
Berlin’de soğuk ve yağmurlu bir 13 Şubat 2026 akşamında Staatsoper Unter den Linden, Giacomo Puccini’nin en sarsıcı yapıtlarından birine ev sahipliği yaptı. Sezon boyunca yoğun ilgi gören prodüksiyon, kapanış temsilinde hem müzikal düzeyi hem de seyircinin coşkulu tepkisiyle uzun süre hatırlanacak bir geceye dönüştü.
Yapım ve sanat ekibi
Eser, Victorien Sardou’nun oyunundan Giuseppe Giacosa ve Luigi Illica tarafından operaya uyarlanan üç perdelik bir melodram. Berlin’deki yorumda müzikal yönetim Petr Popelka’ya, reji Alvis Hermanis’e aitti. Sahne ve kostümler Kristīne Jurjāne, ışık tasarımı Gleb Filshtinsky, koro hazırlığı ise Gerhard Polifka imzası taşıdı. Orkestra çukurunda her zamanki yüksek standardıyla Staatskapelle Berlin yer aldı.
Dramatik gerilimin kesintisiz tırmanması amacıyla temsil, yalnızca birinci perdenin ardından verilen tek arayla oynandı; ikinci ve üçüncü perdeler arasında ara verilmedi. Bu tercih, özellikle final trajedisinin etkisini yoğunlaştırdı.

Sahnedeki yorumlar
Başrolde Aleksandra Kurzak, lirik çizgiyi koruyan ancak kriz anlarında çelikleşen bir Tosca portresi sundu. Piotr Beczała daha sahneye adım attığı anda karizmasıyla salonu kavradı; sesi hem parlak hem de kontrollüydü. Alexey Markov ise Scarpia’yı tek boyutlu bir kötü olmaktan çıkarıp ürkütücü derecede gerçek bir iktidar figürüne dönüştürdü. Yan rollerde Carles Pachón, Hanseong Yun, Florian Hoffmann, Irakli Pkhaladze ve Jaka Mihelač yüksek disiplinli bir topluluk uyumu sergiledi.
Gecenin kırılma anı: bis
Üçüncü perdenin başındaki ünlü aryadan sonra alkışlar dakikalarca dinmedi. Bunun üzerine Beczała, Berlin’de her zaman rastlanmayan bir jest yaparak parçayı tekrar söyledi. Seyircinin coşkusu ikinci yorumda daha da büyüdü; kimi izleyiciler gözyaşlarını saklayamadı.
Sosyal medya ve fuaye yankıları
Gece biter bitmez paylaşılan mesajlar, temsile duyulan hayranlığı açıkça ortaya koydu:
• “Beczała’nın bis yapacağını hissettiğimiz anda salon nefesini tuttu; ikinci söyleyişte zaman durdu.”
• “Kurzak hem kırılgan hem ateşliydi. Özellikle ikinci perdedeki yüzleşme tüyler ürperticiydi.”
• “Popelka, orkestra ile sahne arasındaki dengeyi kusursuz kurdu; hiçbir an şarkıcıların üzeri örtülmedi.”
• “Finalde bütün salonun aynı anda ayağa kalkması, Berlin’de nadir yaşanan birlik duygularından biriydi.”
Sahneleme estetiği
Hermanis’in kişilerin iç dünyasına odaklanan yaklaşımı, Jurjāne’nin özellikle ikinci perdede iktidarın soğukluğunu yansıtan sert ve mesafeli mekân kurgusuyla birleşti. Filshtinsky’nin ışığı ise yüzlerdeki gerilimi adeta büyüteç altına aldı.
Perde kapandığında, parterden balkonlara kadar herkes ayaktaydı. Alkışlar defalarca geri çağırmalara dönüştü; sanatçılar uzun süre selam verdi.
Bu temsil; güçlü bir şeflik, dünya çapında bir solist kadrosu ve net bir rejinin birleştiği, sezonun referans gecelerinden biri olarak kayda geçti.
Haluk Direskeneli
14 Şubat 2026, Berlin
Yorumlar
Kalan Karakter: