29 Nisan 1727 tarihinde, Jean-Georges Noverre dünyaya gelir. Noverre, yaşamı boyunca dansla ilgilenirken hem dansçı hem koreograf olur. Ayrıca bale eğitmenliği de yapar. Bütün bu birikimleri, deneyimleri, dans dünyasına ait gözlemleri de onu dans kuramcısı da yapar ve ünlü eseri Lettres sur la danse et sur les ballets (1760) ortaya çıkar. Bale tarihinin ünlü koreografı ve dans kuramcısı Noverre, 18. Yüzyılda yaşamış olmasına rağmen, bale sanatına yeni bakış açılarıyla ve yenilikçi görüşleriyle çağını aşmış modern bir düşünür olmuştur. Bale dilinin, hatta vücut dilinin bir öyküyü görüntüye getirebileceğini ileri sürmüş ve “ballet d’action” un (“öykülü baleler”) iyice yerleşmesini sağlamıştır. Bale tarihinde, Noverre gibi aynı görüşü vurgulayan koreograflar arasında John Weaver (1673 – 1760), Hilverding (1710 – 1768), Angiolini (1727 – 1810) de vardır (Koegler 42). Noverre, çeşitli “öykülü baleler” yaratmış, yazılar yazmış, eğitmenlik yapmış ve bale sanatının modern öncüsü olarak 19 Ekim 1810 tarihinde vefat etmiş (Koegler 390 – 391).
1982 yılında da, Uluslararası Tiyatro Enstitüsü, bu reformcu bale sanatçısının doğum gününü, “Dünya Dans Günü” olarak ilan eder ve 29 Nisanda çeşitli dans etkinlikleriyle Noverre anılırken, dansın iyileştirici ve birleştirici gücü de vurgulanır.
2026 yılında Dünya Dans Günü Bildirisi’ni 1970 doğumlu Kanadalı ünlü koreograf ve dansçı Crystal Pite hazırladı. Koreograflığa çok küçük yaşlarda (3 yaşında iken) başlamış olan Pite, dans eğitimine başladığı zaman da arkadaşlarını kullanarak koreografik çalışmalarına devam etmiş. 1988 yılında Ballet BC’ye (British Columbia Bale Topluluğu) dansçı olarak katılmış ve 8 yıl boyunca toplulukta dans etmiş. İlk profesyonel koreografik çalışmasını da 1990 yılında bu topluluk için yaratmış. 1990 yılında, onun için ilk William Forsythe (1949 - ) balesi olan In the Middle, Somewhat Elevated eserinde dans ederek bu değişik koreograf Forsythe’in çalışmalarıyla tanışmış ve onun etkisi altında kalmış; 1995 yılında da Forsythe’in Ballett Frankfurt topluluğuna girmek için elemelere katılmış ve 1996 da Kanada’dan Almanya’ya geçerek topluluğun dansçısı olmuş. Ballett Frankfurt ile Pite dünyayı dolaşmış, değişik ülkelerde toplulukla sahneye çıkmış, Forsythe’nın doğaçlama tekniğinin etkisinde onunla yaptığı koreografik çalışmalarla kendini geliştirmiş; hatta Forsythe’ın bir eğitim
filmine bile katkıları olmuş. 2001 yılında British Columbia’ya geri döndüğü zaman Vancouver’e yerleşip koreografik çalışmalarına devam etmiş ve 2002 yılında Kidd Pivot adlı topluluğu kurmuş. Bu toplulukla çeşitli çalışmalar yaparken hem Kanada’da hem de dünyanın çeşitli ülkelerinde dans eserleri yaratmış. 2010 yılında, Kidd Pivot, Frankfurt’ta Künstlerhaus Mousunturm kültür merkezinde temsiller verirken adı da Kidd Pivot Frankfurt RM olmuş ve topluluk bu merkezde çeşitli çağdaş dans çalışmaları yaratmış.
Değişik dans çalışmaları yaratırken hem dans etmek hem de bu çalışmaları devam ettirmek, hem Frankfurt’ta hem Vancouver’de bulunabilmek çok yorucu olunca yalnızca koreografik çalışmalara ağırlık vermiş ve Kanada dışındaki çeşitli topluluklar için (Sadler’Wells Topluluğu, Kraliyet Bale Topluluğu, Hollanda Dans Tiyatrosu, Paris Opera Balesi gibi) çağdaş dans eserleri yaratmış, birçok ödül sahibi olmuş, çok yoğun bir çalışma temposunda ilginç, çarpıcı, düşündürücü eserler yaratmış. Yaratıcı bir koreograf olarak misyonu, insanlığın sorunlarını dans diliyle görüntüye getirirken izleyicilere duygu aktarması da yaparak dans ve vücut dilinin gücünü vurgulamak (Crystal Piye wikipedia).
Dünya Dans Günü Bildirisi’nde, Crystal Pite, bütün insanların “dansçı” olduğunu vurguluyor, yaşamın insanları hareket ettirdiğini, yaşamın insanları dans ettirdiğini belirtiyor. İnsanların vücutlarıyla bir dil yarattığını ileri sürüyor. 2026 yılındaki acılı dünyada iyileştirme (tedavi etme) ihtiyacının çoğaldığını gözlemlerken belki dansın (sanatın) bu rolü üstlenebileceğini düşünüyor, vücut diline ve gücüne inanıyor (Crystal Pite: Message for International Dance Day 2026- 29 April).
Asırlar önce, Jean-George Noverre de vücut ve dans dilinin gücünü vurgulamış ve bale tarihinde bale sanatına da yeni bir yaklaşım getirmiş, yenilikçi ve modern görüşlü bir koreograf ve dans kuramcısı. Crystal Pite da 21.Yüzyılda, değişik koreografik çalışmalarıyla dans sanatının yaratıcılığını, devamlılığını, dayanıklılığını görüntüye getiriyor.

Dünyada ve Türkiye’de de Dünya Dans Günü çeşitli dans çalışmalarıyla kutlanırken, Ankara Devlet Opera ve Balesi, 29 Nisan 2026 tarihinde Çankaya Belediyesi Atatürk Sanat Merkezi’nde Zorba balesiyle kutlamalara katıldı. AnkaraDOB, 2 perdelik Zorba balesini ilk olarak 11 Aralık 2010 tarihinde izleyicilere sunmuştu. Eserin Dünya Prömiyeri de 6 Ağustos 1988 tarihinde İtalya’da, Arena di Verona’da yapılmış. 150 kişilik orkestra, 100 kişilik koro, 60 kişilik dansçı topluluğu bu eseri, 1944 doğumlu Lorca Massine’nin koreografisiyle görkemli bir şekilde sunarken, Zorba rolünde ünlü dansçı Vladimir Vasiliev dans etmiş. Ünlü koreograf Léonide Massine’nin (1896 – 1979) oğlu olan Lorca Massine’i babasından başka onu çok etkileyen koreograflar arasında George Balanchine (1904 – 1983), Jerome Robbins (1918 – 1998), ve Maurice Béjart (1927 - 2007) görülmekte (Çıkıgil, Sahne Dergisi, Ocak – Şubat 2011, 64-67).
Sofya Bale Topluluğu, 2010 yılında 8.Uluslarası Bodrum Bale Festivali’nde Zorba balesini sahnelediği zaman Türkiye’deki izleyiciler de hem Zorba hem de Lorca Massine ile tanışmış ve aynı zamanda ünlü dansçı Irek Mukhamedov’un Zorba’yı canlandırışını heyecanla izlemişlerdi. 2010 yılı sona ermeden, AnkaraDOB da bu eseri repertuvarına almaya karar verince, Lorca Massine, AnkaraDOB sanatçılarıyla bu eseri bir de Ankara’da sahnelemiş. Zorba romanının yazarı Nikos Kazancakis (1883 -1957) eseri 1946 da yazmış, eserin filmi Michael Cocoyannis (1922 – 2011) tarafından yönetilerek 1964 yılında izleyicilere sunulmuş, 1968 yılında eserin Broadway’de bir müzikali bile yapılmış. Lorca Massine de bu dev eseri bir de dans diliyle ele almış. 11 Aralık 2010 tarihindeki AnkaraDOB’un Zorba temsilinde, Zorba’yı konuk dansçı Hany Hassan, Marina’yı Ayşem Sunal, John’u Cankat Özer, Manolioes’i Hakan Odabaşı, Madame Hortense’ı Sanem Subaygil etkileyici bir şekilde canlandırmışlardı (Çıkıgil, Sahne Dergisi, Ocak – Şubat 2011, 64 – 67).
Eser 2017, 2018, 2024 yıllarında hatta 2025 yılında 32.Uluslararası Aspendos Opera ve Bale Festivali’nde AnkaraDOB tarafından tekrarlanmış. Eseri ilk olarak Ankara’da sahneledikten sonra tekrar Ankara’ya gelen Lorca, çalışmalardan çok etkilenmiş, dansçılarla değişik bir bağ kurmuş ve “Ben kendimi artık Türk gibi hissediyorum “ diyecek kadar da AnkaraDOB’ne bağlanmış (Kalyoncuoğlu 1 ).

29 Nisan 2026 tarihindeki Zorba temsili de bir önceki temsiller gibi enerji dolu, güçlü bir dansçılığı ve oyunculuğu sergileyen bir çalışmaydı. Dansçılar arasında önceki temsillerde de rol almış olan sanatçılar vardı. Marina’yı canlandıran Sultan Erol, 7 Ekim 2017 tarihinde Oryantal Kızlar arasında dans etmiş. Aynı tarihte, Erkekler arasında dans eden Umut Can Arzuman 29 Nisan 2026 temsilinde Monolioes olmuş. 29 Nisan 2024 tarihindeki temsilde SamsunDOB dan Manolioes rolünde David Khozashvili, 29 Nisan 2026 da Zorba’yı canlandırdı (Temsillere ait dansçı listeleri).
Bu çok beğeni toplayan bale tekrarlanınca, festival programlarında bile yer alınca topluluğa yeni katılan dansçılara da dans etme fırsatı çıkıyor, diğer dansçılar da başka rolleri üstleniyorlar.
Balenin adının Zorba olması, ana karakter Zorba’nın öne çıktığını gösterse de diğer dansçıların önemi hemen dikkati çekiyordu. Diğer tarihlerdeki Zorba temsillerinde olduğu gibi çok etkileyici bir topluluk çalışması izleyicilere sunuluyordu. Özellikle topluluk danslarındaki hareketlerin kusursuz sergilenişi çok titiz bir çalışmayı kanıtlıyordu.
Temsil başlamadan önce kısa bir açıklama ile 29 Nisan Dünya Dans Günü’nün önemi, ve 2026 yılındaki Crystal Pite’ın Bilidirisi’ndeki ana görüşler de belirtildi. Ayrıca, daha önce Marina rolünü de canlandırmış ve repetitör olarak da çalışmış olan AnkaraDOB sanatçısı Almula Özlem de (1978 – 2024) anıldı ve temsil ona ithaf edildi.
Bale başladığı zaman sahneye gelen Manolioes (Murat Can Arzuman) bütün hareketleriye, özellikle kol ve el harektleriyle, keskin bakışlarıyla kontrolün onda olduğunu ve ona karşı gelinince çok acımasız olacağını hemen belirtiyor. Murat Can Arzuman’ın bütün hareketleri çok temiz bir şekilde sergileniyor, hareketler bittiği zaman bütün pozisyonlar sağlam bir şekilde görüntüye geliyorlar. Manolioes özellikle, “öteki” karakter John’dan hiç hoşlanmıyor (romanda aslında bu karakter de Yunanlıdır, filmde yarı İngiliz yarı Yunanlı Basil olur, balede ise iyice ötekileştirilmiş John olur). Hele, John Marina’ya ilgi gösterince, Marina da ondan etkilendiğini saklamayınca (Manolioes Marina’yı elde etmek istemektedir ama Marina ona yüz vermez) Manolioes iyice hırçınlaşıyor. Marina – Manolioes ikili dansı da gergin hareketlerden oluşuyor.
Marina rolünde Sultan Erol artık iyice oturmuş bir oyunculuk ve dansçılık sergiliyor. Bütün beden dili, yüz ifadesi, dansçılığı güçlü bir dramatik oyunculukla birleşiyor ve Marina karakterinin geçirdiği duygu fırtınalarını Sultan Erol çok etkileyici bir şekilde sergiliyor. Manolioes’i kesinlikle kendine yaklaştırmıyor, ondan kaçıyor. Bu kaçış ikili dansta iyice kendini belli ediyor ve hareketler sertleşiyor, “lift” ler (havadaki hareketler) bir çırpınışı görüntüye getiriyor. Sultan Erol’ün duygudan duyguya geçişi, duygu dalgalanmaları kontrollü dansçılığı ve oyunculuğuyla birleşince çok başarılı ve etkileyici bir sanatçılık sergilenmiş oluyor.
John karaketerini canlandıran İlhan Durgut daha önceki Zorba temsillerinde Manolioes’i de canlandırmış. John karakteri ise, Yunan Mitolojisi’ndeki Apollon’u hatırlatıyor. Beyazlar içersinde klasik bir dansçı klasik bale adımlarıyla John’un gerçek dünyadan uzaklaşmış halini yansıtıyor. Bol bol “grand jeté” ler, “pirouette”ler bu dansçının yerden ziyade hava ile ilişkisi olduğunu sergiliyor. Manolioes onu ne kadar ötelese de o sertçe karşılık vermiyor. Marina, bu “öteki” karakteri görünce bir anda (Romeo ve Juliet çiftinin baloda birbirlerini görmesi gibi) ona aşık oluyor. Bir müddet Marina ve John hareketsiz kalıyorlar ama sonraki ikili danslarında yoğun duyguları sergileniyor. Ne yazık ki bu yasak ilişkinin bedelini Marina ödeyecektir.
Elinde kitabı (romanda bu karakter Dante okur), başka dünyalarda gezen bu romantik John’un zıttı ise (zıttı olsa bile dostu) Zorba (David Khozashvili) sahneye gelir gelmez sahnede başka türlü bir canlanma hissediliyor. Apollon’a karşı Dionysus’u hatırlatan Zorba her hareketiyle John’un zıttı. John’un hareketleri havada iken Zorba yerle meşgul, devamlı bir eli ile sahne tabanına vuruyor, diz çöküyor, kısalıyor, yumuluyor ve John’u da kendine benzetmeye çalışıyor. Yüzünde eksilmeyen hınzır, muzip bir ifade ile devamlı ortalıkta geziniyor, kimi görürse şakalaşıyor, kendi kendine çok eğleniyor. John ondan etkileniyor. İlginç olan Zorba da John’dan etkileniyor, John’un yanında biraz daha uzun olmaya çalışıyor, ona ayak uydurmak istiyor; hatta onun okuduğu kitabı okumak istiyor (kitabı ters tutarak).
John ile olan ikili danslarında bu iki zıt karakter yavaş yavaş aynı tempoda, aynı hareketleri yaparak bir etkileşim sağlıyorlar. John biraz daha yere iniyor, Zorba biraz daha yukarı çıkıyor. Bu gününü gün eden, içi içine sığmayan Zorba, John – Marina ilşkisinde endişeleniyor. John’u uyarmak istiyor ama sonra da “ne olursa olsun” dercesine kendini olayların akışına bırakıyor, bol bol başındaki kasketini düzeltiyor.

Zorba’nın rahat, özgür, gamsız hayatı Madame Hortance ile sarsılıyor. Madame Hortance rolünde Serapsu Yaşar bu vaktiyle cazibeli, bol bol yürek yakmış dilberi etkileyici bir şekilde canlandırdı. Cazibesinden biraz da olsa geriye ne kalmış ise onu kullanarak Zorba’yı baştan çıkarmak istiyor ama zaman zaman bakışları değişiyor, gözleri anlamsızlaşıyor. Sahnedeki bir iskemleye öylece çöküveriyor. Zorba bu zavallı kadının sonlanmakta olan yaşamına bir ışık getirmek istiyor ve ona görkemli bir düğün töreni düzenliyor. Madame Hortance da bir anlık bir mutluluk yaşıyor.
Manolioes, Marina-John ilişkisini fark edince, bütün ada halkını (Girit Adası) kışkırtıyor ve bu “erkek egemen” toplum acımasızca Marina’yı kurban ediyor (Romanda bu dul kadın boğazı kesilerek öldürülür). Bu sahnede Zorba, Marina’yı kurtarmak istiyor ama azgın intikamcıları durduramıyor. John iyice perişan oluyor. Bu sahneden sonra Madame Hortance de hastalanıyor ve Zorba’nın kollarında can veriyor. Bu arada ada kadınları da onun nesi var nesi yoksa, geride neyi kalmışsa vahşi bir şekilde ellerine geçiriyorlar.
Bu sahneler, ada halkının ne kadar çabuk vahşileşebileceğini gösteriyor. Zorba bile enerjisini kaybediyor. Bu sefer de John silkelenip Zorba’yı yeniden canlandırmak istiyor. İki karakter “acılarına tuz basıp” dans ediyorlar. İkiliye diğer dansçılar da katılarak büyük bir coşku içinde olan biteni unutuyorlar. Ölen ölüyor. Marina ve Madame Hortance yoktur ama geride kalanlar yaşamaya devam edeceklerdir.

Eserin sonunda dansçılar iyice çoşuyorlar ve bu sahneyi tekrar tekrar izleyicilere sunuyorlar. Crystal Pite’ın vurguladığı dansın “iyileştirici”, “tedavi edici” özelliği bütün canlılığıyla kendini gösteriyor. Yine de bir soru işareti kalıyor. Ölenler ölmeli miydi?
29 Nisan Dünya Dans gününü AnkaraDOB da başarılı Zorba temsiliyle kutlamış oluyor.
Mikis Theodorakis’in (1925 -2021) görkemli müziği keşke yine canlı orkestra ile sunulsaydı. Keşke koro canlı olarak bu Antik Yunan trajedilerini hatırlatan esere eşlik etseydi.
Yine de Dünya Dans Günü için, dans sanatının insanları birleştiren, iyileştiren, acıları azaltan gücünü kanıtlayan etkileyici bir AnkaraDOB temsilini izleyicilere sunan sanatçıları kutlamak gerekir.
Necla Çıkıgil
4 Mayıs 2026, Ankara
KAYNAKLAR
Çıkıgil, Necla,
“Romandan Baleye Zorba”, Sahne: Tiyatro, Opera ve Bale Dergisi, Ocak – Şubat, 2011, 64 -67.
Crsytal Pite: Message of International Dance Day 2026_ 29 April.
international-dance-day.org/messageauthor.html (Kullanım tarihi: 4 Mayıs 2026)
Crystal Pite wikipedia.
https://en.wikipedia.org/wiki/Crystal_Pite (Kullanım tarihi: 4 Mayıs 2026)
Kalyoncuoğlu, Yasemin,
“Zorba balesinin Rus asıllı Amerikalı koreografı Lorca Massine: Ben kendimi artık Türk gibi hissediyorum”, AA, 29 Nisan 2024.
aa.com.tr/kultur/zorba-balesinin-rus-asilli-amerikali-koreografi-lorca-massine-ben-kendimi-artik-turk-gibi-hissediyorum/3204340 (Kullanım tarihi: 4 Mayıs 2026)
Koegler, Horst,
The Concise Oxford Dictionary of Ballet, London; Oxford University Press, 1977:
Zorba temsillerine ait dansçı listeleri: 17 Ekim 2017, 29 Nisan 2024,29 Nisan 2026.
SANATTAN YANSIMALAR daki Zorba Balesi Üzerine Necla Çıkıgil Yazıları
Çıkıgil, Necla
“Zorba Yeniden”, Sanattan Yansımalar, 9 Ekim 2017.
“Zorba Balesi’nde İki Yorum”, Sanattan Yansımalar, 6 Nisan 2018
“Zorba Balesi 2024”, Sanattan Yansımalar, 2 Mayıs 2024.
FOTO KAYNAKLARI
Crystal Pite: ballet.com/bio/crystal-pite/ (Kullanım tarihi: 4 Mayıs 2026)
Jean-Georges Noverre: britannica.com/biography/Jean-Georges-Noverre
(Kullanım tarihi: 4 Mayıs 2026)
29 Nisan 2026 Zorba Balesi Temsil Fotoları: Necla Çıkıgil
Yorumlar
Kalan Karakter: