25 Aralık 2025 Perşembe akşamı Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası (CSO) Yeni Yıl Özel Konseri’ni izledim. 26 Aralık Cuma akşamı da Bilkent Senfoni Orkestrası (BSO) Yeni Yıl Konseri’ndeydim. 28 Aralık Pazar akşamı Devlet Opera ve Balesi (DOB) Yeni Yıl Konseri’ne gideceğim.
Bu tür etkinliklere gitmeden önce, mümkünse, bilgilenip, bildiklerimi tazeleyip gitmeyi seviyorum.
CSO konserinde program önceden belli değildi, (soran yabancı konuklarıma ‘sürpriz yapılacağını’ söylemeyi tercih ettim). Program kitapçığı salon kapısında elimize geçti. Sevgili Haluk Direskeneli’nin yazısında da bahsettiği gibi çok güzel bir konserdi [1]. Ancak, 2000 dinleyici içinde çalan parçalar hakkında bilgi sahibi olan, opera sanatçılarının hareketlerine, mimiklerine anlam veren, tadını yeterince çıkartan kaç kişi vardı bilemiyorum.
BSO konserine, mazeretli bir arkadaşımın yerine, son anda katılma olanağı buldum; program aylar öncesinden belli olmasına rağmen ben hazırlıksız yakalandım.
Pazar akşamki DOB konseri programı uzun süre açıklanmamıştı; yaklaşık 10 gün önce açıklandığını farkettim. Kendim için bir ön hazırlık yaptım. Sonra, belki bir yararı olur düşüncesi ile, biraz daha düzgün hale getirip sizlerle paylaşmak istedim.
Kısacık bile olsa buna benzer bilgilerin etkinlik öncesi hazırlanmasının, yeni başlayanların dikkat, ilgi ve heyecanlarına katkıda bulunabileceğini düşünüyorum. Günümüzde QR kodları ve benzer teknik olanaklar ile bu çok kolay olmalı. Meraklı dinleyicilerde, ilginç buldukları bir bilgi konusunda, belki, daha fazla okuma yapma isteği bile doğurabilir.

Bu amaçla, 28 Aralık 2025 Pazar akşamı DOB Yeni Yıl Konseri’nde yer alacak parçalar hakkında (kendim için) derlediğim bilgileri paylaşmak istiyorum.
1. Franz Lehár (1870-1948) – Die lustige Witwe (Şen Dul-1905): Vilja Aryası
Şen Dul opereti Macar asıllı Avusturyalı besteci Lehar’ın en ünlü yapıtı olarak kabul edilir. Eserlerinde yer alan ve tek tek icra edilen şarkılar arasında en ünlüsü olan Vilja Aryası, zengin dul Hanna Glawari tarafından bir davetteki konuklara söylenir. Hanna, bir avcıyı kendine âşık eden ancak sonunda ortadan kaybolan orman perisi Vilja’nın romantik hikâyesini anlatır. Bu masalsı anlatı aracılığıyla Hanna, özlemini ve duygusal kırılganlığını dile getirir. Arya, onun Danilo’ya karşı bastırdığı ama hâlâ güçlü olan aşkını dolaylı biçimde yansıtır. Lirik güzelliği, gerçek duygular ile masal dünyası arasında bir köprü kurar.
2. Emmerich Kálmán (1882-1953) – Die Csárdásfürstin (Çardaş Prenses-1915): Guiditta Aryası
Çardaş Prenses Macar besteci Kalman’ın ünlü bir eseri. Guiditta Aryası ise bildiğim kadarı ile bir başka eser olan komik operet Guiditta’da (1934) var.
Guiditta Aryası (Dudaklarım, Çok Sıcak Öper) subay Octavio’ya (ve sahnedeki dinleyicilere) hitap ederek cazibesini ve tutkulu doğasını bilinçli bir şekilde ortaya koyduğu bir andır. Karşı konulamaz çekiciliğini vurgular. Bu arya, onun özgür ruhunu, baştan çıkarıcı gücünü ve duygularını saklamayan karakterini yansıtır.
3. Georges Bizet (1838-1875)– Carmen (Karmen -1875): Toreador Aryası
Bu ünlü arya, boğa güreşçisi Escamillo tarafından bir meyhanede, Carmen’in de bulunduğu kalabalığa söylenir. Escamillo, bir toreadorun hayatındaki tehlikeyi, heyecanı ve halkın hayranlığını yüceltir. Kendinden emin ve gösterişli tavrıyla kahraman ve çekici bir figür olarak kendini sunar. Arya, Carmen’i etkilemekle kalmaz, aynı zamanda Don José’ye güçlü bir rakip olarak Escamillo’nun konumunu pekiştirir. Carmen Fransız besteci Bizet’nin en son ve en ünlü eseridir.
4. Fernando J. Obradors (1897-1945) – El Vito (dansçıların koruyucusu Aziz Vitus)
El Vito, İspanyol besteci F. J. Obradors tarafından düzenlenmiş, Endülüs kökenli geleneksel bir İspanyol halk şarkısıdır. Hareketli, flörtöz ve ritmik yapısıyla dikkat çeker. Klasik şan repertuvarında çeviklik ve karakter sergilemek için önemli bir eser haline gelmiştir. Teresa Berganza gibi ünlü mezzosopranolar tarafından uluslararası alanda tanıtılmıştır.
5. Johann Strauss II (1825-1899)– Die Fledermaus (Yarasa-1874): Orlofsky Aryası (Chacun à son goût - Herkesin Kendi Tarzı Var)
Avusturyalı besteci Strauss’un Yarasa operetindeki karakteri Prens Orlofsky bu aryayı, düzenlediği görkemli baloda konuklarına söyler. Herkesin hayatın tadını kendi zevkine göre çıkarması gerektiğini ilan eder. Arya, Orlofsky’nin toplumsal kurallardan duyduğu sıkıntıyı ve alaycı dünya görüşünü yansıtır. Eğlenceli yüzeyinin altında, katı sosyal normlarla ince bir şekilde dalga geçilir ve bireysel özgürlük savunulur.
6. Serge Gainsbourg (1928-1991) – Je t’aime… moi non plus-1967 (Seni Seviyorum.. Ben de Seni Sevmiyorum)
Fransız besteci Gainsbourg tarafından sevgilisi Brigitte Bardot için yazılan bu şarkı, son derece mahrem ve kışkırtıcı bir aşk ifadesidir. Yayımlandığında açık erotik çağrışımları nedeniyle büyük tartışmalara yol açmıştır. Serge Gainsbourg’un Jane Birkin ile yaptığı kayıt, şarkıyı ikonik hale getirmiştir. Günümüzde Fransız pop müziğinin en tanınan ve en tartışmalı eserlerinden biridir. Bardot tam da bugün hayatını kaybetti. Anlamlı bir veda olacak.
7. S’agapo giati (Seni Seviyorum Çünkü)
Yunan besteci Aristides Moschos (d.1930) tarafından düzenlenen S’agapo giati koşulsuz sevgi üzerine yazılmış Anadolu kökenli geleneksel bir aşk şarkısıdır. Aşkın nedenlere ya da beklentilere bağlı olmadığını vurgular. Şarkı, Giannis Parios, George Dalaras gibi ünlü Yunan sanatçılar tarafından seslendirilerek popülerlik kazanmıştır. Duygusal sadeliği ve samimiyetiyle sevilir.
8. José Manzo Perroni – Moliendo Café -1958 (Kahve Öğütmek)
Venezuela şarkısı Moliendo Café, kahve öğütme eylemini konu alarak gündelik yaşamı müziğe dönüştürür. Latin Amerika kültürünü ve ritmini yansıtan neşeli bir yapıya sahiptir. Şarkı, özellikle Hugo Blanco’nun (1940-2015) yorumuyla dünya çapında ün kazanmıştır. (Hugo Blanco’nun şarkıyı yazdığı ancak reşit olmadığı için amcası adına tescil ettirdiği söylenir). Günümüzde Latin müziğinin klasiklerinden biri kabul edilir.
9. Dinle Sevgili (Düzenleme: Orçun Orçunsel)
Bu isimde birkaç şarkı var. Emin olamadım. (Sanatçı Orçun Orçunsel ile yapılan bir söyleşi Sanattan Yansımalar’da) [2]
10. Hasan Fehmi Ege (1902-1978) - Sana Nerden Gönül Verdim (Düzenleme: Orçun Orçunsel)
Türk sanat müziği repertuvarının sevilen eserlerinden biri olan bu şarkı, beklenmedik bir aşka düşmenin şaşkınlığını ve içtenliğini anlatır. Şecaattin Tanyerli dahil pek çok sanatçı tarafından seslendirilmiş, özellikle klasik yorumlarıyla tanınmıştır.
11. Sarhoş (Çapkın) (Düzenleme: Orçun Orçunsel)
Bu isimde birkaç şarkı var. Emin olamadım.
12. Rudolf Sieczyński (1879-1952) – Wien, Wien, nur du allein-1912 (Viyana, Sadece Sen)
Bu eser, Viyana şehrine duyulan sevgi ve özlemi dile getiren nostaljik bir şarkıdır. Şehrin kültürel zarafeti ve duygusal önemi öne çıkarılır. I. Dünya Savaşı sonrasında Viyana kimliğinin sembollerinden biri haline gelmiştir. Polonya asıllı Avusturyalı besteci Sieczynski’nin en bilinen eserlerindendir.
13. John Kander (d.1927) – New York, New York-1977
Amerikalı besteci Kander’in bu şarkısı, New York’ta başarıya ulaşma hayalini ve azmi anlatır. İlk olarak New York, New York filmi için yazılmıştır. Frank Sinatra’nın yorumu şarkıyı efsane haline getirmiştir. Günümüzde New York şehrinin en tanınmış müzik sembollerinden biridir.
14. Gioachino Rossini (1792-1868) – Il barbiere di Siviglia (Sevil Berberi-1816): La calunnia Aryası (İftira Hafif Bir Rüzgardır)
Don Basilio bu aryayı Doktor Bartolo’ya söyler ve iftiranın ne kadar güçlü bir silah olabileceğini anlatır. İftirayı, sessizce başlayan ama zamanla yıkıcı bir güce dönüşen bir süreç olarak betimler. Arya, Basilio’nun kurnaz ve ahlaki açıdan esnek karakterini ortaya koyar. İtalyan besteci Rossini, mizah ve artan müzikal gerilimle entrikanın gücünü ustalıkla vurgular.
15. Addio Querida- (Düzenleme: Mert Karabey)
Bu isimde birkaç şarkı var. Emin olamadım.
16. Manos Loizos (1937-1982) - Ola se thimizoun- 1979 (Her Şey Seni Hatırlatıyor) (Düzenleme: Mert Karabey)
Yunan müziğinin tanınmış eserlerinden biri olan bu şarkı, geçmiş bir aşkın hatıralarının her yerde hissedilmesini konu alır. Duygusal melodisi ve Haris Alexiou yorumu ile Yunanistan’da, Olmasa Mektubun sözleri ve Yeni Türkü yorumu ile ülkemizde de sevilen bir şarkıdır.
17. John Kander (d. 1927) – Maybe This Time-1966 (Belki Bu Sefer)
Maybe This Time, hayal kırıklıklarına rağmen süren umut ve kalıcı aşk arzusunu anlatır. Duygusal açıdan kırılgan ama iyimser bir ruh taşır. Şarkı, Cabaret müzikalindeki Liza Minnelli yorumu sayesinde büyük ün kazanmıştır. Umut ve dayanıklılığı anlatan güçlü bir baladdır.
18. Rodolfo Falvo (1873-1937) – Dicitencello vuje-1930 (Bunu, O Kadına Söyle)
İtalyan bestecinin bu Napoliten şarkısı, söylenemeyen bir aşkı ve bastırılmış duyguları anlatır. Aşkın, başka biri aracılığıyla ifade edilmesini konu alır. Enrico Caruso gibi büyük tenorların yorumlarıyla ünlenmiştir. Duygusal sadeliği ve içtenliğiyle repertuvarda özel bir yere sahiptir.
19. Claude François (1937-1978) – My Way-1967 (Benim Yolum)
Fransız bestecin orijinal eseri Comme d’habitude, bir ilişkideki alışkanlıkları ve duygusal uzaklığı anlatır. Paul Anka’nın İngilizce sözleriyle My Way haline gelmesi, eserin kaderini değiştirmiştir. Frank Sinatra’nın yorumu sayesinde dünya çapında bir ikon olmuştur. Günümüzde bireysellik ve hayatla yüzleşmenin sembolü olarak görülür.
20. Bert Kaempfert (1923-1980) - Strangers in the Night-1966 (Gecedeki Yabancılar)
Alman bestecinin bu romantik baladı, tesadüfi bir karşılaşmanın aşka dönüşmesini anlatır. Yumuşak melodisi ve sıcak atmosferiyle dikkat çeker. Frank Sinatra’nın 1966’daki yorumu şarkıyı klasikleştirmiştir. 20. yüzyılın en tanınmış pop baladlarından biridir.
21. Boris Fomin (1900-1948) – Those Were the Days-1968 (Ne Günlerdi Onlar)
Bu şarkı, gençliğe ve geçmişte kalan mutlu günlere duyulan özlemi dile getirir. Neşeli anılar ile bugünün gerçekliği arasındaki karşıtlık, eserin duygusal gücünü oluşturur. 1924 yılında Rus besteci Fomin tarafından bestelenmiştir. Amerikalı besteci Eugene Raskin’in İngilizce sözleri ile ve Mary Hopkin’in 1968’deki yorumu sayesinde dünya çapında tanınmıştır. Zaman tanımayan bir nostalji şarkısıdır.
22. Astor Piazzolla (1921-1992) – Oblivion -1982 (Unutulma)
Oblivion, kayıp, hatıra ve yalnızlık temalarını işleyen melankolik bir tangodur. Arjantinli besteci Piazzolla’nın daha ritmik tangolarından farklı olarak içe dönük ve liriktir. En çok seslendirilen eserlerinden biri haline gelmiştir. Derin duygusal etkisiyle dinleyiciyi güçlü biçimde etkiler.
23. Agustín Lara (1897-1970) – Granada-1932
Granada, İspanya’nın Granada kentine adanmış tutkulu ve görkemli bir şarkıdır. Aşk, gurur ve güzellik temaları dramatik bir dille işlenir. Mario Lanza ve Plácido Domingo gibi ünlü tenorlar tarafından seslendirilerek ün kazanmıştır. Meksikalı bestecinin bu eseri İspanyolca şarkı repertuvarının en önemli eserlerinden biridir.
Keyifli konserler diliyorum.
Levent TOSUN
27 Aralık 2025, Ankara
[1] Haluk Direskeneli Yeni Yıl Konseri yazısı için:
https://www.sanattanyansimalar.com/yazarlar/haluk-direskeneli/zirveye-ulasan-yeni-yil-coskusu/3770/
[2] Orçun Orçunsel söyleşisi için;
https://www.sanattanyansimalar.com/gokyuzunden-inmis-yetenek-diye-bir-sey-yoktur/4763/
Yorumlar
Kalan Karakter: