SEVDA TÜRKÜLERİ

CSO Ada Mavi Salon’da 20 Kasım 2025 akşamı Sevda Türküleri adlı konsere gittim. Konserde şarkıları tenor Görkem Aytimur söyledi, ona Deniz Sevinç gitarıyla eşlik etti. Konser 55 dakika sürdü.
Konserin program broşüründeki açıklamasından edindiğim bilgiye göre, "Sevda Türküleri”, Ankara Devlet Opera ye Balesi sanatçısı tenor Ömer Yılmaz’ın (1953-2006) ve düzenlemelerini de yapan gitarist Bekir Küçükay'ın 1995 yılında dinleyici ile buluşan albümleriymiş ve eserlerin notaları 2011 yılında nota kitabı olarak yayınlamış. Bu konserde seslendirilen eserler Küçükay'ın albümde yer alan parçaların tamamını olup, konser değerli sanatçı Ömer Yılmaz’ın anısına ithaf edilmiş.

Program: Zülüf Dökülmüş Yüze, Ayrılık, Ardıçtandır Guyularm Govası, Aman Avcı, Yalgızam, Sarı Çiçek, Odam Kireçtir Benim, Yemen Türküsü, Çağırıram Gel, Gülebilmez, Aygız
İzlenimlerim: İkilinin sunduğu eserlerle, müzik seyyahı Jordi Saval’ın repertuvarındaki gibi değişik coğrafyalarda dolaştık. Aytimur, tenor ama pes sesleri de güçlü ve hayli geniş ses aralığı olan özel bir tenor. Tüm şarkıları turuncu yeşil sesiyle iddiasız, bağırmadan, temiz ve yüreğe dokunacak şekilde duygulu söyledi. Özellikle de şarkıların makamına uygun, tam müzikal dozda nefes vurguları heyecan kattı. Aytimur’un asla bağırma tarzına yönelmeden yumuşacık söyleyişi tüm izleyicilerin yüreğine ulaştı. Konserde iki solo parça da seslendiren gitar sanatçısı Sevinç’in arp ile arşeli yaylı saz çello arası (deyim yerindeyse) “tuşesi” derin bir duygusal etki yarattı
Doç. Görkem Aytimur: Ankara Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Opera-Koro Bölümü ve aynı üniversitenin Eğitim Bilimleri Fakültesi, Güzel Sanatlar Anabilim Dalı Yüksek Lisansı ile Ankara Üniversitesi Felsefe Bölümü, Sistematik Felsefe ve Mantık Anabilim Dalı mezunu olup doktorasını Gazi Üniversitesi Güzel Sanatlar Anabilim Dalı, Müzik Öğretmenliği Bilim Dalı’nda tamamlamıştır. Ankara Devlet Opera ve Balesi’nde koro sanatçısı olarak görev yapmış olan sanatçının “Peran Apo Tin İstanbul-İstanbul’dan Ötesi” (Thalassa Band) adlı albümü ve “20. Yüzyılda, 20 Opera” isimli kitabı yayınlanmıştır. Aytimur, halen Ankara Müzik ve Güzel Sanatlar Üniversitesi, Müzik ve Sahne Sanatları Fakültesi, Ses Eğitimi Bölümü’nde Doçent olarak görev yapmaktadır.
Deniz Sevinç: Klasik gitar eğitimine Onok Bozkurt ile başlayıp Şükrü Ercan, İhsan Turnagöl, Kağan Korad ve Serkan Ağır ile devam etmiştir. Bilkent Üniversitesi Müzik ve Sahne Sanatları Fakültesi’nden mezun olan Sevinç, çok sayıda konserler vermiş, solo gitar ve oda müziği toplulukları için transkripsiyon ve düzenlemeler yapmıştır. Modern gitar repertuarına özel bir ilgi duyan Sevinç, geleneksel ve çağdaş eserleri yorumlayarak sanatsal üretimini sürdürmekte ve çalışmalarına Ankara Müzik ve Güzel Sanatlar Üniversitesi’nde devam etmektedir.
CUMHURBAŞKANLIĞI SENFONİ ORKESTRASI (CSO) VE
İZMİR DEVLET SENFONİ ORKESTRASI (İZDSO) KONSERİ
CSO Ada Ana Salon’da 21 Kasım 2025 akşamı CSO DenizBank Konserleri dizisi kapsamında CSO 200. Yılı onuruna ve İZDSO 50.Yılı onuruna verilen ortak konseri izledim. Orkestrayı şef Cemi’i Can Deliorman yönetiyordu, başkemancı misafir İZDSO’nın başkemancısı Deniz Özasker‘in idi. Konser ara ve alkışlar dahil 1,5 saat sürdü.

Program ve İzlenimlerim: Konserin ilk yarısında seslendirilen ilk eser Moldau (1875), Çek besteci Bedrich Smetana’nın (1824-1884) senfonik şiiri "Má vlast"ın (Vatanım) ikinci bölümü. Bohemya ormanından doğan Moldau Nehri'nin, Çek kırsalından geçerek Prag'a uzanan akışını betimliyor. Ama eserin konusunu bilmeyen biri bile parçanın ilk notalarıyla kuşbakışı uçsuz bucaksız ormanları, yemyeşil çayırları, mendil misali ekili tarlaları ve otlakları, dik bayırları, mavinin her tonunda nehir (Moldau nehri) ve gölleri görmeye başlar. Kendimi bir yaban kazının sırtında uçarak ülkesini gezen Nils Holgersson’un İsveç Gezisi’ne katılmış gibi hissettim (1). Nitekim orkestra da, artık giderek azalan “özgür doğayı” özlemle zihninde canlandırarak çaldı. Kâh köyde yeşermiş bir aşk ve ardından neşeli düğün ziyafetinde sohbetler, keyifli kahkahalar ve çevrede neşeyle koşuşan çocuklar, kâh ağaçların serinliğinde bir yaz öğleden sonrasında içi geçen yaşlılar, kıkırdayan gençler, ardından yine havalanıp hafif rüzgarla başka bir beldeye, oradan da başka bir yöreye uçan yaban kazı ve fırtınada şimşek ve yağmurlu final. Son söz ise, ”işte böyle güzeldir benim vatanım, iyisiyle kötüsüyle ben onu çok severim”.

İlk yarının ikinci eseri Gustav Mahler’in (1860-1911) Bir Gezginin Şarkıları adlı eseriydi. Metinleri Mahler, o dönemde yaşadığı karşılıksız bir aşk macerasının etkisi altındayken huzura ulaşabilmek için kendisi yazmış. Eser dört şarkıdan oluşuyor (Program kitapçığından alıntıyla):
- "Wenn mein Schatz Hochzeit macht" (Sevgilim evlenirken); Aşk acısının ve kaybın ilk yankıları.
- "Ging hew' Morgens Ober's Feld" (Bu sabah tarladan geçtim); Doğa betimlemeleriyle yaşam sevgisi ve yenilenme hissi.
- "Ich hab' ein gluhend Messer" (Yüreğimde kızgın bir bıçak var); içsel acının dramatik dışavurumu.
- "Die zwei blauen Augen"(İki mavi göz); Yolcunun huzura kavuştuğu kapanış, ıhlamur ağacı gölgesinde dinginlik ve kabulleniş.
Orkestra eşliğinde Bir Gezginin Şarkıları‘nı seslendiren Kartal Karagedik’in tenor renkleri de içeren bariton sesiyle yumuşacık ve zorlanmadan söyleyişi ilk andan itibaren tüm salonu etkisi altına aldı. Zaten Karagedik parçaları “şarkı söyler” gibi söylemedi, “sevdiği birinin kulağına fısıldar” gibi seslendirdi. Bağırma moduna asla ihtiyaç duymayan hem lirik hem dramatik büyük sesinin etkisi öyleydi ki şahsen ben, şiirleri zihnimde okuyormuşum gibi hissettim. Hem İzmir ve İstanbul Devlet Konservatuvarlarında başlayan eğitiminin ardından İtalya’daki eğitimi ve Hamburg Devlet Operası’nda daimî sanatçı oluşu ile, hem geniş opera repertuvarı ile ve hem de opera sanatı dışında fotoğraf sanatçısı da oluşu ile Karagedik’in, bir anlamda Mahler’i anlayabilecek bir “gezgin ruhuna” sahip olduğu söylenebilir (www.kartalkaragedik.com/. Onun söylediği ninniyle uyuyan çocuklar kimbilir ne güzel rüyalar görür.
Konserin ikinci yarısında Richard Strauss’un (1864-1949) Op.30 Böyle Buyurdu Zerdüşt (1896) adlı eseri sunuldu. Stanley Kubrick’in “2001-Bir Uzay Macerası” (1968) adlı filminin başlangıç sahnesinde uzaya kemik atan ilkel insan sahnesinde kullanılan bu parçayı Strauss, Friedrich Nietzsche'nin aynı adlı insanlığa mesajlar içeren felsefi eserinden esinle bestelemiştir. Program kitapçığından alıntıyla, eserin bölümleri şu şekilde:
- Einleitung - Sonnenaufgang (Güneşin Doğuşu)
- Von den Hinterweltlern (Öte Dünyacılar Üzerine)
- Von der gragen Sehnsucht (Büyük Özlem Üzerine)
- Von den Freuden and Leidenschaften (Sevinçler ye Tutkular Üzerine)
- Von der Wissenschaft (Bilim Üzerine)
- Der Genesende (İyileşen)
- Das Tanzlied (Dans Şarkısı)
- Das Nachtwandlerlied (Gece Yürüyüşü Şarkısı)
Ȃdeta bugünün dünyasına “insanlığın” ne olması gerektiğini hatırlatan ve bu konuda felsefi mesajlar veren eser müzikal etkisiyle tüm salonu etkisi altına aldığını ve herkesin hem aklıyla hem de gönlüyle alkışladığını hissettim.
CSO’nun 200’üncü yaşında, 50’inci yaşını kutlayan genç kardeşi İZDSO ile buluşturan ve orkestraların uyumlu organizasyonunda önceliği misafirlere tanıyan CSO Müdürü Sibel Ayhan Bayer’i tüm gönlümle kutlarım. 200 yıldan sonra CSO’nun ilk kadın müdürü olması nedeniyle flüt grup şefi Ayhan Bayer’in bu tılsımlı dokunuşu ilerisi için umut ve heyecan veriyor.
Sololar: Moldau: Songül Özdemir (flüt), Aygül Yeniev (flüt). 30 Böyle Buyurdu Zerdüşt: Deniz Özasker (İZDSO başkeman), Özgür Baskın (CSO yrd. baskeman); Murat Cangal (Viyola), Onur Şenler (çello); Tayfun Tümer (kontrabas); Sonat Sözer (flüt); Kaan Civelek (Obua); Orçun Civelek (klarinet); Tahsin Arslan (fagot); Tarık Sezer (korno); Cem Sevgi (trompet); Çetin Subaşı (trombon); Gurur Karadağ (Tuba); Murat Polge ve Akgün Başçavuş önderliğiyle timpani ve vurmalı çalgılar grubu.
Tüm CSO ile İZDSO sanatçılarına ve birleşik orkestraları yönetmek için hayli çaba harcayan Cemi’i Can Deliorman’a tebriklerimi sunarım.
Kaynak: 1. Lagerlöf S: Nils Holgersson’un İsveç Gezisi, 3 cilt. Çev: H.B. Örs, B.E. Koryak. Milli Eğitim Bakanlığı, 1951
Fotoğraflar: Pınar Aydın O’Dwyer, Ersel Aktürk
Pınar Aydın O’Dwyer
25 Kasım 2025, Ankara


























