senfoni Orkestrası Başkemancısı Deniz Özasker ile Hacettepe Üniversitesi Senfoni Orkestrası Korno Sanatçısı Tayfun Avcıoğlu’nun anısına ithaf edilmiştir. Bebek Efsanesi’nin son bölümü olan “Ağıt”, bu kayıplar için bir saygı duruşu niteliğinde seslendirilecektir.
Antalya Devlet Senfoni Orkestrası, bu anlamlı konserle, müziğin yalnızca bir sanat dalı değil; aynı zamanda anımsamanın, paylaşmanın ve birlikte iyileşmenin dili olduğuna bir kez daha vurgu yapmayı amaçlamaktadır.”
Konser sonrası şef Hasan Niyazi Tura, orkestraya; 6 Şubat Depreminde yitirdiğimiz vatandaşlarımız ile, yakın zamanda kaybettiğimiz sanatçılarımız Deniz Özasker ve Tayfun Avcıoğlu için, E. Elgar’ın Enigma Çeşitlemeleri’nden “Nimrod” bölümünü çaldırarak veda etti.
OPERA, BAŞKEMANCISI ZEYNEP IŞIK’I ANDI
AntDOB 2017 Şubat’ında hayata veda eden başkemancısı Zeynep Işık’ı düzenlediği özel bir konserle andı. Sanatçı bir aileden gelen Işık, Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası ilk başkemancısı Sedat Ediz’in torunu, aynı kurumun emekli piyanistlerinden Ayşe Ediz’in kızıydı. Ankara Devlet Konservatuvarı’nı birincilikle tamamladıktan sonra, İtalya’daki Conservatorio Giuseppe Verdi’den de diploma alarak eğitimini uluslararası düzeye taşımıştı. En son, görev yaptığı AntDOB’un başkemancılığı görevini sürdürürken yaşamını yitirmişti değerli sanatçımız.
Zeynep Işık’ı Anma Konseri’nde AntDOB Orkestrası’nı şef İbrahim Yazıcı yönetti, başkemancı koltuğunda, Işık’ın rahle arkadaşlarından H.Barış Öğüt oturdu. Konserde, soprano Nurdan Küçükekmekçi ve keman virtüozü Olgu Kızılay solist olarak görev alırken, danslarıyla da Müge Öğüt ve Tolga Burçak eşlik etti.

Şef İbrahim Yazıcı, yakın dostu, Zeynep Işık’ın kişiliğini, birlikte yaşanılan anılarını anlatırken, hem duygusal hem neşeli anlar yaşandı. Konser repertuvarı da bu anlayışla, Zeynep Işık’ın sevdiği eserlerden oluşturulmuş; G.Verdi, La Traviata’dan “Addio del passato” aryası ve La Traviata prelüdü, Tolga Taviş’in Zeynep Işık’a ithafen bestelediği “Gökyüzü”, Olgu Kızılay’ın “Saudade” adlı bestesi, Carlos Gardel’in “Por una cabeza” adlı eseri, Arturo Marquez’in “Danzon No. 2”si ve son olarak M.Ravel’in ünlü “Bolero”su.
AntDOB gerçekleştirdiği bu anma konser öncesi şu paylaşımı yapmıştı:
“Bu konser, yalnızca bir repertuvar sunumu değil; yıllar boyunca seslendirilen eserlerin, provaların ve müzikal yolculukların sembolik bir karşılığı niteliğini taşıyor. Zeynep Işık’ın birlikte çalıştığı sanatçı dostları, bu gecede onun sevdiği eserleri seslendirerek, müziğin kelimelere sığmayan tarafıyla meslektaşlarını/arkadaşlarını anma fırsatı buluyor. Sahnedeki her nota, geçmişten bugüne uzanan bir bağ; her ezgi, ortak bir hafızanın yankısı…”
Sanat hayatı boyunca “sihirli keman” olarak anılan Zeynep Işık’ı, konser sonrası meslektaşları ve dinleyiciler ayakta alkışlayarak duygularını dile getirdiler.
***
Gelecek konser “Sevgililer Günü” için
ADSO, DenizBank Konserleri kapsamında “Özgün Uğurlu ile Sevgililer Günü Özel Konseri” yapacak. Anıl Edebale bu konserde hem şef hem piyano eşlikçisi olarak görev alacak.
HASAN HÜSEYİN DULUN
9 Şubat 2026, Antalya
Yorumlar
Kalan Karakter: