Antalya’nın yüz akı kültür-sanat etkinliklerinden biri olmayı başaran 9. Uluslararası Antalya Akra Caz Festivali, piyanist ve besteci Fazıl Say’ın iki gece üst üste verdiği konserlerle sona erdi.
“Şehirde Caz Var” mottosuyla düzenlenen festival, bu yıl da dünya çapında önemli sanatçıları Antalya’da buluşturdu. Festivalin açılış konserleri ve Moskova Caz Orkestrası’nın yer aldığı programı daha önceki yazımda ele almıştım. Bu yazıda ise devamında gerçekleşen konserlerden izlenimlerimi paylaşmak istiyorum.

ÖDÜLLÜ YILDIZLAR GEÇİDİ
Festivalin yıldızlar geçidi, beş Grammy ödüllü caz vokalisti Dianne Reeves ile başladı. Caz dünyasının yaşayan efsanelerinden Reeves’e, Brezilyalı gitar virtüozü Romero Lubambo, basçı Reuben Rogers ve davulcu Terreon Gully eşlik etti.
Teknik ustalığı, duygusal derinliği ve doğaçlama yeteneğiyle unutulmaz bir performans sergileyen Reeves, sahnedeki sıcak tavrıyla da büyük beğeni topladı. Özellikle Romero Lubambo’nun gitar solosu uzun süre hafızalardan silinmeyecek nitelikteydi.

Konser sırasında sık sık dinleyicilerle sohbet eden Dianne Reeves, yıllardır Türkiye’yi ziyaret etmesine rağmen, Antalya’ya daha önce hiç gelmemiş olmasına inanamadığını söyledi. Sanatçı kentin doğal güzelliklerinden ve festivalin atmosferinden çok etkilendiğini ifade etti. Kariyerinde, Türk müzik yapımcısı Arif Mardin ile birlikte gerçekleştirdiği ve Grammy ödülü kazanan albümünün önemli bir yere sahip olduğunu söyleyen Reeves, Türkiye’ye dair pek çok şeyi de Mardin’den öğrendiğini anlattı. Türk kültürü ve sanatına büyük ilgi duyan Reeves, bir sonraki ziyaretinde ailesini de getirmek istediğini dile getirdi. Akra Caz Festivali sahnesinde tekrar müzikseverlerle buluşmak istediğini belirten sanatçı, “Buraya ilk gelişim ama kesinlikle son olmayacak” sözleriyle izleyicilerden büyük alkış aldı.

FESTİVALİN YILDIZI JOSS STONE
Grammy ve BRIT ödüllü, soul ve R&B’nin dünyaca ünlü ismi İngiliz sanatçı Joss Stone, festivalin en çok ilgi gören isimlerinden biri oldu. Güçlü sesi kadar samimiyeti ve mütevazılığıyla da dikkat çeken Stone, anımsayabildiğim kadarıyla seyirciler arasına inerek dinleyicilerle birebir temas kuran ilk sanatçı olarak büyük sempati topladı.

Hit şarkılarının yanı sıra geniş repertuvarından örnekler sunan sanatçı, konser boyunca kurduğu sıcak iletişimle adeta izleyicilerin kalbinde taht kurdu. Konser sonunda kendisine verilen ayçiçek buketinden çiçekleri tek tek izleyicilere fırlatması da gecenin akılda kalan anlarından biri oldu.
Festival sonrası, bu yılın yıldızı kim diye soran olsa, yanıtım mutlaka Joss Stone olurdu.

KENNY GARRETT
Kenny Garrett, beklendiği gibi muhteşem bir müzik ziyafeti çekti alanı dolduran dinleyicilerine. Sahne kadrosu; Kenny Garrett alto saksafon, Rudy Bird perküsyon, Melvis Santa, vokal, perküsyon, Keith Brown akustik piyano Michael Ode davul, Corcoran Holt bas şeklinde duyurulan Garrett, bu konsere Melvis Santa’dan yoksun olarak çıktı.
Alto saksafonun yaşayan büyük ustalarından Kenny Garrett, beklendiği gibi üst düzey bir müzik ziyafeti sundu. Ancak konser öncesinde açıklanan kadro ile sahnedeki kadro arasında önemli bir farklılık vardı. Oysa programda vokal ve perküsyonda Melvis Santa’nın da yer aldığı duyurulmuştu. Fakat sanatçı sahneye çıkmadı ve bu konuda izleyicilere herhangi bir açıklama yapılmadı.
Melvis Santa, Garrett’ın “Sounds From the Ancestors” projesinin önemli unsurlarından biri olarak tanıtılıyordu. Dolayısıyla eksikliği yalnızca bir kadro değişikliği değil, programın sahneye yansımasını da etkileyen bir durumdu.
Festivallerde sağlık, vize veya ulaşım gibi nedenlerle bu tarz son dakika eksiklikleri/aksilikleri olabilir; burada mühim olan takım kaptanının bu eksikliği sahneye nasıl yansıttığıdır.

Garrett, enstrümanındaki o kusursuz, muhteşem düzeyi vokal bölümlerine taşıdığında, açıkçası sanatsal yoğunluğun biraz düştüğünü hissettik. Seyirciyi harekete geçirmek için konser boyunca belki yüz kez tekrarladığı "check it up" sloganı ve toplu vokal denemeleri, geleneksel caz dinleyicisi için "gereğinden uzun" hatta “sıkıcı” oldu. Caz yoğunluğu azalsa da mistik ve törensel bir atmosfer olarak hafızalara kazındı.

RİCHARD BONA VE ALFREDO RODRİGUEZ TRİO
Festivale 2. kez konuk olan Grammy ödüllü bas gitarcı Richard Bona, bu kez piyanist Alfredo Rodriguez ve perküsyonist Michael Olivera ile sahnedeydi.
Afro-Küban ve Latin cazının renklerini taşıyan performans, güçlü müzisyenliklerinin yanı sıra sahnedeki enerjileriyle de dikkat çekti. Eğlenceli vokaller, ritim merkezli melodiler ve müzisyenler arasındaki iletişim, dinleyiciyi konserin aktif bir parçası haline getirdi.
AKRA GENÇ CAZ’DA PELİN SU YAVUZ FIRTINASI

Mojo 5

Leviers
Akra Genç Caz’da 3 genç topluluk yer alıyordu; Mojo 5, Leviers ve Su Trio. Boğaziçililerden oluşan Mojo 5 ve Odtülülerden oluşan Leviers, sırayla gecenin sahneye çıkan topluluklarıydı. Cazın kıdemli icracısı Önder Focan ve İKSV direktörü Görgün Taner tanıtımlarda övgüyle söz ettiler genç yeteneklerden. Beğenerek izledik.

Akra Genç Caz’ın son ekibi Su Trio için özel bir alan açıyorum.
Trionun lideri genç piyanist/vokalist Pelin Su Yavuz, Türkiye’deki ilk konserini 9. Antalya Akra Caz Festivali kapsamında gerçekleştirdi. Akra Caz sahnesinde müzikseverlerle buluşan sanatçı, SU Trio projesiyle festival izleyicisine enerjik ve etkileyici bir performans sundu.

ABD’nin önde gelen müzik okullarından Berklee College of Music tarafından verilen Instrumental Performance Award ödülüne layık görülen genç sanatçı, ödül törenininden sonraki ilk performansını Akra Caz Festivali’nde gerçekleştirmiş oldu.
Yüksek tempolu caz eserlerinin yanı sıra kendi aranjmanlarını da seslendiren Yavuz, dijital mecralarda 30 milyonu aşkın izlenmeye ulaşan çalışmalarından seçkiler sundu. Konserin sonunda iki konser piyanosu ile gerçekleştirdiği özel performans, izleyicilerden büyük alkış aldı. Pelin Su Yavuz, yalnızca müzikal başarısıyla değil, merhum gazeteci Turan Yavuz'un kızı olmasıyla da kültür-sanat çevrelerinin yakından tanıdığı, izlediği genç isimlerden biri olmuş.
Festival sahnesinde olmaktan duyduğu mutluluğu dile getiren Su, “Türkiye’de ilk konserimi vermekten çok mutluyum. Akra Caz Festivali sahnesinde olmak benim için çok önemli” sözleriyle duygularını paylaştı.

Su Yavuz’a sahnede Berklee College of Music’ten arkadaşları Chase Behar(bas), ve Angel L. Ruiz(davul) eşlik etti.
Akra Genç Caz’ın özel bölümlerinde ise genç sanatçıya, Türkiye’nin önemli müzisyenlerinden; Cem Tuncer(gitar), Engin Recepoğulları(saksafon), Barış Doğukan Yazıcı(trompet) ve Ozan Çelikel(trombon) eşlik etti ve doyumsuz bir müzik ziyafeti sundular.
Festivale bir yıldız daha seç denilirse, hemen Pelin Su Yavuz derim.

FAZIL SAY’LA ŞİİRSEL VE GÖRKEMLİ KAPANIŞ
Her güzel hikâyenin sonu gibi 9. Akra Caz Festivali de, daimi konuğu, dünyaca ünlü piyanist/bestecimiz Fazıl Say’ın iki akşam üst üste gerçekleştirdiği konserleriyle veda etti bize. Say’a flütte Aslıhan And Say, vokalde Seda Kırankaya ve perküsyonda Aykut Köselerli eşlik etti.

Konserin ilk bölümünde Say’ın özgün besteleri yer aldı. Anadolu müziğinden ve cazın farklı alanlarından örnekler, bestecinin yaratım dünyasını yansıtan bir tablo gibiydi.
İkinci bölüm ise farklı bir atmosfere büründü. Türk edebiyatının güçlü kalemleri Ahmet Telli, Murathan Mungan, Ahmet Erhan ve Nâzım Hikmet'in dizeleri, Fazıl Say'ın müzikal yaratılarıyla yeniden hayat buldu.

Bu bölümde sahneye çıkan Seda Kırankaya, yalnızca vokal performansıyla değil, sahnedeki doğal ve ölçülü duruşuyla da dikkat çekti. Şarkıları dramatize etmeye çalışmadan, şiirlerin ve müziğin önüne geçmeden kurduğu yorum dengesi, gecenin en güçlü unsurlarından biri oldu.
Festivalin açılış ve kapanış gecelerini Yekta Kopan sundu. Akra Genç Caz gecesinin açılışında da İKSV İcra Kurulu Başkanı Görgün Taner ve duayen caz sanatçısı Önder Focan ile birlikte, sahneye çıkacak genç müzisyenler hakkında bilgi vererek geceye ilişkin değerlendirmelerini paylaştılar.
Akra Hotels tarafından düzenlenen, Antalya’nın kent kültürüne sürdürülebilir bir değer katan Akra Caz Festivali, çağdaş cazla birlikte funk, rock, Latin, soul, pop ve dünya müziğini cazın zengin dokusuyla harmanlayan etkileyici performansların yanı sıra jam session, söyleşi ve masterclass çalışmalarına da ev sahipliği yaptı.
Festivali omuzlayan başta Kadir Dursun ve çalışma arkadaşları olmak üzere, sahne önünde ve arkasında emeği geçen herkese teşekkürler.
16 gün süreyle Şehirde Caz Vardı!
AKRA CAZ’IN 10 YIL AÇILIŞINI ANNE-KIZ VOKALİSTLER YAPACAK
Duyuruyu Yekta Kopan yaptı;
“10. Uluslararası Antalya Akra Caz Festivali, 02-20 Haziran 2027 tarihleri arasında Akra Hotels’in Açık Hava Sahnesi’nde gerçekleştirilecek. Organizasyon, caz dünyasının efsanevi isimlerinden Grammy ödüllü Dee Dee Bridgewater ve kızı China Moses’ı aynı sahnede konuk edecek. Festivalin 10. yılına özel olarak gerçekleştirilecek bu buluşma, müzikseverlere özel bir açılış gecesi heyecanı yaşatacak.”
Akra Caz Festivali sona erdi ama Antalya'nın sanatsal etkinlikleri hız kesmeden devam ediyor.
Re22 KÜLTÜR SANAT’TAN İKİ ETKİNLİK
Antalya kültür sanat yaşamının önemli bir merkezi haline gelen Re22 Kültür Sanat, peş peşe iki etkinlikle yaza merhaba diyecek.
Can Özhan Butik Konservatuvar Projesi
Re22 Kültür Sanat’ın geçtiğimiz aylarda kaybettiğimiz yaratıcılarından “Dr. Ahmet Rebii Tınmaz Anısına” ilk etkinlik, “Genç Sanatçılar Konseri” başlığını taşıyor ve 30 Haziran Salı akşamı yapılacak.
Klasik müziğin geleceğine yön veren genç yetenekleri olarak görülen; Atahan Dinç (keman), Çınar Kemal Dağ (keman), Mevsim Yıldız(keman), Tuna Erdil (keman) sahnede olacaklar ve kendilerine piyanist Buğra Yüksel eşlik edecek.
Konser programını; Bach, Vivaldi, Beethoven, Franck, Wieniawski, Lalo, Vecsey eserlerinden oluşan repertuvar oluşturuyor. Re22 Kültür Sanat, bültene şu notu ekledi:
“Bu anlamlı gecede hem genç sanatçıların müzikal yolculuklarına tanıklık edecek hem de onların geleceğine destek olacaksınız.
Konserimizin geliri, genç sanatçılarımızın sanatsal gelişimlerine katkı sağlamak amacıyla kullanılacaktır.”
Re22 Yaz Akşamları Başlıyor
Yine Re22 Kültür Sanat’ta yaz programının ilk gecesinde, caz ve soul müziğin büyülü dünyasına davet ediliyor müzikseverler.
Programda vokalist Arya’ya, Yener Şamlı(piyano) ve Cemalettin O. Özdemir(gitar) eşlik edecek.
“Antalya Kaleiçi’nin eşsiz atmosferinde, kaliteli müzik, keyifli sohbetler ve yaz akşamlarının en güzel enerjisi bir araya gelsin istiyoruz” diyen bu etkinlik ise, 3 Temmuz 2026 Cuma akşamına planlandı.
Hasan Hüseyin Dulun
23 Haziran 2026, Antalya