Sanat danışmanı Serdar Ongurlar’ı da gönderdi...
Reklam

Sanat danışmanı Serdar Ongurlar'ı da gönderdi...

"Hiç de nazik olmayan, Başkan adına Başkan Yardımcısı tarafından kuru bir teşekkürle geçiştirilen “yollarımızın ayrılma” bildirisi şifahen tarafıma iletilmiş bulunmaktadır."

Reklam
09 Ağustos 2014 - 11:37 - Güncelleme: 09 Ağustos 2014 - 11:46
Reklam

Bir süre önce “son gelişmeler karşısında” kaydıyla Karşıyaka Belediyesi Filarmoni Orkestrası Şefi Gürer Aykal'ın sözleşmesini fesheden Karşıyaka Belediyesi, sanat danışmanı ve genel koordinatör, dramaturg Serdar Ongurlar'la da yollarını ayırdı. Böylece Karşıyaka Belediyesi'nin filarmoni dışında takdirle izlenen oda müziği etkinlikleri de fiilen son bulmuş oldu.

Serdar Ongurlar, önümüzdeki sezon için hazırladığı programda yer alan müzisyen ve topluluklara bir mesaj göndererek durumu bildirdi. Ongurlar'ın mektubu aynen şöyle:

Çok sevgili Sanatçı Arkadaşlarım,

Özellikle son iki sezondur, gerçekleştirdiği etkinliklerle bırakın İzmir ve Türkiye’yi, Avrupa çapında da bir üne ulaşan KARŞIYAKA BELEDİYESİ OPERA ve TİYATRO SAHNESİ Genel Koordinatörü olarak, 5 Ağustos 2014 Salı günü Karşıyaka Belediye Başkanı tarafından görevime son verilmiştir. Hiç de nazik olmayan, Başkan adına Başkan Yardımcısı tarafından kuru bir teşekkürle geçiştirilen “yollarımızın ayrılma” bildirisi şifahen tarafıma iletilmiş bulunmaktadır.

Hepinizin yakından bildiği gibi ben, 1982 yılından 2012 yılana kadar İzmir Devlet Opera ve Balesi merkez olmak üzere ülkemizin tüm operalarında dramaturg olarak çalışan bir sanat emekçisiyim. Bu yıllara paralel, 1984 yılından bu yana Uluslararası İzmir Festivali’ni düzenleyen İzmir Kültür Sanat ve Eğitim Vakfı’nın kurucularından ve bu kurumun Yönetim ve İcra Kurulu üyesi olarak görevimi sürdürmekteyim. Yine buna paralel 1996 yılından bu yana Dr. Nejat F.Eczacıbaşı Ulusal Beste Yarışması’nın Genel Sekreteri olarak soluk aldığım kent İzmir’de çok sesli müziğe katkılarımı yapma savaşı vermekteyim. Yaşamımın her alanında müzik ve sahne sanatlarının içinde olan bir insanım. Amacım kendimi anlatmak değil.

2009 yılında temeli atılan, 25 Mayıs 2011’de çalışmalarına başlayan KARŞIYAKA BELEDİYESİ OPERA ve TİYATRO SAHNESİ, bugüne değin 249 etkinlik gerçekleştirmiş ve yaklaşık 100 bin izleyici ile buluşmuş bir kurumdur. Temelinden açılışına, seyir-sahne düzeninden tüm programına, akustik ve teknik çalışmalarından izleyicisine kadar her bir taşında emeğim olan bu güzel kurumdan yalnızca Karşıyaka Belediye Başkanı’nın iki dudağından çıkan sözle hiçbir gerekçe gösterilmeden uzaklaştırılmış bulunmaktayım. Yine hepinizin bildiği gibi, şahsıma yapılan bu olay geçtiğimiz günlerde önce büyük sanat adamı, değerli şef ve büyüğümüz Sayın Gürer Aykal’a da yapılmıştı. Siz saygıdeğer sanatçı arkadaşlarımın bunu şaşkınlıkla karşıladığını düşünüyorum. Çünkü biliyorum ki, girişimci ve özverili insanlar olarak biz sanatçılar, sahne sanatları ve çok sesli müzik ile topluma ışık olabilmek adına görevlerimizi yerine getiriyoruz. En önemlisi aydın olmanın sorumluluğu ile estetik kaygıyı her zaman başat, asla ihmal edilemez bir ölçüde değerlendirerek programlarımızı hazırlıyor ve sanatseverlerin huzuruna çıkıyoruz. Bu anlamda yerelden ulusala, ulusaldan evrensele ulaşmayı amaçlayan bir bakışta kimliği ispatlanmış bir kurum olarak, çok kısa bir süre içinde Karşıyaka Opera ve Tiyatro Sahnesi’ni Sanat Arenasına çıkarttık. Otoriteler bunu gördüler ve geçtiğimiz sezon kurumumuzu Semiha Berksoy Opera Vakfı olarak “Özel Ödülü” ile bizi taçlandırdılar.

Üç sezondur neler yapmadık ki! İsteğimiz şuydu: Müzik ve sahne sanatlarıyla uğraşan tüm iyi sanatçıların yolu bir gün Karşıyaka’dan geçsin. Geçti de. Bu amaç çerçevesinde içlerinde sevgiyi hisseden birçok sanatçı dostumuzla çeşitli projeler yaratarak bunu sanatseverlerle paylaştık. Çok övgü aldık. Bunlar bize güç verdi. Aldığımız bu güçle, müzik ve sahne sanatlarına, kısacası kültür ve sanata verilen değerin önemiyle, izleyicilerimizin yaşamlarını nasıl daha anlamlı etkinliklerle güzelleştireceğine kafa yorarak, kılı kırk yararak, Sanat Kurulumuzun ile hazırladığımız 2014-15 Sanat Programını Karşıyaka Belediye Başkanlığımıza sunduk. Son üç sezondan edindiğimiz deneyimle, içeriği ve etkisi olacağına inandığımız yapımları Karşıyaka’ya getirmek adına yaptığımız bu çalışma, Belediye Başkanlığımız tarafından hiçe sayıldı, incelenmedi, herhangi bir görüşme yapılmadı, soru sorulmadı; yapılan yalnızca Gürer Aykal ve Serdar Ongurlar’ın işine son vermekti. Bu arada Başkanlığa sunduğum 2014-15 programını görevime son verildiği için tarafımdan geri çekilmiş olup, kullanılmasına izin vermeyeceğimi Başkan Yardımcısına özellikle belirttiğimi vurgulamak isterim. Hem seçim bildirilerinde hem de çeşitli açıklamalarında “Karşıyaka’yı Kültür ve Sanat Kenti Yapacağım” diyen Belediye Başkanımız Sayın Hüseyin Mutlu Akpınar, Karşıyaka’ya emek vermiş sanatçıları harcayarak mı buna ulaşacak? Bunu anlamakta güçlük çektiğimizi sizlerle paylaşmak istiyorum. Takdiri size bırakıyorum.

Ben, yaşadığım bölge olan Karşıyaka ve sanatı adına emek vermiş bir insanım. Belediye Başkanımız Sayın Hüseyin Mutlu Akpınar ile iki veya üç kez görüştüm. Benimle sanat adına hiçbir şey paylaşmadı, görüşlerini (!) ve ne yapacağı konusunda bir fikir yürütmedi, son beş yıldır Karşıyaka sanatına yön veren insan olarak bana düşüncelerimi sormadı. Yalnızca yakın çevresinden ve basından izlediğim kadarıyla “Söz verdiğimiz gibi her şeyi Karşıyakalılar ile yapacağım, sanatı halka indireceğim” gibi sözlerini anımsıyorum. Öncelikle şunu sormak isterim: “Ben 45 yıldır Karşıyaka’da yaşıyorum Sayın Başkan. Benim düşüncelerimi almak hiç aklınıza gelmedi mi?” Ekliyorum: Ben sanat adamıyım. Mezun olduğum Üniversite de Güzel Sanatlar Fakültesi. Bize ilk derste öğretilen ‘sanat halka indirilmez, halk sanatın yanına yüceltilir.’ Popülist politika bunun tersini söyler, siz de bunu yapıyorsunuz. Düşüncelerinizi sanatçılarla, hele hele yakınınızda bulunan sanatçıyla paylaşmayan bir Başkan, sanat adına kentine ne verebilir? Koca bir HİÇ! Var olan değerlerini karşısına alıp konuşacağına, yardımcısına talimat vererek, “zamanının olmadığını da söyleyerek”, hiçbir gerekçe (yazılı ya da sözlü) göstermeden Türkiye’nin en önemli şefini ve kendisine bağlı bir kurumu sınıf atlatarak belli bir düzeye getiren Sanat Koordinatörünü görevden uzaklaştıran bir yöneticinin kültür ve sanat anlayışının hangi düzeyde olduğunu kamuoyunun takdirlerine bırakıyorum.

Önceki Belediye Başkan’ının destekleriyle, benim ve Sayın Gürer Aykal’ın girişimleriyle oluşturulan, gerçekleştirdiği az sayıda konserle, otoriteler tarafından da çok büyük övgüyle söz edilen İZMİR KARŞIYAKA BELEDİYESİ FİLARMONİ ORKESTRASI, bu göreve son vermeler yüzünden, artık tarihe karışmıştır. Yüce Atamızın Partisi olan CHP’li bir Belediye, Atatürk’ün en önem verdiği çok sesli müzik ve bunun sonucu Orkestra konusunda, üstelik var olan bir orkestranın gelişimine set çekmiştir. Bu, Cumhuriyet tarihimizde önemli bir olay olarak yerini alacaktır. Bunun aydın Karşıyakalılar ve sanat dünyamız için ne kadar önemli bir olay olduğunu bilmem anlatmama gerek var mı?

Sayın Sanatseverler, Değerli büyüğüm saygıdeğer şef Sayın Gürer Aykal başkanlığındaki Sanat Kurulumuz (başkemancı Sayın Ersun Kocaoğlu, Nefesli Sazlar Sorumlusu Sayın Ferhat Göksel, Danışmanımız Sayın Erdoğan Davran) Sahnemizi taçlandıran, sahnemize ilgi duyan yer alan ya da yer alamayan sevgili Sanatçı dostlarım, Belediyedeki dostlarım, beni her zaman destekleyen çalışma arkadaşlarım ve de Basınımızın değerli temsilcileri: Karşıyaka Belediyesi Opera ve Tiyatro Sahnesi’ne veda ederken, şunu söylememe izin verin lütfen. Ülkemizde belki de hiçbir merkezde rastlanmayacak izleyici rakamlarına sizlerin sayesinde ulaştık. Hepinize göstermiş olduğunuz candan ilgiden dolayı şahsım ve yaşadığım belde Karşıyaka adına gönül dolusu teşekkürler.

Sanat, karanlıkları aydınlatmayı sürdürdüğü ölçüde, yollarımız mutlaka kesişecektir.

Saygılarımla,

SERDAR ONGURLAR

Dramaturg”

 

 

Bu haber 9274 defa okunmuştur.
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Medea ve Medea Baleleri
Medea ve Medea Baleleri
Phaselis Quartet ve İzmir'in Tenorları
Phaselis Quartet ve İzmir'in Tenorları