10 Nisan 2026 Cuma akşamı, Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası (CSO), CSO Ada Ankara’da sanatseverlere hem tarihsel hem de duygusal açıdan katmanlı bir müzik deneyimi sundu. Salonun tamamen dolu olduğu bu soğuk Ankara akşamında, dinleyici ilgisi ve atmosfer dikkat çekiciydi. Michał Nesterowicz yönetimindeki orkestra, genç yaşına rağmen uluslararası başarılarıyla öne çıkan klarnet virtüözü Kevin Spagnolo'ya eşlik etti. Konser, CSO’nun 200. yılı ve Ankara Üniversitesi’nin 80. yılı onuruna düzenlenen özel program kapsamında gerçekleştirildi.
Gecenin repertuvarı, klasik müzik tarihinin üç farklı estetik dünyasını bir araya getirerek dinleyiciyi dramatik, lirik ve düşünsel bir yolculuğa çıkardı.

Beethoven ile Açılış: Direnişin Müziği
Konser, Ludwig van Beethoven’ın Egmont Uvertürü, Op. 84 eseriyle başladı. Johann Wolfgang von Goethe’nin trajedisinden ilham alan bu eser, özgürlük ve baskıya karşı direniş temalarını yoğun bir dramatik yapı içinde sunar.
Nesterowicz’in yorumu, eserin iç gerilimini kontrollü bir biçimde inşa ederken, özellikle yaylı grupların koyu tınıları ile bakır üflemelilerin sert çıkışları arasında kurulan denge dikkat çekiciydi. Finaldeki aydınlanma hissi ise Beethoven’ın ideallerini güçlü bir şekilde yansıttı.
Weber’e Saygı: Klarnetin Parlayan Sesi
Programın ikinci bölümünde, ölümünün 200. yılı anısına Carl Maria von Weber’in Klarnet Konçertosu No. 2, Mi bemol Majör, Op. 74 eseri seslendirildi.
Solist Kevin Spagnolo, teknik hâkimiyeti, berrak tonu ve müzikal zarafetiyle eserin üç bölümünü (Allegro – Romanze: Andante con moto – Alla Polacca) ustalıkla yorumladı. Özellikle hızlı pasajlardaki netlik ve nefes kontrolü, genç sanatçının olgun bir müzikal anlayışa sahip olduğunu gösterdi.

Konserin sonunda sanatçının bis olarak seslendirdiği parça, salonda sıcak ve samimi bir atmosfer yarattı. Programına Türkiye’den “Üsküdar’a Gider İken” ezgisini de eklemesi, dinleyiciyle kurduğu bağı daha da güçlendirdi. Bu esnada kontrbas grubunun doğaçlama eşliği, geceye hoş bir sürpriz ve yerel bir renk kattı.
Orkestranın solistle kurduğu dengeli diyalog da eserin başarısında belirleyici oldu. Nesterowicz, orkestrayı bilinçli biçimde geri planda tutarak klarnetin parlak karakterini ön plana çıkardı; böylece klasik dönem estetiğine uygun bir bütünlük sağlandı.
Şostakoviç ile Final: Karanlık Bir İç Hesaplaşma
Gecenin ikinci yarısında, Dmitri Shostakovich’in 10. Senfoni, Mi minör Op. 93 eseri seslendirildi. Joseph Stalin sonrası dönemin ruh halini yansıtan bu senfoni, bestecinin içsel çatışmalarını ve dönemin politik baskılarını müzikal bir dil ile aktarır.
CSO, bu zorlu eserde yüksek disiplin ve dikkat çekici bir dinamik kontrol sergiledi. Özellikle ikinci bölümdeki sert ve mekanik ritimler, totaliter baskının adeta sesli bir tasviri gibiydi.
Dinleyici perspektifinden bakıldığında, eserin icrası sırasında adeta İkinci Dünya Savaşı sonrası Sovyet atmosferi sahnede canlandı. Stalin sonrası dönemin psikolojisi, müzik aracılığıyla neredeyse görsel bir anlatım gücüne ulaştı. Bu derinlik, dinleyiciyi yalnızca işitsel değil, tarihsel bir yolculuğa da çıkardı.
Üçüncü bölümdeki gizemli yapı ve finaldeki çözülme hissi ise orkestranın ifade gücünü ortaya koydu. Bestecinin dünyasına bu denli yaklaşabilmek, hayranlık uyandıran bir deneyim sundu.
Dinleyici Deneyimi
Konserin bir diğer dikkat çekici yönü ise salon akustiği ve izleyici yerleşimiydi. Orkestra arkasındaki dinleyici konumundan bakıldığında, şefi doğrudan ve rahat bir şekilde takip edebilmek önemli bir avantaj sağladı. Michał Nesterowicz’in son derece kontrollü ve net yönetimi bu açıdan daha da belirgin hissedildi.
Ayrıca, ses dengesi ve berraklık oldukça başarılıydı; orkestranın tüm katmanları dinleyiciye açık ve net bir biçimde ulaştı. Bu durum, eserin detaylarını takip etmeyi kolaylaştırarak genel müzik deneyimini üst seviyeye taşıdı.
Anlamlı Bir Bütünlük
Bu konser, repertuvar seçimi açısından yalnızca müzikal değil, düşünsel bir bütünlük de sundu. Beethoven’ın özgürlük idealleri, Weber’in bireysel virtüozitesi ve Şostakoviç’in içsel hesaplaşmaları aynı sahnede buluşarak dinleyiciye derin bir sanat deneyimi yaşattı.
Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası’nın disiplinli icrası, Michał Nesterowicz’in eserlere hâkim yorumu ve Kevin Spagnolo’nun etkileyici performansı, bu geceyi sezonun öne çıkan konserlerinden biri haline getirdi. Sanatın hem birleştirici hem de düşündürücü gücünü bir kez daha hatırlattı.
HALUK DİRESKENELİ
11 Nisan 2026, Ankara