Antalya Devlet Senfoni Orkestrası ve Antalya Devlet Opera ve Balesi, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu, yüce önder Mustafa Kemal Atatürk’ü, 87. ölüm yıldönümünde düzenledikleri konserlerle andılar. İki sanat kurumumuz dışında, Antalya Büyükşehir Belediyesi (ABB) AKM Aspendos Salonu’nda düzenlediği Klasik Türk Musikisi Konseri ve Antalya Rotary Kulübü’nün Türkan Şoray Kültür Merkezi’nde düzenledikleri özel konserlerle Ata’yı andılar.

ADSO DenizBank Konserleri kapsamında, düzenlemelerini Anıl Edebale’nin yaptığı “Atatürk’ün Sevdiği Şarkılardan Seçmeler” ile andı Ata’yı. Konserde orkestrayı da Anıl Edebale yönetti, başkemancı sandalyesinde Semih Kartal oturuyordu. Vokalde Sema Derin, bağlamada Halis Işık, kavalda Ali Bedel, bas gitar Fatih Harmantepe ve vurmalı sazlarda Burak Tortop görev aldı.
Program, Atatürk’ün sevdiği şu eserlerden oluşuyordu:
Çanakkale İçinde
Bülbülüm Altın Kafeste
Çalsın Davullar
Fikrimin İnce Gülü
Yemen Türküsü
Mehtaplı Gecelerde
Ah Bir Ateş Ver
İzmir'in Kavakları
Bilal Oğlan
Vardar Ovası
Solist Sema Derin söyleyeceği her türkünün öyküsünü anlatarak duyguların daha da yoğunlaşmasını sağladı. Amacına uygun güzel bir konser dinledik.
Bir detay; Bu konserde orkestra arkasında çok sayıda sandalye/koltuk vardı. Fazıl Say konserlerinde olurdu bu uygulamalar, ‘demek bugün de salon yetmeyecek, arka tarafa seyirci/dinleyici alınacak’ diye düşünmüştüm, olmadı. Orkestra arkasında sadece bir kişi oturdu, kafasına göre takıldı. Kimdi, neden orada ayrıcalıklıydı öğrenemedim. Antalya Valisi olması nedeniyle bir güvenlik personeli miydi acaba?
ANTALYA OPERASI’NDAN HAYAL KIRIKLIĞI YARATAN KONSER
AntDOB, konser alanı olarak 110 kişilik Suna-İnan Kıraç Kaleiçi Müzesi’ni seçerek ilk yanlışı yaptı. ‘Atatürk’ü Anma Konseri’ neden 700 kişilik Haşim İşcan Kültür Merkezi Opera Sahnesi’nde değil, burada gerçekleştirildi? İlk bunun sorgulanması gerekir. Bu salonda piyano yok, elektronik bir piyano ile konser yapıldı. Kulis yok, sanatçılar salonda oturup, sırası geldikçe sahneye çıktılar. Aynı yanlış Cumhuriyet Bayramı Konseri için de yapılmış, Nekropol Müzesi tercih edilmişti. Karar vericilerin, yöneticilerin Kültür Yolu Festivali gibi bir bahane öne sürmeleri mümkün olsa da, konu “Ata’yı anma” olunca tercihlerini buna göre yapmalılardı.
Hamaset edebiyatını hiç sevmem. Ancak şunu da belirtmeden geçemem; Ata’yı Anma Konseri var, ne bir Atatürk posteri, ne de bir bayrak var salonda! Konser öncesi alelacele bir şövale bulunup üstüne küçük bir Atatürk portresi konduruldu, o kadar! Oysa her 10 Kasım Ata’yı anma etkinliğinde bu simgelerin bulunması bir ritüel, bir gereklilik. Önemsemek, hele özümsemek çok önemli.
Gerçekleşen konserin güzel olması, duygu yoğunluğunun yaşanması bile bu olumsuzlukları unutturamadı. Umarım bundan sonraki benzer etkinliklerde gereken önem ve özen gösterilir.
Aşağıya ülkemizin diğer operalarının özenle hazırlandığı izlenimi yaratan programlarını başlık olarak veriyorum. Aslında detaylı çıkarttım programları, ancak yazı çok uzayacak, sıkacak.

Kaleiçi’ndeki Ata’yı Anma Konseri’nde, Cumhuriyet Bayramı konseri kadrosu yer aldı; Ümit B.Tekinay (bariton), Fatih Kayhan (tenor), Seçil Fenercioğlu-Pınar Tekol (mezzo-sopranolar) ve Onur Altıparmak (piyano)
Program içeriği:
Bülbülüm Altın Kafeste
Karahisar Kalesi
Yemen Türküsü
Çalın Davulları
Sabahın Seherinde
Manastır Türküsü
Mavilim
Ayrılık
Seni Sevdim Diye
Sarı Gelin
İlk beş eser Cumhuriyet Bayramı konserinin aynıları. Hem solistleri, hem de konser içeriğini ben de kurum gibi kopyala-yapıştır yaptım!
ABB’DEN “HASRET” TEMALI KONSER
Aynı akşam Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin düzenlediği “Hasret” temalı “10 Kasım Atatürk’ü Anma Konseri”ni de kısa bir süre izledim. Klasik Türk Musikisi benim için dinlemesi zor, ağır bir tür. Yine de 5-6 eser dinledim.
AntDOB’un yaşattığı hayal kırıklığı ve özensizliği sonrası bu konserin ne denli özenli hazırlandığını görmekti birinci amacım. Her türlü özen gösterilmiş, güzel bir etkinlikti. Antalya Valisi Hulusi Şahin ve Antalya Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Büşra Özdemir de konsere teşrif etmişlerdi.
Antalya Valisi Hulusi Şahin’in ulusal bayramlara özenini ADSO’da, AntDOB’da düzenlenen etkinliklere katılımıyla görüyorduk zaten. ADSO’nun Ata’yı Anma Konseri’nde de hazır bulunmuştu Vali Şahin.

KONSERLERDE FOTOĞRAFÇI SORUNSALI!
Hem ADSO’nun hem ABB’nin konserinde akıl almaz bir fotoğrafçı tacizi vardı salonda. Hadi senfonideki 4-5 fotoğrafçının sergilediği tutumu taciz diye açıklayayım ama, dün akşam ABB’nin konserindeki tam bir fotoğrafçı terörüydü. Işıkları sönük salonda oturanların yüzüne makinalı tüfek gibi flaş patlatıyorlardı. Protokolden ya da görevlilerden uyaran olmaması ilginçti.
Hemen değerli sayfa komşum Vefa Çiftçioğlu’nun CSO’da yaşadıkları sonrası yazdıkları aklıma geldi:
Konser esnasında elinde fotoğraf makinesiyle ortalıkta dolaşan bir kişi var. Tabii sözlerim kendisine değil, belli ki görevlendirilmiş. Konser salonunu, düğün salonu zihniyeti içerisinde yönetemezsiniz. Bunun dünyada bir örneğini bulamazsınız.
Elif Hanım çıkıp anons ediyor: "Lütfen fotoğraf, film çekmeyin" diye. Sonra, elinde RPG-7 roketi gibi bir fotoğraf makinesi ve tripot ile salonda gezen şahıs… Sizler, konser dinleyen insanların konsantrasyonunu ve sanatçının dikkatini bozamazsınız. Buna hakkınız yok. Provalarda girin, çekin. O da çok kısa süreyle… Konserlerde bu, görülmüş bir uygulama değildir.(1)
Yakındığım iki konserde de 4-5’er fotoğrafçı vardı, Vefa beyin yazdıklarını katlayarak düşünmenizi öneririm.
Konserlerde fotoğraf konusu çok önemli. 24. Uluslararası Antalya Piyano Festivali’nde Kerem Görsev konserinde de ölçü kaçınca dinleyicilerden sert tepki geldi ve Görsev fotoğrafçıları uyarmak zorunda kaldı.(2) Videoda, 30’.00”-32’.00” arası.
ANTALYA KÜLTÜR YOLU FESTİVALİ’NİN ARDINDAN
1-9 Kasım tarihleri arasında gerçekleştirilen Antalya Kültür Yolu Festivali’nde bu yıl pek az etkinliğe gitme şansım oldu. Biraz da Antalya Arkeoloji Müzesi’nin bizzat Kültür ve Turizm Bakanı tarafından yıktırılması isteksizliğimin ilk sebebiydi. Güzel etkinlikler de vardı, “eh idare eder” denilebilecek türden olanlar da.

Antalya'nın Kalbi Kaleiçi
İzleyebildiklerimden, Antalya Kültür Sanat(AKS) tarafından düzenlenen, moderatörlüğünü Emin Altıner’in yaptığı “Antalya'nın Kalbi Kaleiçi” başlıklı söyleşiye, Prof. Tuncay Neyişçi, araştırmacı Giray Ercenk, tarihçi-yazar Boran Eser Kavaz katıldı.
Moderatör Altıner’in hazırladığı “Kaleiçi’nde Çocukluğum” adlı 15 dakikalık video, 2 saatlik programın önemli süresini götürmüş oluyordu. Sıkıyor da bu kadar uzun kişisel tanıtımlar izleyeni.
“Kaleiçi neden Antalya’nın kalbi?” sorusuydu konuşmacıların bakış açılarının öne çıktığı değerlendirmeler. Side Limanı’ndan Kaleiçi’ne nasıl gelindi ve stratejik önem anlatıldı.
Prof. Tuncay Neyişçi, Kaleiçi’ni anlamak için Anadolu’yu, Antalya’yı anlamak gerektiğinin altını çizdi; “Antalya’nın 40 km uzağındaki Karain Mağarası’nda 500 bin yıl öncesinden insan izine rastlarsınız. Bugün Antalya 2 milyon nüfusa sahip, 1800 yıl önce de 2 milyonmuş Antalya’nın nüfusu. Bu topraklarda binlerce yıldır yaşam sürüyorsa, elbette bir kalptir burası” dedi.
Programı incelerken antik kentlere yapılacak geziler konusu ilgimi çekti. Hemen hepsi 20 kişilik kontenjanla sınırlı. Bilet alıyorsunuz…bitti. O antik kente nasıl gidilecek, nerede buluşulacak ya da otobüs mü kaldırılacak, bilgi yok. Kültür ve Turizm İl Müdürlüğü’nü aradığımda, herkesin kendi olanaklarıyla gideceği, buluşmaların da ilgili kazı alanlarında olacağı bilgisi verildi. Vaz geçtim.

Sergiler:
Şehrin pek çok yerinde sergiler vardı; resim, fotoğraf, minyatürler, dokumalar, pul vs. Bir resim ve bir fotoğraf sergisi gezdim bu sürede. İlkin AKS’deki “Rene Magritte Sürrealist Kıvılcım” başlıklı resim sergisini, daha sonra da Türkan Şoray Kültür Merkezi’(TŞKM)nde fotoğraf sanatçısı Gülcan Acar’ın “Melodik İzler” başlıklı fotoğraf sergisini gezdim. Rene Magritte eserleri “Sürrealizmin Başyapıtları” adıyla sergilenmiş muhteşem yaratılardı.
Gülcan Acar’ın fotoğrafları gerçekten de göz kamaştırıcıydı, en beğendiğim fotoğraf sergilerinden biri oldu. Acar’la ayaküstü sohbetimizde sergisiyle ilgili şunları söyledi:
“Melodik İzler” adlı fotoğraf sergimi, müziğin ritmi ve dansın enerjisiyle şekillenen sahne sanatlarının duygusal ve etkileyici anlarını fotoğraf aracılığıyla görünür kılmak amacıyla hazırladım.

Empresyonist bir anlayışla çektiğim fotoğraflar, dansçıların, müzisyenlerin ve enstrümanların ritmik hareketlerini; ışığın ve renklerin özel oyunuyla birleşen güçlü atmosferi duygu yüklü bir anlatımla sunar. Kültür ve Turizm Bakanlığı fotoğrafçısı olarak uzun yıllardır görev yapıyorum. Son bir yıldır Antalya İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü’nde çalışmalarımı sürdürüyorum.

30 yıllık fotoğraf deneyimimi sahne sanatları fotoğrafçılığıyla birleştirdim ve bu birikimi “Melodik İzler” sergisiyle izleyenlerin beğenisine sundum.”
***
OPERALARDA ATA’YI ANMA PROGRAMLARI:
İstDOB: Ulusal Müziğimiz “Atatürk’ü Anma Konseri
AnkaraDOB: Atatürk'ü Anma Konseri – Yunus Emre Oratoryosu dahil pek çok yerli ve yabancı besteci yapıtlarından bölümler, çok sayıda solist tarafından seslendiriliyor.
İzmirDOB: Her 10 Kasım “Atatürk İçin Ağıt”
İzmir Devlet Opera ve Balesi Orkestrası ve Korosu
Mersin DOB: W.A.Mozart Requiem “10 Kasım Atatürk'ü Anma Konseri”
Samsun DOB: “Atatürk'ü Anma Konseri” Yunus Emre Oratoryosu-A. Adnan Saygun
ADSO Gelecek konser:
Antalya Devlet Senfoni Orkestrası, DenizBank Konserleri serisini T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğü’nün 90. kuruluş yılına adamış.
ADSO’yu Ender Sakpınar yönetecek. Programda, S. Rahmaninov “Piyano Konçertosu No. 2” var ve piyanist Alexei Volodin seslendirecek. Konserde ayrıca A. Dvorak “Slav Dansları’ndan Seçmeler” (Op. 46 & Op. 72) var.
HASAN HÜSEYİN DULUN
11 Kasım 2025, Antalya


























