Çinli piyanist Lang Lang konseri için Berlin’de olduğumuzdan bir önceki yazımda bahsetmiştim [1]. 14 Şubat 2026 Cumartesi, Sevgililer Günü konseri saat 19.00’da idi. Berlin Filarmoni’nin efsane binası hava kararırken daha da güzel görünüyordu.

Soğuk havada dışarıda beklediğimiz görülmesine rağmen kapılar tam da ilan edilen saatte 18.00’de açıldı. Almanca bilgimin yetersiz kalacağını bilmeme rağmen, 18.15’de Güney Fuaye’deki konser öncesi tanıtım etkinliğine katıldım. Berlin Filarmoni’nin pek çok program kitapçığı ve yayınında ismi bulunan Harald Hodeige’nin konuşmasında büyük ve ilgili bir dinleyici kitlesi vardı.

Konser salonunun güzelliğini anlatmama gerek yok; ‘asma bağları teraslarına benzeyen’ yapısı daha sonraki yıllarda yapılan başka salonlara örnek oluyor. Bizim CSO binası da ayni formda; CSO’da salona giriş için 4 belirgin fuaye katı var. Berlin’de ise salon dışındaki katlar da yine teraslar şeklinde; bu nedenle salon içinde ezbere bildiğim yerime ulaşana kadar salon dışında merdiven ve asansör ile in-çık, bir hayli dolaşma zorunda kalmak insanı yoruyor.


Konser öncesi yazımda program detaylarını verdiğim gibi ilk bölümde Paavo Jarvi yönetimindeki orkestra ve piyanist Lang Lang, Fransız besteci Maurice Ravel’in (1875-1937) Sol Majör Piyano Konçertosu’nu (1932) seslendirdiler. Eserin, piyanistler için ustalıklarını sergileyecekleri bir vitrin niteliğindeki ikinci bölümü bittiğinde kendini tutamayan bazı dinleyicilerin alkışlama girişimi oldu. Ancak, bizim alışık olmadığımız biçimde, itiraz sesleri yükselince alkışlar kısa kesildi.

Eser bitiminde yoğun alkışlar sonrası sahneye gelen Lang Lang seyirciyi Macar besteci Franz Listz’in (1811-1886) Consolation (Teselli) serisinden (s.172) Sol Majör No.2 (1850) parçası ile ödüllendirdi. Kendisine sunulan çiçek buketinden bir pembe gülü şef Jarvi ile paylaştı. Orkestrada 1. keman grubunda, daha iki hafta önce Ankara’da CSO ile konser veren Hande Küden (d.1992) oturuyordu. Şef Jarvi ve Lang Lang ile güzel bir fotoğraf oluşturdular.
Konser sırasında orkestra eserin gerektirdiği zorlukları büyük bir güvenle yerine getirdi. Lang Lang ikinci bölümdeki piyano partisini samimi, şiirsel bir anlatımla, şarkı söyler gibi işledi. Bu bölümün yumuşaklığı ardından gelen final bölümü ile ilgili olarak kendime güvenmeyip bazı yorumları da araştırdım; ‘yer yer bireysel tarzını öne çıkarıp orkestranın bütünlük hissinden uzaklaştığı, bu bölümdeki yüksek enerjili yaklaşımın Ravel’in müzikal niyetine ne kadar hizmet ettiği’ yönünde uzman görüşlerine rastladım. Ancak, rüya gibi bir konserdi. Özellikle bis parçası, konçertonun teknik gösterişinin ardından daha zarif, abartısız bir yorum sundu bizlere.
Konserin ikinci yarısında Avusturyalı besteci Hans Rott‘un (1858-1884) Mi Majör 1. Senfoni’si (1880) seslendirildi.
Konser öncesi ve sonrası paylaşılan pek çok bilgide yer aldığı gibi bundan 30-40 yıl önce kimsenin hatırlamadığı Hans Rott son zamanlarda yeniden tanınmaya başlıyor. Eserini dinlettiği Johannes Brahms’ın (1883-1897) kendisi ile alay edip meslek değiştirmesini önermesi Rott‘un akıl sağlığı üzerinde yıkıcı bir etki yapıyor. Öyle ki bir seferinde tren vagonunda sigarası için çakmak yakmak isteyen bir yolcuyu ‘Brahms’ın treni dinamit ile doldurduğu ve patlamaya neden olacağı’ gerekçesi ile silahla tehdit ediyor. 26 yaşında akıl hastanesinde ölmesi ile sonuçlanan kısa hayatındaki tek önemli eseri 1989’a kadar çalınmayan Mi Majör 1. Senfoni’yi dinlemek bu nedenle önemli bir deneyimdi.

Yaklaşık 50 dakika uzunluğundaki eser yer yer değişik tarz müziği bir araya getirmiş (veya Brahms’ın düşüncesi ile ‘başka bestecilerden etkilenmeler’ içermekte) olsa bile 20 yaşındaki bir besteci için şaşırtıcı bir olgunluk gösteriyor. Eserin bazı bölümleri günümüzde pop müziği olarak kullanılabilecek tınılar, formlar bile içeriyordu. 3. bölümün sonunda, bu kez daha çok seyirci, beğenisini alkışla ifade etti, bu haklı beğeniye hiç itiraz gelmedi.
Berlin Filarmoni’nin digital konser sayfasında yer alan söyleşide şef Paavo Jarvi haksız yere unutulan bu eserle kendisi de bir şef olan babası Neeme Jarvi (d.1937) sayesinde tanıştığını söylüyor. Ve ekliyor; ‘Senfoni modülasyonlarında epeyce dinamit var’. Çok etkilendiğim bu senfonideki ‘dinamit’lerin ne kadarının Jarvi’nin yorumundan kaynaklandığını anlamak için başka kayıtları da bulup dinleyeceğim.

14 Şubat 2026 Cumartesi Sevgililer Günü akşamı Berlin Filarmoni salonlarında Lang Lang dinlemek güzeldi. Hans Rott’u keşfedip bilgi dağarcığımıza katmak ise beklemediğimiz ayrı bir güzellik oldu.
Levent TOSUN,
22 Şubat 2026, Ankara
[1] Sevgililer Günü konseri ön yazısı için: https://www.sanattanyansimalar.com/yazarlar/levent-tosun/sevgililer-gunu-nde-lang-lang-konseri/3816/
Yorumlar
Kalan Karakter: