“Korsanlar dahi bu denli yağmacı olmadı tarihte!”
Selahattin Tonguç
Antalya Arkeoloji Müzesi’nin kapatılmasının üzerinden üç haftayı aşkın zaman geçti. Peki neler yaşandı bu süreçte?
Müzenin ziyarete kapatılmasıyla ilgili zamanlama çok önemliydi aslında; Yönetenleri en çok korkutan/endişelendiren üniversite öğrencileri, akademik takvimin temmuzun ilk haftası tamamlanmış olması nedeniyle, büyük çoğunluğu sezonu bitirip evine dönmüş, tatile girmişti.
Muhalefet belediyelerine yapılan operasyonlar ve tutuklamalar sonrası yaşanan gösterilerde, üniversite gençliğinin ne denli etkin rol aldıklarını gördüler. Bu nedenle turizmin “cavcavlı” döneminde arkeolojinin başkentinde, arkeoloji müzesini ziyarete kapattılar.
Öğrencilerin olmadığı bu dönemde toplumun başka dinamikleri harekete geçti ve Prof. Gül Işın, Prof. Hilmi Uysal ve Prof. Memduh Sami Taner önderliğinde Müze Çalışma Grubu oluşturuldu, ardından da eylem başlattılar.
Aslında müzenin kapanması, kötücül aklın aparatlarının devreye girmesiyle mümkün oldu denebilir. İpuçlarını şöyle birleştirebiliriz; Antalya Devlet Senfoni Orkestrası ve Antalya Devlet Opera ve Balesi, uzun yıllar müze içinde eserlerin olduğu çeşitli salonlarda onlarca etkinlikler gerçekleştirdiler.

Bir dönem adeta Herakles’e aryalar söylendi. Zaman içinde bu salon etkinlikleri yavaş yavaş dış kapıya doğru taşındı. Yanılmıyorsam 2024 başlarında da tüm etkinlikler Konferans Salonu’na alındı. Gerekçeler, ‘konser dinleyicileri arttı, eserler zarar görebilir endişesiyle konferans salonuna aldık’ diye sıralandı. Saf saf inanmış yazımda da belirtmişim.(***)

15 Temmuz tarihinde Prof.Tuncay Neyişçi ile müzede bir “veda turu” yaparken rastlantısal olarak görüp fotoğrafladığım müze tuvaletleri uyandırdı beni. Açık müzenin tuvaletleri 1-2'si bırakılıp, gerisinin üstüne poşetler geçirilip kapatılmış. Halen açık olan müzenin tuvaletleri kapatılıyor!
2.5 milyonu geçen nüfusuyla Antalya’nın Arkeoloji Müzesi’ni neden bir avuç insan savunuyor, korumaya çalışıyor?
Müze Çalışma Grubu öncülüğünde 13 meslek odası ve sivil toplum örgütüyle başlayan müze dayanışması, önce 29’a, dün katılan 22 sivil toplum örgütüyle de 51 sayısına ulaştı. Muazzam bir destek.

Antalya eski belediye başkanlarından Prof. Mustafa Akaydın, Av. Hasan Subaşı ve Dr. Bekir Kumbul eylem noktasına gelerek müze direnişine destek verdiler.

Yok edilmeye çalışılan bu yapı/müze içinde sanat kurumlarımız yüzlerce konserler gerçekleştirdi, bilim insanları konferanslar verdiler. Şu ana değin hiçbirinden kurumsal anlamda reaksiyon olmadı, bunu anlayabiliriz. Hem müze hem diğer sanat kurumlarımız aynı bakanlığa bağlı, dolayısıyla da herhangi bir karşı çıkış olması bugünün koşullarında mümkün değil. Ancak sanatçılarımız, bireysel desteklerini açık ya da kapalı hissettiremediler şu ana kadar müze savunucularına. Antalya Arkeolojisinin tanınmış simaları da ses getirecek bir destek vermedi. Aynı şekilde sanatseverlerin bir araya geldiği topluluklar, watsapp grupları da şu ana kadar ortada görünmediler.

Benzer şekilde, Antalya’nın 17 milletvekiliyle temsil edildiği TBMM’de müze konusunda soru önergesini vermek, Kahramanmaraş Milletvekili Ali Öztunç’a düşüyor ki, teşekkür ederim kendisine bir Antalyalı olarak. Bu direnişin ilk günleriydi, sonradan bazı milletvekilleri de bizzat destek verdiler müze savunucularına.

Geçtiğimiz haftalarda Antalya Valisi Hulusi Şahin’in bir beyanı yansıdı basın organlarına: “Konyaaltı sahiline günde 150-200 bin kişi geliyor ama müzemize yılda 150 bin kişiyi zor buluyoruz… müze diye reaksiyon gösterenlerin eminim yüzde 10’u görmemiştir müzeyi. Gördüyse hayret ederim.” Herkesi şaşırtan bu sözler, devlet kademesinde müze konusuna hangi gözle bakıldığının bir göstergesi gibiydi adeta.
Başta Devlet Sanatçısı piyanist Gülsin Onay olmak üzere tanınınmış sanatçılarımızın, gazetecilerin, bilim insanlarının her geçen gün destek bildirileri, beyanları yansıdı yine sosyal medyaya. Gazeteci Orhan Bursalı’nın sözleri durumun özetiydi: “İçinde kütüphanesi, konferans salonu, açık hava tiyatrosu, sanat galerisi ve kafeterya gibi birimleriyle sosyal ve kültürel bir merkez olarak hizmet veriyor. Müze, kişisel ve toplumsal belleğin, kent bilincinin oluşmasında önemli bir hafıza mekânı' aynı zamanda."
MÜZE ÇALIŞMA GRUBU’NUN KÜLTÜR VE TURİZM BAKANI MEHMET NURİ ERSOY’A ANTALYA MÜZESİ İÇİN ORTAK AKIL ÇAĞRISI
Geçtiğimiz günlerde Antalya’ya gelen bakan Ersoy’a, MÇG’nin dört başlıkta toplayıp detaylandırdığı açıklamalarında şöyle sesleniyorlardı:
- Antalya Müze binası neden yıkılmamalı ve tescil edilmelidir!
- Deprem performans analiz raporu var mı?
- Mevcut sorunların kaynağı gerçekten müze binası mıdır?
- Çözüm için ne öneriyoruz?
“Antalya Müzesi binasının yıkım kararı, kentimizin kültürel mirası adına ciddi bir endişe kaynağıdır. Müze Çalışma Grubu olarak, bu karara zemin oluşturan iddiaları ve yapının gerçek değerini, somut verilere dayanarak kamuoyunun ve yetkililerin dikkatine sunmayı bir görev biliyoruz.”
ÇÖZÜM İÇİN NE ÖNERİLİYOR?
Çözüm, yıkımda değil, akılcı bir planlamadadır. Önerilerimiz nettir:
•Yıkım işlemi derhal durdurulmalıdır.
•Bina, emsal kararlar ve tarihi değeri doğrultusunda tescil edilerek koruma altına alınmalıdır.
•Mevcut orijinal planlar ışığında, bilimsel bir restorasyon ve güçlendirme projesi hazırlanmalıdır. Bu projenin finansmanı için birden fazla kaynak seçeneği mevcuttur.
•Ayrıca, Antalya’nın yeni müze ihtiyacı, tüm paydaşların (Meslek Odaları, STK’lar, Üniversiteler) katıldığı, şeffaf ve yarışmaya dayalı bir süreçle, ayrı bir proje olarak ele alınmalıdır.
Antalya'nın geleceğinin, geçmişine sahip çıkarak kurulacağına inanıyoruz. Yetkilileri, bu yapıcı diyalog çağrımızı dikkate almaya ve kent mirası için doğru olanı yapmaya davet ediyoruz.
MÜZE ÇALIŞMA GRUBU: Antalya Barosu, Antalya Kent İzleme Platformu, Antalya Kültürel Miras Derneği, Antalya Sanatçılar Derneği, Akdeniz Serbest Mimarlar Derneği, Akdeniz Üniversitesi Öğretim Elemanları Derneği, Arkeologlar Derneği Antalya Şubesi, Docomomo-Türkiye, Eğitim-İş Antalya Şubesi, Eğitim-Sen Antalya Şubesi, İnşaat Mühendisleri Odası Antalya Şubesi, Jeoloji Mühendisleri Odası Antalya Şubesi, Koruma ve Restorasyon Uzmanları Derneği, Kültür Sanat Sen Antalya Şubesi, Mülkiyeliler Birliği Antalya Şubesi, Seyahat Acentaları Yöneticileri Derneği. (Bu çağrı yapıldığında 13 meslek odası/STK’dan oluşuyordu)
MÜCADELE SÜRÜYOR
MÇG ve destek verenlerin mücadelesi Prof. Memduh Sami Taner’in sunumuyla sürerken, müzenin etrafı yaklaşık 4 m.lik metal malzemelerle çevrildi. İş makineleri, her gün malzeme taşıyan tırlarla getirilen konteynırların da olduğu şantiye malzemeleri müze bahçesine konuşlandırıldı. Dolayısıyla fiziki tahribat da gözle görülür hale gelmiş oldu.

94 yaşındaki meslek kıdemlisi Mimar Ercan Evren, Zürih’deki İsviçre Ulusal Müzesi’nin yıkılıp yeniden yapılmasına karşı verilen mücadele ve elde edilen kazanımları anlatan yazısında(**); “yıkım yerine eski ve yeninin saygılı bir şekilde yan yana getirilmesini” örnek gösteriyordu meslektaşlarına ve ilgililere, yetkililere.
CHP’den kurumsal bir ses yükseldi nihayet ve bakanlığa başvuru yapıldı: https://chp.org.tr/haberler/gulsah-deniz-atalardan-bakanliga-antalya-arkeoloji-muzesi-cin-bilgi-edinme-basvurusu

Her gün müze önünde gerçekleştirilen basın açıklamaları, başladığı günden beri aksamadan sürdürülüyor. Antalya Emek ve Demokrasi Güçleri’nin Barbaros Çay Bahçesi’nden başlattığı protesto yürüyüşü büyük destek gördü. Yine bir tango dans topluluğunun müze önünde yaptığı “tango dans gösterisi” de çok ilgi gördü.

İKTİDAR YANLISI MEDYA KURULUŞLARININ MÜZE HABERLERİ
Müze önünde tüm bunlar olurken, birden bire Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın iktidar yanlısı medya kuruluşlarına yaptırdığı haberler servis edildi; ‘mevcut müze binasının küçük, dayanaksız olduğu için tamamen yenileneceği, Antalya’da devrim niteliğinde dönüşüm başlayacağı’ anlatılıyordu özetle.

Buna karşın MÇG sözcüsü Prof. Gül Işın, Birgün Gazetesi muhabiri Tuğçe Çelik’e verdiği beyanatta şöyle diyordu:(*) “…gazetelerdeki görseller ve bilgilerin gerçekliği ve doğruluğu nedir hiç bir fikrimiz yok. Mevcut binanın yıkılmasını öngören hiç bir yaklaşım bizim için tartışmaya açık değil. Hep söylediğimiz mevcut binamızın onarılarak korunması ve eserlerin yerinde tutulması. Bütçe varsa yıkım olmadan yakında bir yerde yeni bina bitirilsin. Ödüllü Antalya kimliği ile bütünleşmiş hafıza mekanımız güçlendirilip onarılsın, korunsun. Daha sonra yakındaki yeni bina yapılıp bitince eserler de güvenli bir şekilde özenle taşınsın.

“…Tepkiler sonrası ilk tanıtımdaki projeye göre şişirilerek büyütülmüş yeni görüntü ve fikirler servis ediyorlar. Bu demektir ki düzgün planlanmamış bir sürecin içindeyiz. Üç gün sonra bundan da vaz geçtik deyip Antalya Mimarlar Odası’nın ağzından daha önce kaçırdığı gibi, Uygulama Oteli dahil edilip, falezler delinip Müze Otel/Otel Müze konseptine dönülmeyeceğini kim temin edebilir.”
Antalya Müzesi projesi haberleri ve bir nevi tanıtım görselleri için Müze Çalışma Grubu’ndan Prof. Hilmi Uysal da tepkisini şöyle dile getiriyordu:
“Tepkiler üzerine 'yıkım' sözcüğünü kullanmıyorlar. Ama tarif ettikleri yıkım!
Çok ilginç ve rezil bir şey şu; 2 ay önce sundukları projede %25 alanı genişleyecek olarak proje tanıtıldı. Şimdi %120 genişletilerek yapılacak deniyor. Tam bir sahtekar bunlar. Aynı proje bu sürede şekil değiştirmiş ve sanki baştan beri böyleymiş gibi anlatılarak; önce kimsenin duymaması için çabalayıp, duyulur olunca da…bu sefer algı sahtekarlığı ile sanki yıkım yokmuş izlenimi verip ne muhteşem bir müze yapacakları hayalini satıyorlar... Sanki emlak ofisinde 2 yıl sonra sahip olacağınız ev işte bu kadar güzel olacak propagandası...
Lanet olsun!
Yıkım hazırlıkları tüm hızıyla devam ediyor.
Kepçenin ilk darbesine az kaldı.
Antalya Halkı ayaklanırsa belki cinayet engellenebilir!”
ANTALYA’NIN ESKİ BELEDİYE BAŞKANI SELAHATTİN TONGUÇ’UN VEFATI
Antalya’nın efsane belediye başkanı 84 yaşındaki Selahattin Tonguç’un 5 Ağustos 2025 günü vefat haberi düştü iletişim kanallarına. Müze Çalışma Grubu’nun çabalarına destek veren bir mektup kaleme almıştı birkaç hafta önce. Antalyalılara adeta vasiyeti gibiydi o 16 Temmuz 2025 tarihli mektubu. Birkaç satırının altını çizmem gerekir, mektubunda adeta haykırıyordu Tonguç:
*Geçmişimizi geleceğimizden çalmayın! Antalya Müzesi’ni yıkmayın!
*Antalya Müzesi Çalışma Grubu müzenin önünde günlerdir eylemde. Tarih bu direnişi yazacaktır!
*Antik çağdaki büyük depremlerden beri, eserler hiç bu kadar akibeti belirsiz bir duruma düşmemiştir.
*Korsanlar dahi bu denli yağmacı olmadı tarihte!
*Tüm yerel ve ulusal muhalefete çağrımdır; Bu zorbalığın karşısında durun!
*Zorbalığa dönüşümünü tamamlayan demokrasi!
KÜLTÜREL MİRASA YÖNELİK ORGANİZE SALDIRI
Önceki akşam, müze eylemlerine destek için gelen Arkeologlar Derneği Genel Başkanı Bülent Türkmen, Arkeoloji Müzesi yıkılması projesi ve falezler üstündeki alanın koruma derecesinin düşürülmesini bir bütün olarak değerlendirip; “bu kültürel mirasa yönelik organize bir saldırıdır” diyordu. Türkmen, Ankara’daki “Arkeolojinin Altın Çağı” adıyla sergi açılmasını eleştirip, “aslında arkeolojinin talan çağı” olduğuna dikkat çekti.

Antalya Arkeoloji Müzesi artık bakanlığın her yıl düzenlemeye başladığı “Kültür Yolu Festivali”nin bir ayağı olamayacak!
Müze konusunu, Antalya Barosu, Mimarlar Odası Genel Merkezi olmak üzere çeşitli meslek örgütleri yargıya taşıdılar.
Müze Çalışma Grubu, Müze Savunucuları ve 51 sivil toplum örgütü, üyeleriyle ve Antalyalılarla birlikte müzeleri için direnmeyi sürdürüyorlar.
Ne öfkeleri dindi, ne de mücadeleden vazgeçtiler!
HASAN HÜSEYİN DULUN
7 Ağustos 2025, Antalya
(*) Prof. Gül Işın: https://www.birgun.net/haber/bakanligin-elinde-gercek-bir-proje-yok-643390
(**)Ercan Evren: https://antalyabugun.com.tr/makale/bir-muze-oykusu-29804



























