CSO, BSO ve Devlet Çoksesli Korosu’ndan Ortak Bir Yorum
Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası DenizBank Konserleri kapsamında, İsmet İnönü’yü Anma Haftası dolayısıyla 19 Aralık 2025 akşamı CSO Ada Ankara’da gerçekleştirilen konser, yalnızca büyük ölçekli bir senfonik buluşma değil; tarih, hafıza ve müzik arasında kurulan anlamlı bir köprüydü. CSO, Bilkent Senfoni Orkestrası ve Devlet Çoksesli Korosu’nun güçlerini birleştirdiği bu özel gecede, Gustav Mahler’in Senfoni No. 2 “Diriliş” (Do minör) seslendirildi.¹
Konserin şefliğini üstlenen Rengim Gökmen, Mahler repertuvarındaki birikimini bu özel bağlam içinde, ölçülü ve yapısal bir yaklaşımla ortaya koydu. Gökmen’in yorumu, eserin dramatik yükünü yüksek sesli bir görkemden ziyade, uzun soluklu bir iç gerilim ve sabırla örülen bir anlatı üzerinden kurdu. İlk bölümlerdeki karanlık tonlar ve varoluşsal sorgulama, finaldeki aydınlanma fikrine acele edilmeden taşındı.²
Vokal bölümlerde Tuğba Mankal (soprano) ve Ezgi Karakaya (mezzo soprano), Mahler’in insan sesiyle kurduğu kırılgan ve içe dönük dili yalın bir anlatımla aktardı. Solistlerin orkestral dokuya uyumlu ve gösterişten uzak duruşu, eserin metafizik boyutunu güçlendiren temel unsurlardan biri oldu.³

Devlet Çoksesli Korosu, koro şefi Burak Onur Erdem’in hazırlığı ile, senfoninin omurgasını oluşturan koro bölümlerinde dengeli ve disiplinli bir performans sergiledi. Sessizlikten doğan girişler, metnin anlamını öne çıkaran artikülasyon ve dinamik kontrol, final bölümünde “diriliş” kavramını abartıya kaçmadan, içten bir güçle dinleyiciye ulaştırdı. Konsermeister Özge Özerbek önderliğindeki orkestral birliktelik ise bu büyük ölçekli yapının bütünlüğünü destekledi.⁴
Konser sonrasında izleyiciler tarafından paylaşılan değerlendirmelerde, icranın yüksek sesli bir dramatizme yaslanmadan, “içe doğru genişleyen” bir yoğunluk sunduğu vurgulandı. Özellikle final bölümünde oluşan uzun sessizlik anlarının, müziğin etkisini sahneden salonun tamamına taşıdığına dikkat çekildi.⁵
İsmet İnönü’yü Anma Haftası kapsamında seslendirilen Mahler’in “Diriliş” Senfonisi, bu yönüyle yalnızca bir repertuvar tercihi değil; zaman, sorumluluk ve umut kavramları üzerine düşünmeye davet eden simgesel bir çerçeve sundu. CSO Ada Ankara’daki bu yorum, ortak bir tarihsel bilinçle paylaşılan, sakin ama derinlikli bir müzikal durak olarak hafızalarda yerini aldı.⁶
HALUK DİRESKENELİ
20 Aralık 2025, Ankara
Dipnotlar:
1. Gustav Mahler, Senfoni No. 2 “Auferstehung (Diriliş)”, 1888–1894 yılları arasında bestelenmiş; ölüm, anlam arayışı ve yeniden doğuş temaları etrafında şekillenen beş bölümlü anıtsal bir yapıttır.
2. Mahler icrasında yapısal bütünlük ve dramatik sabır, özellikle Bruno Walter ve Claudio Abbado geleneğinde öne çıkan bir yorum anlayışıdır.
3. Senfoninin dördüncü bölümü “Urlicht”, insan sesinin yalınlığı üzerinden metafizik bir geçiş alanı yaratır.
4. Mahler’in İkinci Senfonisi, koro ve orkestra arasındaki denge açısından 19. yüzyıl sonu senfonik repertuvarının en karmaşık örneklerinden biri kabul edilir.
5. Mahler estetiğinde sessizlik, dramatik bir boşluk değil; anlamın yoğunlaştığı aktif bir müzikal unsurdur.
6. İsmet İnönü (1884–1973), Türkiye Cumhuriyeti’nin ikinci Cumhurbaşkanı; özellikle savaş, geçiş ve yeniden yapılanma dönemleriyle anılan tarihsel bir figürdür. “Diriliş” temasının bu bağlamda sembolik bir karşılığı bulunmaktadır.
Yorumlar
Kalan Karakter: