KAFDAĞININ ARDINDAN BİR BEY OĞLU / 36
Reklam
  • Reklam

KAFDAĞININ ARDINDAN BİR BEY OĞLU / 36

İbrahim Bey, hayatta kalabilmek için gizli geçitlerden Çerkes kıyafetinde Derbent'ten kaçıyor.

05 Haziran 2020 - 00:04 - Güncelleme: 05 Haziran 2020 - 10:42

Bu eserin tüm yayın hakları Sanattan Yansımalar internet sitesiyle yazarı Mina Tansel’e aittir. Tanıtım için dahi olsa kısa alıntı veya bütünüyle yayın yazarın ve yayıncı internet sitesinin yazılı izni olmaksızın yapılamaz.”

 

36

YURTTAN KAÇIŞIN BAŞLANGICI

İlya Zankovski'nin Kuzey Kafkasya'da Gece tablosu

Leylâ’nın Doğumu

İbrahim Bey Paris’ten döndükten sonra Nisa Hanım ikinci çocuğunu dünyaya getiriyor. Artık bir kızları vardır. Ancak doğum kolay olmamıştır. Bebeğin forsepsle alınmasının yol açtığı zararları henüz bilmezler. Nisa Hanım kızına sevgili arkadaşının, Suna halasının kızı Leylâ’nın adını verir.

Ama, ülkedeki durum evdeki gibi mutlu ve umutlu değildir.

DAĞISTAN’DA KUKLA YÖNETİM

Minnetullah Haydaroğlu’nun sözleriyle, bazı Dağıstanlı genç aydınlar, yoksul köylüler, hattâ din adamları, “istibdat kalkacak, herkese toprak verilecek, herkes özgür olacak” umutlarıyla Bolşevikleri destekliyorlardı. Yerli halkın “üst tabaka”sı ise Çarlık yönetimini geri getirmeye çalışan General Denikin’den yanaydı. Bu durumda, kendine “millî hükümet” diyen Kuzey Kafkasya’daki yönetimin tabanı yoktu.

İbrahim Bey, Paris Konferansı dönüşünde, Kızıl Ordu’nun çoğunun yerli komünistlerden oluştuğunu, Haziran 1919’da yeni Kuzey Kafkasya hükümetini kuran General Mikail Halilov’un1 ise Beyaz Ordu’nun başkomutanı Denikin’in emirlerine uyup temsilcisi durumuna düştüğünü görüyor. Denikin yanlısı hükümet, Kuzey Kafkasya parlamentosunu dağıtıyor. İbrahim Bey’i “yabancı bir orduyu vatana soktu; vatanı sattı” diyerek idama mahkûm ediyor.

Kuzey Kafkasya hükümetinde İbrahim Bey Türk’tü; ama örneğin Devlet Başkanı Abdülmecit Tapa Çermoyev2 Çeçen, Dışişleri Bakanı Haydar Bammatov 3 Avar idi. Bugün elde edilen belgelerde Başbakan Çermoyev’in 28.6.1918 tarihinde Kafkasya’daki Almanya delegasyon başkanı General von Kressenstein’a, Türk ve Alman hükümetlerinden destek istediklerini, ancak Kafkasya üzerinde bir Türk himayesine kesinlikle karşı olduklarını, kendilerinden yardım alamazlarsa İngilizlere başvurmak zorunda kalacaklarını söylediğini öğreniyoruz. Dışişleri Bakanı Haydar Bammatov’un 8.7.1918’de Avusturya -Macaristan temsilcisine Türklerle iyi ilişki kurmak istediklerini, ancak Avusturya-Macaristan ve Almanya ile daha sıkı ilişkiler kurmaya birinci derecede önem verdiklerini, çünkü tarihî ve kültürel bakımdan Türkiye’ye değil Avrupa’ya ait olduklarını söylediğini okuyoruz. Her ne kadar bu sözlerin “siyaset gereği” söylendiği öne sürülebilirse de şunu kesinlikle biliyoruz ki aynı gerekçeyle de olsa İbrahim Bey’in ağzından benzer ifadeler çıkmazdı. Belki, “fazla doğru” bir insandı!

Yeri gelmişken şunu da aktarmadan geçmeyeyim: Kuzey Kafkasya ile ilgili okumalarım sırasında “Haydar Bammat(yanda) adına rastlayınca, İzmir’de yaşayan dayım Minnetullah Haydaroğlu’na telefon ettim; bilgi almak istedim. Şöyle dedi: “Babamın hem arkadaşıydı, hem çekişirlerdi. Bir keresinde babam onu ‘zigzag çiziyorsun’ diye eleştirmiş. Bammat, ‘Asıl uçuş zigzaglıdır; bir tek leylekler düz uçar’ diye karşılık vermiş.” Keşke İbrahim Bey’in ona neden böyle dediğini de sorsaymışım! Kendi içlerindeki çekişmeyi ne denli az biliyoruz! Verdikleri savaşımı ancak yüzeysel olarak aktarabiliyoruz.

Yüzeysel anlatımı sürdürürsek- 1919 başında Kuzey Kafkasya’da Bolşevik direncini kıran General Denikin, en büyük başarısını 1919 yazı ile sonbaharında yaşadı. Denikin’in komutasındaki Beyaz Ordu yalnızca Kafkasya’ya egemen olmakla kalmadı, Bolşeviklere karşı savaşarak neredeyse Moskova’ya yaklaştı.

Karşı taraftaki Kızıl Ordu’nun sapasağlam olduğu söylenemezdi. Bolşeviklerde subay yoktu; bütün komutanlar alaylıydı. Örneğin, Varaşilov’un4 asıl mesleği marangozluktu. Ayrıca, köylülerden toplanan askerler bir süre sonra kaçmaya yelteniyorlardı. Stalin, Mayıs 1919’da askerleri kaçmaktan caydırmak için yakalanan asker kaçaklarını ortalık yerde kurşuna dizdirmişti.

Yine de sonbahar biterken ibre Bolşeviklerden yana döndü. Çok fazla toprak ele geçiren General Denikin komutasındaki Beyaz Ordu dağıldı ve Bolşevik saldırılarına karşı dayanıksız duruma geldi. Askerleri hem yağma, hem de Yahudilere karşı şiddet olaylarına karıştı.

DAĞISTAN’IN BOLŞEVİK YÖNETİME GEÇİŞİ

1919’un Kasım ve Aralık aylarında Kafkasya’da artık Kızılordu ilerlerken Beyaz Ordu geriliyordu. Denikin emrindeki Beyaz Ordu bozguna uğrayınca göstermelik de olsa “ulusal yönetim”in başındaki General Mikail Halilov Dağıstan’dan kaçtı.

General Halilov’un Dağıstan’dan kaçmasıyla birlikte tüm Kuzey Kafkasya Bolşevik denetimine girdi. Denikin yanlıları İbrahim Bey’i, Osmanlı Ordusu ile birlikte Derbent’e girdiği için, “yabancı bir orduyu vatana soktu; vatanı sattı” diyerek suçlarken Bolşevikler de Bolşevik düşmanlığıyla, Bolşeviklerin ölümünden sorumlu olmakla suçluyorlardı. Kuzey Kafkasya’da artık barınması zordu.

DAĞISTAN’DAN KAÇIŞ

Franz Roubaud'un Kafkasyalı Atlı tablosu

Nisa Hanım’ın ne zaman sigaraya başladığını sorduğumda, oğlu Minnetullah Haydaroğlu babasının kaçışıyla ilgili aşağıdaki öyküyü anlattı. Söz konusu kaçış bu döneme rastlamış olabilir.

Nisa Hanım, bir akşam eşinin nerede olduğunu merak ederken eve bir takım adamlar gelmişler. “İbrahim Bey evde mi?” diye sormuşlar. Nisa Hanım “Yok” diyince üstelemişler: “Nerede?”, “Bu saatte nerede olabilir?”… “Bilmiyorum” karşılığını alınca, “Eğer Derbent’teyse sorun yok; o zaman sizin de endişelenmenize gerek yok. Ama eğer kaçtıysa, o zaman karışmayız, can güvenliği konusunda hiçbir güvence veremeyiz” deyip gitmişler.

Çok endişelenen Nisa Hanım, hemen kayınpederine koşmuş. Olanları anlatmış; “İbrahim’den haberiniz var mı?” diye sorunca İsa Bey gülmüş: “Hiç merak etme! O şimdi çok uzaklarda… Onu kimse bulamaz” demiş. İbrahim Bey, kıyafet değiştirip Çerkes elbisesi giyerek, silâhını alıp atına atlamış, bir kılavuz eşliğinde gizli yoldan Dağıstan’ı terk etmiş bile…

Günümüz Çerkes ressamlarından Muhamed Haghundoko'nun tablosu

Burada, Çetin Öner’in çevirisiyle Loreena Mc Kennitt’in Night Ride Across the Caucasus (Gece At Üstünde Kafkasları Aşarken) şarkısının sözlerinden bir bölümü vermek isterim:

Sür atını! Gecenin ortasından sür!

Sür; gecenin içinden.

Karanlığın kadife örtüsü,

Sessiz ağaçların belirsiz görüntüsü…

Durmuş bakıyorlar.

Ki, yaşamın gizine ermiş sessiz tanıklardır onlar.

Sür atını! Gecenin ortasından sür!

Sür; gecenin içinden.

Mahmur tepelerde balkıyan yıldızlar,

Raks ederek, ta denize dökülüyorlar.

Sen, atını dörtnala koştururken ülkende,

Onun yumuşak eli hep üzerinde.

Nereye gidersen git,

Çizer kaderini de.

İbrahim Bey atını süredursun, Nisa Hanım bu kez babaannesine koşmuş dertleşmeye. Beş yaşında annesini yitirdiği için onu büyüten babaannesi en yakınıymış. Torununun telâşını gören Ana Hanım (yanda) çıkarıp bir sigara uzatmış ona…

İçiş o içiş… Nisa Hanım’ın ömür boyu sürecek tiryakiliği böyle başlamış.

***

Bu bölümün müziği belli: Kanadalı sanatçı Loreena Mc Kennitt, sözleriyle bestesi kendine ait parçayı seslendiriyor… Night Ride Across the Caucasus: https://youtu.be/1MjdrQPu6cg

Sanatçı, internet sitesinde kendinden söz ederken şöyle diyor: “İnanıyorum ki, şöyle ya da böyle, hepimiz birbirimizin tarihinin uzantısıyız. Komşularımızı öğrenmeyi istemek, aynı zamanda kendimizi öğrenme arzusudur.” https://loreenamckennitt.com/about

DEVAMI YARIN

(Devamı Yarın: Yine Azerbaycan’da)

(1) General Mikhail Halilov (18??-19??): Beyaz Ordu’nun Kafkasya’da yenilmesi üzerine Türkiye’ye sığındı. Kuzey Kafkasya Cumhuriyeti’nin son devlet ve hükümet başkanı olduğunu öne sürerek Türkiye Cumhuriyeti’nce verilen “bir ev ile tahsisat”a hak kazandı.

(2) Abdülmecit Tapa Çermoyev (1882-1937): 1. Dünya Savaşı’nda Kafkas Süvari tümenindeki Çeçen Alayı’nda subay olarak görev yaptı; Kuzey Kafkasya Cumhuriyeti’nin ilk devlet ve hükümet başkanı oldu; heyet başkanı olarak barış konferansına katılmak üzere gittiği Paris’ten dönmedi; son günlerini İsviçre’nin Lozan kentinde geçirdi.

(3) Haydar Bammatov (1890-1965): Petersburg’da hukuk eğitimi aldı. RSDİP Dağıstan şubesinde etkin üyelerindendi. Kuzey Kafkasya Cumhuriyeti’nde dışişleri bakanlığını yaptı; Paris Barış Konferansı’na gönderilen heyette yer aldı; Kafkasya’da Sovyet yönetimi egemen olunca ayrıldı; yaşamının kalan bölümünü Fransa’da geçirdi. Afganistan Kralı Nâdir Şah, İslâm’a yaptığı hizmetlerden dolayı 1925 yılında kendisine Afgan vatandaşlığı verdi. Bir süre Afganistan’ın İsviçre maslahatgüzarlığını yaptı.

(4) Kliment Varaşilov (1881-1969): Yoksul bir Rus ailesinin çocuğu olarak doğdu. Ekim 1917 Devriminden sonra Petrograd Savunma Komitesi Başkanı oldu, 1918’de Ukrayna 5. Kızıl Ordusu’nu kurdu. II. Dünya Savaşı’ndaki Leningrad savunması nedeniyle Mareşal ünvanı aldı.

 

Bu eserin tüm yayın hakları Sanattan Yansımalar internet sitesiyle yazarı Mina Tansel’e aittir. Tanıtım için dahi olsa kısa alıntı veya bütünüyle yayın yazarın ve yayıncı internet sitesinin yazılı izni olmaksızın yapılamaz.” 

 

Bu haber 1176 defa okunmuştur.
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Brezilya'da Piyano / 19
Brezilya'da Piyano / 19
Klasik Müzik Dünyasından Pandemiye Bakış -5
Klasik Müzik Dünyasından Pandemiye Bakış -5