Brezilya’da Piyano / 25

Brezilya'da Piyano / 25

Willy Corrêa de Oliveira, 1950’li yılların sonuna doğru Avangard harekete ilgi duymaya başlamıştı. Avrupa'ya giderek tüm çağdaş bestecilerle tanışarak çalıştı.

21 Temmuz 2020 - 00:08
Reklam

                             25

Fabrika İşçilerine Temel Müzik Eğitimi

Veren Besteci: Willy Corrêa de Oliveira (1938)

Brezilyalı avangartlar içinde en polemik ve enigmatik isim olan Oliveira, 11 Şubat 1938 tarihinde Kuzey Brezilya’daki Pernambuco Eyaleti’nin Recife kentinde doğdu. Protestan aile geleneği, müziği onun hayatının doğal bir parçası kılmıştı. Komşusundan aldığı derslerle piyano çalmaya ve kendi kendine küçük parçalar bestelemeye başladı. İlk defa gençliğinde gördüğü Rio de Janeiro tüm farklılıklarıyla ona yeni bir dünyanın kapılarını açtı. Çok genç olmasına rağmen bu coşkuyla yazdığı eserleri, arkadaşlarının ve hocalarının dikkatini çekti. Özellikle de piyano için yazmış olduğu Suite Scaramouche. Ne var ki yıllar sonra doktora tezi olan ve kendi sanatsal görüşünü incelediği teorik çalışmasında, takdir görmüş bu eseri için “Öğrenciler ve amatörler için güzel bir egzersizdi” demiştir.1 20 yaşında São Paulo’ya gelerek, bir süre sonra hepsini ateşte yakacağı, ulusal müzik temelli eserler yazmaya başladı. Komünist Parti üyesi oldu. Ülkenin önemli bestecileri arasında yer alan ve sonradan çok yakın dostu olan Olivier Toni ile çalıştı. 1950’li yılların sonuna doğru Avangard harekete ilgi duymaya başladı. 1960’lı yılları devlet bursuyla gittiği ve o sıralar Avagard müziğin dünya üstündeki en önemli merkezi olan Darmstadt Yaz Okulu’nda, Pierre Boulez (1925-2016), Luigi Nono (1924-1990), Karlheinz Stockhausen (1928-2007) ve Henri Pousseur (1929-2009) ile çalıştı. Bu dönemde James Joyce (1882-1941), Stéphane Mallarmé (1842-1898), Piet Mondrian (1872-1944), Haroldo de Campos (1929-2003), Augusto de Campos (1931) ve Décio Pignatari’nin (1927-2012) aralarında olduğu çağdaş edebiyatçı ve ressamların eserleriyle tanıştı.

Willy Corrêa de Oliveira (Fotoğraf: Julio Kohl)

Oliveira’nın bu dönem eserlerinin tümünün temelinde dodekafoni ve total serializmin prensipleri yatmaktadır. Eserlerindeki sıkı ve semantik yapı, serializm ve dodekafoni’nin elementlerinden oluşmaktadır. Bu dönemde İkinci Viyana Okulu’nun prensiplerine sıkı sıkıya bağlı kalarak çok sayıda eser yazmıştır. Bir suni bir amnezi, bir hafıza kaybı ile bütün geçmiş gelenek ve uygulamalardan arınan bestecinin piyano için yazdığı 2 Intermezzo (1972) ve 2 Prelud (1975) kendi değimiyle “olgunluk eser-leri”dir.