Ankara’da kış akşamlarının kültür takvimine bu kez daha samimi ve butik bir mekân ev sahipliği yaptı. Konser, Ümitköy’deki Galeria AVM’nin zemin katındaki küçük ROOM konser salonunda, 28 Şubat 2026 Cumartesi günü saat 20.00–21.00 arasında düzenlendi. Büyük salonların görkeminden uzak, dinleyici ile sanatçı arasında doğrudan bir bağ kurmaya elverişli atmosfer, gecenin ruhunu belirleyen en önemli unsurlardan biri oldu.

Soprano Güneş Uluçay ve piyanist Zeynep Ülbegi’nin sahneye çıktığı şan resitali, Barok dönemden Romantik döneme uzanan zengin repertuvarıyla dikkat çekti. Küçük salonun akustik yakınlığı, özellikle aryaların dramatik yoğunluğunu daha çarpıcı hâle getirdi.
Programın açılışında Antonio Vivaldi’nin Bajazet operasından “Sposa, son disprezzata” aryası yer aldı. Barok dönemin süslemeli ve içe dönük anlatımı, samimi salon ortamında etkisini daha güçlü hissettirdi. Ardından Wolfgang Amadeus Mozart’ın Don Giovanni operasından Donna Anna’nın “Non mi dir, bell’idol mio” aryası yorumlandı; Klasik dönem zarafeti ve dramatik çizgi başarıyla aktarıldı.
Barok repertuvarın bir diğer önemli eseri, George Frideric Handel’in Giulio Cesare operasından “Piangerò la sorte mia” oldu. Eserin içsel hüznü ve dramatik iniş çıkışları, küçük konser salonunun yoğun atmosferinde daha da belirginleşti.

Romantik döneme geçişte Charles Gounod’nun Roméo et Juliette operasından “Je veux vivre” aryası canlı ve enerjik bir yorumla seslendirildi. Vincenzo Bellini’nin I Capuleti e i Montecchi operasından “Eccomi… in lieta vesta” ise bel canto geleneğinin zarif legato çizgilerini öne çıkardı.
Programın ikinci bölümünde lied ve romans repertuvarı öne çıktı. Franz Liszt’in “O lieb, so lang du lieben kannst” adlı eseri, içsel lirizmiyle dinleyiciyi sessizliğe davet etti. Georges Bizet’nin Les pêcheurs de perles operasından Leïla’nın aryası dramatik anlatımıyla dikkat çekerken, Rus repertuvarından Pyotr Ilyich Tchaikovsky’nin “Zdes’ khorosho” ve Nikolai Rimsky-Korsakov’un “Ne poy, krasavitsa, pri mne” romansları gecenin duygu yoğunluğunu artırdı.
Ümitköy Galeria’daki bu küçük konser salonu, büyük prodüksiyonlardan uzak ama müziğin özüne yakın bir deneyim sundu. Dinleyici ile sanatçı arasındaki mesafenin neredeyse ortadan kalktığı bu ortamda, her nefes ve her nüans daha belirgin hissedildi.
Ankara’da kültür-sanat hayatının yalnızca büyük merkezlerle sınırlı olmadığını gösteren bu resital, genç solistlerin gelecek vadeden yorumlarıyla uzun süre hafızalarda kalacak bir akşam olarak kayda geçti.
https://roomthestage.com
Haluk Direskeneli
01 Mart 2026, Ankara
Yorumlar
Kalan Karakter: