Brezilya’da Piyano / 15

Brezilya'da Piyano / 15

Amerika Kıtasının İlk Kadın Orkestra Şefi: Chiquinha Gonzaga (1847-1935)

11 Temmuz 2020 - 00:03 - Güncelleme: 11 Temmuz 2020 - 13:30
Reklam

                       15

Amerika Kıtasının İlk Kadın Orkestra Şefi:

Chiquinha Gonzaga (1847-1935)

İsveçli Elfrida Andrée’den (1841-1929) sonra dünyanın ikinci, Ame-rika kıtasının ilk kadın orkestra şefidir. Chiquinha Gonzaga melez bir anne ve varlıklı, asker bir babanın kızı olmanın getirdiği, o yıllara göre oldukça güç sosyolojik şartlarda büyüdü. Rio de Janeiro’nun XIX. yüzyılın ikinci yarısında sahip olduğu kozmopolit fakat zengin müzik yaşantısı Gonzaga’yı etkilemişti. Maxixe, vals, polka, modinha, lundu gibi Avrupa ve Afrika kökenli müziklerin yanyana duyulduğu bir şehirde büyüyen Gonzaga’nın sıra dışı üstün yeteneği kısa sürede kendini gösterdi. Babasının yönlendirmesi ile piyanoya başlamıştı ama bir çocuktan beklenmeyecek derecede saatlerini piyano başında büyük bir keyifle geçiriyor, aile toplantılarında ve imkân olan her ortamda piyano çalışını göstermeyi seviyordu.

Chiquinha Gonzaga, 1876 yılında 29 yaşındayken

Kadınların çocuk denecek yaşlarda evlendiği ve ömrünü ailesine hizmet ederek geçirmek zorunda kaldığı bir kültürün hüküm sürdüğü Rio de Janeiro’da, Kraliyet ailesinin gelişiyle beraber kadınların lehine önemli gelişmeler yaşanmıştı. Kadınlar artık sosyal hayatın daha görünen, aktif unsurları olmuşlardı. Ancak sosyal yaşamda yakaladıkları bu ivmeye rağmen erken yaşta evlenmek, hemen çocuk sahibi olmak, hayatlarını ailelerine ada-mak, babaları ve eşleri karşısında itaatkâr olmak gibi kadınlara karşı olan beklentilerinin toplumda hiç değişmemişti.

Büyüdükçe toplum baskısını artan bir ağırlıkta hissetmeye başlayan Gonzaga, on altı yaşında babasının zoruyla kendinden sekiz yaş büyük zengin bir denizciyle evlendi. Gonzaga’nın toplum önünde piyano çalma isteği ve o dönem için kadınlarda pek tasvip edilmeyen güçlü karakter yapısı, boyun eğmeyen kişiliği kısa süre içinde eşiyle problemler yaşamasına sebep oldu. Neticede müziği hiç sevmeyen, dinlemekten zevk almayan, eşinin bırakın topluluk önünde çalmasını, evde bile piyanonun başına oturmasını uygun bulmayan kocasından boşanması uzun sürmedi. Kocasının, “Ben veya piyano” ultimatomuna karşı hiç düşünmeden “piyano” cevabını veren Gonzaga, göreceli olarak yeniden özgürlüğüne kavuştu. Ancak özgür dünyasında bakması gereken beş çocuğu da vardı. Eşlerin ayrılmasının toplum tarafından bir skandal olarak kabul edildiği bu dönemde babası tarafından da reddedilen Gonzaga zar zor kiraladığı bir bodrum katında çocuklarıyla yaşamaya başladı. Piyano dersleri vererek, yazdığı eserleri satarak ve mümkün olan ortamlarda piyano çalarak hayatını kazandı. Bu gayreti ile zamanla Rio de Janeiro’nun popüler müzik çevreleriyle yakınlaştı ve onların takdirini elde etti.

12 Ocak 1880 tarihli Gazeta de Notícias’da Gonzaga’nın verdiği özel ders ilanı “Francisca Gonzaga – Piyano, Şan, Fransızca, Coğrafya, Tarih ve Portekizce dersi verilir. Arthur Napoleão & Miguez Evi, Ouvidor Sokak No.89” (Besteci gazete ilanında isminin Portekizcedeki küçültme adı olan Francisca’yı kullanmıştır)

O yıllarda tanıştığı ve Choro’nun Babası olarak anılan flütçü Joaquim Antônio da Silva Callado (1848-1880) Gonzaga’nın hayatında çok önemli bir yere sahip oldu. Callado (yanda) adeta Gonzaga’nın yarım kalmış müzik eğitimini tamamladı. Callado’nun Choro Carioca1 adlı gurubuyla çalmaya başlayan Gonzaga bir yandan da eserler yazdı. 1877 yılında piyano için yazdığı Atraente ona çok büyük bir ün sağladı. Bir yıl içinde 15 defa basılan Atraente’den sonra yazdığı her eser büyük rağbet gördü, notaları hemen satıldı.

Atraente’nin ilk sayfası. Eski basım olduğu için eserin ismi 150 yıl öncesinin Portekizcesiyle “Atrahente” olarak yazılmıştır

1885 yılında A corte na roça (Köydeki Hanedan) isimli komik operetini yazdı. Toplum yaşantısına çok ciddi eleştiriler getiren bu eserini İmparatorluk Prens Tiyatrosu’nda kendisi yönetti ve böylece Amerika kıtasının ilk orkestra şefi olarak tarihe geçti. Aydın çevreler tarafından Etekli Offenbach olarak takdir edilen Gonzaga’nın bu başarısı, diğer taraftan etekli bir kadının sahneye çıkması ve erkeklerden kurulu bir orkestrayı yönetmesini içine sindiremeyen tutucuların ciddi eleştirilerine hedef oldu. Bu öfkeli saldırıları ciddiye bile almayan Gonzaga, 1889 yılında salt müzik adına düşünmüş olsa da sanki bu tutucu çevrelere karşı inadına yapılmış bir hareket gibi algılanan bir konser organize etti. São Pedro de Alcântara İmparatorluk Tiyatrosu’nda Maldito adı verilen 100 gitardan kurulu bir topluluğu yönetti. Maldito kelimesinin Türkçe karşılığı: Tanrı tarafından lanetlenmiş açılımına sahip olan melun sözcüğüdür. Bir halk çalgısı olan Maldito’nun böyle kötü bir sıfat ile anılmasının altında ise Katolik kilisesinin bu çalgı eşliğinde kadın ve erkeğin birbirine çok yakınlaşarak, adeta cinsel bir ritüel havasında yaptıkları dansa olan bakışı yatmaktadır. Toplumun tutuculuğuna karşı korkusuzca durabilen Gonzaga bu konser sonrası ciddi ve sert eleştirilere maruz kalır.