Bazı şehirler çok sevilir. Ankara ise farklıdır; çünkü bu kadim şehre sevdalanılır. Ona gönlünü kaptıranlar nereye giderlerse gitsinler, her daim ağızlarından“ İlle de Ankara” sözleri dökülür.
Yeniden doğuşun simgesi olarak adı Cumhuriyet’le özdeşleşmiş olmasının yanında, çevresiyle birlikte binlerce yıllık bir tarihin merkezi ve tanığıdır Ankara. Hititlerden Friglere, Galatlardan Bizans’a, Selçuklulardan Osmanlı’ya kadar çok sayıda uygarlığın izlerini taşır. En sonunda ise tarihini “Türkiye Cumhuriyeti’nin başkenti” olmakla taçlandırmıştır. Bu zenginlik, şehri kültürlerin buluştuğu bir kesişim noktası haline getirmiştir.
Bir Kentin Bellek Kaybı
Ama ne yazık ki, bin yıllar öncesine dayanan geçmişinden arta kalanlar giderek yok olmakta, şehrin tarihi dokusu hızla silinip kaybolmaktadır. Bu nedenle, söz konusu mirasa dikkat çekmeye; sayfalara, kitaplara taşıyarak farkındalık yaratmaya ve geleceğe aktarmaya çalışan kalemler, sadece yazar değil, aynı zamanda tarihin korunması görevini de üstlenmiş birer gönüllü kültür muhafızıdır.
Bir Ankara Sevdalısı: Savaş Sönmez
İşte o kalemlerden biri de, gerçek bir Ankara aşığı olan Yazar Savaş Sönmez’dir ki, Sanattan Yansımalar’daki yazılarını keyifle okuyoruz.
“Ankaralı Bulmacalar” isimli (bu türdeki ilk ve tek) bulmaca kitabının, “Bu Ankara O Ankara Değil”, “Hani Ankara, Hangi Ankara?”, “Yine Ankara” kitaplarının ve çeşitli dergilerde yayınlanmış onlarca makalenin yazarı Savaş Sönmez’in son kitabı olan “İlle de Ankara”, geçtiğimiz Ekim ayından itibaren kitabevlerinin raflarındaki yerini aldı.
“İlle de Ankara”da, Sayın Sönmez’in uzun yıllara dayanan birikimi, gözlemleri, Ankara’nın yok edilen ya da kimliksizleştirilen yapıları, bu konudaki uyarı ve önerileri, üç ana bölümde toplanmış sürükleyici yazılarla okuyucuya sunuluyor. Kitap bir yandan kentin kültürel dokusuna ve hafızasına ait parçaları bireysel anılar ile gözler önüne sererken, bir yandan da yitip giden kamusal ve tarihi yapılar üzerinden bir yok oluşun hikâyesini anlatıyor.
Yazar kitabının arka kapağında şunları söylüyor:
“Ankara… Cumhuriyetin kalbi, taşlarına kadar tarih kokan bir şehir. Ama her geçen gün belleğimizden bir parça daha siliniyor. Bu kitap sadece bir kent anlatısı değil; kaybolan yapılar, unutulan sokaklar ve eski dostların anılarıyla örülmüş bir hafıza defteri. Her sayfasında, bir taşın altında kalmış bir hikâyenin yankısı duyuluyor.
“Taşlarda Kalan Ankara”, kentin ruhunu korumaya çalışan bir yazarın yıllara yayılan gözlemleriyle, Ankara’nın kaybolan mimari hafızasını yeniden gün yüzüne çıkarıyor. Bu eser, geçmişin sessiz tanıkları olan binalara, sokaklara ve insanlara bir saygı duruşu… Çünkü kentler, sadece inşa edildikleri taşlarla değil; hatırlanan hikâyeleriyle yaşar.”
“İlle de Ankara” aynı zamanda, kentteki müzeleri, Cumhuriyet öncesinden günümüze kalan kamusal yapıları, tarihi hanları, bedestenleri, hamamları görmek isteyenler için bir el kitabı özelliği de taşıyor.
Kitapta, yirmi bir yıl önce postalanmış olup 26.10.2023 günü PTT’nin özel kuryesiyle Ankara’daki evlerine “gecikmeli” olarak teslim edilen iki mektubun çok anlamlı bir de hikâyesi var. Ama isterseniz bunun detayını kitaba bırakalım.
Esasen Savaş Sönmez’in çalışmaları, aynı zamanda ciddi birer uyarıdır. Şunu unutmamak gerekir ki; şehirler, karakteri olmayan, çok büyük, gökyüzünü kapatacak kadar yüksek yeni binalarıyla, içleri yapay çiçeklerle, ağaçlarla donatılmış bol sayıdaki alışveriş merkezleriyle değil, korunabilmiş geçmişleriyle ayakta kalır, anılır. Ankara’nın tarihini, taşlarına sinmiş Cumhuriyet ruhunu, başkent oluşuyla birlikte eğitim ve kültürle yoğunlaşmış ilk yıllarını, halkın ortak belleğinde yaşatmak, öncelikli bir yurttaşlık görevidir. Bu bilinçle kaleme alınmış olan “İlle de Ankara”, yalnızca geçmişi hatırlamak için değil, geleceği daha bilinçli şekillendirmek için de önemlidir.
Yazarın tüm kitaplarında ve yazılarında, rant uğruna Ankara’ya verilen her zararda canının acıdığını, tarihi değeri olan yapılar yok edildiğinde yüreğinin yandığını, kederlendiğini, öfkelendiğini; yapılan tahribatı ve buna karşı hissettiklerini, sesinin yettiğince haykırdığını, farkındalık oluşturmak için çırpındığını görürüz.
Savaş Sönmez’in bir başka özelliğinin de, Ankara ile ilgili geniş arşivi ve koleksiyonu olduğunu düşünüyorum. Kitaplarında, 1945 yılında basılmış ilkokul birinci sınıftaki Alfabe’sinin, 1950’lerin başında ilkokulda dağıtılan “Sınıf Bilgisi” ve “Ders Bilgisi” isimli dergilerin, ilkokulda bindiği belediye otobüslerinin, banliyö trenlerinin, gittiği sinemaların biletlerinin fotoğraflarını görünce şaşırmamak elde değil. Öyle anlaşılıyor ki, daha o zamanlardan, günün birinde yakın tarihimizle ilgili anılarını, gözlemlerini kitaplaştırmayı kafasına koymuş.
Benim de mezunları arasında olduğum (her ikisi de Cumhuriyetimizin ilk yıllarında inşa edilmiş birer anıt niteliğindeki eğitim kurumları olan) İltekin İlkokulu ve Cebeci Ortaokulundan (namıdiğer Dördüncü Ortaokul) büyüğüm Savaş Ağabey'in; Ankara’nın dününü, yok olmuş güzelliklerini anlattığı yazılarını, kitaplarını okurken, hele de o günleri geçmişte yaşamışsanız ve belirtilen yerleri biliyorsanız, siz de satırların götürdüğü zamanlara ve mekanlara doğru hızlı bir yolculuğa çıkar, anılarınızı tekrar yaşarsınız.
Kitabın Doğuş Öyküsü ve "İsim Amcalığı"
01 Mart 2025 tarihinde, Ankara Çiğdem Mahallesindeki Çiğdemim Derneği tarafından, Oğuz Tansel Semt Kütüphanesi’nde düzenlenen “Kütüphanemizde Yazarlarla Söyleşiyoruz” etkinliğinde, Savaş Ağabey ile Ankara’nın geçmişi ve bugünü üzerine keyifli bir söyleşi gerçekleştirmiştik.

Sohbet sırasında, Ankara konulu yeni bir kitap üzerinde çalıştığını öğrendik. En son yayımlanan kitabının adı “Yine Ankara” idi. Ankara’ya olan bitmez tükenmez tutkusunu ve kitaplarındaki sürekliliği göz önünde bulundurarak, bu yeni kitabının isminin “İlle de Ankara” olmasının uygun olacağını kendisine naçizane önerdim. Bunu dikkate alacağını belirtti. Bugün “İlle de Ankara” kitabı elimizde. Ayrıca yine o söyleşi esnasında, söz konusu kitaba bir önsöz yazmamı rica ederek beni ikinci kez onurlandırdı. Savaş Ağabey'e teşekkürlerimi sunuyorum. Bu nedenlerle, “isim amcası” olduğum ve ayrıca önsözünü kaleme aldığım “İlle de Ankara” kitabının benim için çok ayrı ve özel bir yeri var.
Öte yandan, Çiğdemim Derneği Edebiyat Topluluğu olarak kütüphanemizde Sayın Savaş Sönmez ile gerçekleştirdiğimiz o tadı damağımızda kalan söyleşiyi, tam bir yıl sonra, 07 Mart 2026’da tekrarlamayı planlıyoruz. Bu seferki söyleşimizin konusu, “İlle de Ankara” kitabı ve elbette yine “Ankara” olacak. Başkentimizin geçmişine ve bugününe dair yapacağımız bu yeni yolculukta tüm Ankara tutkunlarını da aramızda görmekten mutluluk duyarız.
Kendini kitapta “doğuştan Ankaralı, giderek kentiyle ilgili ve gözlemci bir Ankaralı” diye tanımlayan Sevgili Savaş Ağabey’e ellerine, kalemine, yüreğine, dimağına sağlık diyor; sevdalısı olduğu Ankara’da, sevdikleriyle birlikte esenlik, mutluluk, huzur, keyif içinde çok uzun yıllar geçirmesini ve pırıl pırıl hafızasıyla Ankara'ya dair daha nice eserler kaleme almasını tüm kalbimle diliyorum.
H. SUAT ILGAZ
23 Şubat 2026, Ankara
Yorumlar
Kalan Karakter: