Başlık, “Konserler, sergiler ve şenlikler; Sanatın iyileştirici ve birleştirici gücü” olacaktı, 60 vuruş sınırı gelince birazcık kırpmış oldum.
Sanat sezonu sona doğru yaklaştığında Antalya yoğun bir sanat gündemi yaşıyor. Yetişebildiklerimi bu ortamda okurlarımızla paylaşıyorum. Bu zengin içerikte; bir yanda piyanonun tuşlarına dokunan minik ellerin heyecanı yaşanırken, diğer yanda profesyonel sahnelerden yükselen dünya standartlarındaki melodileri görüyoruz
Sanat, kimi zaman bir konser salonunda toplumlar arası köprüler kurarken, kimi zaman da bir sosyal sorumluluk projesiyle genç yüreklere umut oluyor. Ancak bu kültürel etkinlikler içinde, eksik bir notanın veya aksayan bir teknik detayın sızısı da hissediliyor.

ANTALYA FİLARMONİ’NİN 7.ÇOCUK PİYANO ŞENLİĞİ
Sanatla büyüyen bir neslin hayaliyle yola çıkan Antalya Filarmoni Derneği( AFD), 1995 yılından bu yana süregelen, 2018’den itibaren ise tamamen kendi çatısı altında yürüttüğü bu kıymetli Çocuk Piyano Şenliği’nin 7.sini başarıyla tamamladı. Bülent Ecevit Kültür Merkezi’nde gün içinde gerçekleşen müzik ziyafetinin sonunda, geleceğin piyanistleri ve onlara emek veren öğretmenleri katılım belgeleriyle onurlandırıldı.

AFD Başkanı Prof. Abdullah Uz’un etkinlik sonrası paylaştığı veriler, aslında bir şehrin sanata olan açlığını özetler nitelikteydi; Şenliğe 6-14 yaş grubundan tam 213 çocuk başvurdu ve 205 çocuk aktif olarak sahne aldı. Prof. Uz’un da vurguladığı gibi, “…ilkokullarda müzik eğitiminin neredeyse yok sayıldığı bir dönemde bu sayı küçümsenemeyecek kadar değerlidir.”

“Bu etkinlik sadece bir dinleti değil; yeteneklerin en verimli olduğu yaşlarda çocukların kendilerini keşfetmesi, sahne deneyimi kazanması ve birbirlerinden öğrenmesi adına eğitim sistemimizdeki devasa bir boşluğu kapatma çabasıdır. Bu yolda çocuklarını destekleyen velileri ve onları yetiştiren piyano öğretmenlerini içtenlikle kutluyoruz.”
Bir "Piyano" Sorunu ve Sanatsal Standartlar
Ancak bu güzel tablonun üzerinde, yıllardır çözülemeyen bir gölge var. BEKM’deki mevcut konsol (duvar) piyanosu, katılımcı müzik öğretmenleri tarafından bu yıl da sert bir dille eleştirildi. Aslında bu, şehrin sanat gündeminden düşmeyen kronik bir yara. AFD yönetiminin Antalya Büyükşehir Belediyesi yetkilileriyle yaptığı görüşmelerden ne yazık ki bugüne dek somut bir sonuç alınamadı.

Oysa böylesine önemli bir mekânda, nitelikli bir performans sergilemeye çalışan çocukların önüne yetersiz bir enstrüman koymak, onların motivasyonunu ve teknik gelişimini doğrudan olumsuz etkiliyor. Sanata değer veren bir kentin, çocuklarının emeğine yakışır bir enstrümanı bu merkeze kazandırması artık lüks değil, bir zorunluluktur.
Çağrımız Belediye Yetkililerine
Antalya, dünya prömiyerlerine ev sahipliği yapan, piyano festivalleriyle anılan bir dünya kenti. Genç yeteneklerimizin ilk sahne tecrübelerini yaşadığı bu tür platformların fiziksel şartlarını iyileştirmek, geleceğin sanatçılarına borcumuzdur. Umuyorum ki Belediye yetkilileri bu sese kulak verir ve bir sonraki şenlikte çocuklarımız, onlara layık bir piyanonun tuşlarına dokunur.

ANTALYA SENFONİ’DE AZERBAYCAN GECESİ
Antalya Devlet Senfoni Orkestrası, DenizBank Konserleri kapsamında düzenlediği bu haftaki programıyla, müzikseverler için coğrafyalar arası bir köprü kurmuş oldu. Adeta Hazar’ın rüzgârlarını Akdeniz kıyılarına taşıyan bir “Azerbaycan Gecesi” yaşandı.
ADSO’nun bu haftaki konukları Azeri şef Fuad İbrahimov ve klarinet virtüozü Damien Bachmann’dı. Başkemancı rahlesinde Deniz Türeli oturuyordu.

Konserin ilk yarısında, klarnet virtüözü Damien Bachmann dinleyiciye bir sürpriz yaşattı. W.A. Mozart’ın klarnet repertuvarının zirvesi sayılan “K.622 Klarnet Konçertosu”nu, alışılagelmişin dışında bas klarnetle seslendirdi. Enstrümanın o derin ve etkileyici tınısı, Mozart’ın duru ezgileriyle birleşince enfes bir konçerto dinlemiş olduk.
Aradan sonra Kara Karayev’in ölümsüz yapıtı “7 Güzeller Bale Süiti” seslendirildi. Azerbaycan kültürünün zengin motiflerini senfonik bir dille harmanlayan bu eser, İbrahimov’un enerjik ve hassas yönetimiyle mükemmel icra edildi.
Re22 KÜLTÜR SANAT NİL KOCAMANGİL’İ KONUK ETTİ
Re22 Kültür Sanat’ta değerli bir eğitimci ve viyolonsel virtüozunu dinledik “Rezonans” başlıklı resitalinde… Nil Kocamangil, sadece bir müzik dinletisi değil; enstrümanıyla bütünleşmiş bir ruhun, dinleyiciyle kurduğu o görünmez bağı hissettirdi bize. Sahnedeki içtenliği ve eserlerin derinliklerine inen yorumu, dinleyiciyle arasındaki mesafeyi tamamen ortadan kaldırdı.

Konser programı, viyolonsel edebiyatının "Kutsal Kitabı" sayılan J.S. Bach süitlerinden, solo repertuvarın teknik ve duygusal sınırlarını zorlayan diğer önemli eserlere kadar uzanan geniş bir yelpazeye sahipti.
Re22’nin sunduğu bu özel atmosferde, sanatçının nefesini duyacak kadar yakınında olmak, müzikal tecrübeyi çok daha kişisel/özel ve unutulmaz hale getirdi.
Nil Kocamangil’in o akşam Antalya’da bıraktığı "Rezonans" çok etkileyiciydi, teşekkürler. Programı ekleyeyim:
J. S. Bach, Solo Viyolonsel için Süit No.1 (BWV1007)
J. S. Bach, Solo Viyolonsel için Süit No.3 (BWV1009)
G. Cassado, Solo Viyolonsel için Süit
GÜZEL SANATLAR FAKÜLTESİ’NDE “AÇIK KADRAJ”
Akdeniz Üniversitesi kampüsünde, sanatın iyileştirici gücüyle toplumsal duyarlılığı buluşturan çok kıymetli bir sergi açılışı yapıldı. “Açık Kadraj: Doğada Fotoğraf ve Güneş Baskı Atölyesi” başlığıyla sanatseverlerle buluşan bu çalışma, devlet koruması altındaki gençlerin iç dünyalarını, doğa ve sanat aracılığıyla dışa vurduğu derinlikli bir sosyal sorumluluk projesinin ürünü olmuş. Temel amaç, bu gençlerin doğa ile bağ kurarak kendilerini ifade edebilecekleri sanatsal bir alan açmak ve üniversite ortamıyla doğrudan temas kurmalarını sağlayarak duygusal iyilik hallerine katkı sunmak olarak belirlenmiş.

Fikret Otyam Sergi Salonu’nda izleyiciye sunulan Proje; Güzel Sanatlar Fakültesi, Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı Anabilim Dalı ve Antalya Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü paydaşlığında hayata geçirildi.
Proje yürütücüsü Öğr. Gör. Ezgi Bilgin’in aktardığı bilgilere göre sergi, 12-17 yaş grubundaki 30 gencin Nisan ayı sonunda gerçekleştirdiği atölye çalışmalarından doğuyor. Gençlerin üretim süreci şu aşamalardan oluşmuş:

Temel düzeyde teknik fotoğraf eğitimi alan gençler, sanatın farklı disiplinleriyle tanışıyorlar. Doğayı dikkatle gözlemleyerek ışığı ve formu kendi bakış açılarıyla yorumluyorlar. Atölye sonunda 30 adet fotoğraf ve 29 adet güneş baskı (cyanotype) tekniğiyle üretilmiş toplam 59 eser ortaya çıkıyor. Bu çalışmalarda güneş ışığı kullanılarak doğanın formları doğrudan kâğıda işlenmiş.
A.Ü. Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı Anabilim Dalı Öğr. Üyesi Doç.Tuba Mutluer, Bu tür etkinliklerin sadece birer sanat faaliyeti olmadığını, aynı zamanda "koruyucu ruh sağlığı" çalışması olduğunu vurguladı. Bir çocuğun ürettiği eserin değer görmesinin; özgüven, aidiyet ve umut algısını güçlendiren, psikolojik sağlamlığı destekleyen çok kıymetli bir deneyim olduğunu belirtti.
Sergide yer alan çocuklarla yaptığım görüşmelerde, kendilerine değer verildiği bir ortamda bulunmaktan duydukları mutluluğu ifade ettiler. Haklı bir hassasiyetle, çocukların güvenliği ve mahremiyeti için yakın plan fotoğraf çekilmemesi yönündeki uyarılara dikkate alarak, sergi atmosferini yansıtan geniş açılı fotoğraf tercih ettim.
Bu proje, sanatın sadece galerilere hapsolmuş bir estetik değil, toplumun en hassas katmanlarına dokunan bir "can suyu" olabileceğini de kanıtlamış oldu. Emeği geçen tüm kurumlara ve bakış açılarını bizlerle paylaşan cesur gençlerimize teşekkürler.

GALERİ T’DE “DERÛNA BAKMAK”
Ressam Canan Ar’ın “Derûn’a Bakmak” adlı kişisel sergisi Galeri T’de açıldı. Çok sayıda davetli ve sanatseverin katıldığı törende, ressam Himmet Öcal eserlerle ilgili değerlendirme yaparak, sanatçının “derûna” bakış açısını yorumladı.

Eserlerinde mistik unsurları ve içsel derinliği işleyen Ar; “Yolculuğumun sonunda ben bir resim yapmış oluyorum; resmim de yeni bir ben…” diyor. Sergi 9 Haziran akşamına kadar gezilebilecek.
***
ADSO’da Gelecek Konser: Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı Özel Konseri. Şef Tolga Atalay Ün’ün yöneteceği programı duyurulmamış bu konserde, yarışma ile belirlenen şu genç yetenekler solist olarak görev alacaklar:
Ahmet Efe Demirci (piyano), Ayben Sever (flüt), Selin Akın (fagot), Özgür Deniz Akalın (viyolonsel), İdil Olgar (keman), Lara Başer (klarnet) ve Sıla Samur (klarnet)
Hasan Hüseyin Dulun
10 Mayıs 2026, Antalya
Yorumlar
Kalan Karakter: