Müzik kulağı olup olmadığını nasıl ölçebiliriz?
Reklam
  • Reklam

Müzik kulağı olup olmadığını nasıl ölçebiliriz?

Kendilerinde veya çocuklarında müzik kulağı olup olmadığını anlamak isteyenler için önemli bir imkan...

05 Haziran 2016 - 20:13
Reklam

Kendilerinde veya çocuklarında müzik kulağı olup olmadığını merak eden pek çok kimseye cevap verecek kolay bir testi Anadolu Üniversitesi devlet Konservatuvarı Viyolonsel Profesörü Dr. Ozan Tunca geliştirdi. Klasik müziğin öğretilmesi ve yaygınlaştırılması konusunda sürekli proje geliştiren Ozan Tunca ile, gelişimi, güvenilirliği ve uygulanması dahil testle ilgili genişce söyleştik.

Müzik Yetenek Testi oluşturma fikri nereden çıktı?

Devlet Konservatuvarında göreve başladığım 2004 yılından beri giriş sınavlarına gelen talebin azlığı beni çok düşündürüyordu. Bir konservatuvar müzik bölümüne 70-80 kişinin başvurması ve bizim de eleme ile bunun içinden 30 kişi seçmemiz doğru öğrencilere ulaşmak konusunda pek olumlu bir tablo gibi gözükmüyordu. Öğrenciler bize gelmiyorlarsa biz onlara gidebilir miydik? Bu test geliştirme süreci yıllar alan bir çalışmaya dönüştü ancak başlangıcı bu güçlü sorudan geliyor. Benim “60 Dakikada Klasik Müzik”, “Klasik Müziğe İlk Adım” çalışmalarımda da benzer bir “siz bize gelmiyorsanız, biz size gelelim” yaklaşımı hakimdir. Burada da çocuğunun müzikal potansiyelini nasıl araştıracağı konusunda bilgisi ya da olanağı olmayan insanlara bu olanağı testi evlerine getirerek sunmak istedim.

Peki, Kulak sınavı herkesin evine nasıl gelebilir ? Piyano başında yapılan bir sınav değil mi bu?

Evet. Devlet Konservatuvarı, Eğitim Fakültesi ve Güzel Sanatlar Fakültelerinin ve Güzel Sanatlar Liselerinin müzik bölümleri için yapılan gelenekselleşmiş bir “kulak sınavı” var. Bu sınavın nasıl yapıldığını ben çok iyi biliyorum. Kendim de bu sınavla okula alınmıştım, sonra öğretim üyeliğim süresince de çeşitli zamanlarda şahit oldum. Piyano başında öğretmen bir tuşa basar ve siz sesinizle o sesi tekrarlarsınız. Sonra iki sese aynı anda basar ve siz sesleri aklınızda ikiye ayırır ve iki ayrı sesi tek tek sesinizle tekrarlarsınız. Sonra baktı siz iki sesi ayırabiliyorsunuz üç sesi bir arada sorar ve ayırmanızı ister. Biz konservatuvar sınavlarında en son dört sesi dahi ayırmalarını istiyoruz. Daha sonra çocuğa bir kısa melodi çalarsınız ve sesi ile tekrarlamasını istersiniz. Melodiler uzar ve zorlaşır. Sonra sıra ritim sorularına gelir. Çocuk öğretmenin ellerini bir birine vurarak seslendirdiği ritimleri aynı biçimde tekrarlamaya çalışır. Bu yöntemleri bu sınavlara meraklanmış pek çok kişi duymuş ya da denemiştir. Pek çok müzik kursu bu sınavlara hazırlık sınıfları yaparlar. Bazen de özel bir hoca tutarak hazırlanırsınız.

Bu sınavı evlerine getirmek için senin çözümün ne oldu?

Bilimsel her türlü çalışma bilimsel sorular sormak ile başlar. Daha sonra bu soruları tarihte başka bilim adamları sormuş mu ve ne cevaplara ulaşmış araştırırsınız. Bu süreçte bolca okuma yaparsınız. Literatürde neler buldun derseniz yıllar içinde geniş bir kütüphanem oluştu. Türkiye’de de özellikle müzik eğitimi dalında bazı araştırmacılar 1990’lardan başlayarak testler geliştirmişti. Yurt dışına baktığınızda çalışmalar 1880’lerden başlıyor. Ancak en güçlü başlangıç 1930’larda Amerikalı müzik psikoloğu Carl Seashore tarafından yapılmış. Neyse ben bu literatür işini anlatmaya başlarsam çok uzayabilir. Ben içerisinde Seashore’un, Edwin Gordon’un ve pek çok diğer araştırmacının çalışmaları olan ilgili literatürü inceledim ve okudum. Sonra arkadaşım Melih Kara’nın ölçme ve değerlendirme konusunda eksper eğitim uzmanı eşi Derya Atik Kara ile test geliştirme konusunda yardımlaştık. Bana bazı kitaplar önerdi. Benim yöntemlerimi inceleyip sağ olsun bir danışman gibi yön verdi. İlk geliştirdiğim test Devlet Konservatuvarı Tiyatro bölümünün kulak sınavı kısmı için oldu.

Test eve gelene kadar bayağı bir yol kat etmiş desene?

Yolum çok uzundu. Test geliştirme konusunda öğrenmem gereken pek çok kavram ve yöntem vardı. Yurt dışına çıktığım çeşitli dönemlerde kütüphaneleri ziyaret ettim, Türkiye’de bulamadığım kitapları satın aldım ya da ilgili kısımlarını kopya ettim. Özellikle Gordon’un birkaç kitabını ve tamamen müzik alanında test geliştirmek üzere yazılmış Boyle ve Radocy’nin kitabını almak bana çok şey kazandırdı. İstanbul’a gittiğimde mutlaka MİAM’ın kütüphanesine uğrarım hâla. Oradan da pek çok makale ve e-kitap edindim. Okudukça konu ile ilgili bilgim arttı. Süleyman Tarman’ın Müzik Eğitiminin Temelleri adlı kitabı da özellikle genel kavramları doğru algılamak için çok yardımcı oldu. Bilimsel alt yapımın güçlenmesi gerekiyordu. Yani uzun lafın kısası bolca okudum. Ulaşabildiğim uluslararası örnekleri inceledim. Sonra geliştirdiğim testi Anadolu Üniversitesi Yabancı Diller okulundaki hazırlık sınıfının yüze yakın gönüllü öğrencisi ve bizim konservatuvarın Tiyatro bölümü öğrencilerinin her sınıfına uyguladım. Çalışmamı bitirip makalemi yayınladım.

Devlet Konservatuvarı Müzik Bölümü öğrencilerine mi yoksa Tiyatroculara mı hazırladın bu testi?

İlk geliştirdiğim test Tiyatro girişi içindi. Ancak sonra İlköğretim 3. ve 5. sınıflardan yetmiş kadar öğrenci ile bir çalışma yaptım. Daha sonra Devlet Konservatuvarı müzik bölümü 6. 7. sınıflara birkaç farklı yıllarda testler uyguladım. Bu çalışmalar dayanarak bazı bildiriler sundum. Elimde genişçe bir soru bankası oluştu. Soruları Tiyatro ve film müziklerinden tanıdığınız besteci Tolga Çebi ve Yusuf Gençay’ın yardımları ile oluşturduk. Daha sonra Konservatuvardaki dostlarımdan birer melodi hazırlamalarını rica ettim. Birkaç ölçülük uygun melodiler besteleyip bana armağan ettiler. Pek çoğunun çorbada biraz tuzu vardır. Hoca arkadaşlarımı toplayıp testi onlara bile yaptım. Sağ olsunlar benimle soruların zorlukları ve testin işleyişi ile ilgili düşüncelerini paylaştılar. Tabi bunların ötesinde testteki tüm soruların güçlüğü ve ayırt ediciliği eğitim uzmanlarının ve istatistikçilerin rehberliğinde gözden geçirildi. Test geliştirmek ölçme ve değerlendirme uzmanlarının yönlendirmeleri ile yapılan bir çalışma.

Güvenilebilir mi yani?

Bazı yöntemleri açıklamakta fayda var; bir testin "güvenilir" olduğunu neye göre belirleriz mesela... Testin aynı gruba farklı zamanlarda tekrar yapıldığında da aynı sonuçları veriyor olması iyi bir haberdir. Bir diğeri testinizin bir benzerini yaratmanız, aynı kategorileri içeren aynı sayıda ve güçlükte sorular oluşturarak iki testi de uygulamak. Başka bir yöntem aynı gruba hem kendi testinizi hem de kendisini toplum tarafından tanınmış kabul edilmiş bir testi uygulayarak aralarındaki ilişkiye bakmaktır. Yani ikisi de aynı kişilerde aynı sonuçları ortaya koyuyor mu? Bu testinizin "geçerli" olduğuna, yani testinizin ölçmesini istediğiniz şeyleri ölçtüğü anlamına gelir. Bunlar yöntemlerden bazıları. Testi geliştirirken ben iki uzman ile çalıştım; biri testi nasıl oluşturacağımıza, neleri ölçeceğimize karar verdi diğeri de sonuçları değerlendirip soruların sayısı, güçlüğü ve ayırt ediciliği hakkında bana bilgi verdi.

Yaş sınırı var mı bu testin?

Çocukların testin işleyişini anlamaları, odaklanma süreleri ve işitme becerilerinin gelişmişliği açısından 9 yaş altını ben test etmiyorum. Ancak iyi bir müzik öğretmeni ile bir süre çalışarak çocuğun becerisi ve potansiyeli hakkında "fikir" sahibi olabilirsiniz. Bir insanın 9 yaşına kadar müzik kulağının hassasiyeti gelişime devam ediyor. O yüzden literatürü incelerseniz müzik psikolojisinde duayen isimlerin testlerinin çoğunluğu 9 yaşından sonrası için hazırlanmış. Edwin Gordon'un, Seashore'un testleri ve çalışmaları bu bilgiyi veriyor bize.

Nasıl?

Örnek vereyim: bir araba Eskişehir'den kalktı Ankara'ya doğru gidiyor... Polatlı'da durdurup, bu araba Polatlı’ya vardı dediğinizde süreç tamamlanmadan fikir beyan etmiş olursunuz. Belki araba Ankara’yı geçecek... Belki yavaşlayıp duracak. Bu arabayı nasıl tam gaz götürürüz derseniz; sizin çocuk yol güzergâhında bir bölgeye geldi ki müzikal olarak çok zengin, çevresinde hevesle müzik yapan ve dinleyen kendine örnek aldığı (abi, abla, baba, anne) kişiler var. Bu bölge ne kadar uzun ve coşkunsa sizin çocuğun arabası o kadar hızlanır. Bir bakmışsınız 9-10 yaşına kadar büyük hıza kavuşmuş Almanya'ya varmış. Böyle bilgiler benim test kitapçığımda var. Testin 9 yaştan sonra bir sınırı yok; yetişkin ve yaşlılar için de gayet uygun. Yani yıllardır “valla bende hiç kulak yok, eminim” diyorduysanız, bir bakın, belki vardır. Benim testi deneyen 30’lu yaşlarda kabin memurundan, ilkokul öğretmenine pek çok arkadaşım mükemmel kulağı olduğunu bu yolla öğrendi.

Peki müziksel işitme becerisi demişsin ismine?

Müzik yeteneği farklı boyutların beraberce değerlendirilmesi ile var olan bir kavram. Çoklu Zeka Kuramı’nı incelemiş olanlar bilirler; müzik ile duygusal bir iletişim kurabilmek, yani müzikten etkilenmek ve yaptığı müzikle etkileyebilmekten tutun da müzikal hafızaya kadar farklı farklı boyutları var. Biz konservatuvara yüksek kulak sınavı notu ile aldığımız bazı öğrencilerin eğitimin devamında başarı gösteremediği ile karşılaşabiliyoruz. Tersi de oluyor. Ancak hiç şüphesiz ki sesleri birbirinden ayırt edebilmek ve akılda tutabilmek konusunda daha duyarlı kişiler müzik eğitimi alırken avantajlı oluyor. Benim testim bu yetileri ölçüyor. Seslerin inceliğini, uzunluğunu birbirinden ayırt edebilmek, melodileri ve ritim kalıplarını çabucak öğrenip akılda tutabilmek. Normal kulak sınavından ana farkı öğrenci kendi sesi ile geri bildirim yapmak zorunda değil. Dolayısı ile tekrar edebilme değil algılayabilmeyi ölçüyorum.

Bu test bitti mi? Yoksa daha kapsamlı başka testler de geliştirecek misin?

Bu test bilimsel olarak geliştirilmiş bir test. Yani tamam. Ancak daha kapsamlı testler geliştirmek, soru bankamızı büyütmek ve daha çok adaya ulaşmak için TÜBİTAK’a başvurumuz var. İçinde ölçmecilerin, istatistikçilerin, nörolog ve müzik insanlarının olduğu bir ekibiz. Anadolu Üniversitesinin zengin öğretim üyesi kadrosu sayesinde hârika bir ekip olarak bir araya gelebildik. Geçen yıl ben müzik yetenek testinin patentini de alarak Türkiye’de ehil olmayan ellerde çoğalması ve kopyalanmasının da önünü kesmiş oldum. Bu konuda bilimsel çalışmalar yapan, kendisini bilimsel alanda geliştiren herkese de açığım tabi. Yani sadece ben yaptığım sürece devam edip bıraktığımda rafa kalkacak bir hizmetin benim için bir anlamı yok. O yüzden TÜBİTAK başvurusunda ilgili alandan bursiyer öğrencilerimiz de var.

Tunca Müziksel İşitme Testi gerçekten ayırt ediyor mu?

Solfej ve diktede çok iyi bir öğrenci düşünün. Aynı zamanda konservatuvar yetenek sınavında (kulak sınavı) çok iyi puanla girmiş. Bu çocuk Tunca Müziksel İşitme Testinde başarılıysa bu iyi haber. Başarılı değilse test fazla zor. Testi bir de solfej ve diktede zayıf, giriş puanı düşük bir grup çocuğa yaptığınızda eğer o çocuklar testte de zayıf sonuçlar elde ederlerse bu da iyi haber. Yani test güçlü ile zayıfı ayırt edebiliyor. Eğer bu çocuklar testten iyi puanlar alıyor olsaydı ayırt edemiyoruz demek olurdu. Konservatuvarda halen okuyan 5-6-7. Sınıflardan oluşan koroda ders ve giriş notlarını karşılaştırarak yaptığım çalışmaya göre benim testim ayırt ediyor. Benden yüksek puan alanın giriş puanı ve ders sınav başarısı iyi. Benden zayıf alanın giriş puanı da düşükmüş.

Peki, insanlar neden bu testi uygulasın? Onlara ne kazandıracak?

Testi aldıktan sonra yanıtlar değerlendirilecek ve bir belge ile öğrenciye aldığı puan ve puanın ne anlama geldiği bildirilecek. Ayrıca müzik yeteneğini desteklemek üzere kılavuz görevi görebilecek bir kitapçık hazırladım. Böylece müziksel işitme becerisi hakkında bilimsel olarak değerlendirilmiş bir bilgisi olacak ve geliştirmek için de bilgisi. Bu belge ile konservatuvar, güzel sanatlar lisesi giriş sınavına gidip hak idda etmek mümkün değil tabi. Ancak müzik eğitimine başlamak ya da devam etmek konusunda kişiye çok güzel bir veri sağlayacağı kesin. Yani kendisini daha iyi tanımak isteyenler bu testi alsın ve çocuğuna uygulatsın.

 Okuyucularımıza çocuklarının müzik yeteneğinin gelişimine testin nasıl katkıda bulunabileceği konusunda önerilerin olur mu?

Herkes, çocuğunun herhangi bir konudaki yeteneğini küçük yaşlarda fark etmek ister ve bunun sorumluluğunu hisseder. Bütün çocukların farklı kapasitelerde de olsa müziğe yeteneği vardır. Ebeveynlere düşen çocuklarına küçük yaştan itibaren mümkün olduğunca zengin bir müzikal ortam sağlamaktır. Çocuklar önce yaşamın içinde müzikle karşılaşarak ve ondan etkilenerek gelişim göstermeye başlar. Bu gelişimi takip etmek, çocuğun müzik çalgıları ile karşılaşmasını, iyi müzik dinlenen ortamlarda bulunmasını sağlamak, daha ileri bir adım atıp Orff, Kodaly, Dalcroze ya da Suzuki tekniği konusunda eğitimli, sertifikalı bir eğitmenle çalışmasına olanak sağlamak yararlı olabilir. Çocuğunuzun gideceği kreş ya da anaokulunun iyi eğitimli bir müzik öğretmeni olup olmadığını ve bu ortamlarda çalgılar ile tanışma fırsatı olup olmadığını da araştırmanız doğru olabilir. Unutmamak lazım: iyi bir öğretmen insanın hayatını değiştirebilir.

Peki hep testin eve geldiğinden söz ettik ama bunun nasıl olduğunu anlatmadın!

Eğer İphone ve ya İpad’iniz varsa ios uygulaması Musical Talent Test’i indirip deneyebilirsiniz. Böylece evinizde bir ipad oyunu oynar gibi müziksel işitme beceriniz hakkında fikir sahibi olabilirsiniz. Eğer İstanbul, İzmir ya da Trabzon’daysanız aşağıdaki merkezlere telefon edip başvuruda bulunun. Bu merkezlerde ilan edilen tarihlerde toplu biçimde testi alabilirsiniz. Burada yaklaşık 45 dakika süren bir test alacaksınız. Bazı sesler dinletecekler size. Bu sesleri aklınızda tutmanızı ve birbirlerinden ayırt etmenizi isteyecekler. Yanıtlarınızı kağıda yazıp öğretmene vereceksiniz. Ben de yanıt kâğıdınızı değerlendirip sonucunuzu içeren bir sertifikayı bir kitapçıkla beraber test merkezine göndereceğim. Test merkezinden sertifikanızı ve kitapçığı teslim alacaksınız.

 

Şefik KAHRAMANKAPTAN

Haziran ayı test uygulama merkezleri:

İZMİR

 

SELMIN GÜNÖZ MÜZIK VE BALE KURSU

TARIH: 11 HAZIRAN SAAT

YENİKALE MAH. MEHMET SEYFİ ERALTAY SOK. NO: 20/A

NARLIDERE - İZMİR

TELEFON: +09 (232) 238 41 85

E-POSTA: selmingunoz@gmail.com

 

MELISA KARAN SANAT MERKEZI

TARIH: 14 HAZIRAN SAAT 19.00

ERZENE MAHALLESI 114 SOKAK 6/A BORNOVA / İZMİR

TELEFON: +90 232 375 44 42

GSM: +90 506 027 89 50

E-POSTA: INFO@MELISAKARANSANATMERKEZI.COM

WEB ADRESIMIZ: MELISAKARANSANATMERKEZI.COM

 

İSTANBUL

 

SANAT 37 MERKEZI TARIH: 11 HAZIRAN SAAT 14.00

SÜMBÜL SOK. NO: 37 LEVENT/İSTANBUL

TELEFON: 212 278 01 90-95

CEP: 530 156 62 68

E-POSTA: INFO@SANATMERKEZI.COM

 

EDMA EVRIM DEMIREL MÜZIK AKADEMISI

TARIH: 20 HAZIRAN SAAT 17.00

AKÇAAĞAÇ SOK. NO: 3 ZEKERIYAKÖY/İSTANBUL

TEL: 0 (212) 258 73 34

 

TRABZON

MINA MÜZIK

TARIH: 20 HAZIRAN SAAT 15.00

CUMHURIYET MAH. ÖZÜDOĞRU SOK.

FABRIKA ÇIKMAZI NO:7 TRABZON

TEL: 0 (462) 321 99 84

GSM: 0 539 559 33 29

 

 

Bu haber 57602 defa okunmuştur.
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Milli Eğitim Bakanına açık mektup yayınladı
Milli Eğitim Bakanına açık mektup yayınladı
Müzik Dersime Dokunma!
Müzik Dersime Dokunma!