Şükran Pekmezci (d.1946) yetiştiği toplumun, içinde bulunduğu çevrenin dertlerini kendine dert edinen, geleneklerini bize yansıtan, yaşatılması için çabalayan değerli bir sanatçımız. 14 Şubat Sevgililer Günü’nde Ankara’da açtığı kişisel resim sergisi Dünya Kadınlar Günü ardından 9 Mart Pazartesi günü kapanacak [1]. 60’a yakın tablodan oluşan bu sergiyi ziyaret etmek için hala şansınız var.

Çankırı doğumlu Şükran Pekmezci Köy Enstitüsü geleneğinden gelen ortaokul öğretmeni Hüsnü Tekin ve lise öğretmeni Münire Ezgi’nin yönlendirmesi ile İstanbul Çapa Öğretmen Okulu’nda eğitim alıyor. İzmir Buca Eğitim Enstitüsü Resim Bölümü’nü birincilikle kazanıyor. Bu kurumlarda pek çok değerli hocalar ile birlikte çalışıyor.
Çankırı Kalfat Köyü’nde, Arifiye Öğretmen Okulu’nda, Çankırı, Ankara Yeşilevler ve Namık Kemal Ortaokullarında öğretmenlik yapıyor. Gazi Üniversitesi’nde dersler veriyor. Yurt içi ve yurt dışında pek çok kişisel sergi açıyor.
‘Şükran Pekmezci resmi’ denilince, bilenlerin aklına ilk gelen imge, resimlerinde bitmeyen bir yaşam sevincini ve çocukluk günlerini bir ruh iklimi olarak aktarmasıdır. Kendisi, özellikle bayram havası içindeki düğün resimlerinin çocukluk anıları içinde taşıdığı etkiyi anlatır. Bir tür bayramdır onun düğün resimleri, sürekli bir devinim ve renklerin coşkusu resminin olmazsa olmaz imgesel bütünüdür. Bir de kış ve kış aylarını heyecanla, zevkle, coşku ile dolduran her tür oyun…Kış Şükran Pekmezci’de bir şenliktir. Türk resminde kışı böylesine sıcacık, insancıl ve çocuksu anlatan resim dünyası pek bulunmaz. Üstelik bunları resim dünyasının kendi ögeleri olan renk, doku, kompozisyon ve fırça hareketleri ile ustaca harmanlayıp “Şükranca” sunar …

Şükran Pekmezci, doğduğu ve öğretmenlik yaptığı yörelerde Anadolu halk yaşamı ve toplumsal yapısının içinde oluyor; birlikte yaşıyor. Bu da sanat felsefesini yakından etkiliyor. Sanatçı, içinde yaşadığı toplumun bir parçası olduğundan, onu ifade etmekten çekinmemeli, diye düşünüyor. Sanatçı yaşadığı anın şahitliğini yapmalı; yaşadığı andaki güzellikleri, hüzünleri belgelemeli, başkalarına aktarmalı.
Dünyanın ve ülkenin gündemi değiştikçe, insanımızı etkileyen olaylar, felaketler, sevinçler oldukça Şükran Pekmezci’nin konuları da çeşitleniyor. Ama benim en sevdiklerim ‘içinde Anadolu bulunan’ tablolar; köy veya kasaba düğünleri, sıra geceleri, kına törenleri, damat gezmeleri…

Bu tablolar yakından incelendiğinde her bir detayda ayrı bir hikaye olduğu görünüyor. Bazen gelin aynı köyden oluyor. Bazen şehirden gelmiş oluyor; ki o zaman kimlerin gelinin akrabası olduğu kıyafetlerinden anlaşılıyor. Başka bir köşede ise dallarına renkli çaputlar bağlı bir dilek ağacı duruyor; evlenen gelinin dileği kabul olmuş ama sırada bekleyen başka dilek sahipleri de belki o düğün eğlencesi içinde.
Tek başına dilek ağacı tabloları da var. Onları izlerken içinizden gizlice kendi dilekleriniz geçiyor; sonra etrafınıza bir bakıyorsunuz acaba kimse duydu mu, farkına vardı mı diye. Sizi öylesine içine çekiyorlar.

Gece gezmeleri var; acaba daha yeni mi gidiyorlar, yoksa dönüyorlar mı? Ağıt yakanlar var; acaba ne için hüzünlüler? Ve tabii çocuklar; gelini çekiştiren, anneleri ile birlikte yürüyen, kızak kayan, kartopu oynayan, kardan adam yapan… ‘Biz de yapardık, değil mi, hatta bir seferinde…’ diye sizi düşündüren.

Bu sergide kar tabloları çoğunlukta idi; belki de bu yıl, büyük şehirlerde, nerede ise hiç kar görmedik diye dikkatimizi çekmiş olabilir. Kara hasret olduğumuzdan, toprak ananın kara gereksinimi olduğunu bildiğimizden sergideki kar resimleri bizi hiç üşütmedi. Eski bir dost gibi karşıladık.

Zaten kar yağışlı tablolara baktığınızda da günlük hayatına devam eden, büyük küçük demeden kartopu oynayan, bu doğa olayını bir nimet olarak doğal karşılayan insanlar görüyoruz. Kar bir çaresizlik değil, ona uyum sağlayan, onun coşkusunu yaşayan insanları aktarıyor bize. O nedenle, Şükran Pekmezci’nin kar manzaraları bizi hiç üşütmüyor; aksine içimizi ısıtıyor.

Artopia Sanat Galerisi Çankaya’da Cinnah Caddesi 64 no’da 2023 yılında açılmış bir sanat merkezi. Kurucuları Sevgi Yılmaz ve Mehmet Ali Yılmaz ziyaretçilere güler yüzle ev sahipliği yapıyorlar. İnternet sayfalarında (çok beğendiğim bir uygulama olarak) geçmiş ve güncel sergilerinin katalogları, sergilenen tablolar ve bilgileri yer alıyor. Ama Ankara’da iseniz bu güzel tasarlanmış galeride sergiyi canlı izlemek, tabloların tadını çıkarmak ayrı bir zevk olacak.

Değerli sanatçı Şükran Pekmezci’nin ‘Yurdumun İnsanına, Doğasına Şükran’la’ sergisini 9 Mart’a kadar ziyaret edebileceğinizi hatırlatıyorum. Şükran hocamızın eline, yüreğine sağlık. Ülkemizin gelenekleri, insanları, coşkusu, doğası gelecek kuşaklar için tablolarında yaşamaya, içimizi ısıtmaya devam ediyor.
Levent TOSUN
03 Mart 2026, Ankara
[1] Şükran Pekmezci Sergi Açılışı yazısı için :
https://www.sanattanyansimalar.com/sukran-pekmezci-den-yeni-sergi/8655/
Yorumlar
Kalan Karakter: