Ankara Operası’nda Mozart’tan Don Giovanni:
Piyano Eşliğinde Devleşen Bir Sahne Anlatımı
11 Mayıs 2026 Pazartesi akşamı saat 20.00’de Ankara Devlet Opera ve Balesi sahnesinde izleyiciyle buluşan Don Giovanni, Wolfgang Amadeus Mozart’ın dehâsını yalın ama bir o kadar da sarsıcı bir yorumla yeniden hatırlattı. Klasik opera repertuvarının bu dev eseri, bu kez orkestra ihtişamından arındırılmış “piyanolu versiyon”un sağladığı şeffaflıkla, vokal performansları merkeze alan bir anlayışla sahnelendi.
Reji ve Görsel Estetik
Kadri Özcan’ın rejisi, eserin dramatik derinliği ile müzikal zarafetini dengeli bir potada buluşturdu. Özgür Usta’nın dekor tasarımı ve N. Gazal Erten’in kostümleri, Mozart döneminin ruhunu modern bir sadelikle harmanlayarak sahneye ferah ve akıcı bir atmosfer kazandırdı. Bu yalın yaklaşım, Ali Gökdemir’in ışık tasarımıyla birleşince seyircinin dikkati dağılmadan doğrudan karakterlerin iç dünyasına ve müziğe odaklandı.

Piyanonun Büyüsü: Çiçek Cihan
Gecenin en dikkat çekici unsurlarından biri, eserin tam orkestra yerine piyano eşliğinde sahnelenmesiydi. Piyanist Çiçek Cihan, yalnızca bir eşlikçi değil, âdeta tek kişilik bir orkestra gibi sahnede devleşti. Piyanonun sağladığı esneklik ve şeffaflık, Mozart’ın vokal çizgilerini daha belirgin hâle getirdi. Orkestral dokunun eksikliğini hissettirmek şöyle dursun, Cihan’ın ustalığı sayesinde temsil; daha mahrem, daha doğrudan ve teatral akışı daha canlı hissettiren özel bir oda operası atmosferine dönüştü.
Vokal Performanslar ve Karakter Analizleri
11 Mayıs temsilinin kadrosu, genç enerjisi ve teknik hâkimiyetiyle dikkat çekti:
• Don Giovanni (Umut Kosman): Kosman, karakterin karizmatik ama aynı ölçüde karanlık ve yıkıcı doğasını güçlü bir sahne hâkimiyetiyle yansıttı.
• Leporello (Emin Özdemir): Don Giovanni’nin uşağı rolünde Özdemir, hem oyunculuğu hem de vokal zamanlamasıyla eserin komik ve trajik dengesi arasında başarılı bir köprü kurdu.
• Donna Anna & Donna Elvira: Mehlika Karadeniz Bilgin (Donna Anna) ve Beste Şahin (Donna Elvira), Mozart’ın teknik açıdan zorlu aryalarını büyük bir titizlik ve dramatik yoğunlukla seslendirdiler.
• Don Ottavio, Masetto & Zerlina: Hüseyin Duranöz (Don Ottavio), Mahir Kat (Masetto) ve Olça Bora (Zerlina), karakterlerinin insani zaaflarını ve sınıfsal konumlarını sesleriyle ustalıkla betimlediler.
• Il Commendatore (Yiğitcan Tatlıoğlu): Eserin finalindeki kaçınılmaz sonu simgeleyen Tatlıoğlu, etkileyici sesiyle sahnedeki gerilimi doruk noktasına taşıdı.

Koro şefi Ivan Pekhov ve koreograf Nazım Burak Şanlı’nın katkılarıyla bütünleşen bu yapım, “çıplak” sahne anlayışının ne kadar riskli ama aynı ölçüde etkileyici olabileceğini bir kez daha gösterdi. Orkestranın koruyucu örtüsü olmadan solistlerin ritim duygusu, artikülasyonu ve dramatik ifadeleri çok daha net duyuldu. Bu durum, Ankara Devlet Opera ve Balesi sanatçılarının disiplinli çalışmalarının da açık bir göstergesiydi.
Don Giovanni, ADOB’un bu “piyanolu” yorumuyla yalnızca klasik bir opera eseri olarak değil, günümüz izleyicisine de hitap eden canlı, dinamik ve sarsıcı bir tiyatro deneyimi olarak hafızalarda yer etti. Mozart’ın ölümsüz müziği, Çiçek Cihan’ın tuşlarında ve solistlerin seslerinde Ankara gecesinde yeniden hayat buldu.

Bu sezonun en dikkat çekici yapımlarından biri olmaya aday görünen Mozart’ın Don Giovanni operasının Ankara temsili, özellikle meslek yaşamının 40. yılında sahneye çıkan bariton Tuncer Tercan açısından ayrı bir önem taşıyor. Uzun yıllardır Türk opera dünyasında disiplinli çalışma anlayışı, sahne estetiğine verdiği özen ve klasik repertuvara yaklaşımındaki ölçülü yorum çizgisiyle tanınan sanatçı, Mozart’ın çok katmanlı başyapıtı Don Giovanni’ye olgunlukla yoğrulmuş zarif bir teatral denge kazandırıyor.
HALUK DİRESKENELİ
12 Mayıs 2026, Ankara