Antalya Devlet Opera ve Balesi, 2025’in son prömiyerini librettosu Lorenzo Da Ponte’e ait, W.A.Mozart’ın iki perdelik “Don Giovanni” operasıyla yaptı. Dünya opera repertuvarında en çok sahnelenen 10 eser arasında bulunan Don Giovanni, 16 Aralık Salı akşamı tekrar sanatseverlerin karşısında oldu, orkestrayı bu kez genç bir şef, Maximilian Cem Haberstock yönetti.
Aslında AntDOB, bu eseri 2014’ün Mart ayında bir kez daha izleyici ile buluşturmuştu. İlk sahnelenişinde orkestrayı Artem Makarov yönetmiş, bugünkü yaratıcı kadrodan da Mahir Seyrek ve Mustafa Eski yer almıştı. Yekta Kara’nın rejisörlüğünü yaptığı 2014 prömiyerinde görev alan sanatçılarımızdan; Don Giovanni’yi Serhat Konukman, Donna Anna’yı Nurdan Küçükekmekçi, Don Ottavio’yu Devrim Demirel, Donna Elvira’yı da Bilge Yılmaz yaklaşık 11 yıl sonra, aynı karakterleri son prömiyerde de canlandırmış oldular.

Eserin rejisörlüğünü Reyhan Süme, koreografi tasarımını Meray Kartal, dekor ve kostüm tasarımlarını Gürcan Kubilay yapmış. Işık Mustafa Eski, video projeksiyon ise Ahmet Şeren tarafından tasarlanmış.
Antalya Devlet Opera ve Balesi Orkestrası’nı şef Lorenzo Castriota yönetti, başkemancı Sibel Aydın’dı. AntDOB Korosu, koro şefi Mahir Seyrek tarafından hazırlanmış.

Yapıtın ilk sahnelenişinde diğer görev alanlar, Komutan(Commendatore)’ı Enis C. Kızılgül, Leporello’yu Engin Suna, Zerlina’yı İ. Meriç Karataş ve Masetto’yu da M. Yusuf Yıldız can.

Eser kısaca şöyle özetlenmiş: Mozart’tan Özgürlük, Günah ve Ceza Üzerine Bir Baş Yapıt!
Bir İspanyol soylunun kadınlara adadığı, biraz da ahlak dışı yaşamını anlatan Don Giovanni operasıyla, az da olsa paralellik kurduğum Dallas dizisi ve oradaki JR Ceyar’la, Don Giovanni ikilisi canlanıyor gözümde. Her iki karakter de şehvet düşkünü olarak tanımlanabilir. Her ikisinin de zenginlikleri kendilerini ve çevresini güçlü kılmış. Öteki karakterlerin riyakârlıkları, aldatmalar da olayın tamamlayıcısı gibi. D.Giovanni çapkın, kibirli, zalim ve çekici biri üstelik. Toplumun her kesiminden kadın ilgi alanında. Kiminle nasıl konuşulacağını, nasıl davranılacağını çok iyi bilen biri.

Başarılı bir Don Giovanni karakteri canlandırdı Serhat Konukman, hizmetkarı Leporello ile Engin Suna da iyi performans sergiledi. Donna Anna’da Nurdan Küçükekmekçi, Donna Elvira’da Bilge Yılmaz, Zerlina’da Meriç Karataş hem oyun gücü hem şarkılarda etkileyiciydiler. AntDob’un iki genç yeteneği Enis Kızılgül ve Yusuf Yıldız da başarılı ekibin birer parçası oldular, kutlarım.
Opera temsilinin başlamasıyla ilk göze çarpan Türkçe üst yazı eşzaman(senkron) bozukluğu olmuştu. Aralıklarla sona kadar sürdü bu durum, belirtmek gerek.Eserin başında ve sonunda “anne ve çocuk” tanımlı figürlerin ne için yer aldığını, ne anlattığını hala anlayamadım.
PİYANOLU FESTİVAL’DE MUHTEŞEM RESİTAL
Aynı organize edenler gibi, Uluslararası Antalya Piyano Festivali benim de gündemimden çıktı. Ulusal bir müzik festivaline dönüşen bu etkinlikte ülkemizin oda müziği piyanistlerinden Barış Büyükyıldırım’ı dinledik. Festival için gişeden ya da internetten bilet alabilmek, eş-dost ilişkisiyle çözülebiliyor hale gelmiş olması bile üzüntü verici. Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin belki de en gizemli organizasyonu bu festival desem yanlış olmaz. En çok izlemeyi istediğim konserlerden biri de Gökhan Aybulus konseriydi, ne yazık, bilet sorununu aşamadım.

Barış Büyükyıldırım aşağıdaki repertuvar ile çıktı sanatseverlerin karşısına:
G.F.Handel: Chaconne in G Majör HWV 435
F.Liszt: "Ağlamak, Yas Tutmak, Endişelenmek, Korkmak" (Weinen, Klagen, Sorgen, Zagen) s.180
Terry Riley: Klavye Çalışması(Keyboard Study)
G.Gershwin: Mavi Rapsodi
Salondaki büyük çoğunluğa ilginç ve yabancı gelen Terry Riley’in “Klavye Çalışması” adlı yapıtını herkes çok beğendi. Bir bölümünde sanki Ali Ekber Çiçek’in “Haydar Haydar”ından pasajlar çalınıyor duygusu yarattı.

F. Liszt’in eseri de kontrastlar ile öne çıkıyordu. Mavi Rapsodi harika idi.
Büyükyıldırım sosyal medya hesabından duygularını şöyle paylaştı: “Bu yıl 25. Antalya piyano festivalinde yer almak büyük mutluluktu. Bu güzel etkinliği gerçekleştiren herkese, sıcaklığı ve enerjileri için muhteşem izleyicilere yürekten teşekkürler.
Bu müziği paylaşma ve böylesine ilham verici bir festivalin parçası olma fırsatı için minnettarım.”
Sessizce başlayan festival sessizce sonlandırıldı.

OLBİA SANAT GALERİSİ’NDE RESİM SERGİSİ
Uluslararası Kültür Sanat Göç ve Uyum Derneği(US-DER) ve Akdeniz Üniversitesi Sosyal Politika ve Göç Çalışmaları Uygulama ve Araştırma Merkezi(ASPAG) işbirliği ile "KÖK' den KÖK'e" temalı bir resim sergisi açıldı geçtiğimiz hafta. Çoğunlukla Antalya’da yaşayan yabancı sanatçıların eserlerinin yer aldığı serginin açılışı Akdeniz Üniversitesi Olbia Sanat Galerisi'nde yapıldı. Bu sergi 18 Aralık akşamına kadar gezilebilecek.

MODERN SANATLAR GALERİSİ’NDA SERGİ
Güzel Sanatlar Derneği'nin (GÜSAD) yıl sonu sergisinin açılışı da Dokumapark Modern Sanat Galerisi’nde yapıldı. Sergi 31 Aralık akşamına kadar açık kalacak. Açılışını, Kepez Belediyesi Müzeler Koordinatörü Sezin Kamalak ve Güzel Sanatlar Derneği (GÜSAD) Başkanı Ertuğrul Hepgüzel’in birlikte yaptığı sergide 55 sanatçının resim, seramik, heykel çalışmaları ve çeşitli disiplinlerde 100’e yakın eser yer alıyor.

Antalya’da yaşayan yabancı sanatçılardan bazılarının ülkelerine özgü kıyafetlerle katılması sergiye farklı bir hava kazandırdı. Eserlerle birlikte, sanatçılarıyla da fotoğraf yarışı ilgi çekiciydi.
HASAN HÜSEYİN DULUN
16 Aralık 2025, Antalya
Yorumlar
Kalan Karakter: