
Ankara’da Carmen’e Alkışlarla Karşılanan Bir Gece
Ankara’da 9 Mart 2026 Pazartesi akşamı opera severler unutulmayacak bir gece yaşadı. Carmen, Ankara’daki Ankara Devlet Opera ve Balesi sahnesinde etkileyici bir yorumla yeniden hayat buldu.
1875 yılında prömiyeri yapılan ve bestecisi Georges Bizet’nin ölümsüz başyapıtı olan eser, Ankara sahnesine uzun bir aradan sonra taze bir yorumla dönmüş durumda. Rejisör ve koreograf Carlos Vilán’ın sahnelemesi, klasik yapının özünü korurken modern sahne diliyle zenginleşmiş bir atmosfer yaratıyor.
Sahneleme ve Görsel Dünya
Vilán’ın rejisi, Carmen karakterini yalnızca baştan çıkarıcı bir kadın olarak değil, özgürlüğünü savunan güçlü bir birey olarak yorumluyor. Bu yaklaşım eserin dramatik gerilimini daha da görünür kılıyor.
Dekor tasarımında Zeki Sarayoğlu Sevilla’nın sıcak ve tozlu meydanlarını canlı renklerle sahneye taşımış. Kostüm tasarımcıları Ayşegül Alev ve Gizem Betil ise İspanyol geleneğini modern çizgilerle birleştirerek sahneye güçlü bir görsel dinamizm kazandırmış. Özellikle Carmen’in kırmızı kostümü ve toreador sahneleri izleyiciler üzerinde etkileyici bir iz bırakıyor.
Orkestra ve Müzikal Atmosfer
Orkestra şefi Rustam Rahmedov yönetimindeki Ankara DOB Orkestrası, Bizet’nin unutulmaz melodilerini dengeli ve coşkulu bir yorumla sundu. Habanera, Toreador Şarkısı ve çingene danslarının yer aldığı bölümlerde orkestranın enerjisi sahne ile güçlü bir bütünlük kurdu.

Koro şefi Ivan Pekhov’un hazırladığı koro da disiplinli ve canlı performansıyla temsile önemli katkı sağladı.
Solistlerin Başarılı Yorumları
Temsilin merkezinde Carmen rolünü üstlenen Ezgi Karakaya bulunuyordu. Sanatçı güçlü mezzo-soprano ses rengi, sahnedeki karizması ve doğal oyunculuğu ile rolün dramatik gücünü etkileyici biçimde yansıttı. Habanera aryası gecenin unutulmaz anlarından biri oldu.
Don José rolündeki V. Barış Yanç karakterin içsel dönüşümünü duyarlı bir yorumla aktardı. “La fleur que tu m’avais jetée” aryasında sesinin lirik yapısı ve duygusal yoğunluğu dikkat çekiciydi.

Toreador Escamillo rolündeki Kamil Kaplan güçlü bariton rengi ve sahne hakimiyetiyle alkış topladı. Micaëla rolündeki S. İlayda Büyükyörük ise berrak soprano sesiyle eserin lirizmini başarıyla yansıttı.
Genel Değerlendirme
Bu yapım, klasik opera geleneğini korurken günümüz seyircisinin beklentilerine de hitap eden dengeli bir sahneleme sunuyor. Yaklaşık üç saat süren temsil boyunca dramatik akış güçlü biçimde korunurken, müzikal ve görsel bütünlük izleyiciye doyurucu bir opera deneyimi yaşattı.
Ankara Devlet Opera ve Balesi’nin bu yeni Carmen yorumu, sezonun dikkat çeken prodüksiyonlarından biri olarak anılmayı hak ediyor. Tutku, özgürlük ve trajedinin iç içe geçtiği bu klasik eser, Ankara’da bir kez daha sanatın zamansız gücünü hatırlattı.
İzleyicilerin uzun süre alkışladığı bu temsil, operanın Ankara’daki güçlü geleneğinin sürdüğünü gösteren zarif ve çok başarılı bir sanat akşamı olarak hafızalarda yer etti.
HALUK DİRESKENELİ
10 Mart 2026, Ankara
Yorumlar
Kalan Karakter: