Şostakoviç:
2025’ten 2026’ya, 50. Ölüm Yıldönümünden 120. Doğum Yıldönümüne…
Klâsik müzik dünyası, büyük bestecileri önemli doğum ya da ölüm yıl dönümlerinde çeşitli etkinliklerle anıyor. Bu anma sürecinde bestecinin eserlerine konser programlarında daha çok yer veriliyor, radyo ve televizyonlarda bestecinin eserleri daha çok yer alıyor, müzik endüstrisinin firmaları bestecinin eserlerinden oluşan yeni kayıtlar yapıp, albümler yayınlıyorlar ve/veya eski kayıtları tekrar piyasaya sürüyorlar, besteci hakkında kitap ve makaleler yayınlanıyor, söyleşi ve konferanslar düzenleniyor. Besteciyi seven müzikseverler de bütün bu olanaklardan geniş biçimde yararlanmış oluyorlar.
2025, müzik tarihinin iki büyük bestecisinin önemli doğum ve ölüm yıldönümlerine denk geliyordu. Fransız besteci Maurice Ravel 7 Mart 1875’te doğmuştu ve doğumunun 150. yıldönümü vesilesiyle 2025 “Ravel Yılı” ilân edilerek, besteciye ilişkin geniş çaplı etkinlikler yapıldı. Dünya ölçeğindeki bu etkinliklere benzer biçimde, ülkemizde de Ravel Yılı’na has konser programları gerçekleştirildi, bestecinin eserleri hem senfoni orkestraları, hem de solist sanatçılar tarafından yoğun biçimde seslendirildi. Biz de bu çerçevede Sanattan Yansımalar’da bir yazı yayınlamış, ayrıca yıl içine yayılacak biçimde TRT Radyo-3’teki Yorumlar Yorumcular programımızın birçok haftasını bestecinin eserlerinin nitelikli kayıtlarına ayırmıştık. (1)

2025: Şostakoviç’in Ölümünün 50. Yıldönümü
2025’te bu defa doğum değil de, ölüm yıldönümü münasebetiyle anılan ikinci sanatçı ise büyük Rus besteci Dimitri Şostakoviç’ti. 9 Ağustos 1975’te ölen Şostakoviç’in 50. ölüm yıldönümü, Ravel’inki kadar olmasa da, dünya ölçeğinde etkinliklere sahne oldu. Bestecinin eserlerine ayrılan özel festivaller düzenlendi, eserleri daha çok seslendirildi, eserlerinin eski kayıtları yanında, yeni kayıtları da değişik formatlarda müzikseverlere sunuldu. Bunlarla karşılaştırıldığında, Türkiye’deki Şostakoviç etkinlikleri ise epeyce sönük kaldı. Bestecinin eserleri konser programlarında önceki yıllardan belki daha az bile yer buldu. Orkestralarımız, oda müziği gruplarımız ve solist sanatçılarımız özel Şostakoviç etkinlikleri yapmadıkları gibi, programlarında Şostakoviç’in eserlerine kayda değer bir yer de vermediler. Sadece iki orkestra, konserlerini Şostakoviç’in 50. yıldönümüne ithaf etti. İstanbul Devlet Senfoni Orkestrası 17 Ekim 2025 tarihli konserini ‘Şostakoviç’in Ölümünün 50. Yıl Dönümü Anısına’ ithaf etti ve konserde bestecinin 1 numaralı piyano konçertosu seslendirildi. Çukurova Devlet Senfoni Orkestrası ise 19 Aralık 2025 tarihli Şostakoviç’in 50. yıldönümü özel konserini sadece bestecinin eserlerinden oluşturdu. Besteciye ithaf edilen bu iki konser dışında bazı orkestralar da programlarında Şostakoviç’in eserlerine yer verdiler. Saptayabildiğim kadarıyla, Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası’nın 28 Şubat 2025 tarihli konserinde Gadfly (At Sineği) Süiti’ne, Ankara Müzik Festivali’nin 4 Nisan 2025’deki açılış konserinde 1 numaralı viyolonsel konçertosuna, Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası’nın 9 Ekim 2025 tarihli konserinde 2 numaralı piyano konçertosuna, Bursa Bölge Devlet Senfoni Orkestrası’nın 23 Ekim 2025 tarihli konserinde 5 numaralı senfoniye, Antalya Devlet Senfoni Orkestrası’nın 19 Aralık 2025 tarihli ‘İsmet İnönü’yü Anma Konseri’nde 10 numaralı senfoniye yer verildi. Şostakoviç’in 50. ölüm yıldönümü düşünüldüğünde, bu konser etkinlikleri elbette yeterli sayılamaz.

Yayın organlarında da besteciye ilişkin yazılara pek rastlamadık. Sadece Andante dergisinin 2 Ağustos günü yayınlanan ve kapağında da bestecinin bulunduğu sayısında, Şostakoviç’e ilişkin üç yazılık bir özel dosya yer aldı. Aynı gün, benim Sanattan Yansımalar’da ‘Ölümünün 50. Yıldönümünde Şostakoviç’i Yeniden Düşünmek’ başlıklı yazım yayınlandı. (2) Bestecinin ölüm yıldönümü olan 9 Ağustos’ta ise aynı portalde, Şefik Kahramankaptan’ın bestecinin 1935’teki Türkiye ziyaretini konu alan ‘Şostakoviç’in Türk Dostları’ başlıklı yazısı yayınlandı.(3) TRT Radyo-3’teki Yorumlar Yorumcular’ın iki haftalık programlarını da, bu defa Şostakoviç’in eserlerine ayırdım.

Bu etkinliklerin sayıca sınırlılığından da anlaşıldığı gibi, Şostakoviç ölümünün 50. yıldönümünde ülkemizde yeterince anılmadı. Oysa 20. yüzyılın büyük bestecilerinden ve senfoni ustalarından, 20. yüzyıl insanının trajedisini en iyi anlayan ve anlatan sanatçılardan biri olan Şostakoviç, çok daha iyi anılmayı hak ediyordu.
Bir Şostakoviç Kitabı: ‘Şostakoviç - Elli Yıl Sonra’
Yıl bu şekilde bitecek derken, Kasım ayında büyük bir sürpriz gerçekleşti ve Bilsay Kuruç’un ‘Şostakoviç - Elli Yıl Sonra’ başlıklı kitabı yayınlandı. Cumhuriyet ve Mülkiye bilgesi hocamızın bu kitabını zevkle ve sindire sindire okudum. Öncelikle şunu belirtmek isterim ki, Şostakoviç bugüne kadar üzerinde en çok okuduğum ve düşündüğüm bestecilerden biridir. Kendisi hakkında bir şeyler yazma olanağım da oldu, üç yazım yayınlandı. Mütevazı bir Şostakoviç koleksiyoncusu sayılırım ve koleksiyonumdaki değerli Şostakoviç kayıtlarını bugüne kadar onlarca programda TRT Radyo-3 dinleyicileriyle de paylaşma olanağını buldum. Rahatlıkla söyleyebilirim ki, Bilsay hocanın kitabı besteciyi ve eserlerini toplumsal-tarihsel bağlamına oturtmak konusunda benim Şostakoviç algıma katkıda bulundu. Şüphesiz ki, müzik aynı zamanda müzikten fazla bir şeydir ve müziğin toplumsal-tarihsel bağlamını anlamak, onu daha sağlıklı bir biçimde kavramamıza yardımcı olur. Hani Churchill’e atfedilen bir söz vardır, “Savaş sadece askerlere bırakılamayacak kadar ciddi bir meseledir” der; belki buna nazire olarak, “Müzik, sadece müzisyenlere bırakılamayacak kadar ciddi bir meseledir” de denebilir. Bilsay hoca gibi tarihle ilgilenen bir sosyal bilimcinin Şostakoviç ve eserlerinin toplumsal-tarihsel bağlamı konusunda söyleyecek sözü vardır; daha önceki Beethoven sunumlarında olduğu gibi. Bilsay hoca, ‘Şostakoviç - Elli Yıl Sonra’da kronolojik bir çizgi izleyerek, Şostakoviç’in eserlerini, özellikle de senfoni ve yaylı çalgılar dörtlülerini, hem eserlerin içeriği ve bestecinin kişisel gelişim süreci, hem de yazıldıkları dönemin eserler üzerindeki etkileri bağlamında değerlendirmektedir. Bu çerçevede, bestecinin yaşamına ve eserlerine etkide bulunan edebî çalışmalar da kitapta yerini almaktadır. Tüm bunları yaparken gösterilen tevazu ise takdire şayandır. Kendisini dinleyici olarak niteleyen yazar, birçok noktada kendine sınır koymakta ve bundan sonrasının müzikologların değerlendirmesine bırakılmasının uygun olacağını ifade etmektedir. Aynı şekilde, edebiyata uzanan bazı değerlendirmelerde de, bundan sonrası edebiyat eleştirmenlerinin işidir demektedir.
Kitabın, Şostakoviç’i sevenler yanında tüm müzikseverlere yararlı olacağı, müzik ve Şostakoviç algılarına katkıda bulunacağı konusunda hiç kuşku duymuyorum.
2026: Şostakoviç’in Doğumunun 120. Yıldönümü
2025 yılına ait bu değerlendirmelerden, hızlıca 2026 yılına geçiverelim. 2026 yılı da Şostakoviç açısından çok önemli, çünkü 25 Eylül 1906’da doğan bestecinin 120. doğum yıldönümüne denk geliyor. Bu vesileyle, 2025’te eksik kalan Şostakoviç etkinliklerinin 2026’da bu eksikliği de giderecek yoğunlukta olmasını diliyorum. Gönül arzu ediyor ki orkestra yönetimleri, oda müziği grupları ve solist sanatçılar bu defa fırsatı kaçırmasınlar. Aslında 2026 Şostakoviç’e ilişkin önemli bir etkinlikle başladı bile.

‘21. Yüzyıl İçin Planlama Grubu’nun 17 Ocak günü Ankara’da Uğur Mumcu Araştırmacı Gazetecilik Vakfı’nda düzenlediği ve Bilsay Kuruç ile Ahmet Makal’ın katıldığı Söyleşi’de, salondaki nitelikli dinleyici topluluğunun da varlığıyla, Şostakoviç ve müziği değişik boyutları itibariyle değerlendirildi. Dileyelim ki bu etkinlik bir başlangıç olsun ve yıl daha nice güzel Şostakoviç etkinlikleriyle devam etsin. Müziğinizle nice 120 yaşlara Dimitri Dimitriyeviç Şostakoviç, huzur içinde uyuyun…
AHMET MAKAL
21 Ocak 2026, Ankara
(1) Sanattan Yansımalar, 4 Şubat 2025; https://www.sanattanyansimalar.com/yazarlar/ahmet-makal/ravel-100-yasinda-eserler-kayitlar-ve-yorumlar/3487/
(2) Sanattan Yansımalar, 2 Ağustos 2025; https://www.sanattanyansimalar.com/yazarlar/ahmet-makal/olumunun-50-yildonumunde-sostakovic-i-yeniden-dusunmek/3645/
(3) Sanattan Yansımalar, 9 Ağustos 2025, https://www.sanattanyansimalar.com/yazarlar/sefik-kahramankaptan/sostakovic-in-turk-dostlari/3649/





























