Alegria Korosu Musa Göçmen Senfoni Orkestrası eşliğinde 20 Mayıs 2026 tarihinde, “Müzikal Alegria” adlı bir konser verdi. Konserde ünlü müzikallerden seçmeler izleyicilere sunuldu.
Alegria Korosu, koro şefi İnci Tığlı Ayağ yönetiminde 2000 yılından beri çalışmalarını sürdürmekte, yurt içinde ve yurt dışında konserler vermekte, çeşitli projelerde yer almakta, katıldığı yurt dışı festivallerde de ödüller almakta. Belki de bu ödüllerin en anlamlısı 2024 yılındaki Belgrad Niş Korolar Festivali’nde aldıkları “En İyi Eser Yorumlama Ödülü” (Şahindokuyucu, Başkent Gazetesi, 13 Eylül 2025).
Bu festivaller de Türkiye’de ilk defa düzenlenen 1.Uluslararası Ankara Koro Festival ve Yarışmaları’nı hatırlatıyor. Bu Festival, 7 – 10 Kasım 1996 tarihlerinde düzenlenmişti Arkan 1). Dünyada ve Türkiye’de koro çalışmaları, festivalleri, yarışmaları devam etmekte.
“Alegria” kelimesini, 1984 yılında kurulmuş olan Çağdaş Sirk topluluğu Cirque du Soleil (Güneşin Sirki) de 1994 yılındaki bir turne projesi için kullanmış (Cirque du Soleil, wikipedia). “Alegria” kelimesinin neşe, mutluluk, sevinç anlamları da, Alegria Korosu için çok anlamlı bir seçim olmuş çünkü topluluk konserlerinde müzik ve insan sesi etkileriyle izleyicilere bu duyguları yaşatmak istiyor. Bunu yaparken de topluluk, “klasik koro” çalışmalarının dışına çıkarak sahnede ses-müzik-dans-tiyatro-oyunculuk ögelerini birleştirerek enerji dolu konserler veriyor.
20 Mayıs 2026 tarihindeki “Müzikal Alegria” konseri de bu enerjiyi en etkileyici bir şekilde izleyicelere aktardı. 2 kısımdan oluşan konserde ünlü müzikallerden özenle seçilmiş ve titizce çalışılmış parçalar izleyiciler tarafından beğeni topladı. Üstelik, Musa Göçmen Senfoni Orkestrası eşliğinde izleyiciler geçici de olsa New York Broadway veya Londra West End’e bir yolculuk yaptılar.
Konser, Les Misérables müzikalinden bir parça ile başladı. Sahneye gelen Seher Balbay, pembe kostümüyle minik bir kız çocuğu olarak Cosette karakterini “There is a Castle on a Cloud” parçasını söylerken, oyunculuğu ve kontrollü sesiyle etkileyici bir şekilde canlandırdı. Didem Ayan, Cats müzikalinden çok bilinen “Memory” i duygu dolu bir yorumla sunarken sanki müzikaldeki kedilerden biri oluvermişti. Hülya Yamen, Doris Day’in unutulmaz şarkısı “Que Sera Sera” da canlı bir yorumla daha yumuşak bir sesle Doris Day’i aratmadı. Burcu Türköver ise Jesus Christ Superstar müzikalinden, “I don’t know how to love him” şarkısıyla bir karşılıksız aşkı başka bir duygu dolu yorumla ve etkileyici bir ses kontrolüyle sundu. Murat Akkuş, Butch Cassidy and the Sundance Kid filminden “Raindrops keep falling on my head” ı söylerken iki şemşiyeli de ona eşlik ederek sahnede bir hareketlenme yarattılar. Yasemin Soğuk, Anastasia müzikalinden “Once Upon a December” de yine duygulu bir parçayı canlandırdı.

Programın 1. kısmında en çok Phantom of the Opera müzikalinden alınmış parçalar dikkati çekiyordu. Önce, “Music of the Night” ı, Bahar İşbir ve Güney Can birlikte söylerlerken koro da onlara eşlik etti. Güney Can, bu parça için hemen beyaz Phantom maskesini takmıştı. Yine Phantom of the Opera’dan Bahar İşbir, “Wishing You were Somehow Here Again”, sonra da “All I Ask of You” parçalarını söylerken sesinin hiç de amatör bir ses olmadığını kanıtladı. Tekrar Bahar İşbir ve Güney Can ve de koro bu sefer “The Phantom of the Opera” parçası ile programın birinci kısmını etkileyici bir şekilde sonlandırdılar.

Konserin 2. Kısmı, Hello Dolly müzikalinden “Hello Dolly” parçasıyla başlar, hatırlara 1964 Louis Armstrong “Hello Dolly” albümü de gelirken, Çiğdem Mekik bu parçayı büyük bir özgüven ve ses kontrolüyle söyledi. Merih Tevs iki caz parçasıyla 1960 yapımı Let’s Make Love filmindeki Marilyn Monroe’nun söylediği “My Heart Belongs to Daddy”i ve 1946 yapımı Gilda filminde Rita Hayworth’un seslendirdiği “Put the Blame on Mame”i izleyicilere sunarken Marilyn Monroe’yu ve Rita Hayworth’u hatırlattı ama aratmadı.
Fiddler on the Roof müzikalinden seçilmiş iki şarkının birincisini, “Far From the Home I Love” ı Serap Kemikkıran söylerken yanında bir bavul dikkati çekiyordu. Tevye’nin ikinci kızı Hodel, nişanlısı sürgüne gönderildiği için onun yanına, Sibirya’ya gidecektir ve bu duygu dolu şarkıyı Serap Kemikkıran izleyicilere oyunculuğunu da sergileyerek sundu.
İkinci şarkıyı, “Sunset, Sunrise” ı Çiğdem Mekik (saç biçimini ve kostümünü değiştirmiş olarak) seslendirirken ona Cem Dalgün eşlik etti. Cem Dalgün Tevye’yi canlandırırken, Çiğdem Mekik, Golde olmuştu ve anne - baba en büyük kızlarının nasıl bu kadar çabuk büyüyüp de gelin olduğunu ve yuvadan ayrılacağını duygu dolu bir şarkıyla belirtiyorlardı. O sırada gelin kızları (Seher Balbay) ve damatları (Güney Can) izleyiclerin arasından geçerek yuvadan ayrılıyorlardı. Bu şekilde minik bir tiyatro sahnesi de yaratılmış oluyordu.

Notre Dame de Paris müzikalinden de iki parça seçilmişti. Ferhan Şanlı ilk parça olan “Tu vas me detruire” ı seslendirirken yalnızca sesi değil oyunculuğu da sergileniyordu. İkinci parça olan “Belle” de Cem Dalgün – Güney Can – Ferhan Şanlı üçlüsü de başarılı bir yorumla izleyicileri etkilyorlardı.
Program ilerledikçe müzikler de daha canlı olmaya başlamıştı. Grease müzikalinden “There are worse things I could do” yu seslendiren Tülay Tuğcular kendini iyice kaptırarak müziği yorumlarken, Bahar İşbir ve Güney Can aynı müzikalden “Summer Nights” ı büyük bir coşkuyla sundular. Tülay Tuğcular kostüm değiştirerek geri geldiği zaman Yedi Kocalı Hürmüz’den “Yalnız Kullar”ı seslendirirken artılk izleyicler de coşmaya başlamıştı. Programın en son parçası Lüküs Hayat müzikalinden “Lüküs Hayat” ta Ziya Tığlıoğlu – İnci Tığlı Ayağ (Koro Şefi) – Musa Göçmen (Musa Göçmen Senfoni Orkestrası Şefi) hem sanatçıları hem izleyicileri iyice canlandırdılar. Artık herkes ayaklanmış konser enerjisi herkese yayılmıştı.
21 Ocak 2026 da 35. Sanat Yılını CSO da kutlamış olan Besteci ve Orkestra Şefi Musa Göçmen, 350 kişilik “Musa Göçmen Senfoni Orkestrası Konser Salonu’nda, Alegria Korosu’nun “Müzikal Alegria” Programına orkestrasıyla eşlik ederken, izleyiciler yalnızca bir konser izlemediler. Sahnenin sol köşesinde, İnci Tığlı Ayağ bir masada program boyunca her müzikal için bir açıklama yapıyor, hem oturduğu yerden hem de ara sıra ayakta koroyu yönetiyor, sanatçıların hangi parçayı seslendireceklerini de açıklıyordu. Ara sıra da kendi anılarını izleyicilere sunuyordu. Koro sanatçıları sahnede veya sahneden çıkarak kostümlerini değiştiriyorlar, bir kasket, bir pelerin, bir ceket, bir etek, bir şemsiye, bir bavul, bir duvak, bir kırmızı gül, bir şal hemen söylenecek şarkıya eşlik ediyordu. Yalnızca şarkılar söylenmiyor, sahnede danslar da şarkılara eşlik ediyordu. Bu arada değişen tablolara göre ışık düzeni de değişiyordu.
Bu koro sanatçıları, şarkı yorumu, şarkının vücut diliyle anlatımı, şarkı sözlerinin başarılı bir oyunculukla görüntüye getirilmesi, şarkıya göre kostüm ve aksesuar temini (sahnede veya sahne dışında), yerine göre dansçılık bakımından da izleyicileri etkilerlerken “Alegria” kelimesinin anlamını da canlandırarak neşe, mutluluk, sevinç yaratıyorlar, enerjilerini bütün salona da yayıyorlardı.
Necla Çıkıgil
24 Mayıs 2026, Ankara
KAYNAKLAR
Arkan, Muzaffer (AÇMD Baskanı, Prof.),
“1.Uluslararası Ankara Koro Festival ve Yarışmaları (7 – 10 Kasım 1996)”,
Ankara Çok Sesli Müzik Derneği Haberi, 11 Kasım 1996.
acmd.org.tr/i-uluslararasi-ankara-koro-festival-ve-yarismalar
Cirque du Soleil wikipedia
https://en.wikipedia.org/wiki/Cirque_du_Soleil
Şahindokuyucu, Zehra,
“Müzik insan hayatına sihirli bir dokunuşta bulunur”, (İnci Tığlı Ayağ ile Söyleşi)
Ankara’nın Gazetesi Başkent, 13 Eylül 2025.
https://www.baskentgazete.com.tr/muzik-insan-hayatina-sihirli-bir-dokunusta-bulunur#google_vignette
GÖRSELLERİN KAYNAKLARI
Alegria 20 Mayıs 2026 Konser Posteri
Konser Fotoları: Necla Çıkıgil
NOT: Konser sanatçıları ve müzikal parçalarının listesini bana yollayan Koro Sanatçısı Çiğdem Mekik’e teşekkürlerimi bildirmek isterim.
Yorumlar
Kalan Karakter: